Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1671

Karar No

2025/136

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1671
KARAR NO: 2025/136
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/05/2021
NUMARASI: 2019/548 Esas - 2021/506 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin son 7 yıldır genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, davalıların şirketi istedikleri gibi yönettiklerini, son 7 yıldır kar payı dağıtılmadığını, şirketin fabrika binasının Bahçelievler Yenibosna ... parselde kayıtlı olduğunu, şirketin hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, sadece sahip olduğu taşınmazlardan kira gelirlerinin bulunduğunu, gayrimenkulün 2016 yılında aylık en az 200.000 TL kira geliri olması gerekmekte iken 15.675,00 TL kira geliri elde edildiğini, 2016 yılında 188.101 TL kira geliri olmasına rağmen 435.319,12 TL genel yönetim gideri bulunduğunu, bunun kötü yönetimin göstergesi olduğunu, şirket yöneticilerinin gerekmediği halde kardeş şirketlerin 30 milyon TL kredi borçları için kefiy olarak tek varlıkları olan gayrimenkullerini ipotek olarak verdiklerini, bu kefalet işlemi ile şirketin mali değerini yok ettiklerini, davanın 01/04/2016 tarihinden itibaren kötü yönetim sebebiyle oluşan zararlara ilişkin olduğunu belirterek davanın kabulü ile verilen zararların, sorumluların tespitine, zararların tahsiline, şirkete ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının eşinin 2008 yılına kadar şirket ortağı ve imza yetkilisi olduğunu, davacının eşinin verdiği zararlar nedeniyle şirketten uzaklaştırılmasını hazmedemedikleri için iddiaları ileri sürdüklerini, davacı ve eşinin Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/395, 2016/394, 2016/361, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/400, Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/322, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/341 esas sayılı dosyaları üzerinden açtığı davaların derdest olduğunu, celbini talep ettiklerini, alınan raporlarda şirketlerin kötü yönetilmediğinin tespit edildiğini, müvekkili ...’nın şirket yetkilisi olmadığını, bu davalı yönünden davanın husumet yönünden reddini gerektiğini belirterek davalılar hakkındaki davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin 2009 yılında zarar, 2010 yılında 137.111,85 TL kar, 2011-2017 yılları arasında zarar raporladığı, 2010 yılı karını önceki dönem zararlarına mahsup ederek zarar kaynaklı 2009-2017 yılları arasında kar payı dağıtmadığı, şirketin 2011-2018 yılı döneminde faaliyet giderlerinin genel yönetim giderleri kaleminde oluştuğu ve elde edilen gelirin ortalama % 100 üzerinde oluşan gider seviyesi sebebi ile bu dönemlerde zarar raporladığı, en yüksek faaliyet zararına 2016-2017 yılında ulaştığı, şirketin 2011 yılından itibaren gayrimenkulün kiralanması yolu ile gelir elde ettiği, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/394 esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda, gayrimenkullerin kiralama bedellerinin rayiçlerin altında olmadığı, kira geliri nedeniyle şirketin zarara uğratılmadığının tespit edildiği, 2016 yılından 2017 yılına kira gelirlerinin % 5, 2017 yılından 2018 yılına % 22 ve 2018 yılından 2019 yılına artış oranının 3 katı olduğu, kira artış gelirlerinin sadece 2016 yılında Tefe ve Üfe artış oranları ortalamasının % 1 altında, diğer yılların ise ortalamanın üzerinde gerçekleştiğinin tespit edildiği, şirkette karlılığı etkileyen en önemli unsurun faaliyet giderleri olduğu, 2016 yılından itibaren genel yönetim giderlerinin azaltıldığı, şirketin sermayesi 500.000 TL olup, öz sermayesini tamamen kaybettiği. İncelenen yıllarda borca batık olduğu, yıllar itibariyle borca batıklığın artıp 2016 yılında en yüksek seviyesine ulaştığı, şirketin incelenen dönemler itibariyle 2011 yılından itibaren iştigal konusunu faaliyetlerine son verdiği, yalnız kiralama gelirleri ve bina ortak katılım paylarının faturalandırılması yolu ile gelir elde ettiği, elde ettiği gelirin şirketin faaliyetlerini karşılamadığı, grup içi şirketlere borçlandığı, 2017 yılından itibaren personel giderlerinin azaltılıp, kira gelirleri arttırılarak 2019 yılında kar elde etme noktasına ulaşıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin dava tarihi olan 2016 yılından çok öncesinde 2005-2008 yılları arasındaki dönemde ve 2009-2016 yılları arasındaki dönemde finansal olarak sıkıntılı durumda olduğu, şirketin 2008 yılında faaliyetini zararla sonuçlandırarak faaliyet dönemi sonunda borca batık duruma geldiği, 2008 yılından sonra da finansal açıdan sıkıntılı durumun devam ettiği, davalı şirketin mevcut durumunun davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu dönemden öncesine dayandığı, davalılara söz konusu zarar nedeniyle atfedilebilecek kusurun tespit edilemediği, şirket zarar etmiş olmakla birlikte söz konusu zararın davalıların kanuna veya esas sözleşmeye aykırı davranışlarından ve kusurlarından kaynaklanmadığı, dolayısıyla davalılara sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla açılan davanın sübut bulmadığından reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama sırasında davasını ispat edecek gerekli delillerin toplanmadığını, şirketin tapu kayıtlarındaki takyidatlar ve sebepleri ile dava konusu şirkete ait taşınmazın getirebileceği kira gelirinin tespiti ile emlak beyan değerine göre asgari kira vergi matrahı tespit edilmediğini, yetersiz, eksik, kendi içinde çelişkili ve maddi hatalarla dolu bilirkişilerin raporlarına itibar edilerek karar verildiğini, yeni bilirkişi isteğinin gerekçesiz ret edildiğini, karara mesnet teşkil eden eksik ve taraflı Bilirkişiler raporlarında sadece kira geliri olan taşınmaz için gelire yakın gider fazlalığı ile haksız ve gereksiz verilen kefalet ve ipoteklerin nasıl olurda şirketin iyi yönetildiği sonucuna varıldığının taraflarınca anlaşılamadığını, bilirkişilerin teknik verilerinin birçoğunun doğru olmasına rağmen analizleri ve sonuçlarının tamamen yanlış olduğunu, kendilerinden istenilen şirketi faaliyetleri dışında gereksiz borç altına sokulması ve tek varlıkları olan taşınmazları ipotek vermelerini ısrarla açıklamamaları tarafgirliklerini gösterdiğini, mahkemece hatalı, eksik bilirkişi raporlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, 12.500 m2 kapalı işyeri olan bir mülkün kira geliri ile giderinin neredeyse aynı olması, kira geliri dağıtılmaması, başkasının borcu için taşınmazın ipotek verilmesinin istismar sayılacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı yöneticilerin şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları noktasındadır.Dava dışı ... ile ilgili olarak 29/09/2015 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 15/09/2015 tarihli genel kurul kararı ile davalılar 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş, 17/09/2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 05/09/2018 tarihli genel kurul kararı ile davalılar tekrar 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir.Davacı tarafça, 15/04/2016 tarihinde dava tarihine kadar olan dönemde dava dışı şirketin davalılar tarafından kötü yönetildiği, sahip olduğu taşınmazların düşük bedelle kiraya verildiği, genel yönetim giderlerinin yüksek olduğu, gerekmediği halde şirket taşınmasının ipotek verildiği, şirketin zarara uğratıldığı ve bu zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar(TTK m. 369/1) Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevleri kapsar. Ancak, yönetim kurulu üyesinin özen yükümlülüğünün, kurulda kendisine tanınan yetki ile sınırlı olduğuna şüphe yoktur. Bunun yanı sıra yönetim kurulunun sorumluluğu kusura dayanan bir sorumluluktur. Ayrıca, yönetim kurulu üyesinin sorumlu tutulabilmesi için kusurlu hareketin o üyeye izafe edilmesi de gereklidir. Yönetim kurulu üyelerinin şirket nam ve hesabına yapmış oldukları işlem ve sözleşmeler nedeniyle sorumlu tutulabilmeleri, ancak kendilerine kusurlu bir eylemin yüklenmesi durumunda mümkündür.Ancak, “yönetim kusuru” açık bir sorumluluk hâli olarak düzenlenmemiştir. Bunun gibi, mahkemenin yerindelik incelemesi yapıp bu yaklaşımla sorumluluğa varması, hükmümüzde yer alan “kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümler” somutlaşması karşısında güçtür; meğerki her iki hâl de özen yükümüne aykırılık olarak kabul edilsin (TTK m. 553 gerekçesinden).İlk derece mahkemesince alınan kök ve ek raporda, taşınmaz kira bedellerinin rayice uygun olduğu, şirketin 2016-2019 yılları arası faaliyet giderlerinin özellikle işçi ücret ve giderleri, bina ortak giderleri, mahkeme giderleri ve bina vergisi ile sigorta giderlerinden oluştuğu, 2016 yılında itibaren genel yönetim giderlerinin azaltıldığı, özellikle işçi ücret ve giderleri kaleminin yıllar içerisinde azaldığı, 31/12/2016 tarihinde 132.990,96 TL iken 31/12/2019 tarihinde 4.797,79 TL olarak gerçekleştiği ifade edilmiştir. Ancak bilirkişiler tarafından söz konusu giderlerin dava dışı şirket bakımından gerekli olup olmadığı, bu bağlamda davalı yöneticilerin özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadıkları değerlendirilmemiştir. Bu haliyle bilirkişi kök ve ek raporu karar vermeye elverişli değildir. Bunun yanı sıra davacı tarafından 24/05/2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan özel raporda şirket giderlerinin gelirlerden iki kat fazla olmasının olağan ticari faaliyete uygun olmadığı yönündeki tespiti üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu halde, ilk derece mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim