Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1217
2025/142
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1217
KARAR NO: 2025/142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/02/2021
NUMARASI: 2016/1268 Esas - 2021/90 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; avalının 09/05/2012 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkilinin bayiliğini yaptığını ancak sözleşmenin Beyoğlu ... Noterliğinin 07/11/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiğini, davalının ısrarlı talepleri sonucu 5 yıllık ikinci bir sözleşmenin 28/11/2013 tarihinde akdedildiğini ancak davalının LPG alımları incelendiğinde 2014 yılının ilk 3 ayında eskiye oranla düzenli LPG alımı yaptığını daha sonrasında ise alımlarında ciddi bir düşüş olduğunu ve 2015 yılı itibariyle de hiç LPG alımı yapmaması nedeniyle bayilik sözleşmesinin 3/f maddesi doğrultusunda 13/02/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, davacının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkiline ait 250 adet 2kg. - 339 adet 12 kg. 15 adet 24 kg. olmak üzere toplam 604 adet LPG tüpün mevcut olduğunu ve sözleşmenin feshinden itibaren 15 günlük süre içerisinde müvekkiline iade etmesi gerekirken teslim etmediğini, bayilik sözleşmesinin 25. Maddesine göre teslim edilmeyen tüpler için tüp başına imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkının doğduğunu, iade edilmeyen tüpler için tazminat talebi bilirkişi tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL - kâr mahrumiyeti olarak ileride arttırılmak üzere şimdilik 5.000,00-TL ve cezai şart olarak 18.372,67-TL olmak üzere şimdilik 24.372,67-TL nin fesih ihtarnamesinin tebliğinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 09/01/2020 tarihli dilekçesi ile, Kar mahrumiyetine ilişkin talebini 13.824,00-TL, iade edilmeyen tüplerden kaynaklanan tazminat talebini 25.132,00-TL, cezai şart talebini 16.110,00-TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı taraf 11/12/2013 tarihli sözleşmeyi feshettiği anlaşıldığından işbu sözleşmenin 19. Maddesinde, ...'ın yazılı hallerde sözleşmeyi derhal feshetme hakkı bulunan haller sayılmış olup bayinin satışında olağanüstü düşüşler meydana gelmesi, bayinin 30 gün süre ile ... A.Ş'den LPG almaması durumu bu haller içerisindedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalı bayiinin 2015 Ocak ayında hiç alım yapmadığı da tespit edilmiş olduğundan sözleşme maddesi gereği davacının bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacının feshinin haklı olması nedeniyle talep ettiği alacak kalemleri bakımından mahkememizce alınan birden fazla bilirkişi raporu bulunduğu, ilk alınan raporlarda incelemelerin eksik ve hatalı yapıldığı, hesaplamaların yanlış yapıldığı, istenilen hususların tam anlamıyla karşılar nitelikte rapor oluşturulmadığı, bu sebeple bilirkişi heyetine 1 sektör bilirkişisi daha eklenerek rapor hazırlanması istenmiş ve 09/12/2019 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen rapor diğer raporlardaki hatalar giderilmek suretiyle denetime açık şekilde düzenlenmiş ve usulüne uygun hesaplamalar ve teknik incelemeler yapıldığından mahkememizce hükme elverişli olduğu anlaşılmış, alınan diğer raporlara itibar edilmeyerek son alınan 09/12/2019 tarihli rapora mahkememizce itibar edilmiştir. Son alınan rapor uyarınca davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, davacı tarafın davalıdan cari hesaptan kaynaklı bir borcunun olmadığı, cezai şart talebi bakımından diğer bilirkişi raporlarındaki hesaplama hatasının neyden kaynaklandığı da belirtilerek, sözleşmenin 21/b maddesi uyarınca hesaplama yapılmış ve sözleşmenin fesih tarihinden önceki son bir yıldaki en yüksek alım ayının 2014 Mart ayı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından bu aydaki satış miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve davacı tarafın talep ettiği yöntemle hesaplama yapılarak 16.110,00 TL cezai şart talep hakkı bulunmuş, ancak sözleşmedeki 21/b maddesine uygun şekilde hesaplama ile bu miktarın 193.316,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 26. Maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, daha azına karar verebileceği düzenlemesi de dikkate alındığında; davacı tarafça 09/01/2020 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesindeki 18.372,67 TL yerine 16.110,00 TL olarak cezai şart bedeli talep ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği ve sözleşmenin 21/b maddesi uyarınca cezai şart alacağı talep edebileceği ve hesaplama neticesinde bu bedelin 16.110,00 TL olduğu dikkate alınarak mahkememizce davacının cezai şart talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacının iade edilmeyen tüpler bakımından tazminat talep etmiş olduğu anlaşılmakla; taraflar arasında akdedilen 11/03/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin 20/e maddesinde, sözleşmenin sona ermesine bağlı diğer tazminat ve cezai şart yükümlülüklerinden ayrı olarak iadesini geciktirdiği her tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki tüp imalat bedeli kadar cezai şart ödeyeceğini taahhüt edeceği yönündeki sözleşme maddesi mevcuttur. Dosyadaki depozito makbuzları da incelenerek bilirkişi tarafından yapılan tespitlerden tüplerin davalıya teslim edildiği ve tüp modelleri ile adetleri de belirlenerek yapılan hesaplama sonucu 25.132,45 TL bedelinde iade edilmeyen tüp nedeniyle tazminatı talep edilebileceği tespit edilmiştir. Davalı tarafından kendisinde bu tüplerin olmadığına ilişkin beyanlarda bulunmuş ise de depozitolu olarak verilen tüplerin davacıya iade edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi belge sunmadığından davalının tüpleri iade etmediği, tüplerin depozitolu olarak satıldığı ve depozito makbuzları da incelendiğinde davacının sözleşmenin 20/e maddesi kapsamında iade edilmeyen tüplerden dolayı 25.232,45-TL cezai şart alacağı bulunduğu anlaşılarak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı, işbu davasında kar mahrumiyeti de talep etmiştir. Kar kaybı zarar kalemi hukuken müsbet zarar kapsamında kalmaktadır. Taraflar arasındaki 11/12/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin 21/a maddesi uyarınca: "..., bayiden sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle maruz kalacağı zarar, ziyan ve sözleşme süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere, mahrum kalacağı kar karşılığı tazminat talep edebileceğini bayi peşinen kabul ve taahhüt eder " düzenlemesi olduğundan sözleşmede, açıkça kar mahrumiyeti isteneceğine dair bir düzenlemenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalı bayii ile sözleşmenin feshinden sonra başkaca bir bayii ile sözleşme yapılmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan son bilirkişi raporunda davacının kar mahrumiyeti talebine ilişkin inceleme yapılmış ve sözleşmesi feshedilen davalının bayiliğine en yakın satış noktası tespit edildiğinde iptal edilen bayiliğe 5 km mesafede olduğu, davacının bu bölgede yeni bir bayilik sözleşmesi yapmadığını belirtmiş olup, teknik olarak incelemede tüplü LPG piyasasının daraldığı, yeni bir bayilik anlaşması yapılmasa da firmanın 5 km mesafede yer alan mevcut bayiisi ile bölgedeki müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanabileceği, sözleşme başlangıç tarihi, bitiş tarihi, çalışılan süre vs. hususlar dikkate alınarak günlük kar kaybı bulunmuş ve kalan sürede kar kaybının 19.748,11-TL olarak hesaplandığını fakat sektördeki daralma ve satış kayıp oranları dikkate alınarak teknik inceleme ile hesaplamada %30 indirim oranı yapılması gerektiği kanaati bildirerek tutarın 13.823,67-TL olarak revize edilebileceği, 2 türlü hesaplama yapılarak nihai takdir mahkememize bırakılarak rapor hazırlanmıştır. Teknik yönden alınan rapor incelendiğinde tüplü LPG piyasasındaki daralma ve sözleşmesi feshedilen bayinin bulunduğu bölgenin 5 km mesafede başka bayinin bulunması, davacının İpragaz olması nedeniyle müşteri çevresinin olması, davacı vekilinin de ıslah dilekçesinde kar mahrumiyet talebini 19.748,11-TL üzerinden ıslah etmediği, 13.823,67-TL üzerinden ıslah ettiği anlaşılmakla, bayilik sözleşmesinin 21/a maddesi gereği davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, yapılan hesaplama sonucu 13.823,67-TL kar mahrumiyeti alacağı olduğu ve bunu davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından kar mahrumiyeti alacağının kabulüne karar verilmiştir. Belirtilen bu sebeplerle; davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak 16.110,00-TL cezai şart alacağı, 13.823,67-TL kâr mahrumiyeti alacağı, 25.232,45-TL iade edilmeyen tüp bedelleri alacağı olmak üzere toplam 55.066,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde alacaklarının fesih ihtarnamesinin tebliğinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte talep etmiş olsa da; Beyoğlu ... Noterliği'nin 13/02/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğine ilişkin dosyada tebliğ şerhinin bulunmadığı gibi ilgili ihtarname incelendiğinde; sözleşmenin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği ancak alacak kalemlerinin bedellerine ilişkin bir talep bulunmadığı, miktar yazmadığı dikkate alındığında fesih ihtarnamesinin tebliğinden itibaren değil, dava tarihinden itibaren davalının tacir olduğu gözetilerek ticari faize hükmedilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile 5 yıl süre ile yapılan bayilik sözleşmesinin fesih edildiğini, tekrar sözleşme yapıldığını, davacının ucuz tüp vermeye eşantiyon gibi şeylere yanaşmadığını ve bayiler arasında ayrım yaptığını, zarar etmesi nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığını, iş yerini 2019 tarihinde kapattığını, uzlaşmaya gittiğini ancak fahiş rakamlar talep edildiğini, şu anda herhangi bir faaliyet söz konusu olmadığından maddi açıdan çok yıprandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart, kar mahrumiyeti ve tüp bedelinin tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmenin feshinin haklı nadana dayalı olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Beyoğlu ... Noterliğinin 13/02/2015 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, taraflar arasındaki 11/12/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin feshedildiği ihbar ve ihtar edilmiştir.Davacı tarafça, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsiline, davalıda kalan tüplerin bedelinin tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince alına 09/12/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalının 2015 Ocak ayında hiç alım yapmadığı ve bu gerekçe ile bayilik sözleşmesinin 19/a maddesi gereğince Bayinin 30 gün süre ile ...'dan LPG almaması durumunda Davacı ...'ye fesih hakkı verdiği, davalının diğer ... bayilerine tanınan avantajlı fiyatlardan dolayı rekabet edemediğini aktarmış ve bu bayilerden kendi dağıtım firması olan ... A.Ş.'den daha uygun fiyata tüplü LPG alımı yaptığını belirtmiş olup İzmir'de faaliyet gösteren ... A.Ş. bayisi ... Petrol ve ...'dan alım yaptığını ve bu alımlardan ... A.Ş. satış temsilcisinin bilgisi olduğunu iddia etmiş ise de LPG Piyasası Mevzuatına göre; bir başka bayiye Tüplü LPG satışının yapılabilmesi için dağıtım şirketinin yazılı onayı gerektiği, ... A.Ş'nin bu bayilere davalıya satış hakkını yazılı olarak verdiğine dair dosyada bir bilgi bulunmadığı hususları belirtilmiştir. Buna göre, davalının Ocak 2015 döneminde 30 gün süreyle LPG alımı yapmaması nedeniyle davacı ...'nin sözleşmenin 19/a maddesi kapsamında bayilik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 940,40 TL harcın, alınması gerekli olan 3.761,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.821,15 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.