mahkeme 2023/1654 E. 2023/1566 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1654
2023/1566
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1654
KARAR NO: 2023/1566
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2023
NUMARASI: 2023/391 Esas - 2023/447 Karar
TALEP: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün zayi belgesi verilmesini talep eden tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Talep eden dilekçesinde özetle; şirketin ... Mah. ... Sokak No:... Sultangazi/İSTANBUL adresinde faaliyetini sürdürmekte iken pandemi nedeni ile 2020 yılı sonu itibari ile faaliyetini durdurduğunu, 31/12/2021 tarihinde tasfiye sonuçlanarak ticari faaliyetin terk edildiğini, 08/06/2023 tarihinde defter ve belgelerin başka bir yerde saklamak üzere gidildiğinde 2018 yılı Yevmiye Kebir hariç olmak üzere 2018 envanter defteri, alım, satım ve gider belgelerinin olmadığı, 2019 yılı yevmiye kebir, envanter defterleri, alım, satım ve gider belgelerinin olmadığının görüldüğü, bu nedenlerle ilgili belge ve defterlerin zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. Dosyaya eklenen ticaret sicil kayıtları ile dava dilekçesindeki açık beyanda da belirtildiği üzere davacı şirketin dava tarihinden önce 31/12/2021 tarihinde tasfiye sonu nedeniyle sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Dava tarihinde şirketin tüzel kişiliği bulunmadığı için davacının şirket adına dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Davacı tarafın şirketin ihyasına ilişkin usulünce açılmış bir dava da bulunmamaktadır. İzmir Bölge Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1618 esas 2019/1091 karar sayılı ilamı da dikkate alınarak davacının aktif husumetin de bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki zaten davacı tarafın belgelerin olmadığı iddiası de 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesindeki sebeplerden değildir. Basit yargılama usulüne tabi iş bu dava dosyasında HMK'nın 320/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar 2021 yılında ticaret sicilden kaydını sildirerek ticareti terkin etmiş olsa da; ticaret ile iştigal ettiği dönemde tutmakla yükümlü olduğu defterlerden sorumlu olduğundan bunların zayiliğini mahkemeye bildirmiş olduğunu ancak esasına girmeksizin sorumlu olduğu şirket adına bu yönlü bir zayi bildirimde bulunarak bu durumun tespitine ilişkin tespit kararı isteminin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedildiğini, per ne kadar şirket aktif-pasifine ilişkin olmamasına, şirketin iç ilişkileri ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerini ilgilendirmese de mahkemece işbu davanın açılmasının ancak şirketin ihyası şartına bağlanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları durumlar sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda zayi belgesi talep eden şirket Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış olup, davacı şirketin yönünden açılan bu davada taraf ehliyeti bulunmamaktadır.Buna göre mahkemece davanın taraf sıfatı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi yerine husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi sonucu itibarı ile doğru olduğu gibi,.(Y.11. H.D'nin 04/04/2019 tarihE : 2019/1272 -K:2019/2661),zayi belgesi verilmesi talep edilen şirket defterinin kaybolması nedeniyle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş olup ileri sürülen bu hususular TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesinin gerektirir hallereden de değildir.Buna göre talebe konu defter yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığı da gözetiliğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğrudur Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.