mahkeme 2021/56 E. 2024/1537 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/56
2024/1537
24 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/56
KARAR NO: 2024/1537
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ: 07/10/2020
NUMARASI: 2017/133 Esas - 2020/217 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/04/2017
KARAR TARİHİ: 07/10/2020
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
DAVA TARİHİ: 24/01/2018
KARAR TARİHİ: 03/04/2018
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde asıl dava yönünden davalılar vekilleri ve birleşen dosya yönünden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DAVADA
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nakliyat sigorta poliçesi ile sigortaladığı emtiaların davalı ... Lojistik firmasının gerçekleştirdiği nakliye sırasında hasarlanması sonucu sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili için taşıyıcı firma ile onun sigorta şirketi olan ... Sigorta aleyhine İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borçlu olmadıkları iddiasıyla borca itiraz etmeleri sonucunda takibin durdurulduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira sigortalı firma ... Sanayi AŞ tarafından Almanya'dan satın alınan anten kablo şanzıman, civata, vida, somun, yakıt hortumu kelepçesi vb.üretim parçalarından oluşan emtiaların sigortalı alıcıya teslim edilmek üzere ... -... plakalı tır ile nakliyesinin davalı ... Lojistik firması tarafından üstlenildiğini, ... Lojistikin sorumluluğunda bulunan ... plakalı dorsenin "..." isimli gemiye yüklendiğini, geminin Ege Denizinde seyri sırasında 14/03/2016 tarihinde emtiaların bulunduğu dorse üst raylı sistemin ve üst brandanın açılması sebebiyle denizden gelen dalgalar ile emtianın tamamının ıslanması sonucunda hasarlanmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı sonrasında ekspertiz raporu düzenlendiğini, raporda nakliyeci ... Lojistik..AŞ'nin tam ve sağlam olarak almış olduğu emtiayı ıslak ve hasarlı olarak teslim etmiş olması nedeniyle hasardan sorumlu olduğunun değerlendirildiğini, bu şekilde emtia hasarının nakliye esnasında meydana geldiğinin raporda açıkça ifade edildiğini, davalı nakliye firmasının sigortalısı olan davalı ... Sigortanın da poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taşıyıcıyla birlikte müştereken ve müteselsilen hasardan sorumlu bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ekspertiz raporu doğrultusunda 01/07/2016 tarihinde sigortalısına 426.686,88 TL hasar tazminatı ödediğini, böylelikle müvekkilinin TTK'nun 1472.maddesine göre davalılara rücu hakkının doğduğunu ileri sürerek davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle sigortalısına ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, taşımanın niteliği gereğince uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR konvansiyonunun ikinci maddesine göre kara taşıyıcısının deniz taşıyanının dayandığı sorumluluk hükümlerine dayanabilmesi için gerekli olan şartların mevcut olduğunu, emtia hasarı ... gemisinde taşımanın yapıldığı sırada ortaya çıkan şiddetli rüzgar neticesinde meydana geldiğinden müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nun 1178 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, TTK'nun 1182/1-a maddesine göre denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazalarından ileri gelmesi halinde taşıyan ve adamları kusursuz sayıldığından anılan madde hükmüne göre müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, zira dava konusu zararın ... gemisinin seyri sırasında ortaya çıkan şiddetli fırtına nedeniyle meydana geldiğini, geminin 8-9 bofor şiddetinde kötü hava koşullarına maruz kaldığını, kara nakliyecisi olan müvekkilinin ve adamlarının dava konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir fiillerinin bulunmadığını, sorumsuzluk konusundaki beyanları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ancak TTK'nun 1186/1. maddesi uyarınca zarardan sınırlı sorumluluk hükümlerine göre sorumlu tutulabileceğini, diğer yandan CMR 17/2.maddesine göre de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, şiddetli rüzgarın müvekkilinin önlemesine yada kaçınmasına olanak bulunmayan bir durum olduğunu savunarak davanın aktif husumet yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını dayandırmış olduğu ekspertiz raporundaki tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, zira sözkonusu raporun tek taraflı olarak düzenlendiğini, CMR Konvansiyonu ve TTK hükümlerine göre yükleme, ambalaj ve istif sırasında yapılan hata ve noksanlıkların taşıyıcının sorumluluk kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle yükleme, ambalaj ve istifin kim tarafından ve kimin sorumluluğunda gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması ve kusuru oranında sözkonusu olduğunu, ayrıca sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin müvekkili sigorta şirketi bakımından da tatbik edilebileceğini, davanın TTK'nun 885 ve 1188.maddelerine göre zamanaşımına uğrayıp uğramadığının araştırılması gerektiğinin, takip talepnamesinde istenilen işlemiş faiz miktarının da fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN 2018/26 ESAS SAYILI DAVADA
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde sigortalı emtiaların yüklenmiş olduğu ... plakalı dorsenin geminin açık güvertesinin en ön sırasına yüklenmiş olmasından dolayı davalı gemi donatanının hasardan dolayı sorumlu olduğunu, zira donatanın tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek taşımasını üstlendiği ve deniz suyunun teması ile mutlak sovtaj haline geleceği aşikar olan otomotiv üretim parçalarının deniz taşıması sırasında ıslanabileceğini, deniz suyunun emtiaya zarar verebileceğini gözardı ederek dorseyi geminin açık güvertesinin ön sırasına yükleyerek dava konusu zararın oluşmasına sebebiyet vermekle bu davlaının da TTK'nun 1178. maddesi gereğince sorumluluğunun doğduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu iddia ederek davalının itirazının iptali ile bunun yönünden de icra takibine devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekillinin tedbirli bir taşıyandan beklenen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle iddia edilen hasar nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, yükün içerisinde bulunduğu dorsenin geminin açık güvertesine yüklendiğini, kötü hava koşulları nedeniyle dorse üzerindeki brandanın yırtıldığını, ... firmasının düzenlediği 14/12/2016 tarihli sörvey raporunda bu hususun tespit edildiğini, brandanın yırtılmasında müvekkile yüklenebilecek bir kusurun olmadığını, ... taşıma şartlarının güverte yüküne ilişkin 9.maddesinde güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden taşıyanın sorumlu olmayacağına ilişkin şart bulunduğunu, sözkonusu taşıma şartı nedeniyle de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde sınırlı sorumluluk miktarını aşan talebin reddi gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacının % 20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... davacının sigortalısı olan ... firmasının Almanya’dan satın aldığı muhtelif otomotiv parçalarının Almanya’dan İzmit’e ... plakalı dorse ile taşınması konusunda davalı ... Lojistik firması tarafından hamule senedi düzenlendiği, yükün İtalya’dan Türkiye’ye taşınmasının ise davalı ... İşletmelerine ait ...gemisi ile gerçekleştirildiği, taşınan eşyanın tesliminden sonra yapılan muayenesinde deniz suyuna maruz kalarak hasarlandığının tespit edildiği, bu durumda yükteki ıslanmanın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin sabit olduğu, bu noktada kara nakliyecisi olan ... Lojistik’in sorumluluğunun belirlenmesi açısından Türkiye’nin taraf olduğu CMR hükümlerinin mi yoksa deniz taşıması için geçerli olan TTK hükümlerinin mi uygulanacağının belirlenmesi gerektiği, CMR konvansiyonunun 2.maddesindeki düzenlemeye göre yükün hasarlanmasında kara nakliyecisinin kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde bunun yönünden deniz ticareti hükümlerinin uygulanabileceği, bilirkişi kurulunun düzenlediği kök raporda taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılacağı, satım ilişkisinin taraflarına bildirilmemiş olduğundan ... Lojistik’in kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de, rapor tarihinden sonra davalı tarafça dosyaya sunulan satış faturalarının taşıma methodu bölümünde “...” yani açık deniz kaydının yer aldığı, sözkonusu kayıttan yükün alıcısı ... firması ile satıcı Alman firmasının haberdar olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılmasından dolayı kara nakliyecisine kusur yüklenemeyeceği değerlendirildiğinden ... Lojistik'in sorumluluğu yönünden de TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.TTK’nun 1191.maddesinde, taşımanın bir kısmının veya tamamının bir fiili taşıyana bırakıldığı durumda akdi taşıyanın taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceği hükmü sevkedilmiştir. Anılan yasa maddesine göre davalı ... Lojistik’in taşıma işinin bir kısmını kendisine bıraktığı davalı ...’nun kusuruyla ortaya çıkacak yük hasarından sorumlu olması gerektiği kabul edilmelidir. Teknik bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirme sonucunda yurtdışından satın alınan emtianın içinde bulunduğu dorsenin ... gemisinin güvertesinde taşımasının TTK’nun 1151.maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu, taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla taşıma sırasında sert rüzgar görülmesinin öngörülebilir ve olağan olduğu, geminin Türkiye’nin en büyük ... gemisi olması, geminin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam etmesinin beklenebilir bir durum olduğu, tüm bu değerlendirmeler sonucunda hasarın asıl sebebinin önceden tahmin edilebilen öngörülmesi mümkün olan şiddetli rüzgar ve hava şartları değil hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu halde üstü tende ile kaplı dava konusu dorsenin güvertenin ön sırasına yerleştirilmesinin yükün istifinde taşıyıcının ihmal ve kusurunun bulunduğunu ortaya koyduğu, bu nedenle davalı deniz taşıyanı ...nun meydana gelen hasardan dolayı TTK’nun 1178 ve devamı maddeleri gereğince sorumlu olduğu, taşımanın bir kısmını ...’ya bırakan ... Lojistik firmasının da TTK’nun 1191.maddesi gereğince deniz taşıyıcısı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır.Teknik bilirkişiler tarafından yükteki hasar miktarı 395.643,14 TL olarak tespit edilmiş olup, taşınan yükün niteliğine göre davalıların sorumluluğu açısından TTK’nun 1186.maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği, yükün ağırlığına göre sorumluluk sınırının ise 46.528,78 ÖÇH olduğu, özel çekme hakkı tutarının dava tarihindeki karşılığı 514.055,00 TL olup, bilirkişilerce tespit edilen 514.055,00 TL olan hasar bedeli sınırlı sorumluluk tutarının içerisinde kaldığından davalıların 395.643,14 TL tutarınca sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına 01/07/2016 tarihinde sigorta tazminatı ödediğinden bu tarihten takip tarihine kadar faiz talebinin yerinde olduğu, 395.643,14 TL 'nin bu dönem için belirlenen avans faizi 22.616,70 TL olarak tespit edildiğinden davacının rücu edebileceği tazminat miktarı 395.643,14 TL + 22.616,70 TL = 418.259,84 TL 'dir. ... Lojistik'in sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta'nın sigorta limiti 5.000.000,00 Euro olup, tahsili gereken tazminat miktarı sigorta limitini aşmadığından ... Sigorta'nın da diğer davalılar ile birlikte davacıya karşı 418.259,84 TL tutarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında tüm davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, bu kapsamda 395.643,14 TL asıl alacak, 22.616,70 TL işlemiş faizden oluşan toplam 418.259,84 TL'nin, bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen dosya davalısı ... vekilinin koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olarak müvekkili şirket tarafından azledilen vekil Av. ...'a yapılmış olup, ilgili kararı 08.01.2021 tarihinde öğrenmiş olduklarını, Mahkemece verilen karar cevapları ve dosya içeriği yeteri kadar incelenmeden verilmiş hatalı bir karar olduğunu, 1 nolu davalı ... Dağ. Ve Tic. A.Ş., Müvekkil Şirkette 29.02.2016/2017 tarihleri arasında ... nolu Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili Şirket Sigortalısı 1 nolu davalının meydana gelen hasardan bir sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini, zarara “...” gemisi seyir halindeyken ortaya çıkan 8-9 bofor şiddetindeki ( hatta 10 bofora ulaşan) fırtınanın sebebiyet verdiğini, Mahkemenin bu hususta TTK 1182/1-a hükmü gereği taşıyıcıların sorumluluğunun bulunmadığı yönünde değerlendirmek yerine davanın kısmen kabulüne karar vermiş olmasının hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Mahkeme kararında açık güverteye dorsenin yerleştirilmesininin kusur nedeni olarak tespit edilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının sigortalısı tarafından da taşıyana da herhangi bir bildirim yapılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, Mahkeme tarafından tespit edilen zarar bedelinden muafiyet bedelinin düşülmediğini, işbu husus da karara dayanak tespitlerin sigorta hukuku ve tekniği bakımdan irdelenmediğini açıkça gösterdiğini, ilgili muafiyet bedeli uygulanmadan, teminat limiti ve klozlar değerlendirilmeden verilen karar hukuk aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Mahkeme tarafından verilen kararda, ilamsız takipte yer alan işlemiş faiz miktarı kabul edilmiş olup işbu tutarın fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.10.2020 tarihli, 2017/133 E. 2020/217 K. sayılı kararının kaldırılarak, istinaf incelemesi sonucunda davanın reddine karar verilmesi ve kararın icrasının durdurulmasını talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu olayın gerçekleşmesinde müvekkili Şirket’in hiçbir şekilde sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, zararın, müvekkili şirket de dahil olmak üzere taşıyanların üzerine düşen özen yükümlülüklerine yerine getirmesine rağmen meydana geldiğini, bu koşullar altında müvekkili şirketin TTK m. 1182/1-a uyarınca kusursuz sayılması ve zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, Mahkemenin dava konusu emtiaların taşındığı dorsenin tentesinin kopmasına neden olan şiddetli rüzgar ve hava koşullarının öngörülebilir olduğunu, dolayısıyla zararın bu öngörülebilir hava koşullarına uygun bir yüklemenin yapılmaması nedeniyle meydana geldiğine kanaat getirdiğini, dosyada mübrez belgelerden de anlaşılacağı üzere “...” gemisi seyir halindeyken ortaya çıkan 8-9 bofor şiddetindeki fırtınanın zarara sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin dava konusu taşımaya elverişli bir araç tesis ederek basiretli taşıyan gibi davrandığını, dorse brandasının hasarlanmaması adına hava koşulları gözetilerek fırtına öncesinde ön ve arkasına spanzet vurulduğunu ve geminin baş tarafından gelecek deniz serpintileri ve güverteye konulacak araçların maruz kalacağı rüzgarı azaltmaya yarayan siperlik konulduğunu, Mahkeme’nin kararına dayanak olan bilirkişi raporlarındaki, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu yönündeki tespit ... taşımacılığının genel prensiplerine ve somut olayın özelliklerine göre uygulanabilir nitelikte olmadığını, müvekkil şirkete emtianın taşınması esnasında dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin herhangi bir talimat vermediğini, ... hiçbir tespit olmamasına rağmen müvekkil şirket tarafından tedarik edilen uyuşmazlığa konu dorsenin tentesinde daha önceden bir yırtık olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, eşyanın cinsi ve niteliği hakkında en iyi bilgi sahibi olan kişi davacının dava dışı sigortalısı olduğunu, taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılacağını bilen ve bu yönde talimatta bulunan davacının dava dışı sigortalısı, deniz taşımasına uygun olacak şekilde daha özel bir ambalaj kullanması gerektiğini, bu hususun Mahkemece hiç değerlendirilmediğini beyanla istinaf taleplerinin kabulüne, Mahkeme’nin 7 Ekim 2020 tarihli ve 2017/133 E., 2020/217 K. kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair tüm sonuçların Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş.(... İşletmeleri A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından atanan teknik bilirkişinin kök ve ek bilirkişi raporlarındaki görüşü ... taşımacılığının genel kurallarına aykırı olduğunu, Mahkemenin teknik bir konuda, sundukları uzman görüşünü ve beyanlarını dikkate almayıp yeniden bir bilirkişi incelemesi yapmaksızın hüküm vermesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin , Türk Ticaret Kanunu madde 1178 f.1 uyarınca tedbirli bir taşıyan olarak tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporlarında ise açık güvertenin ön tarafına tenteli dorse yüklenmesinin deniz taşıyanının bir hatası olduğu ve açık güvertenin ön tarafına tentesiz dorse yüklense idi dava konusu hasarın meydana gelmeyeceği şeklinde ... taşımacılığının genel kurallarına aykırı bir değerlendirmede bulunulduğunu, bilirkişilerin kök raporlarında tır/dorse ilgilileri tarafından gerekli bildirim yapılsaydı iddia konusu hasarın oluşmayacağı kanaatinde olduklarını ancak bu halde tüm sorumluluğun gerekli uyarı ve bildirimleri yapmayan tır/dorse yetkililerine ait olduğunu tespit etmeleri gerektiğini, bilirkişi heyetindeki kaptan ...'in bilindiği kadarıyla ... gemilerinde kaptanlık tecrübesi bulunmadığını, mahkeme dosyasında mevcut uzak yol kaptanı ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Mahkemenin atadığı bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda ... taşımacılığına, dava konusu dorsede mevcut yırtığa, dorselerin niteliğine ve ... Taşıma Koşullarına uygun değerlendirme yapılmadığını, ayrıca dava konusu yüklemede taşıma sadece dorse olarak yapıldığını, dorse, eşek tabir edilen destek (dorse eşeği) üzerine oturtulduğunu, bu da dorsenin neden ilk sıraya yüklendiğini açıklar nitelikte olduğunu, dorse bir mafi trailer ile ilk sıraya getirildiğini ve böylece daha sonra çekicisi ile yüklenecek araçların arızası nedeni ile bekleme ihtimali en aza indirildiği gibi diğer araçlara daha fazla manevra alanı bırakıldığını, Mahkeme dosyasında mevcut fotoğraflarda solda F/R üzerinde tank konteyner bulunduğunun görüldüğünü, bu tür yüklerin çoğunlukla tehlikeli yük sınıfında olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli, 2017/133 Esas 2020/217 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak birleşen davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, uluslararası taşımaya konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketi tarafından, ödediği zarar tutarını rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın davasıdır. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı asıl dava yönünden davalılar vekilleri ve birleşen dosya yönünden davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuşlardır. Öncelikle asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığının irdelenmesi gerekir. Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, gerekçeli kararın tebliğ edildiği Av. ...'ın Üsküdar ...Noterliği'nin 18.01.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile azledildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, kararın 08.01.2021 tarihinde öğrenildiğini beyan ederek istinaf talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "vekilin azli ve istifasının şekli" başlıklı 81.maddesinde "vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi Zorunludur." düzenlemesine yer verilmiştir. HMK’nun 345. Maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru süresi iki hafta olup, bu süre ilamın taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar. Mahkemelerce verilen kararlara karşı iki haftalık yasal süresinden sonra istinaf kanun yoluna başvurulması halinde HMK. 346/1. maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilebilecektir.Somut olayda dosya kapsamında mevcut vekaletnamede davalı ... Sigorta A.Ş. vekili olarak görevlendirilen ve gerekçeli karar tebligatını alan avukatın, davalı ... Sigorta A.Ş. adına istinaf dilekçesi sunulduğu aşamaya kadar azledildiğine veya istifasına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi avukat tarafından da davayı takip etmediğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı gözetildiğinde gerekçeli kararın 22.11.2020 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği , kararın tebliğinden itibaren başlayan iki haftalık yasal sürenin geçmesinden sonra 08.01.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddi gerekir.Asıl davada davalı ... Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ ve birleşen davada davalı ... Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş (eski Unvanı: ... İşletmeleri A.Ş.) yönünden yapılan istinaf incelemesinde ; Asıl ve birleşen dosyada davacı olan takip alacaklısı tarafından, asıl ve birleşen dosya davalıları olan takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3343 esas sayılı takip dosyasında "ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili "sebebine dayalı olarak 426.686,88 TL asıl alacak, 25.758,12 TL işlemiş faizden oluşan toplam 452.445,00 TL'nin tahsili istemiyle 31.01.2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle asıl ve birleşen davayı açılmıştır. Dosya kapsamından dava dışı ... Ltd şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... San. AŞ'ye satılan otomobil parçalarından oluşan konsinye malın Gölcü- Kocaeli'de mukim alıcı ... Tesislerine 221.968,88 Euro bedel karşılığında fabrika teslimi esasına göre satıldığı, davalı ... Depolama Dağıtım ve Ticaret AŞ tarafından düzenlenen 10.03.2016 tarihli ... numaralı CMR belgesine ve ... numaralı ilgili A.TR. belgesine dayalı olarak gönderen ... tarafından malların 10.03.2016 tarihinde Köln Almanya'da treylere yüklendiği, yükün Almanya'dan karayoluyla Lüksemburg üzerinden Avusturya'ya taşındığı, treylerin burada demiryolu taşımacılığı ile Trieste İtalya'ya sevk edilmek üzere trene yüklendiği, daha sonra treylerin Trieste limanından Türkiye Pendik limanına deniz nakliyesi için ... (...) gemisinin açık güverte kısmına yüklendiği, geminin 15.03.2016 tarihinde Pendik limanında rıhtıma yanaştığı ve treylerin aynı tarihte Kocaeli'de bulunan alıcının tesisine taşınmak üzere gemiden indirildiği ve belirtilen tesise 17.03.2016 tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır. Taşımaya konu ithalata ilişkin satıcı tarafından kesilen faturada EX Works teslim kaydı işlenmiştir. Ayrıca gümrük beyannamesinde de teslim şekli EXW, ödeme şekli mal mukabili olarak belirtilmiştir. Teslim şekli olarak "ex works" teslim belirlendiği durumlarda, satıcı sözleşme koşullarına uygun olarak malı hazırlamak ve belirtilen tarihte veya süre içinde yine iş yerinde veya fabrikasında malları alıcıya teslim etmekle yükümlüdür. Bu halde satıcının ihracat prosedürleri, yükleme, taşıma, sigorta, boşaltma ve ithalat prosedürlerine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Satıcının hasardan sorumluluğu emtianın uygun şekilde ambalajlanarak taşıyıcıya teslimi ile son bulur. Bu nedenle teslimden sonra oluşacak hasara alıcı katlanır. Davaya konu taşıma, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında alıcı adına davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine alınan ... Hizmetleri Ltd. Şti.'ne ait ekspertiz raporunda; geminin 14.03.2016 tarihinde Orta Ege açıklarında yaklaşık 8-9 bofora varan şiddette kötü hava koşullarına maruz kaldığı, bunun sonucunda açık güvertede ön sırasına yüklü sigortalıya ait emtianın bulunduğu ... plakalı dorse ile hemen yanındaki ... plakalı dorsede hasar meydana geldiği, davaya konu yükün taşındığı ... plakalı dorsenin üstten raylı sistem branda olduğu, rüzgar nedeniyle raylı sistem brandasının açılarak sıyrıldığı, mühür halatının kırıldığı, koptuğu, dorsenin tavan ve yan direklerinin eğildiği , tentenin henüz yaklaşık 1 senelik olması itibarı ile kondisyon açısından nakliye şartlarına uygun olduğu , dorse içerisinde yüklü bulunan ve sıfır araç üretiminde kullanılacak olan muhtelif (anten kablosu, şanzıman, civata, vida, somun, yakıt hortum kelepçesi) emtiasının tamamının yoğun şekilde ıslanmış olduğu, yapılan gümüş nitral testlerinin tamamında yoğun tuzlu su tespit edildiği belirtilmiş ve dava dışı sigortalı tarafından 68.528 parça için 426.686,88 TL olarak bildirilen hasar bedeli, davacı sigorta şirketi tarafından 01.07.2016 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Asıl dosyada davalı ... Dağıtım ve Ticaret AŞ ve birleşen dosyada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ arasındaki taşımaya ilişkin “... Taşıma Hüküm ve Koşulları” başlıklı belgenin 2.1. Maddesi "Açıkça bu Konşimentoda ele alınmadığı takdirde, bu Konşimento kapsamında malların taşınması için yalnızca Türk Ticaret Kanununun hükümleri geçerli olacaktır; ancak, zorunlu olması halinde 23 Şubat 1968 Tarihinde Brüksel'de imzalanan Protokolle (Lahey-Visby Kurulları) değiştirilmiş ve sevkiyat ülkesinde yasalaştırılmış haliyle 25 Ağustos 1924 tarihinde Brüksel'de imzalanan Konşimentoyla İlgili Belirli Yasa Kurallarının Birleştirilmesi hakkındaki Uluslararası Sözleşmenin (Lahey Kuralları) bu husustaki hükümleri bu Sözleşme için geçerli olacaktır. Lahey-Visby Kurallarının sevkiyat ülkesinde yasalaştırılmadığı durumlarda, malların gideceği ülkedeki ilgili mevzuat, bu mevzuatın yalnızca giden sevkiyatları düzenleyip düzenleyemeyeceğine bakılmaksızın, geçerli olacaktır. Lahey-Visby Kurallarının ne sevkiyat ülkesinde ne de malların gideceği ülkede yasalaştırılmadığı durumlarda, bu Sözleşme için Türk Ticaret Kanununun hükümleri geçerli olacaktır." şeklinde; 2.2. Maddesi " Bu Konşimento çerçevesindeki herhangi bir anlaşmazlık, diğer ülkelerin mahkemelerinin yargı yetkisi hariç tutularak Türkiye'de İstanbul Denizcilik Mahkemesi ve İstanbul İcra Daireleri tarafından karara bağlanacak ve bu Türk Mahkemesinin kararının taşıyan, Yükleyici, malların alıcısı ve/veya sahibi üzerinde bağlayıcı olduğu kabul edilecektir." şeklinde düzenlenmiştir. Değişik araçlarla taşımaya ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 902. maddesi "Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır: Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse aşağıdaki hükümlerle uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa." hükmünü haiz olup, kural böyle olmakla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu CMR Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır. Anılan maddede "Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu sözleşmeye göre söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.’’ düzenlemesi yer almaktadır (Yargıtay11. HD.'nin 28/04/2022 Tarihi ve 2020/1615 E. - 2022/3580 K. Sayılı kararı). Görüldüğü üzere CMR Konvansiyonu'nun 2.maddesi, karma taşımacılığı düzenlemekte olup, karma taşımada kayıp, hasar veya gecikmenin karayolu ile taşıma sırasında meydana gelmesi durumunda söz konusu talepler CMR hükümlerine tabi olacaktır. Kayıp, hasar ve gecikmelerin taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilemiyorsa söz konusu talepler yine CMR ye tabi olacaktır. Buna karşılık mallar araçtan boşaltılmamış olsa dahi kayıp, hasar veya gecikmenin karayolu dışındaki taşımada (örneğin deniz yolu ile taşıma aşamasında) meydana geldiği biliniyorsa, kara taşıyıcısının sorumluluğu CMR hükümlerine tabi olmayacaktır. Bu durumda karayolu dışındaki taşıyıcı (gemi) ile gönderen arasında bir taşıma sözleşmesi yapılmış farz edilecek ve karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu hükümlere göre belirlenecektir. (Karayolu İle Milletlerarası Eşya Taşımacılığı Ve CMR, Doç. Dr. Ziya Akıncı ) TTK’nın 903. maddesinde "Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir." hükmü yer almaktadır. Dava konusu taşınan emtiaya ilişkin 10.03.2016 tarihli ve ...-...-... numaralı faturaların taşıma metodu bölümünde açıkça "..."(açık deniz) kaydı bulunduğu görülmektedir. Somut uyuşmazlıkta emtia Almanya'dan kara ve demir yoluyla İtalya'nın Trieste Limanı'na taşınmış, Trieste limanından birleşen davada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ'nin gemisine yüklenmiş, hasar deniz aşamasında meydana gelmiştir. Hasarın meydana geldiği taşıma kesimi denizyolu kısmı olup, TTK’nın 1178 ve devamı maddeleri uygulanarak uyuşmazlığın çözümü gerekir. İstinafa gelen uyuşmazlık, taşınan yükte meydana gelen hasarın davalıların sorumluluğunda meydana gelip gelmediği noktasındadır. TTK'nun 1178/2. maddesine göre; taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Ancak, TTK'nın 1179/1. Maddesine göre, taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu değildir. TTK'nın "taşıyanın kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerinden yararlandığı hâller" başlıklı 1182/1-a maddesinde zararın, denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazalardan ileri gelmesi hâlinde taşıyan ve adamları kusursuz sayılacağı düzenlenmiştir. Fiili taşıyanın sorumluluğuna ilişkin TTK'nın 1191. maddesinde taşımanın gerçekleştirilmesi, kısmen veya tamamen bir fiilî taşıyana bırakıldığı takdirde, taşıyanın navlun sözleşmesine göre böyle bir bırakma hakkına sahip olup olmadığı dikkate alınmaksızın, taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceği, taşıyanın, fiilî taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı ve görevi ve yetkisi sınırı içinde hareket eden adamlarının fiil ve ihmallerinden de bu Kanun hükümlerine göre sorumlu olduğu ,Kanunun taşıyanın sorumluluğuna ilişkin olan tüm hükümlerinin fiilî taşıyanın bizzat gerçekleştirdiği taşımadan sorumluluğu hakkında da geçerli olduğu, taşıyanın ve fiilî taşıyanın, aynı zarardan sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde müteselsil sorumlu oldukları, taşıyan, fiilî taşıyan ve bunların adamları tarafından ödenecek tazminatın toplamının Kanunda öngörülen sorumluluk sınırlarını aşamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davalılar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamakta olup, birleşen dosyada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ, asıl dosyada davalı ... Depolama Dağıtım ve Ticaret A.Ş. hakkında 04.03.2016 tarihinde 16 araç için deniz navlun ücreti ve liman hizmeti ücreti açıklaması ile 73.592 TL bedelli navlun faturası; davalı ... Dağıtım Ve Ticaret A.Ş. de davaya konu yükün taşındığı araç için dava dışı ... Sanayi A.Ş. hakkında 11.03.2016 tarihinde 8.059,72 TL bedelli navlun faturası düzenlemiştir. Buna göre asıl dosyada davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ., dava dışı ... Sanayi A.Ş.'ye karşı TTK’nun 1191/1.maddesi anlamında üstlendiği taşıma taahhüdünün deniz yolu taşımacılığına ilişkin kısmını birleşen dosyada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ 'ye bırakmış olduğundan akdi taşıyan, davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ ise fiili taşıyıcı konumundadır. Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş. aynı zamanda TTK’nun 1061.maddesine göre gemi donatanıdır. Asıl dosyada davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım ve Ticaret AŞ ve birleşen dosyada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ arasındaki taşımaya ilişkin olarak “... Taşıma Hüküm ve Koşulları” başlıklı belgenin 5.maddesinde "taşıyan , römorkların veya yarı römorkların tentelerinin/brandalarının deniz seferi sırasında yırtılması veya kopması durumlarda kayıp veya hasar sorumluluğundan muaf olacaktır.” ; 9. Maddesinde “tacir, araçlar, kamyonlar, römorklar, yassı uzun römorklar ve benzeri birimlerin ve herhangi bir birimde veya römorklar, yarı römorklar veya birim içinde ambalajlanmış olsun ya da olmasın yukarıda belirtilen birimler üzerinde ambalajlanan diğer yük ve malların, taşıyanın tercihine bağlı olarak söz konusu yükün hem güverte üstünde hem de altında taşınması için özel olarak inşa edilmiş ve donatılmış gemiye yüklendiğini teyit eden tacire bildirimde bulunmaksızın, güverte üstünde veya güverte altında taşınabileceğini kabul etmektedir. Güverte üstünde taşınması halinde, taşıyanın bu konşimento üzerine söz konusu güverte üzerinde taşımaya ilişkin herhangi bir beyanı kaydetmesi, işaretlemesi veya kaşelemesi gerekmeyecektir. Taşıyanlar söz konusu kayıp, gecikme ve hasarın nerede oluştuğuna bakılmaksızın, güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden sorumlu olmayacaktır.” düzenlemeleri mevcuttur. Davaya ve hasar ödemesine konu emtia, geminin açık güverte kısmında taşınmış olup, Hamburg Kuralları Deniz Yoluyla Eşya Taşımasına İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu'nun 9.maddesine benzer şekilde düzenlenen "güverteye konacak eşya" başlıklı TTK'nın 1151.maddesinde eşyanın güvertede taşınabilmesinin şartları açıklanmıştır. Buna göre taşıyan, eşyayı güvertede taşıyamaz ve küpeşteye asamaz. Taşıyan, eşyayı ancak yükleten ile arasındaki anlaşmaya veya ticari teamüle uygunsa ya da mevzuat gereği zorunluysa güvertede taşıyabilir. Taşıyan, eşyanın güvertede taşınması veya taşınabileceği hususunda yükleten ile anlaştığı takdirde denizde taşıma senedine bu yolda yazılı bir kaydı düşmesi gerekir. Eşyanın güvertede taşınmış olması birinci veya ikinci fıkraya aykırı ise taşıyan, güvertede taşımadan ileri gelen zıya, hasar veya geç teslimden 1178 ve 1179.maddelere göre sorumlu olur. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, birleşen davada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş'nin taşıma koşullarında eşyanın açık güverteye yüklenebileceğine ilişkin bir kayıt bulunduğu, ayrıca ... taşımalarında güverteye yüklemeye elverişli bir yükleme teçhizatının içinde bulunan yükün taşındığı, bu nedenle yazılı bir anlaşma bulunmasa bile eşyanın güvertede taşınmasının ticari teamülü yansıttığı, somut olayda eşyanın ... gemisinin güvertesinde taşımasının TTK’nun 1151. maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. ... gemisinde açık güvertede dorse taşınması mutad olup, somut olayda aksine bir kayıt bulunmadığından akdi taşıyan ile fiili taşıyan arasında eşyanın açık güvertede taşınmasının kabul edildiği anlaşılmaktadır. TTK.nun 932. maddesinde geminin, denize ve yola elverişli sayılabilmesi için “anormal olanlar hariç” bütün tehlikelere karşı koyabilecek vasıfta olması gerektiği belirtilmiş olup, anormal tehlikenin mücbir sebep anlamında kullanıldığının kabulü gerekir. Taşıyanın gemiyi mücbir sebep teşkil etmeyen deniz koşullarına uygun denize elverişli halde bulundurması, aldığı yükün özelliklerine uygun muhafaza tedbirlerini alması ve yine o sefere mahsus diğer alınması gerekli tedbirleri de alması zorunludur. Somut olayda jurnal kayıtlarına göre geminin bir süre rüzgara maruz kaldığı anlaşılmakla birlikte bilirkişi raporunda taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülmesinin mümkün olduğu, ... gemisinin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam edebileceği, hasarın sebebinin şiddetli rüzgar ve hava şartları olmadığı belirtilmekle asıl dosyada davalı akdi taşıyan ... Dağıtım Ve Ticaret AŞ.'nin TTK'nın 1182/1-a maddesi gereğince kusursuz sayılması ve zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğine ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.Diğer yandan hasar ödemesine konu emtiada meydana gelen hasarın nedenine ilişkin olarak tanzim edilen bilirkişi raporunda hasarın hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı ancak ... plakalı dorse yetkililerinin taşınan yükün içinde bulunduğu dorsenin kapalı güverteye yükletilmesi için gemi yetkililerine veya acentasına gerekli bildirimleri/uyarıları yapmalarının yerinde olacağı , gemi yetkililerinin bu ikazı dikkate alarak yapılacak yüklemede oluşacak riskin ortadan kaldırılacağı, dosya kapsamında böyle bir uyarı ve bildirime dair belge ve ifadeye rastlanmadığı, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu halde üstü tente ile kaplı dava konusu dorsenin güvertenin ön sırasına yerleştirilmesinin yükün istifinde taşıyıcının ihmal ve kusuru bulunduğu belirtilmiştir. Her ne kadar asıl dosyada davalı akdi taşıyan ... Depolama Dağıtım Ve Ticaret A.Ş. tarafından rüzgardan korumak için yükün bulunduğu dorsenin ön ve arkasına yükü sabitlemek amacıyla spanzet vurulduğu savunulmuş ise de davalının taşımaya konu emtianın bulunduğu üstü tente ile kaplı dorsenin deniz taşımacılığına uygun ve elverişli olmayan şekilde taşıma yaptırdığı ve birleşen dosyada davalı olan ... A.Ş.ye kapalı güvertede taşıma yapılmasına ilişkin bir talimatının bulunmadığı gözetildiğinde davalının bilgisi dahilindeki taşıma şartlarını gerçekleştirmemiş olması sonucunda hasarın meydana geldiği anlaşılmakla akdi taşıyan davalı ... Dağıtım Ve Ticaret A.Ş. taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olup, mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen hasar bedeli üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım ve Ticaret A.Ş. vekili ilk kez istinaf dilekçesinde ambalajlamanın yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de HMK'nın 357/1. Maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyecek olup, somut olayda ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bu hususun istinaf aşamasında incelenmesi mümkün değildir. .... gemilerinde açık güverte, yük alanı olup , her yeri dalgaların serpintisi ile oluşabilecek ıslanmaya açıktır. Birleşen davada davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş'ye taşınan emtianın bulunduğu dorsenin kapalı güvertede taşınmasına ilişkin verilen bir talimat olmadığı ve açık güverteye dorse yüklemenin mutad bir yükleme şekli olduğu gözetildiğinde her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu halde üstü tente ile kaplı dorsenin güvertenin ön sırasına yerleştirilmesinin yükün istifindeki taşıyıcının ihmal ve kusurlu olduğunu gösterdiği belirtilmiş ise de ... taşımacılığının niteliği de göz önüne alındığında tente kaplı dorsenin güvertenin ön bölümüne yerleştirilmesinde davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş'nin bir kusuru bulunmayıp, hasarın oluşmaması için gerekli dikkat ve özeni göstermediği ispatlanmadığından TTK'nın 1178. maddesi uyarınca davalının sorumluluğuna gidilemez. Bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davanın reddedilmesi halinde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takibinde kötüniyetli olması şart olduğundan birleşen davada davalı aleyhine yapılan takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanmamıştır. Bu haliyle birleşen dava yönünden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; asıl dosyada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1. maddesi gereğince usulden reddine, ilk derece mahkemesinin asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesince birleşen dava yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğinden birleşen dosya davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle asıl davaya ilişkin karar aynen tekrar edilerek birleşen davada aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, Asıl davada davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Birleşen davada davalı ... A.Ş'nin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, bu kapsamda 395.643,14 TL asıl alacak, 22.616,70 TL işlemiş faizden oluşan toplam 418.259,84 TL'nin bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Birleşen davanın REDDİNE 3-Birleşen dosya davalısı ... vekilinin koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 28.571,32 TL harçtan 5.464,41 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.106,91 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-Asıl davada davacı tarafça yatırılan 5.464,41 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Asıl davada davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 37.728,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Asıl davada davalılar vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.127,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,8-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 31,40 TL ilk harç, 361,50 TL posta gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.392,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 11.456 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Asıl davada davalı ... Depolama Dağıtım ve Ticaret AŞ tarafından yapılan yargılama gideri olan 4,50 TL posta giderinin usul ekonomisi nazara alınarak bu davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Asıl davada taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin HMK'nın 333. Md. Ve gider avansı tarifesi 5. uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,11-Birleşen davada karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 427,60 TL harçtan 7.726,63 TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 7.299,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine 12-Birleşen davada davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına13-Birleşen davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına14-Birleşen davada davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4.maddesi gereğince tayin olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,15-Birleşen davada taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin HMK'nın 333. Md. Ve gider avansı tarifesi 5. uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 16-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; Asıl dava yönünden; a-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde iadesine, b-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 7.143 TL karar harcından, alınması gereken 28.571,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.428,32 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, d-Davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Ticaret AŞ tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Birleşen dava yönünden; a-Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş'nin vekilince yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı ... Denizcilik Ve Taşımacılık A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ve posta masrafı 40,70 TL olmak üzere 189,30 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,17-HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.