mahkeme 2020/1992 E. 2023/1559 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1992

Karar No

2023/1559

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1992
KARAR NO: 2023/1559
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2020
NUMARASI: 2018/930 Esas - 2020/407 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten kargo taşıma hizmeti aldığı ve bedelini ödemediği hususunun açık olduğunu, müvekkili şirket yurt çapında, kargo taşımacılığı yapan ve bu alanda haklı bir unvana sahip köklü bir kuruluş olduğunu, davalı da kargo taşımacılığı konusunda müvekkili şirketi tercih ettiğini ancak verilen hizmet karşılığında müvekkili şirketçe herhangi bir ödeme alınamadığını, söz konusu taşıma hizmetlerine ilişkin faturaların davalı tarafa e-fatura olarak gönderildiğini, davalı tarafın her ne kadar borcun ferilerine itiraz etmiş olsa da itiraza konu icra takibinde, ticari işlerdeki reeskont avans faizi istendiğini, davalı tarafın icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiğini ancak bu itirazında da haksız olduğunu, davalı ile müvekkili arasında yapılan taşıma sözleşmesinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili olduğu hususunda anlaşmaya varıldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmakla davalarının kabulü ile davalının yetki itirazının reddini, davalı-borçlunun İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve takibin devamını, davalının alacaklarının %20'ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetini,yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçludan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında takip konusu borcu doğuracak nitelikte ticari ilişki olmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdi ve cari hesap bakımından bir ilişki bulunmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir fatura tebliği yapılmadığını, ortada davacı taraf ile müvekkili şirketin yapmış olduğu yazılı bir sözleşme, hizmet talimatı veya mutabakat olmamasına rağmen davacı tarafın müvekkiline ticari ilişkinin tarafı olarak göstermeye çalıştığını, davacı yanın iddia ve beyanlarının asılsız olduğunu, davacı yanın müvekkili şirketle aralarında cari hesap ilişkisi olduğunu -yazılı cari hesap sözleşmesi- sunmak sureti ile ispat etmesi gerekmekte iken salt cari hesap ilişkisinin var olduğunu iddia etmek bu cari hesap alacağının doğduğunu ispata yetmediğini, TTK'nın emredici hükümleri gereği davacı tarafın müvekkili şirkete akdedilmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesini dosyaya sunması gerektiği ve ortada davacı ile müvekkili şirket tarafından yapılmış bir cari hesap sözleşmesi yok iken davacı tarafın bu cari hesap ilişkisine dayanarak kendine bir alacak yaratmasının hukuken mümkün olmamakla birlikte dava konusu bir borcun oluşmayacağının da en açık göstergesi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hukuki bir ilişki mevcut olmadığını, nitekim davacı taraf da ticari ilişkiye dair belgelerini dosyaya ibraz edememekte, bu sebeple iddiasını ispatlayamadığını, dava konusu borcun müvekkili tarafından ödendiği ve davacı taraf ile ticari ilişki bitirildiğini, davacının cari hesap içerisinde takip konusu gösterdiği faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediği, ticari defterlerinde yer almadığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında bu faturalara dayalı herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, bu bağlamda davacının müvekkili adına fatura düzenlemek suretiyle alacaklı olduğu iddiasının müvekkili açısından herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, açıklanan nedenlerle davacı tarafından ispat edilemeyen işbu haksız ve dayanaksız davanın reddini, haksız ve kötü niyetli davacının aleyhine %20'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava fatura alacağına dayalı takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Sözleşme gereğince yetkili icra dairesi İstanbul İcra Daireleridir. Davacı vekili 5. Celsedeki beyanında "dosya tekemmül etmiştir, dosya bu haliyle karar verilmesini talep ederim, bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmiyoruz" demiştir. Faturaların e-fatura olduğu beyan edilmiş ise de -6102 sayılı TTK'nın m. 21/2 maddesindeki karineden davacının faydalanabilmesi için faturaların tebliğini ispatlaması gerekmekte olan davacı - e-faturaların tebliğine ilişkin belgeler ibraz edilmemiştir. Tebliğ edildiği ispatlanmayan faturalara dayalı alacak açısından davacı, kargo hizmeti sözleşmesi gereğince ifada bulunduğunu ispatlaması gerekmekte olup, bu ispata yönelik bir belge ibraz edilememiş, dava esas açısından ispatlanamamıştır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, müvekkili şirketin alacağına ilişkin taşıma hizmeti verilip verilmediği hususunun dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, mahkemece, davalı tarafa verilen kargo hizmeti neticesinde gönderilen ürünlerin alıcılara teslim edildiğine dair teslim belge asıllarının dosyada olmadığı gerekçesi ile ret kararı verildiğini, ancak mahkemenin, dilekçelerinde yer alan sayıları dikkate almadan böyle bir karar verdiğini, müvekkili şirketin taşıdığı kargoların sayısının aylık 24-25 milyon adet olduğunu, kargo sayısı bu kadar yüksekken, davalı tarafa ait gönderilerin teslim belgelerinin dosyaya sunulmasının imkânsız olduğunu, mahkemenin bu hususu göz ardı ederek hüküm kurduğunu, zaten davalı firmanın ekonomik durumu incelendiğinde piyasaya yüklü miktarda borcu olduğunun görüldüğünü beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura/cari(açık) hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya kargolarının taşınmasına ilişkin hizmetin verilip verilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "ekli listede verilen faturalara ait cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 779.389,44 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 04/08/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İstinafa konu ilk derece mahkemesi kararından sonra, davalı ... Ticaret A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 tarih ve 2019/469 Esas sayılı kararı ile iflasına karar verilmiştir. İflas kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında gözetilir. İİK'nun 194. maddesine göre; iflasın açılması ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Dava konusu alacak iflas masasına bildirilmiş ve ikinci alacaklılar toplantısında masaya kabul edilmişse itirazın iptali davasının konusu kalmaz. Ancak itirazın iptali davasına konu alacağın ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmemesi halinde husumet iflas idaresine yöneltilerek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilir ve iflas tarihi itibarıyla saptanan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilir. İlk derece mahkemesince iflas kararı ve İİK'nun 194. madde hükmü gözetilerek işlem yapılması gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonunda, İlk derece mahkemesince iflas kararı ve İİK'nun 194. madde hükmü gözetilerek işlem yapılmasının gerekmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim