mahkeme 2023/1513 E. 2023/1572 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1513

Karar No

2023/1572

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1513
KARAR NO: 2023/1572
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2023
NUMARASI: 2023/689 Esas - 2023/905 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket tarafından, borçlu Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'ne karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas no:...) sayılı dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını ve tasfiye memuruna icra dairesince ödeme emri tebligatı yapılarak takibin kesinleştiğini, ayrıca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... T. Sayılı dosyası ile de hacze gidildiğini ve borçlu şirketin bulunamadığını, 2018 yılından beri icra takibinin derdest olduğunu, borçlu şirketin 13/08/2020 Tarihinde usule aykırı olarak terkin olunduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas no:...) sayılı dosyasından 17/07/2023 Tarihinde şirketin ihyası için dava açılmak üzere tarafımıza yetki ve süre verildiğini, ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin “... Mh. ... Sk. ... Zeytinburnu/İstanbul" olduğunu, tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi “...-...-...”'ın tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini ve bu kişiler tarafından tasfiye işlemlerinin yürütüldüğünü, ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre ihyası talep olunan şirketin tasfiye işlemlerinin şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13.08.2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas no:...) sayılı dosyası ile icra takibi 18/04/2018 tarihinde yapıldığını ve yine tasfiye Memuru ...'a ödeme emrinin tebliğ edildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas no:...) sayılı dosyası devam eden icra takibi bulunmakta iken şirketin 13.08.2020 tarihli GKK ile sicilden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarını bu nedenle aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; alacaklı ve borçlunun icra takibinde taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiğini, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin taraf ehliyeti olma imkanı kalmadığını, borçlu sıfatıyla takip yapılamayacağını, icra dosyası borçlusu olarak gözüken ... Limited Şirketi'nin icra takibi başlatılmadan önce davacı firma yetkililerine ödeme güçlüğü yaşadıkları nedeniyle tasfiye edileceklerini ve feshedileceklerini sözlü olarak bildirdiklerini, akabinde 2020 yılında tasfiye işlemleri neticesinde sicil kaydının silindiğini, şirketin tüzel kişiliğini ve hak ve fiil ehliyetini kaybettiğini, tüm unsurları ile hukuk hayatından silindiğini, halef bırakmadan vefat eden kişinin statüsü neyse, feshedilen tüzel kişinin statüsünün de aynı olduğunu, ihyası talep edilen şirketin ekonomik ve mali bir durumu olmadığını, tasfiye nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; alacaklı ve borçlunun icra takibinde taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiğini, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin taraf ehliyeti olma imkanı kalmadığını, borçlu sıfatıyla takip yapılamayacağını, icra dosyası borçlusu olarak gözüken ... Limited Şirketi'nin icra takibi başlatılmadan önce davacı firma yetkililerine ödeme güçlüğü yaşadıkları nedeniyle tasfiye edileceklerini ve feshedileceklerini sözlü olarak bildirdiklerini, akabinde 2020 yılında tasfiye işlemleri neticesinde sicil kaydının silindiğini, şirketin tüzel kişiliğini ve hak ve fiil ehliyetini kaybettiğini, tüm unsurları ile hukuk hayatından silindiğini, halef bırakmadan vefat eden kişinin statüsü neyse, feshedilen tüzel kişinin statüsünün de aynı olduğunu, ihyası talep edilen şirketin ekonomik ve mali bir durumu olmadığını, tasfiye nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin, aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski esas ...) sayılı icra doyası ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyalarına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması gerekçesiyle davanın kabulü şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memurları davalıların atanmasına, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... sicil müdürlüğü istiaf dilekçeside özetle ; ihya (ek tasfiye) davalarında müvekkili ticaret sicili müdürlüğü yasal hasım olup, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, nitekim yerleşik uygulamada böyle olduğunu, hâl böyleyken ilk derece mahkemesinin 2023/905 k. sayılı ilâmının 6- numaralı hükmü de bu yönde olsa da, bahse konu ilâmın 5- numaralı ve 7- numaralı hükümlerinde yasal hasım olan müvekkil müdürlüğünü de kapsayacak şekilde "davalılardan" ibaresinin yer alması karşısında ilâmın, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun 297. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulması gerektiğini, sonuç olarak, açıklandığı üzere, 6- numaralı hükümle çelişki oluşturan 5- ve 7- numaralı hükümde geçen "davalılardan" ibaresinin "davalılardan ..., ... ve ...'dan" şeklinde düzeltilmesini, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/905 sayılı kararının kaldırılarak, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde davalılardan ..., ... ve ...'dan tahsili yönünde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... sicil müdürlüğü tarafından davada yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacakları yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Limited Şirten 'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalıların şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği,davacının ihyası talep edilen şirketin aleyhine başalattığı icra dosyaları nedeniyle nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu kabul edilerek davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesindebir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurlarının HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup ve yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu değildir.Mahkemece de gerekçede ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı belirtildiği gibi o hüküm fıkrasının 5. bendinde yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsinen tahsiline denildikten sonra 6. bendinde ayrıca davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına karar verildiği gözetildiğinde hüküm fıkarsının infaz tereddüt yaratacak şekilde çelişki oluşturduğu söylenemeyeceği gibi bu hususunun istinaf konusu yapılmasıda HMK 329 maddesi kötüniyetli olduğu da söylenemez. Buna göre somut olayda HMK.'nın 329. maddesinin uygulanma ihtimali bulunmadığından davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b)/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2( iki hafta) içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim