Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1224

Karar No

2025/156

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1224
KARAR NO:2025/156
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ:11/02/2021
NUMARASI:2018/427 Esas - 2021/99 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirketin yetkili acentesi aracılığı ile imzalamış 18.09.2015 tarihli taşıma sözleşmesi bulunduğu ve işbu sözleşme çerçevesinde davalı şirket tarafından taşıma hizmeti alındığı ve bu surette davacı şirket tarafından keşide edilmiş 03.03.2016 tarih ve ... nolu faturasına konu 173 adet ... tablet PC , 50 Adet ... Player ve 36 Adet ... Tablet dava konusu dışı ... A.Ş.'ye gönderilmiş, anılan bu malların gönderilmesi üzerine alıcının yerinde olmaması nedeniyle fatura konusu edilen mallar yetkili şubeye taşınmış olup, daha sonra kimliği ve kim olduğu ne davacı şirket nede davalı şirket tarafından tespit edilememiş şahsa imza karşılığı mallar teslim edilmiş fakat faturası teslim edilemediğinden fatura tutarı da tahsil edilememiş, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.4. maddesinde aynen "alıcı kimlik ibraz etmek kaydıyla kargoyu teslim alır. Kimlik ibraz etmediği durumlarda taşıyıcı kargoyu teslim etmeme hakkına sahiptir." Hükmü düzenlenmiş işbu madde hükmüne göre davalı şirketin alıcının gerçek kişi olması halinde kendisine ve ya vekiline alıcı tüzel kişi ise tüzel kişinin yetkilisine ve ya vekiline taşıma konusu malların teslim edilmesi gerektiği, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.06.2015 tarih ve 2014/207-2015/351 sayılı kararı ile mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı ... şirketinin davacı tarafından gönderilen gönderiyi gerçek alıcısına teslim etmekle borcundan kurtulmasının mümkün olduğu, her ne kadar davalı tarafça kargo paketi içeriğinin kargo şirketine davacı şirket tarafından beyan edilmediği iddia edilmişse de davalının kendi çalışanlarının yargılandığı ceza dosyasında paket içeriğinde cep telefonu bulunduğunu kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin 51.000,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verildiğini, ...Sayılı dosyasına haksız olarak edilen itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması ve Yargıtay'ın 2016 yılı tarihli güncel içtihat ve kararlan doğrultusunda %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine ... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasından davalı şirkete gönderilen ödeme emri davalı şirket tarafından 20.02.2018 tarihinde tebliğ alınmış olup borcun sebebi olarak 19.04.2016 vade tarihli maddi tazminat gösterildiği davalı şirket davacı ... Şti.'ne borcu olmaması sebebiyle ilgili icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek icra takibine itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından huzurdaki dava ikame edildiğini, hükmü havi olsa da davacı 03.03.2016 tarihinde yapılan bir kargo taşımasına ilişkin olarak 2018 yılında önce icra takibi başlattığını ve daha sonra dava açarak zaman aşımı sürelerinden oldukça sonra talep ettiği ortada olup bu sebeple davanın usûlden reddine karar verilmesini ve dava konusu kargonun taşınması layıkıyla yerine getirildiği ve bu hususta teslim formu davalı şirket kayıtlarında olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete içerisinde 173 adet ... tablet PC, 50 Adet ... Player ve 36 adet ... tablet bulunan kargo teslim edildiğini, davanın reddine davacı tarafın kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut olayda, taşımaya konu emtianın gerçek alıcısına değil, başka bir kişiye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda davalının, 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, sorumluluğu esastır. Davacı tarafından teslim edilen gönderilen ortaya konamadığından TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881.maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda, davalının TTK'nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının, taşınan kargoyu varma yerinde alıcı adresinde değil başka bir kimseye teslim ettiği bu durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği anlaşılmıştır. Ancak davalı tarafından davacının bir kısım mallarının kargo taşıma işinin gerçekleştirildiği sadece taşınan malların ne olduğu, davalıya taşıma için hangi emtianın teslim edildiği ispat edilemediğinden taşıyıcı davalının TTK Madde 882/1 maddesinde göre tazminat bedelinin hesaplanması gerektiği gözetilerek davalının sınırlı sorumluluk miktarının beher kilo başına 8,33 özel çekme bedelinin fatura tarihindeki SDR kuru ile çarpımı sonucu 3.758,97 TL olacağı bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Nihai olarak davacının, davalı adına keşide ettiği ihtarname gereğince davalının temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında işleyecek avans faiz tutarının 686,58 TL bulunduğu anlaşılmış ve bu tutarlar üzerinden takibin devamına,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şubenin açık bir şekilde ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği ve teslim alınan emtianın içeriğini bildiğinin kabul edildiği bir yargılama nezdinde sınırlı bir sorumluluk üzerinden takibin devamına karar verilmesi hukuk ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmadığını, sözleşme nezdinde taşıma konusu emtianın içeriğinin taşıma şirketi tarafından bilinmesi gerektiği açıkça kararlaştırılmış olup uzmanlık alanı bu olan bir şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü gözetildiğinde zaten bunu bilmesi gerektiğini, buna göre davalı tarafın salt olarak emtianın içeriğinin bilinmediği iddiası sorumluluktan kurtulma yolunu getirmemesi gerektiğini, zira sözleşme ve kanun kapsamında taşınan emtianın içeriğini bildiği ve bilmesi gerektiği kabul edilmiş olup bunun aksinin ispatının davalıda olduğunu, bunu ispat açısından ortaya hukuki bir ispat vasıtası koyulmadığını, mahkemece ispat külfetinin dahi kimde olduğu hatalı bir şekilde ortaya koyulduğunu, sorumluktan kurtulma yollarının ispat külfeti davalı tarafta ise emtiayı kime teslim ettiği ve emtianın içeriğini bilmediğini ispat külfeti de davalıda olduğunu, taraflarınca hangi emtiayı teslim ettiklerinin kayıtlarda açıkça ortada olup davalının neyi teslim ettiğini kayıtlarına almaması ve bunun içeriğini bilmemesinin kendi kusurlu davranışı olduğunu, kimsenin kendi kusurlu davranışlarından faydalanamayacağını, davalının davranışlarında ağır kusurlu olduğunun tespiti ile birlikte emtianın içeriğini kaydetmemiş olmalarından faydalanma sonucunu doğurmuş olan kararın hukuki temeli olmadığını, davalı şirketin teslim edilen malların taşıma sonrası davalı şirket tarafından kimliği bile ibraz edilmeyen tutanakta isminin ... olduğu yazan kişiye teslim edildiğini ancak teslim edilen ...'nın şirket çalışanı veya yetkilisi olmadığını, Aynı zamanda durumun TTK'nın 886 maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği tespit edildiğini, tacirler arasında imzalanmış olan sözleşme tarafların ticari ilişkisinin çerçevesini belirlemekle birlikte bu anlamda sözleşme kapsamında teslim alınan emtianın içeriğinin bilindiği kabul edilmiş olduğundan daha sonradan bu emtianın içeriğinin bilinmediği iddiası soyut ve mesnetsiz kaldığını, zira taraflar arasında ticari ilişkinin sınırları noktasında bu emtianın bilinir olduğu bilinmesi gerektiği kararlaştırıldığını, bunun aksi yönde iddiaların ispatının iddia eden üzerinde olduğunu, buna göre sevk irsaliyesinin taşıma şirketi tarafından teslim alındığı sözleşmenin ve yapılan işin gereği ve dolayısıyla taşınan emtiaların davalı tarafından içeriğinin bilindiği açık olduğundan davalı taşıyıcının toplam 37.700TL tutardan sorumlu olduğunu,İlk derece yargılaması nezdinde taşıma sözleşmesine esas oluşturan malların ilgili kişiye teslim edilmediği ve bu durumda ağır kusurlu olunduğu tespit edilmesine rağmen en düşük limitten karar verilmesinin hukuka aykırı sonuçlar doğurduğunu, davalının yurt çapında faaliyet gösteren bir taşıma şirketi olup ihmali hareketi ve ağır kusuru tespit edilmesine rağmen en alt bedelden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalının sözleşme ile taşıdığı malların içeriğini bilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, nitekim sözleşme kapsamında da bu emtianın içeriğini bildiği ve bilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, en düşük limitten verilmiş olan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından üzerine düşen edimlerin gerektiği gibi yerine getirildiğini, huzurdaki davada davalı şirketin sorumluluğu bulunmamakla davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalının sorumluluğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iddialarının kesin delil ile ispatı gerekmekte olup davacı yan iddiasını ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; gönderici, ürün teslimi sırasında gönderilerin cinsi, miktarı, niteliği gibi hususları tam ve doğru olarak bildirmekle yükümlü olduğunu, 4925 sayılı KTK'nun 8. maddesine göre; gönderici, gönderinin miktarı, cinsi, niteliği gibi hususlarda tam ve doğru bilgi vermek zorunda olduğunu ayrıca söz konusu kargo paketi içerisindeki emtianın ne olduğu ve ürünün ne şekilde kargoya verildiği hususu da net bir şekilde tespit edilemediğini, davacı ile dava dışı server gıda arasındaki ticari ilişki kapsamında oluşturulan faturanın taşıma ilişkisinde taşınan emtianın tür ve niteliği açısından delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, taşınan ürünlerin, bu faturalar belirtilen ürünler olduğu hususu salt davacının tek yanlı beyanı olup davacı tarafından kargo paketi içerisindeki emtianın ne olduğu ve ürünün ne şekilde kargoya verildiği hususunun ispat edilemediğini, davacı tarafından dava dışı ... Gıda adına düzenlenmiş faturalar yalnızca fatura tarafları arasında bir satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğuna ilişkin delil olabileceğini, zira bu iddia salt davacının tek taraflı beyanlarından ibaret olup, kargo içeriği kesin delil niteliği taşıyan herhangi bir belge ile tespit edilemediğini, yerel mahkeme ilamında da bu yönde gerekçeye yer verildiğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere; davacı tarafından talep edilen tutarın kabulünün mümkün olmadığına, davacı şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebilecek tutar gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu,
bilirkişi raporunda bu hesaplanmış olup sorumluluk tutarına faiz işletilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte davalı şirketin herhangi bir ağır kusurundan da bahsedilemeyeceğini, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından, icra inkar tazminatının reddi gerekirken kabul yönünde kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacı icra takibinde ve huzurdaki davayı ikame etmekte haksız ve kötü niyetli olup davacının dava konusu edilen tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı şirket TKK ve KTK gereğince üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirdiğini, bilirkişinin raporunda yer verdiği tespit ve değerlendirmelere katıldıklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, yurtiçi kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmemesi nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafından teslim alındıktan sonra gerçek alıcısına teslim edilmediği iddia olunan üründen dolayı davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, kargo içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Taraflar arasında, 27/08/2015 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı tarafça, alıcı ... A.Ş.'ye teslim edilmek üzere alınan kargo 04/03/2016 tarihinde teslim edilmiştir. Davalının kayıtlarında kargoyu teslim alan kişi ... olarak kayıtlıdır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "maddi tazminat" sebebine dayalı olarak 37.700,00 TL asıl alacağın 6.885,93 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 12/02/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Davacının gönderileri, sadece imza karşılığı teslim edilmiş, teslim edilen kişinin TC No'su ve kimlik bilgileri alınmamıştır. Ancak davalının kayıtlarına kargonun teslim edildiği kişinin ... olduğu işlenmiştir. Bu tespitin neye göre yapıldığına ilişkin ve teslim alan kişiyi teşhise yarar dosyada bir belge ya da kayıt bulunmamaktadır.Davalı, kargoyu alıcısına teslim ile yükümlü olup, kargonun teslim edildiği kişinin alıcının yetkilisi veya çalışanı olduğunu ispata yarar bir delil bulunmamaktadır. Buna göre kargoya konu emtianın taşıyıcı sorumluluğunda iken ziyaa uğradığının kabulü gerekir. Davacı ... tarafından, alıcı... A.Ş.'ye 03.03.2016 tarih ve... nolu faturaya konu ... tablet PC , 50 Adet ... Player ve 36 Adet ... Tablet satılmış ve buna ilişkin olarak 03/03/2016 tarih ve ...nolu sevk irsaliyesi tanzim edilmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca da, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında kargo içeriğinin davacının dava dışı alıcı ... A.Ş.'ye düzenlediği 03.03.2016 tarih ve ... nolu fatura içeriğiyle aynı olduğu anlaşılmaktadır.Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktur. Ancak, TTK'nın 886. maddesi uyarınca zarara, taşıyıcının, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı gerçek alıcısına teslim etmek için gerekli özeni göstermemiştir. Gerçek alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de kargonun teslim edildiği kişinin kimlik tespiti yapılmadan, alıcıyla ilişkisi tespit edilmeden bu aşamada teşhisi mümkün olmayan bir üçüncü kişiye kargonun teslim edilmesi karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlüdür. Taşınan eşyanın davalının pervasızca bir davranışıyla zıyaa uğramış olması nedeniyle TTK'nın 855/5. Maddesi uyarınca zamanaşımı 3 yıl olarak uygulanacak olup, eldeki davada icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle talep zamanaşımına uğramamıştır.TTK'nın 880/1. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Anılan maddesin 3. Fıkrasına göre ise, eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.Taşımaya konu emtianın alıcısına satıldığı ticari kayıtlarla ispatlanmıştır. Yani, emtia davacı tarafından satılmış ve alıcısına gönderilmek üzere davalı ...şirketine verilmiştir. Bu durumda, alıcıya kesilen fatura değerinin davacının zararı olarak kabulü gerekir. Davalının taşıma bedelinin ödenmediği yönünde bir iddiası bulunmadığından fatura bedelinden taşıma maliyetinin düşürülmesine de gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla davanın 37.700,00 TL ve 6.885,93 TL işlemiş faiz üzerinden kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak sınırlı sorumluluk esaslarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu tazminat alacağının belirlenebilmesi için yargılama yapılması gerektiğinden, kabul edilen tazminat alacağı belirlenebilir(likit) olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının davalı yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince sınırlı sorumluluk esaslarına göre karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı-takip borçlusunun,... sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının İPTALİNE, kabulüne karar verilen 37.700,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans faizi uygulanmasına,3-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Başlangıçta peşin olarak alınan 538,49 TL harcın icra harcı 222,93 TL ile birlikte alınması gerekli olan 3.045,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.284,24 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, peşin harç 538,49 TL, icra harcı 222,93 TL ile birlikte posta ve tebligat gideri 183,00 TL, bilirkişi ücreti 2.200,00 TL olmak üzere toplam 3.180,32 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 89,00-TL harcın, alınması gerekli olan 303,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye 214,67 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 12,00 TL olmak üzere toplam 174,1‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim