mahkeme 2020/1477 E. 2023/925 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1477

Karar No

2023/925

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1477
KARAR NO: 2023/925
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/02/2020
NUMARASI: 2018/106 Esas - 2020/121 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/10/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 08/03/2013 tarihli fatura uyarınca 292.500 TL.bedelle ... plaka sayılı aracı satın aldığını, söz konusu araç üzerine 15/10/2015 tarihinde Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi 2015/201 esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir konulduğunu, daha sonra araca ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından eksik ve ödenmesi gereken 265.276,77 TL.ÖTV tutarı olduğunun belirlendiğini, idareye yapılan başvuru neticesinde Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü tarafından ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'i olan 66.320,00 TL.nin 31/08/2017 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu tutardan davalı firmanın sorumlu olduğunu, bu tutarın Gümrük Müdürlüğü hesabına yatırılarak durumun davalıya ihtarnameyle bildirildiğini ancak ödeme yapılmadığını, satın alınan aracın hukuki ayıplı olarak satıldığını, ödeme yapılmaması nedeniyle davalı hakkında başlattıkları takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, araçtan tasarruf edebilme yetkisinin devam edebilmesi için bu tutarın müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, bedelden davalının sorumlu olup aracın ayıplı olarak satıldığını belirterek davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, aracın 08/03/2013 tarihinde davacıya satıldığını, Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında tedbirin konulduğu tarihin 15/10/2015 tarihi olup aracın satıldığı tarih itibariyle herhangi bir kısıtlama bulunmadığını, dolayısıyla aracın hukuki ayıptan ari olarak davacıya devredildiğini, davacının 15/10/2015 tarihinde ihtiyati tedbir kararını öğrenmiş olmasına rağmen bu hususu 11/08/2017 tarihinde ihbar ettiğini, dolayısıyla ayıp ihbarının derhal yapılmadığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, söz konusu aracın müvekkili tarafından ikinci veya üçüncü el alıcısı sıfatıyla dava dışı ...'dan satın alındığını, gümrük giriş beyannamesi düzenlemek suretiyle aracı ithal eden yahut bu beyannamedeki matraha tabi bedeli beyan eden durumunda olmadığını, bu yüzden kendilerine yüklenecek bir kusur bulunmadığını, davacı tarafın ihtarnamesine de bu yönde cevap verildiğini belirterek davanın reddi ile aynı zamanda davacının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...TBK 209 ve devamı maddelerinde taşınır satışı düzenlenmekte olup, aynı kanunun 231 maddesinde ise zamanaşımı hususu düzenlenmiştir. Buna göre satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça satılanın ayıbından doğan sorumluluğuna ilişkin her tür dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Somut olayda davaya konu araç dava dışı ... firması adına tescilli olup 08/06/2012 tarihinde serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile kayden ithal edilmiştir. Aracın ithali nedeniyle ödemesi gereken ÖTV ödenmediği için Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında yargılama konusu yapıldığı ve bu dosyadan araç üzerine 15/10/2015 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiği sabittir. Davalı ise aracı ilk sahibi olan ...'dan satın alan ...'dan 29/06/2012 tarihinde satın almış ve davacıya da 07/03/2013 tarihinde satıp teslim etmiştir. Davacı aracı satın alıp kullanmayı sürdürmüş, durumu öğrenmesi ile 12/05/2017 tarihinde gümrük müdürlüğü nezdinde müracaat hakkını kullanmış olmasına rağmen araca ilişkin durumu davalıya 8 iş günü içinde bildirmemiş, 11/08/2017 tarihinde ihtarname göndermiştir. Bu durum da 8 iş günü içinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi ayıbın öğrenilmesinden itibaren makul süre içinde de ayıp ihbarında bulunulmadığı sabittir. Aracın satın ve teslim alındığı tarihten davacının bildirimine kadar da 2 yıllık süre geçmiş olup satılandaki ayıbın daha sonra ortaya çıkması halinde dahi devirden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bunun tek istisnası satıcının ağır kusurlu olması olup dosya kapsamında davalının ağır kusurlu kabul edilmesini gerektiren bir vakıa yahut delil ileri sürülmediğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/106 ESAS - 2020/121 KARAR sayılı ilamı ile davamızın reddine karar verilmiş olduğunu verilen karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olup, tarafımızca kabulü hiçbir biçimde mümkün olmadığını, müvekkil şirket ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 08.03.2013 tarihinde yapılan satış sözleşmesi gereğince ... plakalı araç 292.500 TL karşılığında müvekkile satıldığını, ancak söz konusu araç üzerine 15.10.2015 tarihinde ÖTV borcu ödenmediği gerekçesiyle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/201 E. dosyasından ihtiyati tedbir konulduğunu, davalı şirket dava konusu aracı müvekkile ÖTV borcu olduğunu bildiği halde ayıplı olarak sattığını, davalı her ne kadar aracı ikinci el olarak iktisap ettiğini ileri sürse de dava süresince aracın ilk malikinin kim olduğuna ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğunu, davacı yan, aracı ikinci el olarak iktisap ettiği iddiasını öne sürerek vergi borcundan ilk iktisap eden kişinin veya şu anki malikin sorumlu olacağını ileri sürdüğünü, aracın vergi borcunun satıcını malik olduğu dönemde ortaya çıkmadığı ve daha önceki malik döneminden kaldığı ihtimalinde dahi satıcı aracın vergi borcu olduğunu bilmediğini ve bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kurtuluş beyyinesinde bulunmayacağını, dava konusu araçtaki ayıp Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü’nce düzenlenen maliki olduğumuz araca ait vergi borcunun olduğunu, 31.08.2017 tarihine kadar ödenmesi halinde % 25’lik kısmından sorumlu olacağımızı içeren 01.08.2017 tarihli yazı tarafımıza tebliğ olduğunda öğrenildiğini, ilgili yazının tarafımıza ulaşmasının hemen akabinde 11.08.2017 tarihinde davalı yana ihtarname çekilerek ayıp ihbarında bulunulduğunu, vergi borcunu ödemesi istenildiğini, ilk derece mahkemesi kararı davalı yan tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğinden İstinaf İncelemesi tamamlanana kadar ilk derece mahkemesi ilamına ilişkin Tehir-i İcra kararı verilmesini, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/106 ESAS - 2020/121 karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu bozulmasını, yeniden yargılama yapılmasını yahut yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, davamızın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava bir itirazın iptali davası olup davacı tarafından gerek icra takibine ve gerekse davaya konu yapılan alacak, likit-istenebilir bir alacak olmadığını, bununla birlikte başlatılan icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğu da sabit olduğunu, gerek müvekkil şirket aleyhine haksız icra takibi başlatılması gerekse itiraza rağmen huzurdaki davanın ikame edilmesi, kanunun basiretli tacir olarak kabul ettiği davacıdan beklenmeyecek bir davranış olduğunu, bu itibarla davanın reddi kararı ile birlikte, talep etmiş olmamıza rağmen, hatta talebimizin kabulü veya reddi konusunda hiçbir gerekçe de gösterilmeksizin, müvekkil şirket lehine icra takibinde talep edilen alacağın en az % 20’si nispetinde tazminata hükmedilmemiş olması usul ve esasa aykırı olduğunu, yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız sebeplerle; istinaf sebeplerimizin kabulü ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2018/106 esas ve 2020/121 karar sayılı ilamının, müvekkil şirket lehine icra takibinde talep edilen alacağın en az % 20’si nispetinde tazminata da hükmedilerek düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının, davalıdan satın aldığı aracın kaçak olması nedeniyle ödenen ÖTV'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davaya konu aracı davacının 08/03/2013 tarihli fatura karşılığı 292.500,00 TL bedelle davalıdan satın aldığı, 07/03/2013 tarihinde Kartal ... Noterliğinin işlemi ile adına tescili yapıldığı anlaşılmıştır. Davacın aracı almasından sonra Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/201 esas sayılı dosyada 15/10/2015 tarihli tensip zaptıyla davacının satın aldığı davaya konu araçta dahil olmak üzere pek çok araç yönünden trafik kayıtlarına CMK'nın 128/4 maddesi gereğince, el koyma bağlamında tedbir şerhi işlenmesine karar verildiği, bu ihtiyati tedbir kararının aracın plakası üzerine "CMK 128/4 md.gereği araç satılamaz, devredilemez" şeklinde işlendiği görülmüştür. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davadan sonra; 09.05/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa eklenen geçici 10.(1) Maddesinde “(1) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle başlatılan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bulunan ve müsadere kararı verilmemiş kara taşıtları ile ilgili olarak; a) Taşıtın tasfiyesinin tamamlanmamış olması, b)bu maddenin yürürlüğe girdiği ayı takip eden altıncı ayın sonuna kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde, el koyma kararı kaldırılır ve el konulan aracın sahibine iade edilmesine karar verilir."şeklinde düzenlenme yapılmıştır. Anılan düzenleme uyarınca davacının 11/05/2017 tarihinde Yeşilköy Gümrük Müdürlüğüne başvurarak davaya konu araç yönünden 6770 sayılı kanun çerçevesinde müracaat hakkını kullandığı, gelen cevap yazısından sonra 22/08/2017 tarihinde davaya konu söz konusu 66.320,00 TL tutarı ödediği ve bunun üzerine ceza mahkemesince araç üzerindeki ihtiyati tedbir kararının 25/10/2017 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmıştır. Davacı, davalıya gönderdiği 11/08/2017 tarihli tarihli ihtarname ile ödenmeyen ÖTV tutarının davalı tarafça yatırılmasını bildirmiş ise de sonuç alamadığından ödemeyi kendisi yapmış aracın bu şekilde satın alındığı tarih itibariyle ayıplı olduğunu, davalıya gönderilen ihtarnameden de sonuç alamadığını belirterek davalı hakkında başlattığı takibe itirazın iptalini talep etmiş,davalı ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.Satıcının diğer bir borcu ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 214 ilâ 218. maddelerinde düzenlenen zabta karşı teminat borcudur. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). CMK 128/4 maddesi " Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur." şeklinde düzenlenmiştir. Davada vakaların anlatımı taraflara talebinin hukuki niteliğini tavsif mahkemeye ait olup (YİBK. 04.06.1968, 15/6 sayılı ) ;Davaya konu aracın el konulmak suretiyle alıcı davacının elinden alınması söz konusu değil ise de aracın yurda yasal olmayan yollardan sokulması nedeniyle ceza mahkemesince CMK 128/4 maddesi el koyma kararının uygulanması amacıyla satılamayacağı ve devredilmeyeceği yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, davacı tarafından takibe konu ÖTV'nin ödenmemesi halinde araca el konulması sonucu doğacığı da gözetildiğinde bu hali ile araç kaydı üzerinde konulan tedbirin “hukuki ayıp” niteliğinde olduğu söylenemeyecektir. Satım sözleşmesine konu araca CMK 128/4 maddesi uyarınca araç kaydına şerh vermek suretiyle el konulduğundan TBK 214.vd. Maddeleri uyarınca zapttan sorumluluk hükümleri uygulama alanı bulacaktır. TBK'nun 214. maddesine göre de satıcı, satılan şeyin bir üçüncü kişi tarafından satım sırasında varolan bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen el konulmasından alıcıya karşı sorumludur. TBK'da satılanın zapt nedeniyle satıcının sorumluluğu için özel bir zamanaşımı düzenlenmemiş olup dava 10 yıllık genel zaman aşımına tabiidir. Somut olayda davacının 08/03/2013 davalı satıcıdan aldığı yurda yasal olmayan yollardan ithal edilen araç nedeniyle CMK 128/4 maddesi uyarınca araç sicilin 15/10/2015 tarihinde şerh vermek suretiyle el konulan aracın müsaderisini önlemek başka bir anlatımla satıma konu aracın elinden alınması tehlikesini (zapt tehlikesini )önlemek amacıyla ödediği ÖTV talep etmiş olup, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığının ve zapt tehlikesini önlemek amacıyla davacının yapmış olduğu ödeme nedeniyle uğradığı zarardan davalı satıcının sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı süresinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından; Davacının davalıdan 66.320,00-TL alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, 3095 sayılı yasanın 2 maddesi uyarıce tacir olan taraflar yönünden takibin değişen oranlarda işleyecek avans faiz ile devamına ve takibe konu yapılan ÖTV ödemesinin tahsili isteminden kaynaklanan likit ve belirlenebilir alacağın %20 si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve kaldırma sebebine göre davalının lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı-borçlu aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında yapılan icra takibine vaki itirazının İPTALİNE, takibin değişen oranlarda işleyecek avans faizi uygulanması suretiyle devamına, 3-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 13.264 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.530,32-TL harçtan peşin alınan 800,87TL harcın mahsubu ile bakiye 3.729,45 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 31,40 TL, peşin harç 800,87 TL, posta ve tebligat gideri 64,50 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 1.496,77 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider ve delil avansının yatıran tarafa iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim