Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1667
2025/140
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1667
KARAR NO: 2025/140
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2021
NUMARASI: 2020/548 Esas - 2021/472 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi davalı ...'un müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 11/07/2019 tarihinde kat edilerek borçlulara Kadıköy ... Noterliği'nin 11/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile toplam1.284.922,56-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kredi, müvekkilinin sahip olduğu şirketler olan... A.Ş. ve ... Cih.Tic.A.Ş. tarafından kullanıldığını, ancak söz konusu şirketler ekonomik kriz nedeni ile konkordato yoluna başvurduğu ve dava açmak zorunda kaldığını, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/542 E. Sayılı konkordato davası halen derdest olup şirketler acısından 1 yıllık mühlet verildiğini, konkordato davası nedeni ile şirketlere icra takibi yapamayan davalı müvekkilinin kefil olduğundan müvekkile karşı icra takibi başlattığını, müvekkili şahıs olarak kullanılan ticari krediye kefil olduğunu, müvekkilinin kefil olması nedeni ile taraf sıfatı olmadığını, ayrıca davalının eşinin kefalet için eş rızası olmadığını, davalının eşinin davacı tarafından kefil olurken yazılı rızası alınmadığını, bu nedenle müvekkilinin kefaleti geçerli olmadığını, davanın usul bakımından sıfat yokluğundan dolayı da reddine karar verilmesini, davalı tarafından uygulanan faiz miktarına itiraz ettiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ...Anonim Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için müteselsil kefil olan davalı hakkında icra takibi yapıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalı olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan sorumlu olduğu sabit olduğundan ve davalı tarafça asıl borçlu şirket hakkında konkordato sürecinin devam ettiğine yönelik itirazının takibe itiraz halinde itirazın iptali davasının görülmesine engel teşkil etmemesi ve davalı kefilin eş rızasının alınmadığı yönelik itirazının ise kefil olan davalının aynı zamanda şirket ortağı/yetkilisi olması nedeniyle kefalette eş rızası gerekmediğinden dolayı haksız olduğundan, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 1.066.255,95-TL asıl alacak, 207.534,87-TL işlemiş faiz, 10.376,74-TL BSMV ile 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.284.922,56-TL alacaklı olduğu sabit olduğundan, davacı tarafın başlattığı İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında; borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden devamına, ayrıca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (1.066.255,95-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatının likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Yargıtay uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda ve alacağın likit ve belirlenebilir olduğu dikkate alındığında icra inkar tazminatının asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak üzerinden hesaplanması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, icra inkar tazminatının asıl alacak ve işlemmiş faiz toplamına göre hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "genel kredi sözleşmeleri, ihtarname" sebebine dayalı olarak toplam 1.284.922,56 TL alacağın tahsili istemiyle 19/03/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/2. maddesi, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; (...); diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Anılan maddesin 5. fıkrasında ise, bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağı düzenlenmiştir. İcra inkar tazminatının hesabında esas alınacak meblağ yönünden, İİK'nın 67/5 maddesini ihdas eden 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanuna ilişkin Adalet Komisyonu raporunda aynen; "Komisyonumuz tarafından, Alt Komisyon tarafından yüzde yirmi olarak belirlenen tazminat oranı kabul görmüş ancak Alt Komisyon metninin 10’uncu maddesinde verilen bir önergeyle, 2004 sayılı Kanunun 67’nci maddesine 2004 sayılı Kanunda öngörülen inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağına ilişkin bir fıkra eklenerek Alt Komisyon metninde değişikliğe gidilmiştir.Fıkra, icra hukukunun genel hükmü niteliğindedir. İleride gerçekleşebilecek kapsamlı bir reformda, sistematiğe uygun yeri farklı olabilecektir. Bu Kanunda öngörülen ve önerilen fıkrada belirtilen tazminatların tespit ve tertibinde, takip talebinde yahut davada yer alan alacakların nitelikleri (sözgelimi asıl alacak-feri alacak/faiz; cezai şart ve benzeri ayırımlar) gözetilerek farklı bir uygulamaya gidilemez; alacak kalemlerinden asıl alacağın dışında kalan kalemlere; faiz, cezai şart, gecikme zammı gibi haklara, cezai şart yürütülemeyeceği çözümüne ulaşılamaz. Böyle bir çözüm, bu Tasarıdan önce ve halen yürürlükte bulunan icra mevzuatımız ekseninde de savunulamaz. Çünkü bu yönde gerçek veya örtülü bir hukuk boşluğu yoktur. Takip ve dava talepleri, bu tazminatların tespit ve tertibi yönünden -kendisini oluşturan kalemler arasında ayırıma izin vermeyen- bir bütünlük oluşturur. Esasen aynı ilke (sonuç), dava ve takip talebi müesseselerinin normatif yapısında ve icra hukukunun genel amacında mevcuttur (İcra ve İflas Kanunu m. 58, 68, 72 ve diğ. HMK m. 26). Bundan başka, yürürlükteki yasanın hiçbir hükmü, bu tazminatların tertibi yönünden asıl alacak-faiz ve benzeri ayırıma imkan veren bir içerik taşımamaktadır. Getirilen düzenleme, tazminatların yöneldiği önleme ve koruma amacını pekiştirdikten başka, uygulamadaki kimi duraksamaları da giderme amacını taşımaktadır. Alt Komisyon metninin 10’uncu maddesi, çerçeve 10’uncu madde olarak Komisyonumuzca kabul edilmiştir." hususları ifade edilmiştir. Böylelikle icra inkar tazminatının asıl alacak üzerinden belirlenmesini öngören alt komisyon görüşüne de itibar edilmemiştir. Somut olayda, takip ve dava konusu edilen tutar aynı olup davanın 1.284.922,56 TL üzerinden tam kabulüne karar verilmiştir. O halde hükmolunan bu tutarın icra inkar tazminatında esas alınması gerekir. Hal böyle iken, ilk derece mahkemesince yalnızca asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatının belirlenmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince yalnızca asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatının belirlenmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı icra dosyasında; a) Borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden devamına, b) Kabulüne karar verilen alacağın (1.284.922,56 TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2- Davacı tarafça dava açılırken ve icraya yatırılan peşin harcın alınması gereken 87.773,06-TL harçtan mahsubu ile bakiye 65.829,79-TL karar harcının borçlu davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 15.518,66-TL peşin harç olmak üzere toplam 15.563,06-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 8 adet tebligat-posta gideri 49,00-TL, bilirkişi ücreti 1.000,00-TL olmak üzere toplam 1.049,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Davalı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 7- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 77.772,29-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, 9- İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 35,50 TL olmak üzere toplam 197,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.