mahkeme 2020/1608 E. 2023/1057 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1608
2023/1057
19 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1608
KARAR NO: 2023/1057
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2019
NUMARASI: 2016/188 Esas - 2019/752 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirketin borsada işlem gören hisse senetlerini aracı kurum ... AŞ aracılığıyla satın aldığını, Borsa Yönetim Kurulunun 24/07/2014 günlü toplantısında Borsa Kotasyon Yönetmeliğinin 27.maddesinin (c) ve (h) bentleri kapsamında davalı şirketin paylarının 31/05/2013 tarihinden itibaren borsada işlem görmekten geçici olarak men edildiğini, 2014 yılında ise şirketin paylarının sürekli borsada işlem görmekten men edilmesine karar verildiğini, bu nedenle davalı şirkete ait hisse senetlerinin borsada işlem görmemekte olduğunu, davacının, hissedarı bulunduğu şirkete gönderdiği ihtarnamede borsada kotasyon yönetmeliğine göre gerekli şartların yerine getirilmesini, getirilmediği takdirde dava açacağını bildirdiğini, Sermaye Piyasası Kurulunun cevabi yazısında da şirketin paylarının borsada sürekli işlem görmekten men edildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin paylarının borsada işlem görmekten sürekli men edilmiş olmasına rağmen şirket in yönetmelikte belirtilen hususları yerine getirmediğinden hisse senetlerinin borsada işlem görmediğini, davacının hisse senetlerini bu nedenle satamadığından maddi zarara uğradığını beyanla davacının hisse senetlerinin ederinin en son işlem gördüğü ve dava tarihindeki değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenerek hangisinin değeri yüksek ise alacak miktarının buna göre tespitine , en yüksek değer üzerinden belirlenen alacak miktarının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, borsada hisse senedi alım satımından kaynaklanan zarar iddiası ile davalı şirket tüzel kişiliğine husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmadığını, davalının halka açık bir gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi olduğunu, şirketin 10/07/2001 tarihinden itibaren TMSF tarafından yönetildiğini, ayrıca davacı tarafın zarara uğradığı ve zarar tutarının kanıtlanmış olmadığını, davacının zararının kanıtlansa dahi bu zarar ile davalı eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, dava dilekçesinde sözü edilen işlemlerin devletin yetkili kurumlarınca alınmış karara dayandığını, davacının davasını Borsa Yönetim Kurulu tarafından alınmış karara dayandırdığını, dolayısıyla davacı zararına neden olacak şekilde davalı şirket tarafından alınmış bir karar veya yapılmış bir işlem bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının bir zararı olduğu kanıtlansa dahi davacı zararından aracı kurumun sorumlu olduğunu, davanın hak düşürücü sürede açılmadığından davanın zaman aşımı yönünden de reddi gerektiğini, faiz talebinin de hukuka aykırı olduğunu, davalının temerrüde düşmediğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..hisse senetlerinin bu senetleri çıkaran şirkete ortaklığı ifade eden ve sahibine şirket genel kuruluna katılma, oy kullanma, finansal tabloları inceleme v.b. hakları verdiği, bu çerçevede hisse senedi sahiplerinin net dönem karından pay alabileceği gibi şirketin tasfiyesi halinde tasfiye sonunda kalan bakiyeden hissesi oranında pay sahibi olabileceği, ancak hisse senedinin kar garantisi ya da zarar etmeme garantisi vermediği gibi hisse senedi sahibinin hisselerini aldığı şirketin zarar etmesi yahut çeşitli nedenlerle hisse senetlerinin borsada işlem görmemesi halinde şirketin zarar etmesi halinde bu zarara da katlanmak zorunda olduğu, davalı şirketin kasıtlı olarak ya da ağır kusur ile davacının zararına işlem yaptığının da ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete ait borsada işlem gören hisse senetlerini aracı kurum aracılığıyla satın aldığını, borsa yönetim kurulunun kararı ile hisse senetlerinin borsada işlem görmesi önce geçici olarak bilahare sürekli men edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete, borsa kotasyon yönetmeliğine göre gerekli şartların yerine getirilmesini, aksi takdirde uğrayacağı zararın tazminini talep edeceğini, ihtarname ile bildirdiğini, davalı şirket borsa yönetmeliğine göre gerekli şartları yerine getirmediğinden müvekkilinin satın almış olduğu hisse senetlerini satamadığından zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı zararı tazmin için açmış oldukları dava, bilirkişi raporu ve davalı şirketin kasıtlı olarak yada ağır kusur ile davacının zararına işlem yaptığının ispat edilmediği gerekçesi ile reddedildiğini, bilirkişilerin davalı şirketin, borsa kotasyon yönetmeliğine aykırı hareket etmiş olmasını önemsemediklerini, adeta normal olduğu izlenimini verdiklerini, davalı şirketin borsa kotasyon yönetmeliğine aykırı hareket ettiğinden, sorumluluklarını yerine getirmediğinden, önce borsadan geçici olarak, bilahare tamamen men edildiğini, davalı şirketin uyarılara rağmen sorumluluklarını yerine getirmediğini, kusurlu olduğunu açık bir biçimde ispat ettiğini, müvekkilinin ağır zarara uğramasına neden olduğunu beyan ederek istinaf taleplerinin kabulü ile kararın bozulmasını ve talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, hisse senedi piyasasında işlem gören şirketin borsadaki işlem sırasının kapatılarak paylarının borsa kotundan çıkarılması sonucunda davacının elindeki hisselerin alınıp satılamaz hale gelmesi nedeniyle davacıya ait hisse senetlerinin değerinin zarara sebebiyet verdiği iddia edilen davalıdan tahsili talebini içeren tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı şirketin borsadaki işlem sırasının kapatılarak paylarının borsa kotundan çıkarılması nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarar ile davalı şirketin borsadaki işlem sırasının kapatılarak borsa kotundan çıkarılması arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. ... A.Ş.'nin (Şirket) temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7-a maddesi gereğince 17.05.2002 tarihinde Tasarruf Mevdualı Sigorta Fonu tarafından devralındığı, daha sonra Fon ile ... Grubu kanuni temsilcilerinin oluşturduğu ... A.Ş. arasında 25.01.2008 tarihinde imzalanan Protokolün içerdiği hükümlerin uygulanmasına yönelik çalışmalar sürecinde Fon Kurulunun 18.09.2008 tarih ve 2008/307 sayılı kararı doğrultusunda Şirket yönetim kuruluna Fon tarafından veto yetkisi haiz 2 üye ataması gerçekleştirildiği , müteakiben 02.12.2008 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısıyla ... A.Ş.'nin ortaklık hakları şirket hissedarlarına devredildiği , Fon Kurulu'nun 10.04.2014 tarih ve 2014/95 sayılı kararı ile de Fon'un ... A.Ş.nin yönetiminden ayrılmasına, bu kapsamda Fon tarafından Şirketin yönetim kuruluna atanan üyelerin bu görevlerine son verilerek veto yetkileri iptal edilmek suretiyle görevden alınmalarına ve bu hususların ilgili Ticaret Sicil Memurluklarına bildirilmesine karar verildiği, bu hususun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce 10.06.2014 tarihinde tescil edildiği görülmektedir. ...'dan dosya kapsamına gönderilen müzekkere cevabından ... A.Ş.'nin ilk işlem görme tarihinin 13/03/1998, gözaltı pazarına alınma tarihinin 15/08/2002 olduğu, (Şirketin işlem sırasının 10/07/2001 tarihinden itibaren kapatıldığı ve Kamuyu Aydınlatma Bilgi Formunun ve ilgili diğer belgelerin Borsa Günlük Bülteni'nde yayınlanmasını takip eden 5. işgününden itibaren ...'nda sırasının yeniden işleme açıldığı) Borsa Yönetim Kurulunun 30/05/2013 tarihli kararı ile “... A.Ş. paylarının, Kotasyon Yönetmeliğinin kot dışı pazarda işlem gören menkul kıymetlerin işlem görmekten geçici veya sürekli men edilmesini düzenleyen 27. maddesinin atıfta bulunduğu 24. Maddenin (c), (j) ve (h) bendleri çerçevesinde 31/05/2013 tarihinden itibaren işlem görmekten geçici olarak men edilmesine" karar verildiği, Borsa Yönetim Kurulunun 24/07/2014 tarihli kararı ile " Borsa Kotasyon Yönetmeliğinin 27'nci maddesinin atıfta bulunduğu 24'üncü maddenin (c) ve (h) bentleri kapsamında payları 31/05/2013 tarihinden itibaren Borsada işlem görmekten geçici olarak men edilmiş olan ... A.Ş.'nin Borsa dışında yatırım kuruluşları vasıtasıyla alım satıma konu olan paylarının Borsada işlem görmekten sürekli olarak men edilmelerine" karar verildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta ... AŞ tarafından gönderilen hesap ekstrelerine göre davacı 01.01.2008 - 29.03.2013 yılları arasında dava konusu hisse senetlerinin hem alış - hem satışını yapmış , borsada en son 27.03.2013 tarihinde 1.600 TL karşılığında 0,32 TL'den 5.000 adet ... hisse senedi satın almıştır. Davalı şirketin hisse senetlerinin borsada en son işlem gördüğü tarih 29.5.2013, borsada işlem görmekten men edildiği tarih 31.5.2013, borsada işlem görmekten sürekli men edildiği tarih 24.7.2014tür. Davalı şirketin hisse senetleri 23.08.2002 tarihinden itibaren Borsa Yönetim Kurulunca gözaltı pazarına alınmıştır. ..., sermaye piyasalarında işlem görmeyen veya belli bir süreliğine işlem görmekten alıkonulan şirketlerin hisse senetlerinin alım satımının yapıldığı bir piyasadır. Gözaltı pazarında işlem gören şirketlerin hisse senetleri ana borsada işlem gören şirketlerin hisse senetleriyle aynı kurallara tabi değildir ve gözaltı pazarında işlem gören şirketlerin finansal performansı, şirket haberleri ve diğer faktörler yatırımcılar tarafından takip edilebilir. Ayrıca Sermaye piyasası ve Borsa mevzuatı uyarınca kamuya açıklanması gerekli bildirimlerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistem olan Kamuyu Aydınlatma Platformu(KAP)'na kamuya açıklanacak her türlü bilgi ve belgenin gönderilmesi gerektiğinden KAP aracılığıyla da özel durumlardan bilgi sahibi olunması mümkündür. Davacı, hisse senedi piyasasında işlem gören davalı şirketin borsadaki işlem sırasının kapatılarak paylarının borsa kotundan çıkarılması sonucunda kendisine ait hisse senetlerinin değeri yönünden zarara uğradığı iddiasıyla tazminat davası açmış ise de gözaltı pazarında işlem gören davalı şirket hisse senetleri SPK bülteninde ve şirket haberlerindeki olumsuz bilgilere rağmen davacı tarafından satın alınmıştır. Davalı şirketin hisse senetlerinin gözaltı pazarında kaldığı dönemde bağlı bulunduğu grup ile ilgili SPK Bülteninde ve basında birçok bilgi akışının olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. 30/05/2013 tarihinde KAP'ta yayınlanan Borsa duyurusunda da 31/05/2013 tarihi itibariyle davalı şirket pay senetlerinin işlem görmeyeceği belirtilmiştir. Tespit edilen bu durumlar karşısında ve hisse senedinin borsada satışından veya satılmamasından doğan zararın yatırımcıya ait olduğu gözetildiğinde hükme yönelik mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun olup, bu yönlere ilişkin davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.