Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1792
2025/143
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1792
KARAR NO: 2025/143
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/01/2020
NUMARASI: 2015/987 Esas - 2020/27 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... beyan dilekçesinde özetle; davacının bahse konu makbuz ve evrakların sahte olduğunu ifade ettiğini, davacı makbuz ve diğer evraklarının incelenmesini, dava dışı ...'un SGK kayıtlarında davacı firmada çalışmış olduğunun sabit olduğunu, tahsilat makbuzlarını aldıktan sonra davacı şirkete ait çekleri dava dışı ...'a teslim ettiğini, bahsi geçen kişinin çekleri ve sözleşmeyi yaptığını, ... isimli kişiyi tanımadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, taraflarca sunulan ve ilgili kurumlardan toplanılan deliller, bilirkişi raporları içeriğine göre; taraflar arasında çeşitli tarihlerde alım satım ilişkisinin gerçekleştiği, davacının bu satım karşılığında muhtelif faturalar düzenleyerek davalıya tebliğ ettiği, bu faturalarda yer alacağın bir kısmının davacının eski çalışanı tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır. İncelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 712,80 TL faturaya dayalı hesap alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının kısmen iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı hmk 127 /1 maddesi gereğince süresi içerisinde davaya cevaplarını ve delilleri sunmadığını ancak mahkemece usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının tarafından sunulan belgeler, tek taraflı düzenlenen, davacı şirkete ait imza ve kaşe bulunmayan belgelere göre rapor düzenlenmesi ve karar verilmesi hatalı olup, davalı tarafından ... ödeme yapıldığı iddiası mesnetsiz olup, ...un davacı şirketin çalışanı olduğunu, ilgili kayıt iç ilişkide sorumlulukla ilgili avans olarak aktarıldığını, sonraki sene şirket kapandığı için kaydın düzeltilemediğini, ayrıca bir çalışanın hesabına hiç bir kayıt olmadan bir ödeme yapması ve kişinin borcundan bu şekilde kurtulması ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aldığı hizmete karşılık olarak yapılan ödemeyi ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalının ödemeyi yaptığını kabul etmemekle birlikte ödemeyi ... yaptıysa sebebini ve ispatını ortaya koyması gerektiğini, bilirkişi raporunda ...'un tacir yardımcısı olduğu iddia edilmekte ve bu kabule göre rapor düzenlenmekte olup ... yalnızca davacı şirketin çalışanı olup kendisine herhangi bir temsil yetkisi verilmediğini, buna ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme de bulunmadığını, ... adlı şahsın tacir yardımcısı olduğunu ispatlar herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, fatura bedelinin tahsil edilip edilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "faturalar" sebebine dayalı olarak 16.308,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 15/07/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 712,80 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, davacının tüm faturaları davalının kayıtlarında yer almakta olup, takip tarihi itibariyle davacıya 46.308,36 TL borçlu görünmektedir. Davalının borçlu göründüğü bu tutar davacının faturalarının toplam bedelidir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davacıya iki adet 15.000,00'er TL bedelli çek verilmiş olup, bu çekler davacının ticari defterinde kayıtlıdır. Söz konusu çek bedeli toplamı 30.000,00 TL'nin fatura bedelinden düşülmesi halinde davalının 16.308,36 TL borcu bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır(Yargıtay 11. HD'nin 19/12/2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. Sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder(Yargıtay 19. HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam). Davalı ayıp savunmasında bulunarak 18/02/2019 tarihli celsede "ayıplı malların iadesinin yapılıp o çek hesabından düşüp kalan meblağı kendilerine vermek istiyorum" şeklindeki beyanda bulunmuştur. Söz konusu beyandan fatura bedellerinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Ayıp savunması bir def'i olup, cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerekir. Davalı tarafça süresinde sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmadığından ayıp savunması dinlenemeyecektir. Bilirkişi tarafından, davacının davalıdan olan alacağının 15.595,57 TL'lik kısmını o dönem çalışanı olan ... avans hesabına aktararak söz konusu personeli borçlandırdığı için bu tutar nispetinde davalının, davacıya borçlu olmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu işlem borcu sona erdiren sebeplerden olmayıp davacının, davalıdan olan alacağına bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu şekilden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince fatura bedellerinin bir kısmının davacının eski çalışanı tarafından tahsil edildiğinden bahisle bu kısma isabet eden davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı-takip borçlusunun, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının İPTALİNE,3-Kabulüne karar verilen 16.308,00 TL alacağın %20'si olan 3.261,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Başlangıçta peşin olarak alınan 278,50 TL harcın icra harcı 81,54 TL ile birlikte alınması gerekli olan 1.114,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 753,96 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 27,70 TL, peşin harç 278,5 TL, icra harcı 81,54 TL ile birlikte posta ve tebligat gideri 271,20 TL, bilirkişi ücreti 1250,00 TL olmak üzere toplam 1908,94 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 16.308,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 212,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.