Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1708
2025/130
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1708
KARAR NO: 2025/130
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/01/2021
NUMARASI: 2016/912 Esas - 2021/33 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; avalı ile müvekkili arasında 23/10/2013 tarihinde 24 ay süreli davalının mallarının dağıtımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflar arasında bir ay süre ile hizmet verileceğine dair iyi niyet protokolü imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen, davalı tarafından 10/11/2015 tarihinde sözleşme sonrası bir sene süre ile kendilerinde çalışan elemanların işe alınmayacağının taahhüdünü talep ettiği, aksi takdirde hizmeti sonlandıracaklarını beyan ettiklerini, davalının iyi niyet protokolüne aykırı davranarak, haksız şekilde tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, protokolün 8.maddesinde cezai şartın düzenlendiğini ve cezai şart bedelinin 100.000,00TL olduğunu, davalının kendisine teslim edilen 49 adet çantayı da teslim etmemesi nedeniyle, müvekkilinin 49 adet çantayı yeniden imal etmek zorunda kaldığını ve bu nedenle 14.700,00TL +KDV ödediğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle müşterileri önünde zor durumda kaldığını ve güvenini kaybettiğini beyan ederek, 114.700,00TL maddi tazminatın ve 50.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirketin çalışanlarına iş teklifi yaptığını ve bazılarını işe aldığını, müvekkilinin bu duruma tepki gösterdiğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmediğini, müvekkili tarafından hizmetin durdurulacağına ilişkin mail attığını, davacı tarafın rekabet yasağına aykırı davrandığını, bir sonraki gün müvekkili tarafından davacının ürünlerinin teslim alınmaya gidildiğini, ancak davacı tarafın malları vermediğini bu durumun Beyoğlu ...Noterliğinin 14/11/2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı tutanağı ile sabit olduğunu, müvekkili tarafından çantaların davacılara teslim edildiğini, bu durumun CD görüntülerinde mevcut olduğunu, tüzel kişilerin manevi tazminat talep edemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davalı tarafından, davacıya gönderilen mail yazışmasındaki beyanın, karşı tarafın davalının işçilerine yanlarında işe başlatmaması koşuluna bağladığından ve sunulan mail yazışmasından davalının akde son verecek şekilde irade açıklamasında bulunmadığına kanaat edilerek, davalının bu beyanı, davacının davalı işçilerini yanında işe başlattığı ve iş teklifinde bulunduğu hususları göz önünde bulundurularak, haklı bir şekilde borcu ifadan kaçınma iradesini açıklaması olarak kabul edilmiştir. Mahkememizce yapılan bu değerlendirme sonucunda, davalının iyi niyet protokolüne ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığı hususu ispatlanamadığından ve davalının edimi ifadan kaçınmakta haklı olduğuna kanaat edilerek, davacının davalıdan cezai şart bedeli ve manevi tazminat talep edemeyeceğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının diğer bir talebi olan 49 adet çantanın bedelinin talep edilip edilemeyeceği hususunda, mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; taraflar arasında sözleşmenin başında davacının, davalıya 49 adet çantayı teslim ettiği hususunun ihtilafsız olduğu, davalı tarafından 49 adet çantanın teslim edildiği iddiasından dolayı çantaların teslim edildiğinin ispat yükünün HMK 199.maddesi ve MK 6.maddesi gereğince davalı üzerinde olduğuna mahkememizce karar verilmiş ve davalı tarafça dosyaya sunulan CD'nin izlenmesi ve çözümüne ilişkin raporun incelenmesi sonucunda, sunulan görüntülerin tarih içermeyişi ve çantaların hangi araca yüklendiğinin belli olmaması nedeniyle, davalının 49 adet çantayı davacıya teslim ettiği savunmasını ispatlayamadığına karar verilmiş ve davalı vekilince cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle, davalı vekiline yemin delili hatırlatılmış ve sunulan yemin metni uyarınca davacı şirket yetkililerine yemin yaptırılmış ve davacı şirket yetkililerince 49 adet çantanın kendilerine ve şirketle ilgisi olan kişilere teslim edilmediği hususunda yemin edilmiş ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6.7.maddesi uyarınca motor arkasına takılan motor çantalarının bedeli için talep edilen 14.700,00TL bedelin alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda piyasa rayiç değerlerine uygun olduğuna karar verilerek, davacının bu talebi yönünden davasının kabulüne , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket Türk hukuku ve yasalarına aykırı davranarak iyi niyet protokolünü ve ilgili sözleşme hükümlerini açıkça ihlal etmiş zira davaya konu ilgili sözleşmede "1 sene süre ile, bizde çalışan hiçbir elemanın alınmayacağı" yönünde hiçbir açık ya da zımni bir hüküm bulunmadığını, kaldı ki ana sözleşmenin imzalanmasından 2 yıl geçmiş olması, süresi bitmiş ve akabinde iyi niyet protokolü yürürlükte iken birden bire böyle bir beyanın gündeme gelmesi ve ardından hizmetin durdurulması hiçbir şekilde Türk hukuk sistemi ve yasaları ile bağdaşmadığını, davacı şirket kuryeler ile görüşmeye, davalının "hizmet vermeyi bırakıyorum" şeklindeki yazılı beyanından sonra başladığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak tek taraflı irade beyanı ile 12.10.2015 tarihli iyi niyet protokolünü fesih etmesi açıkça protokolün 8. maddesinin ihlali anlamına gelip, davalının, davacı şirkete 100.000,00 tl tazminat ödemesini gerektirdiğini, bilirkişi raporunda da bilirkişiler ..., ..., ... ve ... tarafından açıkça davalı tarafın davacı şirket aleyhine ileri sürmüş olduğu iddia ve savunmaların hukuken kabul edilebilir olmadığını vurgulamış tarafların rekabet kanunu uyarınca aynı işi yapan rakip firmalar olmadığını, zira rekabet yasağı ancak işvereniyle hizmet ilişkisi olan ve müşteri çevresi bilgisi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağını, somut olayda ve hatta piyasada kuryelerin çalışma sistemi "part time" çalışma şeklinde olduğunu, gün içinde belli saatlerde belli firmalara hizmet verirler ve sonrasında diledikleri şekilde çalışma ve/veya dinlenme haklarına sahip olduklarını, davacı şirketin, davalı şirket çalışanı kuryelere iş teklifi götürmesi hatta davalı yanın ifade etmeye çalıştığı şekilde "çalışanlarını ayartmaya çalışması" söz konusu olmadığını, bilirkişi tarafından da açıkça belirtilen bir diğer husus da davalıca iddia edildiği gibi davalının yanında çalışan personelin bir kısmının davacı tarafından ayırtılarak istifa ettirilmek suretiyle işe alınmış olsa dahi, bu durumun davalıya ne kadar tutarda bir zarar verdiği hususunun belgelerle ispat edilemediği olup, yerel mahkeme davacı şirketin 49 adet çantayı yeniden imal etmek zorunda kaldığını maddi deliller ile tespit etmiş; bu doğrultuda da davalı aleyhine 14.700,00 tl maddi tazminata hükmettiğini, davalı şirketin kanunen yerine getirmekle yükümlü olduğu sözleşme ve iyi niyet protokolü hükümlerini yerine getirmediğini dolayısıyla manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının davacı şirket ile yapılan sözleşmede ve iyi niyet protokolünde olmamasına rağmen ve davacı şirketin iyi niyet protokolüne bağlı kalacağını bilmesine rağmen, sırf kötü niyetle davacıyı zor durumda bırakmak için çabalamış olup davacıya ilgili hükümlere aykırı olarak hizmet vermemiş; müşterileri karşısında zor durumda bırakmaya çalıştığını, bunun sonucunda ise davacı şirket operasyonel değişikliklere gitmek zorunda kalmış, maddi manevi zarara uğramış olup işbu sebeple, davacı şirketin manevi haklarını ihlal eden davalı aleyhine 50.000,00 tl manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız, yersiz, usul ve kanuna aykırı kararın istinaf nedenlerini bildirecek gerekçeli istinaf dilekçesini bilahare sunacaklarını, kararın bozulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili ile uğranılan maddi ve manevi tazminatın tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının eylemlerinin sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği ve cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı, dava konusu çantaların iade edilip edilmediği, manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 23/10/2013-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşme ve 12/10/2025 tarihli iyi niyet protokolü imzalanmıştır.Davacı tarafça, davalının ürünleri dağıtmıyorum diyerek sözleşmeyi haksız feshettiği ve cezai şartın koşullarının oluştuğu, davalının kendisine teslim edilen 49 adet çantayı iade etmediği, davalının sözleşmeyi kötü niyetli ve haksız feshetmesi nedeniyle davacının itibarının sarsıldığı iddialarıyla cezai şartın tahsili ile uğranılan maddi ve manevi tazminatın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasında imzalanan iyi niyet protokolünün 6. Maddesinde, taraflar arasındaki görüşmelerin 23.10.2015 tarihine kadar tamamlanmamış olması durumunda ise, bu defa sözleşmenin işbu iyi niyet protokolünün imzası ile birlikte yalnızca 1 (bir) ay süre ile uzayacağı; 7. Maddesinde, bu 1 (bir) aylık süre zarfında müşterinin hizmet bedelini sözleşme' de belirlenmiş şartlar dahilinde ödeyeceği, firmanın da yine sözleşme” de belirlenen şartlar dahilinde hizmetini vereceği düzenlenmiştir. Anılan protokolün 8. Maddesi ise, "Tarafların bu dönemde işbu iyi niyet protokolü”'nde belirlenen şartlara aykırı davranarak kötü niyet göstermeleri halinde 100.000 TL tazminat ödemeyi ve bu tazminat bedelinin fahiş olmadığını gayri kabili rücu beyan, kabul ve taahhüt ederler" şeklindedir. Davalı tarafından, davacıya gönderilen 10/11/2015(Salı) tarihli mailde davalının kurye ve elemanlarına teklif gitmeyeceği sözünün verildiği ancak teklif gittiğini, cuma günü sözleşmenin feshi ve devamı için iyi niyet protokolü gönderileceğini ve bunun imzalanması, protokolde sözleşme sonrası 1 sene davalıda çalışan hiç bir elemanın alınmayacağı hususunda teyit verilmesi gerektiği, bu konuda anlaşılmaması halinde pazartesi günü dağıtıma çıkılmayacağı bildirilmiştir. Söz konusu mail içeriğinden davacının, davalının çalışanlarına iş teklifinde bulunması nedeniyle bir cuma(13/11/2015) günü itibariyle bir fesih protokolünün imzalanması ve bu protokolde davalının çalışanlarının 1 yıl süre ile işe alınmayacağına ilişkin bir taahhüdün yer almasını istediği anlaşılmaktadır. Bu konuda anlaşılmaması halinde pazartesi(16/11/2015) günü dağıtıma çıkılmayacağı şeklindeki beyan ise, bir fesih protokolünün hazırlanması istendiği de nazara alındığında açık bir fesih iradesi taşımamaktadır. Bu nedenle söz konusu mail ile davalının sözleşmeyi fesih ettiğinin kabulü mümkün değildir. Beyoğlu ... Noterliğinin 14/11/2015(Cumartesi) tarih ve ... YN'lu düzenleme şeklinde tespit tutanağında, saat 05:22 itibariyle ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi unvanlı iş yerine ... Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ile gidildiği, ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi olduğunu beyan eden ...'ın da bulunduğu, ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'ne herhangi bir ürün teslimatı yapılmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, bilirkişi tarafından rapor ekinde sunulan kayıtlardan davalı çalışanlarından 24 kişi, davalının dağıtıma çıkmayacağını belirttiği 16/11/2015 tarihi itibariyle davacı şirkette işe alınmıştır. Buna göre, davalının pazartesi günü dağıtıma çıkmayacağı yönündeki ifadesinin sözleşmenin feshi niteliğinde bulunmaması, davalının dağıtıma çıkmayacağını belirttiği günden önce 14/11/2015 tarihinde davacının, davalıya ürün vermemesi ve sözleşmenin halen yürürlükte olduğu dönemde olan davalının çalışanlarının işe alınması nedeniyle davalının "iyi niyet protokolü”'nde belirlenen şartlara aykırı davranarak kötü niyet" gösterdiğinin kabulü mümkün olmayıp bu kapsamda talep edilen cezai şartın ve manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince cezai şart ve manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafından de, ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilmiş olmakla birlikte, istinaf sebebi bildirilmemiş olduğundan, davalı yönünden istinaf incelemesi kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılmış ve kamu düzenine aykırılık tespit edilmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince kurye çantası bedelinin ödenmesi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalı davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 251,34 TL harcın, alınması gerekli olan 1.004,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 752,82 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.