mahkeme 2022/229 E. 2025/1121 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/229

Karar No

2025/1121

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/229
KARAR NO : 2025/1121
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2021
NUMARASI : 2019/668 Esas - 2021/861 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 16.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirketin 188.906,24 TL alacağını tahsil amacıyla davalı taraf aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı tarafa 02.05.2019 tarihinde tebliğ olunan ödeme emrine borçlu vekili tarafından 08.05.2019 tarihinde haksız olarak itiraz edildiği ve takibin durduğu; yasal mevzuat gereği Arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmayla sonuçlanmadığı ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etme gereği duyukluğu; taraflar arasında cari hesap usulünde bir ticari ilişki yürütüldüğü müvekkili şirketin ürettiği led ekran vs ürünlerin fatura mukabilinde davalı tarafa satıldığı söz konusu faturaların taraf ticari defterlerine işlendiği; ilgili faturalara istinaden davalı şirket tarafından müvekkili şirkete dönem dönem ödeme yapılmışsa da 188.906,24 TL bakiye borç tutarının yapılan görüşmelere rağmen ödenmediği taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, davalı şirketin müvekkili şirkete 188.906,24 TL borçlu olduğu ve davalı itirazının haksız olduğunun görüleceği hususlarını beyanla davalı tarafından, Bakırköy 16.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve takibin devamı; takip konusu alacağın belirli olup, yapılan itiraz ise kötü niyetli olduğundan, alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesi yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, taraflar arasında cari hesap usulünde bir ticari ilişkinin yürütüldüğü, fatura mukabilinde müvekkili şirkete led ekran ve sair ürünler satıldığı, başka bir ifade ile dava konusu faturaların mal satış faturası olduğunun bayan ve iddia edildiği fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp, ifasına dair bir belge olduğundan öncelikle temel bir barç ilişkisinin varlığının şart olduğu fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki sebebiyle düzenlenmiş olması gerektiği taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belgenin fatura olmayacağı bu nedenle yargılaması yapılan olayda, dava konusu faturaların düzenlenmesini gerektirecek akdi ilişkinin, fatura konusu alacağın sebebinin davacı tarafça tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde açıklanması gerektiği; bununla birlikte akdi ilişki ile öngörülen yükümlülüklere uygun bir şekilde hizmetin ifa edilmesinin gerektiği sadece faturanın karşı tarafa tebliği ve itiraz edilmemiş olmasının taraflar arasında ürün satışı, iş veya hizmetin yapıldığı anlamını taşımadığı, hususlarını beyanla; haksız ve yasal dayanaktan yoksun yoksun davanın esastan reddi; davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosyanın yapılan incelemesinde itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, BA , BS kayıtlarının, icra dosyasının celp edildiği, dosyada delillerin toplandığı, mali müşavir bilirkişi ...'dan rapor ve ek rapor alındığı, raporun denetime elverişli olduğu, davacının 2016-2017-2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, davalının rapor ve ek raporda ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafça ürün satışına ilişkin davalı tarafa 9 adet fatura düzenlendiği, bu faturalardan 7 adetinin davalı tarafça bildiriminin yapıldığı, tarafların ba ve bs bildirimlerinin uyumlu olduğu, 2 adet faturanın ise bildirim sınırı altında kalması sebebiyle bildiriminin yapılamadığı, her iki şirket arasında organik bağın bulunduğu, davalı tarafın ba bildiriminde bulunduğu malların karine olarak kendisine teslim edildiğinin kabulünün gerekeceği aksi hususun davalı tarafça ispatının gerektiği ispat etmesi gerektiği, bildirimi yapılamayan iki faturadan sonrada taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği ve diğer faturaların BA bildirimi ile bildirilmesi de dikkate alınarak davacı tarafın 9 adet faturaya konu ürünü davalıya teslim ettiği ve ücrete hak kazandığı değerlendirilerek davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu istinafa konu kararla, davalı şirket defter ve ticari kayıtları incelenmeksizin (salt davacı yan soyut beyanları ve defterlerinden hareketle), dava konusu faturalar münderecatı alacağın varlığı, kabul edilmiş 26.05.2021 tarihli duruşmada tesis olunan (2) numaralı ara kararı; "ek bilirkişi incelemesi yapılabilinmesini teminen gider avansı yatırılması" yönünde oluşturulmuştur. Anılan kararla, bilirkişi deliline dayanılmaktan vazgeçileceği sonucu, gider avansının yatırılmaması şartına bağlanmış olup, bu ara kararla oluşturulan ihtarat, defterlerin ibraz edilememesi ihtimaline şamil bulunmadığını, söz konusu yükümlülük öngörülen kesin sürede tarafımızca ifa olunduğunu, inceleme günü olarak belirlenen 08.07.2021 tarihinden önce, 05.07.2021 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ile davalı şirketin inceleme yapılmasına karar verilen adresi tahliye ettiği, pandemi nedeniyle henüz yeni adrese taşınma işlemlerinin tamamlanamadığı, yön haklı mazeretimiz bildirilmiş ve bununla birlikte davalı şirket defter ve belgelerinin ara karar oluşturulması durumunda bilirkişiye inceleyebilmesi için ulaştırılabileceği beyan ve talep edildiğini, maalesef bu talebe dair mahkeme tarafından menfi veya müspet herhangi bir karar oluşturulması bilirkişi tarafından beklenilmemiş, hukuka aykırı bir şekilde görmezden gelinmiş ve hükme esas alınan ek rapor tanzim olunmuş davalı şirket ve kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin 06.10.2021 tarihli duruşmada tekrar edilmişse de reddedildiğini, davalı Şirketin "Savunma" ve "Hukuki Dinlenilme" (açıklama yapma ve ispat) hakkı göz ardı edilmek suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ve Anayasanın 36. maddelerinde düzenlenen "Adil Yargılanma" hakkının ihlal edilmesi suretiyle verilen karar haksız ve açıkça hukuka aykırı bulunmakla, kaldırılması gerektiğini, davacı tarafça davalı aleyhinde başlatılan takipte; tarafımızca kabul manasına gelmemek üzere, asıl alacağın %9 yasal faizi ile birlikte tahsilinin, başka bir ifade ile yasal faizin uygulanmasının talep olunduğu nazara alınarak, taleple bağlılık ilkesi uyarınca; somut ihtilafta yasal faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde (''...%9 oranında yasal faiz oranını aşmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına'' denilmek suretiyle) avans faizi uygulanmasına karar verilmesi de hukuken isabetsiz olduğunu, fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına dair bir belge olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki sebebiyle düzenlenmiş olması gerektiğini, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olamayacağını, bu nedenle, salt faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş ve iş bedelinin istenebilir olduğu, başka bir ifade ile faturanın verilmesine neden olan malın teslimi veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelemeyeceğini, dosya münderecatında, davacı tarafın dava konusu fatura içeriği hizmeti sunduğuna, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğine dair, soyut ve gerçeğe aykırı iddialar dışında tek bir somut delil de bulunmadığını, yapılan yargılamada bu hususa yönelik itirazlarımız hiç bir suretle dikkate alınmamış ve eksik inceleme işbu istinafa karar tesis olunduğunu, davacının açık ikrarı ile de sabit olduğu üzere somut olayda, dava konusu faturalara konu malların teslimine dair herhangi bir sevk irsaliyesi bulunmadığını, dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil ettiğini ancak bu ihtimalde, aksi, başka bir ifade ile malın teslim edilmediği olgusunu ispat külfeti satın alan üzerine olacağını, somut ihtilafta, müvekkil şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna göre faturalar konusu malların teslimi konusunun takdir ve tespiti ile somut delillerin karar yerinde tartışılması gerekirken, eksik inceleme ve denetime elverişli bulunmayan yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması da, hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkemece davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın bu haliyle karar verilmesi durumunda, ispat külfetinin davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafça dava konusu faturalara konu malzemelerin teslim edildiği olgusunun usulen kanıtlanamadığı kabul edilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesabı oluşturan faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 188.906,24 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 10/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 188.906,24 TL alacaklıdır. Davalı ise ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz etmemiştir. Ancak B/A bildirimlerine göre cari hesaba konu 9 faturadan 7 tanesi davalı tarafından vergi dairesine bildirilmiştir. Ticari defterlere kaydedilmeyen faturaların B/A formu ile beyan edilmesi mümkün olmadığından, davalının B/A bildiriminde bulunduğu faturalar yönünden bunları ticari defterlerine kaydettiğinin kabulü gerekir. Bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gereklidir. Dosyada bu yönde bir ispat bulunmamaktadır. Buna göre, davacı davalıdan 188.906,24 TL alacaklı durumdadır. Davalı tarafça, davalının ticari defterlerinin incelenmediği ileri sürülmüştür. Bilirkişi ek raporunda bu durumla ilgili olarak, şirket merkez adresinde yerinde inceleme yapılmasına karar verildiği; ancak davalı şirket tarafından sunulu 05.07.2021 tarihli dilekçe ile belirtilen adresin tahliye edildiği; pandemi koşulları nedeniyle henüz yeni adresine taşınamadığı; bu nedenle ticari defter ve belgelerin belirlenen yeni günde ve adreste hazır edilemeyeceği; yeni adresin mahkemeye ve bilirkişiye bildirileceği beyan edilmiş olmakla rapor tarihine kadar gerek dava dosyasına bildirimde bulunulmadığı; dolayısıyla dava konuşu uyuşmazlık kapsamında davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenemediği belirtilmiştir. Davalı vekili ise bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından işyerinin tahliye edilmesi ve pandemi koşulları nedeniyle yeni adresine taşınma sürecinde sıkıntılar yaşanması, bu süreçte şirket yetkilisi müvekkilinin yurt dışında olması neticesinde yerinde inceleme gün ve saatinde ticari belge ve defterlerin hazır edilemediği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, gerek davalının ticari defterlerinin incelenmesi için iki kez inceleme günü verilmiş olması ve gerekse davalı tarafın, ticari defterlerinin incelenmesi ile ispatlanacak bir savunması bulunmadığı nazara alındığında, davalının ticari defterlerinin incelenmesi, B/A bildirimleri karşısında sonuca etkili olmaması nedeniyle, davalının söz konusu itirazı yerinde değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı takip talebinde yasal faiz talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince yıllık %9 yasal faiz oranını aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararına göre, takipten sonra uygulanacak temerrüt faizi yasal faizi aşamayacağından davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 3.226,05 TL harcın, alınması gerekli olan 12.904,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.678,14 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim