mahkeme 2020/1591 E. 2023/1046 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1591

Karar No

2023/1046

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1591
KARAR NO: 2023/1046
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2020
NUMARASI: 2017/864 Esas - 2020/127 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2017
BİRLEŞEN ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2018/329 ESAS 2018/938 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibin İİK.m.66'ya göre durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının alacaklarını geciktirme amaçlı yapıldığını, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki dahilinde müvekkilinin, davalıya 24/01/2007 tarihli irsaliye ile davalının o dönemde ... Mahallesi ... Caddesi No : ... Bayrampaşa – İstanbul adresindeki işyerine davalının sipariş etmiş olduğu 9555 Kg Likralı Kumaş gönderdiğini, siparişin davalı çalışanı ... imzasına teslim edildiğini, Davalı hakkında başlatılan Ankara ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçluya gönderilen ödeme emrininin, 04/05/2017 tarihinde “ daimi işçisi…” sıfatıyla ... imzalayarak tebliğ aldığını, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, Müvekkiline borcunu ödemeyen, haksız ve kötü niyetli itirazlarıyla icra takibini durduran davalı hakkında tüm itirazlarının iptaline % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ve kötü niyet tazminatını ödemeye de hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile herhangi bir ticari ilişkilerinin olmadığını, müvekkilinin, davacıdan hiçbir şekilde bir ürün veya hizmet alımı yapmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına karşı hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, davacı tarafından düzenlenen belgenin fatura olmadığını, davacının iddialarına dayanak oluşturduğu ambar tesellüm fişinin hukuken geçersiz ve asılsız olduğunu, ... ve 04.04.2007 tarihli faturanın geçersizliğine karar verilmesini, müvekkili aleyhine haksız olarak başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının iptaline karar verilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlu vekilinin Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına sunmuş olduğu dilekçesi ile ödeme emrine ve fatura örneğine ve yetkiye itiraz ederek tüm alacak yönünden itiraz ettiğini, bu itirazın alacağın gciktirme amaçlı yapıldığını, hukuki yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığını, alacağın sözleşmeye dayalı bir para alacağı olduğunu, para borcunun alacaklısının kendi ikamet adresinde dava açmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki dahilinde müvekkilinin davalıya 24.01.2017 tarihli irsaliye ile davalının o dönemde ... Mah. ... Cad. No: ... Bayrampaşa-İstanbul adresindeki işyerine davalının sipariş etmiş olduğu 9555 Kg likralı kumaş gönderildiğini gönderilen siparişin davalı çalışanı ... imzasına teslim edildiğini, başka bir alacak için başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında mevcut olup, dosya kapsamında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/864 sayılı dosyası ile davanın derdest olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında ortada konusu para olan herhangi bir sözleşme yada ticari ilişki bulunmadığından davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili icra dairesinin Bakırköy icra dairesi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya dayalı olarak talep edilen alacak iddiasnın zamanaşımı uğradığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takip dayanağı faturanın sahte olarak düzenlenme ihtimalinin bulunduğunu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."HMK'nın 190. Maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre;"1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."Taraf beyanları, dosyada mevcut bilgi belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı alacağını ve takibi davalı tarafından davalıya satılan mallara (kumaşlara) ilişkin düzenlenen faturaya dayandırmış olup, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 esas ve 2017/2738 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere öncelikle davacı tarafından icra takibine konu faturadaki malın davalıya tesliminin usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Tek başına fatura malın teslimine yeterli değildir. Bu kapsamda dosyada mevcut bilirkişi raporları ve SGK kaydı da dikkate alındığında davacının teslim olgusunu ispatlayamadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olması karşısında davalıya yemin duruşma gün ve saati ile davacı tarafından sunulan yemin teklif metni tebliğ edilmiş, 12.06.2019 tarihli celsede davalı asil malları teslim almadığını, teslim alan kişilerin yanında çalışan olmadığı, onun adına teslim almalarının mümkün olmadığı yönündeki beyanı dikkate alınarak ispatlanamayan açılan ve birleşen davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın ... Konfeksiyon ... unvanı ile ... Cadde No:... Demetevler/Ankara adresinde davalı/borçlu gibi konfeksiyon işi yapmakta olduğunu, müvekkilinin davalıya 24/01/2007 tarihinde düzenlenen irsaliye ile davalının o dönemde ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Bayrampaşa/İstanbul adresindeki deposuna davalının sipariş etmiş olduğu 9555 Kg likralı kumaş gönderdiğini, siparişi imza karşılığı teslim alan ...'ın davalı/borçlu şahıs şirketi sahibi ...'ın kardeşi ve çalışanı olduğunu, aynı işletmede çalışmaya devam ettiğini, davalı/borçlu hakkında başlatılmış olan Ankara .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçluya gönderilen ödeme emrinin 04/05/2017 tarihinde "daimi işçisi" sıfatıyla ... imzalayarak tebliğ aldığını, tebligat mazbatasının dosyada mevcut olduğunu, dosyada mevcut yazılı, somut kesin ve takdiri delillerimiz ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/864 Esas sayılı dosyası kapsamındaki alacaklarının kesin olarak ispatlandığını, birleşen davadaki alacaklarının da aynı irsaliye ve teslim tesellüm fişi ile davalıya teslim edilen satıştan kaynaklı olduğunu, her iki davadaki alacaklarının arasındaki tek farkın iki faturanın düzenlenmiş olduğunu, her iki fatura üzerinde yazılı olan irsaliye tarihi ve numarasının tek olduğunu, teslim edilen ticari emtianın miktarının aynı olduğunu, dolayısıyla birleşen dosyadaki alacakları yönünden de alacaklarını somut, yazılı kesin ve takdiri deliller ile ispat ettiklerini, kendilerinin son delil olarak yemin delile başvurma veya alacaklarının ispatını sadece yemin deliline bağlama gibi bir açıklamaları veya talepleri bulunmadığını, bu konuda mahkemenin bir yönlendirmesi, bir tuzağının söz konusu olduğunu, mahkemenin en son hamle biçiminde yemin delilini ortaya atması mahkemenin tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının taraflı olduğunu ve mahkeme kararı anlamında yok hükmünde olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine e karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; icra takibine dayanak fatura içeriği malın davalıya teslim edilip edilmediği ve davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 04/01/2007 tarihli faturaya dayalı olarak 30.958,20 TL asıl alacak, 42.100,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 73.058,36 alacağın tahsili istemiyle 31/03/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış ve yapılan itiraz üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Ayrıca davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 01/05/2007 tarihli faturaya dayalı olarak 82.555,00 TL asıl alacak, 112.244,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 194.799,72 TL alacağın tahsili istemiyle 26/04/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış ve yapılan itiraz üzerine takip durmuş, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/329 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış, 05/12/2018 tarihli karar ile bu dosya Bakırköy 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/864 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Davalı taraf, taraflar arsıda sözleşme bulunmadığını, takip konusu malın kendilerine teslim edilmediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı taraf her iki dava dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline de dayanmıştır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Eldeki uyuşmazlıkta dosyaya alınan bilirkişi raporu ile davacının "işletme defteri" tuttuğu, defterin noter tasdikinin bulunmadığı, bu nedenle 6100 sayılı HMK 222. maddesi gereği sahibi lehine delil olma niteliğinde olmadığı belirlenmiştir. Her ne kadar takibe dayanak faturalar davacı ticari defterine gelir olarak kaydedilmiş ise de bu defterin niteliği gereği bedelin ödenip ödenmediği konusunda defter bir kayıt yapılmamaktadır. Dosyaya alınan bilirkişi raporuna göre usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle sahibi lehine delil olma niteliği bulunan davalı ticari defterinde ise uyuşmazlık konusu faturalara ve ticari ilişkiye ait bir kaydın bulunmadığı belirlenmiştir. Bu haliyle davacını takip konusu faturaları sahibi lehini delil olma niteliği bulunmayan işletme defterine kaydetmiş olmasının eldeki uyuşmazlığın çözümüne bir etkisi bulunmamaktadır.Davacı taraf dava konusu malları davalı adına ...'ın teslim aldığını savunmuş, davalı taraf ... 24/01/2007 tarihli ambar fişinin teslim tarihinde çalışanı olmadığını, müvekkili şirkette 6 yıl sonra 2012 yılında çalışmaya başladığını, kendisine malları teslim alma konusunda bir yetki verilmediğini savunmuştur. Davacının delil olarak dayandığı ... Ambar tesellüm fişi incelendiğinde içeriğinde 1 kap komple kumaş açıklaması bulunduğu, fatura ve sevk irsaliyesi konusu malların teslim fişi içeriği mallar olup olmadığı konusunda herhangi bir kayıt içermediği, ve teslim alan bölümünde ...'ın isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Dava konusu malların davalı adına kardeşi ... tarafından teslim alındığının davacı tarafça ispatı gerekmekte olup teslim fişinin içeriği, ... teslim tarihinde davalı çalışanı olduğunu yada davalı talimatıyla malları teslim aldığını gösterir bir belgenin davacı tarafça sunulmamış olması, SGK' dan verilen cevapta davacı işyerinin 2012 tarihine kaydının bulunup 2007 yılına ait çalışan bilgisi bulunmadığına dair yazısı birlikte değerlendirildiğinde ambar teslim fişinin de uyuşmazlık konusu malların davalıya teslimini ispata yeterli olmadığı görülmektedir. Bu hususta Ankara ... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davalıya gönderilen ödeme emrinin 04/05/2017 tarihinde ... tarafından daimi işçisi sıfatıyla teslim alınmasının; bahsi geçen teslim fişinin 2007 tarihine ait olması, davalı beyanıyla ...'ın 2012 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığının anlaşılması nedeniyle uyuşmazlık konusu malların davalıya teslim edildiğini ispat eder nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Yine delil olarak dayanılan 24/01/2007 tarihli 4275 numaralı sevk irsaliyesi üzerinde teslim alan olarak kayıtlı ... davalı çalışanı olmadığı, onun talimatıyla malları teslim aldığınında yazılı belge ile ispatı gerekir. Bu şahsın "biran iplik adına 24/01/2007 tarihinde 415 top (kaşkorse ve hamur) teslim alınmıştır. Ekvator tekstile gönderilmiştir " şeklindeki beyanı, malların davalıya teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Dosyala toplanan bu delillerden sonra davacı tarafça dava dilekçelerinde yemin deliline de dayanmış olduğu görülmekle mahkemece Avukatının hazır bulunduğu duruşmada davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmadıklarının sorulması usul hükümlerine uygun olup bir çok yüksek mahkeme kararında bu hususun sorulmaması kaldırma ve bozma nedeni yapılmaktadır. İlk derece mahkemesince 11/03/2019 tarihli duruşmada davacı vekilinden sorulması üzerine ; Avukat olan davacı vekilince "yemin deliline dayandık, karşı taraf yemin teklif ediyoruz" şeklinde beyanda bulunulması üzerine yemin metni ibraz etmesi için süre verilmiş, davacı tarafça HMK 227/2 maddesi gereği karşı taraf yemin teklifini kabul ettiğini beyan edinceye kadar yemin teklifinden vazgeçme imkanı varken yemin teklifinden vazgeçilmemiş, bizzat davayı istinaf eden davacı vekilince yemin metni hazırlanarak mahkemeye sunulmuştur. İlk derece mahkemesince de usulüne uygun olarak davalı tarafa 12/06/2019 tarihli duruşmada yemin eda ettirmiş, davalı taraf malları teslim almadığına dair yemin eda etmiş olmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim