mahkeme 2021/1672 E. 2025/133 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1672
2025/133
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1672
KARAR NO: 2025/133
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/07/2021
NUMARASI: 2020/793 Esas - 2021/686 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... Ltd.Şti arasında imzalanan ... no’lu 02/10/2012 tarihli, 2025 no’lu 26/09/2018 tarihli, ... no’lu 11/08/2017 tarihli ve diğer çerçeve kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçtan dolayı Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ... esasına kayıtlı olarak icra takibi başlattıklarını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle ihtarname gönderdiklerini, ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, borçlunun kötüniyetli itirazının iptalinin gerektiğini, borçlu ... adına tesis edilen ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeniyle takip konusu alacağın ipoteği aşan kısmı yönünden itirazın iptalini isteme gereğinin hasıl olduğunu, itirazın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle davanın süresinde açıldığını, arabuluculuk başvurusunun olumsuz sonuçlandığını belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı kredi borcuna dayalı olarak davacıların Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ... esasına kayıtlı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattıklarını, ipoteğin paraya çevrilmesi takibini sonuçlandırmadan aynı alacak için yeniden takip yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefilden tahsili istemiyle başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka ile davalı kredi borçlusu ... Ltd Şti arasında 1.462.500,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı ... sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Beşiktaş ...Noterliği'nin 15/01/2019 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi borçluya ve kefile 17/01/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, 19/01/2019 tarihinde mütemerrit sayılmışlardır. Davalı borçlu ... Metal şirketinin kredi sözleşmeleri karşılığında verdiği ipotek için Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı bildirilmiş olmakla, dosyanın celbi ve tetkikinde davacı banka tarafından davalı ...Ltd Şti aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... esasına kayıtlı olarak toplam 379.218,45 TL'nin tahsili istemiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ipoteğin bankanın 200.000 TL'ye kadar alacaklarını teminen kurulduğu görülmüştür. TMK'nın 851’inci maddesindeki düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur (Köprülü,B./ Kaneti,S.: Sınırlı Ayni Haklar, 1982- 1983, s. 284, 287; Oğuzman, K./Seliçi, Ö. /Oktay Özdemir,S.: Eşya Hukuku, 12. Baskı, 2009, s. 720; Ayiter,N.: Eşya Hukuku, 1983, s. 171; Akipek/Akıntürk, age s. 757; Ayan, s. 136). İcra ve İflas Kanunu'nun 45 inci maddesinin birinci fıkrasına göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir; ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir. Somut olayda ipotek üst sınır ipoteği olarak tesis edilmiş olup, ipotek limitini aşan miktar olup olmadığının tespiti ile aşan kısım için ayrı takip yapılabilmesi mümkün olup, davacı banka tarafından 200.000 TL'yi aşan kısım yönünden takip başlatıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce itibar olunan bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibariyle 337.898,12 TL asıl alacak, 192.869,27 TL işlemiş faiz, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti talep edebileceği, davalı asıl borçlu hakkında başlatılan Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 200.000 TL bedelli üst sınır ipoteğini aşan kısım istenebileceğinden davalı borçlunun bu miktarın 333.022,69 TL'lik kısmından sorumlu olabileceği tespit edilmiş olmakla mahkememizce açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davalıların 337.898,12 TL asıl alacak, 192.869,27 TL işlemiş faiz, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 531.522,39 TL’lik kısmına itirazın iptaline, takibin 337.898,12 TL asıl alacak, 192.869,27 TL işlemiş faiz, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti üzerinden devamına, asıl alacağa yıllık % 40,50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 BSMV işletilmesine, davalı ... şirketinin takip tarihi itibariyle bu tutarın 331.522,39 TL’sinden sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Dava tarihinden sonra ipotekli taşınmazın satışından dolayı 07/05/2021 tarihinde 168.858,50 TL tahsilat sağlanmış olmakla, tahsilatın infaz sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. Davacı bankanın asıl borçluya verilen çeklerle ilgili hamiline ödemek zorunda kalacağı yasal sorumluluk bedelleri yönünden kefilden depo talebinde bulunabilmesi için taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerekmekte olup, davalı kefil ile aktedilen sözleşmede bu yönde hüküm bulunmadığından, 3 adet çek yaprağından dolayı toplam 6090,00 TL bedeli davalı kredi lehdarı şirketten depo edilmesine, davalı kefile yönelik talebin ise reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, sözleşmede taraflarca belirlenen temerrüt faiz oranını dikkate almadan kendi tespit ettiği temerrüt faiz oranını esas alarak hesaplama yapmış olup, bu hesabın kabulünün mümkün olmadığını, temerrüt faiz oranı, takip tarihinde ticari kredilere uygulanan en yüksek kredi faiz oranı %38 olduğundan bu oranın %50 fazlası %57 olarak talep edildiğini ancak mahkemenin Yargıtay HGK 2017/19 E. 507 K. sayılı kararına yer vererek, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiş olması halinde, bankanın davalılara uyguladığı kredili mevduat faizi olan %27 akdi faizin %50 fazlası %40,50 temerrüt faiz oranı tespit etmiş ve sonucu da bu orana göre hesaplama yapılmış olduğunu, taraflar arasında temerrüt faiz oranı belirlendiğini, Hukuk Genel Kurulu kararı, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranının belirlenmemesi durumunda, temerrüt faizinin tespiti yönünde bir karar olduğunu, somut uyuşmazlıkta, sözleşmenin 4.2 maddesinde temerrüt faiz oranı açıkca belirtildiğinden mütevellit, hukuk genel kurulu kararının emsal teşkil etme özelliği bulunmadığını, sözleşme serbestisi kapsamında ve TTK 8/1 maddesine göre, kredi işlemlerinde alınacak faiz oranları vade ve türlerine göre bankalarca serbestçe takdir edildiğini, davalılar ile akdedilen çerçeve kredi sözleşmesine göre de, taraflar kendi aralarında serbestçe temerrüt faizini belirlemiş olup, bu faiz oranının uygulanması gerektiğini, ipotekli taşınmazın satışından kaynaklanan tahsilat, gerekçeli kararda mükerrer olarak tenzil edilmiş olup, bu hesaplama hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre, toplam alacak 531.522,39 tl olarak belirlenmiş ve ipotek bedeli olan 200.000,00 tl bu bedelden mahsup edilerek, davalı ... metal firmasının sorumlu olacağı miktar olarak 331.522,39 tl belirlendiğini, söz konusu ipotek bedeli ... metalin sorumlu olduğu tutar hesaplanırken zaten mahsup edildiğini, ... metalin sorumlu olduğu tutar belirlenirken tenzil edilen ipotek bedeli, gerekçeli kararın 3. bendinde belirtilen karar ile infaz sırasında mükerrer olarak tenzil edildiğini, halbuki ipotek satışından gelen bedel ...'in borcundan zaten düşülmüş olup sadece ... yönünden düşülmediğinden ipotekli taşınmazın satışından tahsil edilen 168.858,50 tl'nin sadece ... yönünden infaz sırasında dikkate alınması gerektiğini, takip talebindeki "masraf" kalemi hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olup, masraf alacağı talebinin kabulü gerektiğini, gerekçeli kararın hüküm kısmında ek raporda bahsedilen ''masraf'' kalemi hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı görüldüğünü, nitekim kararın hiçbir yerinde ek rapora itibar edilmediği yönünde herhangi bir ibare bulunmaması ek rapordaki "masraf " kaleminin sehven hükme geçirilmesinin unutulduğunu gösterdiğini, yukarıda bahsedilen sebeplerden ötürü, hüküm kurulmayan "masraf" kalemi hakkında da, alacak kaleminin kabulüne ve itirazın iptaline karar verilen toplam tutara eklenmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince reddedilen kısımlara ilişkin verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uygulanacak temerrüt faiz oranı, mükerrer indirim uygulanıp uygulanmadığı ve masraf alacağının yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı banka ile davalı ... Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 02/10/2012 tarihinde 312.500,00 TL limitli; 11/08/2017 tarihinde 550.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... bu sözleşmelere sırasıyla 25/09/2012 tarihinde 312.500,00 TL limit ve 11/08/2017 tarihinde 550.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından davalı muhataplarına çekilen Beşiktaş ... Noterliğinin 15/01/2019 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmesi ve ihtarname" sebebine dayalı olarak 339.265,89 TL asıl alacak, 274.630,99 TL işlemiş faiz, 1.577,20 TL masraf ve 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağının tahsili ve 6.090,00 TL gayri nakdi alacağın depo istemiyle 19/06/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı ... Metal yönünden 416.229,08 TL, davalı ... yönünden 616.229,08 TL üzerinden itirazın iptaline, 6.090,00 TL gayrı nakdi kredinin depo edilmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Genel kredi sözleşmesinin 4.2 maddesi, müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C.Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder, şeklindedir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 4.2 maddesinde, TC Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeneceği düzenlenmiştir. Ayrıca davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %38 olarak Merkez Bankasına bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları) Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değildir. Bu halde, temerrüt faizinin tespitinde davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı yerine dava konusu genel kredi sözleşmesindeki (fiili) akdi faiz oranının esas alınması gerekir. Bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesindeki akdi faizin %27 olduğu tespit edilmiş olup, bunun %50 fazlası %40,50 olup, buna göre işlemiş faizin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davacı bankaya olan kredi borcu bakımından dava dışı ... adına kayıtlı taşınmaz 200.000,00 TL limit ile ipotek verilmiştir. Davacı banka tarafından ayrıca Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi bulunmaktadır. Bu takipte, dava sırasında 168.858,50 TL tahsilat sağlanmıştır. Esasen bu tahsilatın eldeki davaya konu takip yönünden infazda nazara alınması gerekir. Ancak, bilirkişi tarafından davalı şirketin kredi borcu belirlenirken bu davalının borcundan ipotek bedeli 200.000,00 TL düşülmüştür. Zaten bu bedelin içinde olan 168.858,50 TL'nin infazda nazara alınması mükerrerliğe neden olacaktır. Bu nedenle davalı şirket yönünden tahsilatın infazda nazara alınmasına ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiştir.Davacı takip talebinde 1.577,20 TL masraf talep etmiştir. Bilirkişi ek raporunda masraf talebinin hesap kat ihtarı için notere makbuz karşılığı ödenen 800,30 TL ile yıllık bilanço analizi değerlendirme ücreti 700,00 TL'den oluştuğu ve toplam 1.500,30 TL masraf alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Takip talebi ekinde noter ihtarı mevcut olup, davacı tarafından 800,30 TL ihtarname masrafının -aynı masraf orada da talep edildiğinden ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla- talep edilmesinde bir engel bulunmamaktadır. Ancak, davalılardan yıllık bilanço analizi değerlendirme ücreti talep edilebileceği yönünde dosya ve takip talebi ekinde bir belge bulunmadığından buna ilişkin 700,00 TL'nin talep edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, mahkeme tarafından 800,30 TL masraf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince ihtarname masrafı yönünden talebin reddine karar verilmesi ve davadan sonra ipoteğin paraya çevrilmesi nedeniyle sağlanan 168.858,50 TL tahsilatın davalı Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden mükerrerliğe sebep olacak şekilde infazda nazara alınmasına karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE 2-Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davalıların 337.898,12 TL asıl alacak, 192.869,27 TL işlemiş faiz, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 800,30 TL masraf olmak üzere toplam 532.322,69 TL’lik kısmı yönünden İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 337.898,12 TL asıl alacak, 192.869,27 TL işlemiş faiz, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 800,30 TL masraf alacağı üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa yıllık % 40,50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 BSMV işletilmesine, 3-Davalı ... Mob şirketinin takip tarihi itibariyle bu tutarın (tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde) 331.522,39 TL’sinden sorumlu olduğuna, 4-Dava tarihinden sonra ipotekli taşınmaz satışından dolayı 07/05/2021 tarihinde tahsil edilen 168.858,50 TL'nin davalı ... yönünden infaz sırasında İcra Müdürlüğü tarafından nazara alınmasına, 5-Davacı tarafın çek bedellerinin depo edilmesine yönelik talebinin davalı ... yönünden reddine, 6-Davacı tarafın çek bedellerinin depo edilmesine yönelik talebinin davalı ... Metal şirketi yönünden kabulü ile 6.090,00 TL çek bedelinin davalı tarafından depo edilmesine, 7-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 106.464,53 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine (davalı ... şirketinin bu tutarın tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde 66.304,47 TL’sinde sorumlu olduğuna) 8-Davalı ... Bankası AŞ harçtan muaf olduğundan dava açılırken alınması gereken harçların alınmadığı anlaşılmakla, alınması gereken 36.308,29 TL karar harcı ile 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 36.367,59 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (davalı ... şirketinin bu tutarın (tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde) 22.547,90 TL’sinde sorumlu olduğuna) 9- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu posta ve tebligat gideri 84 TL, bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.584,00 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.354,93 TL'nin -davalı ... Metal Şirketinin sorumluluğu 1266,29 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 229,07 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 83.848,40 TL avukatlık ücretinin -davalı ... Metal Şirketinin sorumluluğu 53.043,58 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 12-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 190,89 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına; dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.129,11 TL'sinin -davalı ... Metal Şirketinin sorumluluğu 1055,24 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan dan alınarak Hazineye irat kaydına, 13-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, 14-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı tarafından harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 76,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.