Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1002
2024/1747
29 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1002
KARAR NO: 2024/1747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2023
NUMARASI: 2022/1052 Esas - 2023/321 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/11/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti nin 6103 sayılı Kanunun 20.maddesi gereği sermayesini artırmadığından sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7.maddesine göre 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiğini, müvekkilinin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nde ki hak ve hisselerinin tamamını devrettiğini, ancak münfesih firma ortaklarının yapılan deviri ilgili ticaret sicil müdürlüğüne bildirmediklerini, bu bildirimin yapılmaması sebebiyle müvekkilinin halen dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. ...nin hissedarı olarak gözüktüğünü, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile müvekkili arasında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1817 E. sayılı dosyasında görülen Ticari Şirket (Ortaklıktan çıkma veya çıkarılmaya ilişkin) davasında şirketin ihyası için dava açılmasına yönelik kendilerine kesin süre verildiğini beyan ederek ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını ve re'sen terkin işleminin 6102 sayılı Kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca yapıldığını, tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; “(Anonim ve) Limited şirketlerin sermayelerini asgari tutara yükseltmeleri için son tarih olan 14.02.2014 tarihine kadar sermayesini artırmayarak infisah etmiş olduğu” nun tespit edilmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını ve kanuni görev yapan müvekkili hakkında yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkili hakkında yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "Dava; Davacının ihyası istenen şirkete karşı açtığı hisse devrinin tespiti davası görülmekte iken terkin olduğu anlaşılan şirkete karşı ihya davasıdır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazısına göre; şirketin 6103 sayılı kanunun 20.maddesine göre sermayesini artırmadığından şirketin sicil kaydının 6102 sayılı TTK.nun geçici 7.maddesine göre 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği ve bu terkin işleminin tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2014/1817 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından içlerinde ihyası istenen ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. nin de bulunduğu davalılar aleyhine açılan şirket hisselerinin devredildiğinin tespiti ile tescil ve ilan edilmesi talebine ilişkin "Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)" davası olduğu, dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; davacının ihya talebi yerinde görülerek davanın kabulüne," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi hususunda takdirin mahkemeye ait olmakla birlikte dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, ilk derece mahkemesince, dava konusu şirketin sınırlı olmak üzere ihyası (ek tasfiyesi) yönünde hüküm kurulmuşken terkin sebebi itibariyle tasfiye memuru atanmamasının mevzuata aykırı olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmesine karar verilmeksizin diğer bir ifadeyle, ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde olmaksızın sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verilmiş, ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını oysa TTK m. 547/2 gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanunun bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz etmekte olup zira belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi tasfiye memuru atanması şart olup nitekim dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmaması durumunda ilk mahkemesince verilen kararla ilgili olarak mersis'te işlem yapılması da mümkün olmadığını, dava konusu şirket sermaye münfesih olup, kanun gereğince sermaye artırımı için öngörülen süre dolmuş olduğundan, dava konusu şirket münfesihlik halinden kurtulamayacağını, ek tasfiyenin/sınırlı ihyanın sona ermesinden sonra kapanış bildirimi vb. işlemlerin yapılması da mümkün olmayacağını, son bir husus olarak da, TTK geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin, neredeyse tamamının gayrifaal olması karşısında da, ek tasfiyenin akabinde bu kapsamdaki şirketlerin ve huzurdaki davaya konu şirketin ticaret sicilinden tekrar terkin ettirilmesi TTK geçici 7. maddenin düzenlenme amacına (yalnızca resmi kayıtlarda var olan kabuk şirketlerin hukuken de ortadan kaldırılması) uygun olacağını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilecek şirkete tasfiye memuru atanmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir. TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir. Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında 07/07/2014 tarihinde 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir.Sicilden terkin edilen şirket hakkında açılan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2014/1817 Esas sayılı davanın derdest olduğu görülmüştür.Yasanın amir hükmü uyarınca Geçici 7 maddesi kapsamında kalan terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar gönderilmesi zorunlu olup bu kapsamda davalı ... sicil Müdürlüğü tarafından davalı şirkete ihtar gönderildiğine ilişkin her hangi bir belge sunulmamış,şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye yapılan tebligatın da iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge sunulmamış ve sicil dosyasında da rastlanılmamıştır. TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. Davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. 23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine eklenen "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi ve şirketin derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde bulunmasına göre davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir. Davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesinde ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması atanmaması doğru bulunmamıştır. Davacının şirket aleyhine açtığı ortaklıktan çıkma davası için şirketin ihyası talep edilmesine göre davacının tasfiye memuru olarak atanma talebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca ,dava Ticaret Odasına karşı açılmış olup, davaya Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından cevap verilmiş olmasına rağmen mahkemece HMK 124. Maddesi uyarınca temsilcide hata yapıldığı gözetilmeden bu yönde herhangi bir işlem yapmadan yargılamaya devam edilmesi ve karar başlığında davalı olarak Ticaret Odasının yazılması doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şirkete tasfiye memuru atanması yönünden davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.