mahkeme 2020/1616 E. 2023/1059 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1616

Karar No

2023/1059

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1616
KARAR NO: 2023/1059
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/01/2020
NUMARASI: 2017/595 Esas - 2020/61 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin talebi üzerine 28.11.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi doğrultusunda 420.000 TL'lik kredi tahsis ettiğini, imzalanan sözleşme kapsamında borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, diğer borçluların söz konusu sözleşme için müteselsil kefil olduklarını, davalı şirketin ödemelerinde temerrüde düşmesi üzerine Beşiktaş ... Noterliği 14.06.2016/42280 tarih ve yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak taraflarınca başlatılan icra takibinde borca ve faizi itiraz edildiğini belirtmiş ve itirazın iptali ile davalıların icra takibine konu alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davacı bankadan değişik miktarlarda krediler kullandığını, kredi kullanırken kendisinde bulunan müşteri çeklerini ciro ederek davacı bankaya %30 marj ile teminat olacak şekilde aşağıdaki toplam 346.770 TL tutarındaki çeki bankaya verdiğini, kullanılan krediler için ... Bankası Imes Şubesi ... ve ... sayılı hesaplarına kredi ödemelerini yaptığını, hiçbir problem yokken davacı tarafın müvekkillerine Beşiktaş ... Noterliğinin 14.06.2016 /42280 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ihtarnameden sonra müvekkili ...'ın ... Bankası hesabından 30.09.2016 tarihinde 8.700 TL, 10.10.2016 tarihinde 21.000 TL, 30.12.2016 tarihinde 6.300 TL, yatırdığını, müvekkili firmanın ise ... Bankası hesabından 30.06.2016 tarihinde 11.500 TL, 20.06.2016 tarihinde ise 15.000 TL Eft yaptığını, dolayısı ile müvekkilinin davacı bankadan alacaklı olduğuni ve tüm çabalarına rağmen davacı bankanın hesap hareketlerini kendilerine vermediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kredi sözleşmesi, banka kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; icra takibi banka kredi sözleşmesine dayanmakta olup; davacı Banka ile davalı arasındaki kredi genel sözleşmesi imzalanmış olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile de davalıların genel kredi sözleşmesinin borçlusu ve müteselsil kefili olduğu anlaşılmakla; bilirkişi heyeti tarafından Mahkemece verilen HMK'nın 278/4 maddesi uyarınca yetki ile Banka Şubesinde banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede Bankanın 164.312,74 TL asıl alacak ile 51.854,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 216.167,68 TL alacağının bulunduğunu tespit ettiği 06/05/2019 tarihli ve aynı doğrultudaki 20/12/2019 tarihli denetime esas, taraf itirazlarını teknik olarak karşılayan bilirkişi ek raporu hükme esas alınmıştır. İtibar edilen 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki alacak miktarına ilişkin davalı borçlular tarafından yapılan itirazın 164.312,74 TL asıl alacak ile 51.854,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 216.167,68 TL 'sinin İİK 67 maddesi gereğince İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibin takip tarihinden itibaren ticari krediler yönünden 159.175,34 TL asıl alacak üzerinden yıllık %72 oranında, kredi kartı yönünden 5.137,40 TL asıl alacak yönünden %28,08 oranında TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si üzerinden devamına karar verilmiş ve icra inkar tazminatı açısından; alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekmekte olup; takip konusu alacak kredi sözleşmesinden kaynaklandığından; kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilerek " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkiline ilamsız takiplere müstenit örnek 7 ödeme emri tebliğe çıkarıldığını, taraflarınca süresinde borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, yapmış oldukları itiraz konusunda haklı olduklarını, müvekkili ... Optik firmasının asıl borçlu, müvekkili ... ise kefil sıfatıyla davacı tarafla 28.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca davacının ... Bankası İMES Şubesi aracılığıyla ihtiyaç oranında kredi hesabından rotatif kredi ve kredi kartı kullandığını, müvekkilinin, kredi kullanırken kendisinde bulunan müşterilerden almış olduğu ve dava dilekçelerinde bilgileri verilen çekleri ciro ederek davacı bankaya %30 marjını teminat olacak şekilde verdiğini, çeklerin toplam bedelinin 346.770,00 TL olduğunu, müvekkilinin iş bu çekleri davacı bankaya teslim ettiğini, müvekkilinin çekmiş olduğu kredileri düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen ayrıca yukarda evsafı verilen çekler de davacı banka tarafından paraya çevrilerek uhdesine geçirildiğini, dolayısıyla müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğunu, tüm çabalarına rağmen davacı bankanın taraflarına hesap hareketlerini vermediğini, Mahkemenin kararının dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunda kredi kartı borca eklenmiş ama yapılan ödemelerden bahsedilmediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, kararın kaldırılmasına ya da şartları haiz ise HMK 353. maddesi kapsamında yeniden müvekkilleri lehine karar verilmesine, masraf ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline dair hüküm oluşturulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden ve kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kredi borçlusunun ve müteselsil kefilin kredi borcundan sorumlu olup olmadıkları, çek verilmek suretiyle yapılan ödemelerin kredi borcuna mahsup edilip edilmeyeceği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, kredi borçlusu şirket ve davalı hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, "kredi sözleşmesi " sebebine dayalı olarak 205.646,65 TL asıl alacak, 60.439,38 TL işlemiş faiz olmak üzere 266.086,03 TL alacağın tahsili istemiyle 24.04.2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalılar tarafından müşteri çeklerinin ciro edilerek bankaya verildiği, verilen çeklerin davacı banka tarafından paraya çevrildiği, temerrüdün oluşmadığı, borcun olmadığı savunulmuştur Davacı banka ile davalı şirket arasında 12.05.2014 tarihinde 10 yıl süreli çerçeve niteliğinde Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalanmış ve diğer davalı bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur. Davacı banka tarafından kredi borçlusu ve müteselsil kefil olan davalılara çekilen Beşiktaş ... Noterliği 14.06.2016/... tarih ve yevmiye numaralı ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesinin ihtar olunduğu, ihtarnamenin davalılara 16.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ertesi günün hafta sonu tatili olması nedeniyle verilen 1 günlük mehil süresinin hitamı olan 20.06.2016 tarihinde temerrüdün oluştuğu tespit edilmiştir. Buna göre asıl alacak hesap kat tarihi itibari ile belirlendikten sonra hesap kat tarihinden itibaren temerrüt tarihine kadar hesaplanan akdi faiz alacağının da kat tarihindeki alacağa eklenerek (kapitalize edilerek) asıl alacağın belirlenmesi ve bilahare temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizinin hesaplanması gerekli olup, mahkemece hükme esas alınan ve yapılan açıklamaya uyularak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin vadesi geçmiş herhangi bir kredi olmadığı halde hesap kat cetveli gönderildiğine, temerrüt faiz hesaplama tarihine ve faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Davalılara kullandırılan kredilerin bir kısmı rotatif (işlek) kredi olup, rotatif krediler, müşterilerin kısa süreli nakit ihtiyacının karşılanması amacıyla belli bir limit dahilinde istenildiği zaman kullanılabilen ve geri ödeme yapılabilen, faizi sabit olmayan ve kullanılan gün üzerinden hesaplanıp üçer aylık dönemlerde tahakkuk ettirilen nakdi kredi ürünüdür. Dolayısıyla rotatif kredilerde faizin sabitlenmesi durumu söz konusu değildir. Zaten taraflar arasında belirlenerek sabitlenmiş bir faiz oranı da bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda takip tarihi olan 24.04.2017 tarihi itibariyle davacı bankanın 50.679,35 TL işlemiş faiz alacağı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalılar vekilinin 01.01.2017 tarihine kadar ödenmemiş ve gecikmiş faiz borcu olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Bilirkişi heyeti hesaplamalarına göre davacı bankanın, kat ihtarında belirttiği ..., ..., ... numaralı kredi hesaplarına ilişkin anapara, işlemiş faiz ve BSMV üzerinden 20.06.2016 tarihinde yapılan 17.000 TLlik ödeme düşüldükten sonra 20.06.2016 temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağı 189.298,01 TL olup, dönem sonu faiz ödemesi olarak 30.06.2016 tarihinde yapılan 11.500 TL tutarlı, 30.09.2016 tarihinde yapılan 8.700 TL tutarlı, 30.12.2016 tarihinde yapılan 6.300 TL tutarlı ödemeler ile davalılar tarafından 07.09.2016 tarihinde yapılan 30.000 TL, 10.10.2016 tarihinde yapılan 22.400 TL, 17.11.2016 tarihinde yapılan 5.191,14 TL, 21.11.2016 tarihinde yapılan 5.160,00 TL tutarındaki tahsilatlar, %72 temerrüt faiz oranı ve BSMV üzerinden yapılan hesaplamalar sonucu bulunan miktarlardan düşülmüştür. Dönem sonu faiz ödemesi dışındaki tahsilatların temelini davalılar tarafından davacı bankaya verilen çekler teşkil etmektedir. Davacı bankaya verilen on adet çekten ... Bankası'na ait ...- ...- ...- ... nolu çekler ile ... bank'a ait 8979015, ... Bankası'na ait ..., ... Bankası'na ait ... nolu çekler hakkında karşılıksız çıkmaları nedeniyle ayrı ayrı icra takibi başlatılmış, karşılıksız çıkan her bir çek için davacı bankaya sorumluluk tutarı olan 1.290 ar TL tutarında ödemeler yapılmıştır. Karşılıksız çıkan çeklerin sorumluluk tutarlarına ilişkin ödemeler davacı bankanın kat ihtarında yer alan ... nolu kredi hesabında yer almaktadır. Ayrıca karşılıksız çıkan ...'a ait olan 30.000 TL bedelli ... nolu çekin, davacı bankanın kat ihtarında yer alan ... nolu kredi hesabında davalı ... tarafından 11.10.2016 tarihinde yapılan 21.000 TL tutarlı ödeme olarak yer aldığı görülmektedir. Davacı bankaya verilen on adet çekten geriye kalan iki adet çekten ...bank'a ait olan ... nolu çekin ibrazı sonucu 06.09.2016 tarihinde yapılan 30.000TL tutarlı ödeme davacı bankanın kat ihtarında yer alan ... nolu kredi hesabında, ... Bankası'na ait olan ... nolu çekin ibrazı sonucu yapılan 4.070 TL tutarlı ödeme davacı bankanın kat ihtarına faiz yönünden konu olan ... nolu kredi hesabında yer almaktadır. Sonuç olarak bilirkişi heyeti raporunda tahsilat olarak yer alan 30.000 TL, 22.400 TL tutarındaki tahsilat içindeki 21.000 TL, 5.160 TL ve 5.191,14 TL tutarındaki tahsilatlar içindeki 10.320 TL (1.290 TL çek sorumluluk bedeli x 8 adet çek) davalı şirket tarafından verilen çek bedellerine ilişkindir. Bu nedenle bilirkişi heyeti raporunda çeklerle ilgili "karşılıksızdır ya da asgari tutarın tahsili" şeklindeki hareketlerin hesap ekstrelerinde yer almış olması ve ilgili çeklerin karşılıksız kalarak tahsil edilemediklerinin anlaşılması karşısında çeklerle ödeme yapıldığı savunmasının maddi dayanaktan yoksun olduğuna ilişkin tespit, kısmen yerinde değildir. Ancak bu husus, hesaplamada bir değişiklik gerektirmediği gibi sonuca da etkili olmadığından davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Davacı banka tarafından borcun tahsili talebiyle davaya konu icra takip talebinde borcun sebebi kredi sözleşmesi olarak belirtilmiş ancak bilirkişi heyeti ek raporunda davacı bankanın kat ihtarında yer alan ... nolu hesabın kredi kartı hesabı olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 2.2.maddesi gereğince davacı bankanın nakdi, vadesiz, kısa-orta-uzun vadeli, cari hesap, taksitli, spot -avans ya da iskonto-iştira kredisi kullandırabileceği kararlaştırılmış olup, bu hüküm doğrultusunda davalılara tahsis edilen kredi kartına ilişkin, dosya içerisine alınan hesap ekstreleri ve davalılar tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak bilirkişi heyetince yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın ticari kredi kartı yönünden takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 5.137,40 TL, işlemiş faiz olarak 1.175,59 TL ve BSMV olmak üzere 6.312,99 TL talep edebileceği tespit edilmiş ve mahkemece buna göre hüküm kurulmuştur. Bu nedenle davalılar vekilinin kredi kartı hesap ekstrelerinin dosyada bulunmadığına, yapılan ödemelerin hesaba eklenmediğine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin istinafa getirilen kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafça başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 3.691,60 TL harcın, alınması gerekli olan 14.766,41-TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.484,81 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim