mahkeme 2022/185 E. 2025/1127 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/185

Karar No

2025/1127

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/185
KARAR NO : 2025/1127
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2021
NUMARASI : 2021/32 Esas - 2021/779 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalının ürünlerini Erzurum- Kars- Ardahan- Iğdır- Ağrı- Van- Muş- Artvin il ve ilçelerinde satış ve dağıtımını üstlendiğini, sözleşmenin 4.maddesi gereğince müvekkilinin davalıdan yapacağı mal alımlarının miktarına göre prim ıskonto hakkı doğacağını ve taraflarca 1.100.000 TL-1.500.000 TL arası yapılacak ciro karşılığında %4 prim iskontosunun verileceğini, müvekkili tarafından sözleşme süresi içerisinde anlaşmaya varılan koşullara uygun olarak davalı şirketten toptan aldığı malların bedeline karşılık çeşitli vadelerde toplam 1.319.000 TL tutarlı çeklerin verildiğini ve tamamının bedellerinin ödendiğini, sözleşme süresinin sonuna yaklaşılırken davalı şirketin sorunlar çıkarmaya başladıklarını ve mal temininde temrin sürelerine riayet etmediklerini, müvekkilinin gönderilen malların yaklaşık %90 oranında satıldığını, müvekkilinin ıskonto alacağının gündeme gelmesi ile davalının Kartal 1. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih ettiğini, müvekkilinin Erzurum 2. Noterliğinin 16.09.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshinin haksız olduğu ve hak kazanılan prim iskontosunun talep edildiğini İleri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile sözleşme gereği müvekkili şirketçe hak kazanılan 52.760,00 TL tutarlı prim ıskonto alacağının 31.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanmış olan 01.01.2020 tarihli bayilik sözleşmesinin 8.maddesinin “ bayii sözleşme konusu malları sadece şirketten veya şirketin izin verdiği bayiden alacaktır.” şeklinde olduğunu, davacıya gönderilen ihtarnamede açıkça sözleşmenin 8.maddesinin ağır şekilde ihlal edildiğini ve müvekkilinin telafi edilemez zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin tüm aşamalarında kendisine yükletilen edimleri eksiksiz yerine getirdiği halde bayinin tek satıcılık sözleşmesine aykırı olarak müvekkilinin rekabet içerisinde olduğu başka firmalardan ürün alması ve bu ürünleri pazarlaması taraflar arasındaki güven ilişkisinin ağır şekilde zedelendiğini ve sözleşmeye bağlı kalmayı müvekkili tarafından imkansız hale getirdiğini beyan ederek davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasında 01.01.2020 tarihli bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 4.maddesi ile davacının davalıdan yapacağı mal alımlarının miktarına göre prim ıskonto hakkı doğacağı, 1.100.000 TL-1.500.000 TL arası yapılacak ciro karşılığında %4 prim ıskontosunun verileceği kararlaştırılmıştır. Mali inceleme sonucunda davalının davacıya net olarak 1.319.083 TL mal/hizmet satışı yaptığı tespit edilmiştir. Satış tutarları her iki tarafın beyanlarında birebir tutmaktadır. Bu sebeple davacının davalıdan sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde (02.01.2020-31.12.2020) 1.319.000 TL mal/hizmet alımı yaptığı açıktır. %4 prime konu olacak miktar 52.760,00 TL olarak hesaplanmış, davacının 52.760,00 TL tutarlı prim ıskonto alacağının 31.12.2020 tarihinden itibaren muaccel hale geldiği anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacının sözleşmenin 8.maddesini ihlal ettiğini iddia ederek sözleşmenin haklı olarak fesih edildiği ileri sürmüş ise de, sözleşmenin 8.maddesi “bayii sözleşmeye konusu malları sadece şirketten veya şirketin izin verdiği bayiden alacaktır.” hükmünü içermekte olup davalı, davacının çalıştığı bayi ve/veya kendisinin izin verdiği şirket dışında mal/hizmet satın almış olduğuna dair herhangi bir belge/veri sunmamıştır. Bu nedenle davalının feshinin haksız olduğu kabul edilmiş, 52.760 TL prim iskontosu alacağının 31/12/2020 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde yer verilen hiçbir itirazın dikkate alınmaksızın karar verildiğini, delillerin eksik değerlendirilmesi ile hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna binaen kurulan hüküm açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece; de deliller eksik şekilde değerlendirilmiş davacı şirket davalı şirketle aralarında akdedilen sözleşmenin "bayilik sözleşmesi konusu malları sadece şirketten veya şirketin izin verdiği bayiden alacaktır." şeklindeki 8. maddesi hükmünü açıkça ihlal ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme bir bayii sözleşmesi değil, tek satıcılık sözleşmesi olduğunu tek satıcılık sözleşmesi, yapımcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve nitelikte öyle bir sözleşmedir ki bununla yapımcı, mamüllerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi,buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak bu malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı üstlendiğini, bu sözleşme sayesinde yapımcı ayrı bir pazarlama örgütü kurma ihtiyacını duymamakta ve tek satıcı da kendisine tanınan tekel imkanını değerlendirdiğini, bu Somut olayda taraflar arasında akdedilen tek satıcılık sözleşmesinin maddelerini incelendiğinde sözleşmenin 10.maddesinde 01.01.2020 tarihinden itibaren 1 yıllığına yürürlüğe gireceği hükmü, sözleşmenin 8.maddesinde "Bayii, sözleşme konusu malları sadece şirketten veya şirketin izin verdiği bayiden alacaktır." hükmü ve yine sözleşmenin 3. maddesinde Erzurum,Ardahan,Kars,Ağrı,Iğdır,Van,Muş ve Artvin illeri ile ilçelerinde davacı tarafın davalının faaliyet gösterdiği alanda faaliyet gösteren firmalardan hiçbir şekilde mal temin edemeyeceği, davalı firmanın da bu alanlarda davacı firma dışında bir firmaya mal tedarik edemeyeceği açıkça kararlaştırılmış fakat davacı taraf ne yazık ki işbu sözleşme hükümlerini ihlal etmiş, davalı firma ile aynı alanda faaliyet gösteren firmalardan mal tedarik etmiş ve davalı maddi ve manevi anlamda zarara uğratmış, davacının sözleşme hükümlerini açıkça ve kasten ihlal ettiği hususu bizzat davacı tarafın Erzurum 2.noterliğinin 19.06.2020 ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde de açıkça ikrar ettiği üzere sabit olup ilgili ihtarname dosyada mevcut olup taraflar arasında akdedilen sözleşmenin yürürlükte olduğu esnada davacı, başka firmalardan mal tedarik etmiş sözleşme hükümlerini yok saydığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hiçbir şekilde dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve hükme esas alınmaya elverişli olmamasına rağmen sayın mahkemece ek rapor dahi alınmaksızın hükme esas alındığını, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak başka şirketlerle ticari ilişki kurup kurmadığının ancak ve ancak karşı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ile tespit edilebileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı feshedilip edilmediği ve davacının prim alacağının doğup doğmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 01/01/2020 tarihinde 1yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme davalı tarafından 07/09/2020 tarihli ihtarname ile feshedilmiştir.Davacı tarafça, bayilik sözleşmesinin 4. Maddesi uyarınca prim alacağının doğduğu iddiasıyla bu alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Sözleşmenin 4. Maddesinde 31/12/2020 tarihi itibariyle bayinin maddede belirtilen ciro miktarını tutturması halinde satış priminden faydalanacağı düzenlenmiştir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, davacının davalıdan sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde 1.319.000,00 TL alım yaptığı tespit edilmiştir. Bu durumda yapılan alım tutarı sözleşmedeki 1.100.000,00 TL - 1.500.000,00 TL aralığında bulunduğundan %4 üzerinden davacının 52.760,00 TL prim alacağı bulunmaktadır. Davalı tarafça, davacının sözleşmeyi ağır şekilde ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve bu nedenle davacıya prim alacağı adı altında borçlu olmadıkları ileri sürülmüş ise de, sözleşmede haksız fesih halinde prim alacağının ödenmeyeceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı da nazara alındığında sözleşmenin feshinin dava konusu alacağın varlığına bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.204,30 TL harcın, alınması gerekli olan 3.604,03 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.399,73 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 16,00 TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim