mahkeme 2022/2011 E. 2025/2094 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2011
2025/2094
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2011
KARAR NO : 2025/2094
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/02/2022
NUMARASI : 2020/238 Esas - 2022/145 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının Yokluğu, Herhalde Yönetim Kurulu Seçimine Dair Kararın İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; , Davalı şirketin 2005 yılında kurulduğu, 29.09.2009 tarihli 6400 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olduğu, müvekkilleri ...ve ...’ın şirketin kurucu ortaklarından ve yönetim kurulu üyelerinden oldukları, davalı şirket yönetim kurulu üyesi ...tarafından 26.02.2020 tarihinde müvekkillerine elektronik posta marifetiyle 27.02.2020 tarihinde saat 11:00’da yapılacak yönetim kurulu toplantısına davet gönderildiği ve bu toplantının konusunun olağanüstü genel kurul toplantısı gündeminin belirlenmesi ve olağanüstü genel kurul davetinin görüşülmesi olduğunun belirtildiği, yönetim kurulu toplantılarının nasıl yapılacağının yasa ile açıkça belirlenmiş olmasına rağmen, yasaya aykırı olarak yönetim kurulu toplantısının gerçekleştirildiği, yönetim kurulu toplanmasının TTK m. 392/7 gereği yönetim kurulu başkanı olan müvekkili ...’dan talep edilmesi gerekirken edilmediği, söz konusu yönetim kurulu toplantısına sadece ... kardeşlerin katıldığı, TTK m. 393 hükmüne aykırı bir şekilde müzakerelere katılma yasağına uyulmaksızın karar alındığı, bu hususta İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/229 E. Sayılı dosyası üzerinden anılan yönetim kurulu kararının yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespit konulu bir davanın ikame edildiği, Sayın Mahkemeden dava konusu genel kurul kararının tedbiren yürütmesinin durdurulması akabinde işbu davanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/229 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiği, genel kurul toplantılarına çağrının nasıl yapılması gerektiğinin kanunda belirlenmiş olduğu, ancak somut olayda şirketin genel kurul toplantı çağrısının ekinde ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler ile birlikte vekil eden ...’a iadeli taahhütlü posta yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden genel kurul toplantısının icra edilemez vaziyette olduğu, bu hususta itirazlar yapılmış ise de toplantı sırasında dikkate alınmadığı, usulsüz çağrı ile genel kurul toplantısının görüldüğü ve söz konusu genel kurul toplantısının yoklukla baki kaldığı, şirket hissedarlarından ... dışındaki hissedarların 65 yaşın üzerinde olduğu, yönetim kurulu üyesi olmayan ...’ın toplantıya bizzat katılabildiği, olağanüstü genel kurul toplantısında gündem dışına çıkılarak yönetim kurulu üyelerinin seçiminin yapıldığı, şirketin en önemli organlarından olan yönetim organının seçiminde zaruri bir sebeple üyelerin katılamayacak olmaları gözetilmeden toplantı yapılması sonucunda müvekkillerinin hem pay sahipliğinden doğan haklarını kullanma hakkının hem de şirket üzerindeki hakların kolayca gasba uğradığı, olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinden veyahut 2017 yılında temsil yetkisi verilen murahhas üyelerden hiç birinin bizzat bulunamadığı, bu durumun TTK md. 407/2 hükmüne aykırı olduğu, müvekkillerine usulsüz bir şekilde olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı davetinin gönderildiği, bu çağrının yasada belirtilen usule göre yapılmadığı, yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yönetim kurulu toplantısında belirlenen gündem maddeleriyle bağlılıktan uzaklaştığı, salgın hastalık nedeniyle sokağa çıkması yasaklanmış ve toplantıya katılamamış pay sahipleri olduğu gözetilmeden 23.03.2020 tarihinde saat 11:00’da toplantının gerçekleştirildiği, tamamen taraflı bir şekilde şirketin yönetiminin ... veya ...’ın talimatı altında olacak kişi veya kişilere bırakacak ve bu nedenle bir kısım pay sahiplerinin menfaatleri ile bağdaşacak şekilde kanuna aykırılıkları sebebiyle iptal edilmesi gereken karaların alınmasının sağlandığı, Mahkemenin genel kurul kararlarının iptali görüşünde olmasa dahi genel kurul toplantı gündeminin belirlendiği 27.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan, butlan halde bir yönetim kuruluna bağlı olarak yapılan genel kurul kararlarının da butlan olacağının izahtan vareste olduğunu belirtilerek, tedbiren davalı şirketin 23.03.2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan, Yönetim Kurulu seçilmesine dair alınan 3 numaralı kararın yürütülmesinin TTK m. 449 uyarınca durdurulmasına, akabinde aradaki bağlantı nedeniyle davanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/229 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile 23.03.2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan kararların, mücbir sebep, usulsüz tebligat, murahhas üye katılının olmaması, Yönetim Kurulu kararlarının yoklukla malul ve hükümsüz olması nedeniyle ve TTK 447 gereği hükümsüzlüğünün tespitine, herhalde gündeme bağlılık ilkesine aykırı alınmış yönetim kurulu seçimine dair alınan kararın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Yönetim kurulunu toplantıya çağırma yetkisi kural olarak başkana veya geçerli bir mazeretinin olması halinde bulunmadığı dönemlerde başkan vekiline aittir. Diğer üyelerin yönetim kurulunu doğrudan doğruya toplantıya çağırma yetkisi olmamakla beraber, yönetim kurulu üyelerinden herhangi biri, başkan ya da vekilinden yazılı bir taleple ve gündemi de belirterek toplantı çağrısı yapmasını isteme hakkına sahiptirler. Davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin 20/02/2020 tarihinde sona erdiği, görev süresi sona eren yönetim kurulu başkanının davacı ... olduğu, görev süresi sona erse dahi TTK 410. Maddesi gereği yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya davet edebileceği ancak somut olayda, 05/03/2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yönetim kurulunun , genel kurulu toplantıya çağrı kararının bütün üyelerin oy birliği ile alındığına dair ilan yapıldığı, davalı şirket tarafından ilana esas yönetim kurulu kararının dosyaya ibraz edilemediği, davacıların da ilana esas kararın alınmasına ilişkin toplantıya katılmadıklarını beyan etmeleri karşısında yönetim kurulu tarafından genel kurulu toplantıya çağıran bir karar alınmamış olduğunun anlaşıldığı bu sebeple genel kurulu toplantıya çağrı kararının ve yetkili olmayan kimselerce yapılan çağrıya istinaden gerçekleştirilen 23/03/2020 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğu, davacılardan %16,67 pay sahibi ...ın genel kurul toplantısına katılmamış olduğu nazara alınarak 23/03/2020 tarihli genel kurulun TTK 416. Maddesinde düzenlenen çağrısız genel kurul koşullarını da taşımadığı anlaşılmakla 23.03.2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket menfaatleri göz önünde tutularak yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin yönetim kurulunu toplantıya çağırabileceğinin kabulünün gerektiğini, aksinin kabulü durumunda şirketi organsız bırakacağı gözetilmeden hüküm tesis edildiğini, davacı ...'ın, davalı şirketi kusuru ile zarara uğrattığının mahkemece hüküm altına alındığını, davacı ...'ın şirket menfaatlerine uygun olarak yönetim kurulunu toplamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, davalı şirketin 23/03/2020 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olması nedeniyle hükümsüzlüğünün tespitine, herhalde yönetim kurulu seçimine dair kararın iptal istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davaya konu genel kurul toplantısının ortakların çoğunluğun katılımı ile gerçekleştiği hazirun cetveline göre ...ve ... ...'in genel kurula katılmadıkları, kararların davacı ...'ın muhalefeti ile ve oy çokluğu ile alındığı görülmektedir. Davalı şirketin TTSG kayıtlarına ve hazirun cetveline göre ortaklık yapısı ve pay oranları şöyledir:Pay Sahibi Payların Toplam İtibari Değeri Pay OranıTemel abd dik 463.361,42 TL %16,67 Meçmiş abd 463.305,81 TL%16,67..463.305,81 TL%16,67Yalçın adik463.305,81 TL%16,67...463.36,142 TL%16,67Süleyman yılmaz463.305,81 TL%16,67Genel kurul kararları birer hukuki işlemdir. Hukuki işlemlerin sakatlığı ve bunlara bağlanan yaptırımlar genel olarak borçlar kanununda düzenlenmiştir. TBK 27 ve 30 gibi. Bu durumda butlan ve yokluk hallerinin sonuçları bakımından TBK 27 hükmüne tabi olmakla birlikte sebepleri hakkında TTK da yapılana özel düzenleme geçerlidir. TTK da butlan halleri hakkında düzenleme içermekle birlikte yokluk müeyyidesinin hangi hallere ilişkin olduğuna dair bir düzenleme içermemektedir. Bu durumda “yokluk” müeyyidesiyle ilgili genel hükümlere müracaat gerekmektedir.Bir genel kurul kararının kurucu unsurlarının olmaması halinde karar "yok" hükmündedir. Şirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Uygulamada karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilmesi, Bakanlık temsilcisinin bulunması gereken toplantılarda bulunmaması, sahte imza ile karar alınması, usulüne uygun davet ve toplantı yapılmaması, toplantı yapılmadan elden dolaştırma usulü ile imzaların alınması, mektup, e posta ile genel kurul kararı alınması gibi durumlar kurucu ve şekli unsur eksikliği nedeniyle yok hükmünde görülmektedir.Borçlar hukukuna göre butlan bir hukuki işlemin hukuk düzeni tarafından öngörülen geçerlilik şartlarını içermemesi nedeniyle başlangıçtan itibaren hüküm ve sonuç doğurmamasıdır. Geçersiz hukuki bir işlem, sözleşme ya da karar kurucu unsurları içermekle birlikte geçerlilik unsurlarından kamu düzenini ilgilendirecek derecede önemli olanları içermemesi halidir. Geçersizlik halleri genel kural niteliğindeki TBK 27 maddede düzenlenmiştir. Genel kurul kararı şekil ve usul bakımından geçerli olmakla birlikte konusu itibarıyla TBK 27 ye aykırı ise geçersizdir. Alınan bir genel kurul kararı TBK 27 maddesine göre kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız ise hükümsüzdür.Bu genel düzenlemenin yanında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 447 Maddesinde, genel kurulun, özellikle; Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu hüküm altına alınmıştır. İptal davasından farklı olarak genel kurul kararlarının butlanı TTK'nın 447'nci maddesinde düzenlenmiş ve herhangi bir süre ile sınırlandırılmamıştırGenel kurul kararlarının Yokluk ile Butlan sebepleri birbirinden farklı olmakla birlikte müeyyidesi bakımından bir farklılık yoktur. Her iki sebebe dayanan tespit istemleri zaman aşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmadan ilgili herkes tarafından ileri sürülebilir. Genel kurul kararlarının butlanı yada yokluğunun tespiti istemi kural olarak herhangi bir süreye tabi değilse de bu hak hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacak şekilde dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmalıdır. Öğretide ve Yargıtay uygulamalarında bu hususun ileri sürülmesi bir kararın uygulanmasını ve bu uygulamanın sonuçlarına yıllarca itiraz etmeden rıza ve tahammül gösterilip de sonradan butlanın ileri sürülmesi ve bir kimsenin kararlarının butlanı eskiden beri bilmesine rağmen buna menfaati icabı ses çıkarmayıp da ancak hesaplayamadığı sonuçlarını gördükten sonra kararın butlanı tespiti dava etmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılmıştır. Kesin hükümsüzlüğün ileri sürülmesi hakkının kötüye kullanılması mahiyetinde ise kesin hükümsüzlüğü ileri süren korunmaz.Genel kurulun, yasaya ve esas sözleşmeye göre yetkili olmayanlar tarafından toplantıya çağrılması halinde, o genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde kabul edilir. (bkz. Hasan Pulaşlı, Şirket Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi, 7. Baskı, Ankara 2021, s. 354) Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması da; genel kurulun toplanması için çağrı yapan kişi ya da kurulun toplantıya çağrı yapmaya yetkili olmaması halinde yapılan çağrının yok hükmünde olduğu, bu çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğu yönündedir(bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/1052 esas, 2022/763 Karar sayılı 01/02/2022 tarihli, 2015/3475 esas 2015/10856 karar sayılı, 21/10/2015 tarihli; 2005/14116 esas, 2007/5618 karar sayılı, 10/04/2007 tarihli kararı ). TTK'nun 416 maddesi, çağrısız genel kurul toplantısı yapılması için, pay sahiplerinin tamamının ortak iradesini arar. Dolayısıyla çağrısız genel kurulun varlığından bahsedebilmek için pay sahiplerinin tamamının toplantıya katılmış olması yeterli değildir. Bir kez toplantı çağrısı yapılmış ise artık çağrılı genel kurula ilişkin TTK'nun 410 ila 415 maddelerinde düzenlenen usule uyulması zorunlu olup, çağrısız genel kurula ilişkin TTK'nun 416 maddesi usulünün uygulanması ihtimali ortadan kalkar. TTK'nun 410/1 maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi ve görevi yönetim kuruluna ve görevleri ile ilgili konularla sınırlı olmak üzere tasfiye memurlarına aittir. Somut olayda, iptali istenilen 23/03/2020 tarihli olağanüstü genel kurul çağrısına ilişkin 27/02/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine ilişkin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/229E. 2021/419K. sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 26/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Davalı şirketin genel kurulun çağrısına ilişkin 27/02/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğu kesinleşen yargı kararı ile sabittir. Bu haliyle usulsüz çağrı ile yapılan genel kurul kararı yok hükmündedir.
Bu durumda genel kurul kararın yok hükmünde olduğunu tespitine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.