Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1301
2025/145
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1301
KARAR NO:2025/145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/05/2021
NUMARASI:2019/258 Esas - 2021/449 Karar
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile Müvekkili Banka arasında ticari ilişki kurulup kredi kullandırıldığını bunu karşılığında davalı şirket ve müteselsil kefiller ... ve ... ile 21.12.2017 tarihli 10.000.000,00-TL'lik genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı Şirket ve davalı kefiller tarafından kredi ödemelerinin zamanında yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket ve kefillere ...Yevmiye nolu, 06.03.2019 tarihli İstanbul Üsküdar ... Noterliği tarafından gönderilen ihtarname ile hesapları kat edildiğini, noter tarafından gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz edilmediğini ve ihtarda verilen süreye rağmen borcun ödenmediğini, temerrüte düşen borçlular aleyhine ... sayılı dosyasıyla 453.447,35-TL (faiz ve vekalet ücreti masraflar hariç) alacakları için 21.03.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve borçluların vekili aracılığı ile takibe itiraz ettiklerini, icra dairesinin takibin geçici olarak durdurulmasına kara verdiğini ve takibin durduğunu, takibe itiraz edildiğine dair alacaklı vekili olarak taraflarına buna ilişkin tebligat gelmediğini, borçluların itirazının haksız olup, borçluların itirazlarında kötü niyetli olduklarını, davalılar vekilinin dilekçesinde faize de itiraz ettiğini, hem müvekkili banka hem de davalının tacir olup aralarında yer alan işin ticari olduğunu, tarafların hem sözleşmesel faizi hem de temerrüt faiz oranını sözleşme ile serbetçe kararlaştırma hakkına sahip olduklarını, davalılar vekilinin borca itirazını da kabul etmenin mümkün olmadığını, hesap hareketlerinden de görüleceği üzere son kredi kullanımından itibaren herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun yetki itirazının iptalini, takibin ... sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun borca itirazının iptalini, takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı bankanın dava dilekçesine konu beyanlarının haksız ve kötü niyetli olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından usulüne uygun olarak hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin muaccel olan hiçbir borcu bulunmamakla birlikte temerrütü düşürülmediklerinden işlemiş faizin de istenemeyeceğini, gönderilen ihtarnamede davalıların hangi tarihli kredi sözleşmesine ilişkin olarak hangi hesabının kat edildiği ve hangi hesabının ne kadar ana para borcu, ne kadar faiz borcu olduğu, kefil sıfatı ile kimlerin hangi sebeple ne kadar sorumluluğu bulunduğu iddialarının belirsiz kaldığını, davacı tarafından usulsüz olarak gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz edilmiş olduğundan borç muaccel hale gelmediğini dolayısıyla temerrüt şartlarınında oluşmadığını, davacı tarafın asıl alacağa fahiş oranlarda temerrüt faiz işletmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkillerinin davacıya hiçbir suretle borçlarının bulunmadığını, davacı tarafın hukuken yersiz ve dayanaksız iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm bu gerekçelerle ...'nin 2.7.1.. Maddesindeki temerrüt faizine ilişkin Bankanın ...'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına yüzde yüzünün (%50) ilavesiyle bulunacak oran düzenlemesinin TTK 8. Maddesindeki izin kapsamında kalmadığı, sözleşmedeki bu şartın kişilik haklarına ve ahlaka aykırılık teşkil ederek, Borçlar Kanunun 27 ve Anayasanın 12. Maddesini ihlal ettiği anlaşılmış ve kesin hükümsüz olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı ilamından farklı olarak temerrüt faizi oranı bu durumda "Bankanın ...'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranı" baz alınarak belirlenmesine ilişkin sözleşme maddesi hükümsüz olmakla yine bu sözleşme maddesi kısmen geçerli kabul edilerek veya tevil edilerek fiilen uygulanan faizin % 100 fazlası olarak kabul edilmemiş, ...'deki, sözleşmesel temerrüt faizi maddesi hükümsüz sayıldığından akdi faiz oranı avans faizi oranının üstünde de kaldığından 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince akdi faiz oranı işleyecek temerrüt faizi oranı olarak kabul edilmiştir. Davalı/kefillerin, Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin sorumluluğunu düzenleyen çek kredisi ile ilgili depo yükümlülüğüne ilişkin açık bir düzenlemenin bulunması nedeni ile davalılardan kefillerin de depo sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasındaki itirazlarının; 353.893,11 TL Spot Kredi Hesabı asıl alacak, 2.730,38 TL işlemiş temerrüt faizi 57.590,19 TL KMH Kredisi asıl alacağı, toplamda 414.213,68 TL üzerinden itirazın iptaline, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Borçlar kanununa göre sözleşme serbestisi prensibi geçerli olup, tarafların faiz oranını aralarındaki sözleşme ile serbestçe kararlaştırabileceğini, aynı şekilde Ticaret Kanununda Borçlar kanununa paralel bir düzenleme ile ticari işlerde faiz oranı serbestçe kararlaştırılır denildiğini, hem davacı hem davalının tacir olup aralarında yer alan işin ticari olduğunu, tarafların hem sözleşmesel faizi hemde temerrüt faiz oranını sözleşme ile serbetçe kararlaştırma hakkına sahip olduğunu, kaldı ki taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği,"2.7. Maddesi gereğince temerrüt halinde en yüksek cari faiz oranına bu oranın %50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi, b.s.m.v ödeneceği kabul edilmiştir"denildiğini, temerrüt tarihinde en yüksek yıllık kredi faiz oranı %60 olup bu oranın %50’sinin ilavesi suretiyle temerrrüt faiz oranı %90 talep edildiğini, yani talep edilen faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu, taraflar arasında sözleşme ile belirlenen bir faiz oranı olup kalep edilen faiz oranının kanuni olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden faiz oranın geçerliliğine ilişkin beyanları destekler nitelikli yargıtay kararları mevut olup taraflar arasında bir ticari ilişki kurulmuş, genel kredi sözleşmesi gereği ticari işlere uygulanan faiz oranı talep edildiğini, davalılardan aynı zamanda ticari KMH borç miktarı devam etmekte ancak mahkemece bu kredi alacağına 0 FAİZ uygulandığını, faiz işletilmediğini, sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranın geçerli olduğu anlaşılmakla, 3095 sayılı kanun hükümlerinin geçerliliğinin kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında kurulan ... hükümleri uyarınca faiz oranı uygulanmakta olduğunu, hatalı hesaplama yapıldığı beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uygulanacak temerrüt faizi noktasındadır.Davacı banka ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 12/12/2017 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalılar ... ve ... bu sözleşmeye 21/12/2017 tarihinde 10.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur.Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhataplarına çekilen Üsküdar ... Noterliğinin 06/03/2019 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı takip borçluları hakkında, ... sayılı takip dosyasında, toplam 424.303,85 TL nakdi alacağın tahsili, 28.420,00 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi istemiyle 20/03/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Genel kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesi, müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür TL krediler ve hesaplar için bankanın ... Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler, şeklindedir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, ... Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca ... Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce ... Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesinde, ...Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeneceği düzenlenmiştir. Ayrıca davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %60 olarak Merkez Bankasına bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ticari nitelikte kredi sözleşmedir.Taraflar arasındaki faize ilişkin sözleşme hükümleri geçerlidir. TBK'nın 88 ve 120. maddelerinde getirilen sınırlamaların ticari mahiyetteki kredi sözleşmelerinde uygulanma imkanı yoktur. Mahkemece taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin akdi ve temerrüt faizine ilişkin hükümleri değerlendirilerek bankanın aynı dönem için aynı tür kredilere uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının, banka kayıtlarının yerinde incelemesi suretiyle bilirkişice tespit edilerek buna göre akdi ve temerrüt faiz oranlarına göre hesaplama yapılması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.04.2021 Tarih ve 2020/3986 E. - 2021/4095 K. Sayılı kararı).Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın ... Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın ... Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının ... Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değildir.Bu halde, temerrüt faizinin tespitinde davacı bankanın ... Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı yerine dava konusu genel kredi sözleşmesindeki (fiili) akdi faiz oranının esas alınması gerekir. Bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesindeki akdi faizin %25,25 olduğu tespit edilmiş olup, bunun %50 fazlası %37,87'dir. Buna göre, ... hesabıyla rotatif kredi yönünden işlemiş faiz 4.095,03 TL'dir.Davacı tarafça, KMH kredisi yönünden işlemiş faiz talebi bulunmasına rağmen faiz işletilmediği iddia edilmiştir. Davalının 12/03/2019 tarihinde KMH kredine ilişkin yaptığı 34.600,00 TL ödeme öncelikle faiz ve masraflara mahsubu gerekmektedir. Bilirkişi tarafından da temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında işleyen temerrüt faizi ve bunun BSMV'si düşüldükten sonra ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki temerrüt faizi 387,01 TL olarak hesaplanmıştır. Bunun BSMV'si ise 19,35 TL'dir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince rotatif kredi yönünden temerrüt faizinin usulünce tespit edilmemesi, KMH kredisi yönünden ise ödeme tarihinden sonra işlemiş faiz ve BSMV'sinin hüküm altına alınmaması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince rotatif kredi yönünden temerrüt faizinin usulünce tespit edilmeden karar verilmesi ve KMH kredisi yönünden ödeme tarihinden sonra işlemiş faiz ve BSMV'sinin hüküm altına alınmaması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,2-Davalı-takip borçlularının, ... sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazlarının;-Ticari(rotatif) kredi yönünden 353.893,11 TL asıl alacak ve 4.095,03 TL işlemiş faiz yönünden,-KMH kredisi yönünden 57.590,19 TL asıl alacak, 387,01 TL işlemiş faiz ve bu faizin %5 BSMV'si 19,35 TL yönünden,İPTALİNE, -kabulüne karar verilen ticari(rotatif) krediye ilişkin 353.893,11 TL alacağa takip tarihinden itibaren %37,87 oranında faiz ve işleyecek bu faize %5 oranında BSMV uygulanmasına, -kabulüne karar verilen KMH kredisine ilişkin 57.590,19 TL alacağa takip tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren %30,24 oranını geçmemek kaydıyla ... tarafından açıklanacak değişen oranlardaki faiz ve işleyecek bu faize %5 oranında BSMV uygulanmasına, Depo talebine itirazın ise, 4.060 TL'nin davalıları tarafından tahsili ile faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmek suretiyle ödenmesine şeklinde iptaline,3-Kabulüne karar verilen 415.984,69 TL nakdi alacağın %20'si olan 83.196,93 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Dava tarihinden sonra 05/06/2019 tarihinde yapılan 55.698,00 TL ödemenin icra müdürlüğünce infazda nazara alınmasına,5-Başlangıçta peşin olarak alınan 7.743,75 TL harcın, icra harcı 2.121,52 TL ile birlikte alınması gerekli olan 28.415,91 TL harçtan mahsubu ile bakiye 18.550,64 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 178,00 TL, bilirkişi ücreti 1.300,00 TL olmak üzere toplam 1.522,40 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.410,25 TL yargılama masrafına, peşin harç 7.743,75 TL, icra harcı 2.121,52 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 11.275,52 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 112,15 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 66.397,70 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.042,66 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 46,38 TL olmak üzere toplam 208,48 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.