Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1279

Karar No

2025/131

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1279
KARAR NO: 2025/131
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/01/2021
NUMARASI: 2017/1415 Esas - 2021/113 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
BİRLEŞEN DAVA İST. AND. 3 ATM 2017/1416 E., 2019/503 K. SAYILI DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen dosya davalıları vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DAVADA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ülkemizde yaşanan hain FETÖ darbe girişimi kapsamında İstanbul Anadolu 1 .Sulh Ceza Hakimliğinin 21.10.2016 tarih ve 2016/4512 D.iş sayılı kararı ile kayyum atandığı, şirket yönetim yetkilerinin TMSF'ye devrine karar verildiği, bu nedenle davacı şirket yönetiminin TMSF tarafından atanan kayyum heyeti eliyle ifa edilmekte olduğu, davalının davacı şirketin eski ortağı olup, davacı şirketten borç para aldığı, bu itibarla davacı şirketin davalıdan 861.587,94 TL mizan alacağı ve 64.920,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 926.508,00 TL tutarında alacağı bulunduğu, davalının borcunu ödemediği, bunun üzerine davalıya karşı 08.05.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve faizlerine itirazda bulunduğu, takibin durduğu, davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının haksız ve kötü niyetli borca ve faize İtirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirket ile birlikte diğer aile şirketleri olan ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin de ortaklarından olduğu, sözkonusu şirketlerin aile şirketi olduğu, tek bir elden yönetildiğini, davalı ve aile fertlerinden olan diğer ortakların sözkonusu şirketlerin o anki iş durumuna göre nakit ihtiyacı hasıl olduğunda kredi kullanmak yerine kendi şahsi sermayelerini birikimlerini şirkete aktarma yöntemiyle şirketin o anki nakit sıkıntısını giderme yoluna gitme yolunu benimsedikleri, söz konusu şirketleri vergi, sigorta gibi devlet kurumlarına ya da özel sektöre vadesi gelmiş hiçbir borcunun bulunmadığı, davalının sözkonusu aile şirketlerine 4.000.000,00TL'den fazla şahsi mal varlığından ödeme yaptığı, yani davalının sözkonusu şirketlere borçlu değil alacaklı olduğu, sözkonusu şirketeler kayyum atandığından muhasebe kaydı olarak hangi şirketten ne kadar alacağı olduğunu bilmediği, bu 3 aile şirketinin kayıtları incelendiğinde davalının borçlu değil alacaklı olduğunun tespit edileceği, yapılacak bilirkişi incelemesinde davalının davacı şirkete borçlu gözükmesi durumunda, alacağı olduğu diğer aile şirketindeki alacaklarından takas mahsup edilmesini talep ettiklerini belirterek yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu davacı şirkete davalının borçlu olduğu ortaya çıkarsa, alacağı olduğu diğer aile şirketindeki alacağından borcun takas ve mahsubuna, borcun olup olmadığı incelemeyi gerektiren bir husus olduğundan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA: Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, müvekkili şirketin davalı borçludan alacağı olduğunu, borçlunun bu borcu ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu şirkete borçlu değil, alacaklı olduğunu, defterler incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Alınan bilirkişi raporu mahkememizce denetlenerek usul ve yasaya uygun görülmüş, hükme esas alınmıştır. Davacı şirket kayıtlarına göre şirket hesabından/ kasasından alınan nakit paraların ne amaçla alındığı, ne şekilde kullanıldığı belli değildir. Davalılar vekilinin, diğer aile şirketlerinin defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiği, müvekkillerinin diğer şirketlerin ihtiyaçları için para çektikleri, sonuçta tüm şirketlerin mali yapısının tek elden yürütüldüğünü ileri sürmüşse de bir günde yüksek tutarlı virman işlemlerinin diğer şirket için yapıldığını gösterecek bir belge, delil de sunulmamış, soyut beyanda kalmıştır. Kaldı ki tüzel kişilerin bağımsızlığı prensibi gereği davalıların davacı şirkete verdikleri zararı karşılamaları gerektiği de açıktır. Bu sebeplerle hem asıl davanın hem de birleşen davanın kabulüne, b-)Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalıların eylemi haksız fiil niteliğinde olduğundan, zarar sorumlusu ihtar veya ihbara gerek olmadan haksız fiil sorumlusu temerrüde düşeceğinden, işlemiş faiz talebinin de kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen dosya davalıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... ile ...'un ortağı oldukları her üç şirketin de hesapları incelendiğinde davalıların alacağı ve varsa borcunun ortaya çıkacağını, bu nedenle ortağı olduğu davacı ... Ltd.Şti. ile birlikte ... San. ve Tic. AŞ ve ... San. Tic. AŞ.'nin de defter kayıtlarının istenmesini ve her üç şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmasını talep etmelerine rağmen inceleme yapılmadığını, davalıların aile şirketlerinden dava konusu borçtan daha fazla alacakları bulunduğundan açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini, keza davacı şirketin muhasebe kaydı olarak alacağı göründüğü taktirde BK uyarınca takas mahsup yapılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, anonim şirketin ortaklarından olan alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıların davacı şirkete nakit sağlayıp sağlamadığı ve diğer şirketlerin ticari kayıtlarının incelenmesinin gerekip gerekmediği ve varsa davalıların diğer şirketlerden olan alacağının davacı şirket alacağı bakımından takasa konu olup olmayacağı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ... hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "mizan alacağı" sebebine dayalı olarak 861.587,94 TL asıl alacağın 64.920,06 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 08/05/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Yine davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ... hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "mizan alacağı" sebebine dayalı olarak 955.581,44 TL asıl alacağın 72.002,41 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 08/05/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen dava açılmıştır. Davacı şirketin, 02/10/2000 tarihli genel kurul kararı ile, ..., ... ve ... 20 yıllığına müdür olarak seçilmiştir. Daha sonra davacı şirkete İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/08/2016 tarih ve 2016/3802 Değişik İş sayılı dosyasında verilen karar ile kayyım atanmıştır. Davacı şirkete kayyım atanıncaya kadar asıl ve birleşen dosya davalılarının müdürlük sıfatının devam ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan kök ve ek rapora göre, asıl davada davalı ...'tan olan alacak esasen 10/08/2016 tarihinde ticari defterlere kaydedilen 950.000,00 TL virman kaydından; birleşen davada davalı ...'tan olan alacak ise esasen 10/08/2016 tarihinde ticari defterlere kaydedilen 950.000,00 TL virman kaydı ve aynı tarihte yapılan 58.116,95 TL ... USD Hes. Düzeltme işleminden kaynaklanmaktadır. Anılan tarihte davalılar halen şirketin müdürü olduğundan kendi aleyhlerine yaptıkları bu kayıtlardan dolayı şirkete karşı sorumludurlar. Davalılar, davacı şirketin nakit ihtiyacı olduğunda bunun şahsi sermayelerinden karşılandığını, aslında şirkete borçlu değil, şirketten alacaklı olduklarını ileri sürmüş iseler de, dosya içerisinde ticari defterlerdeki kayıtların aksini ispata yarar bir delil bulunmadığından söz konusu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir.Ayrıca davalılarca, davacı şirketin aile şirketi olduğu ve davalıların ortağı oldukları diğer aile şirketlerinden olan alacağın davacı alacağından takas mahsubunun yapılması gerektiği savunulmuştur. Ancak, davacı şirket alacağının davalı tarafın iddia ettiği dava dışı diğer şirketlerden olan alacaklarının takas ve mahsubu mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen dosya davalıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden; Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 16.686 TL harcın, alınması gerekli olan 63.289,76 TL harçtan mahsubu ile bakiye 46.603,76 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden; Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 16.686 TL harcın, alınması gerekli olan 70.194,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.508,25‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim