mahkeme 2020/1442 E. 2023/1061 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1442

Karar No

2023/1061

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1442
KARAR NO: 2023/1061
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/09/2019
NUMARASI: 2018/708 Esas - 2019/784 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında 05/07/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluya gönderilen örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine davalının takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip dayanağı olduğunu iddia ettiği faturaları müvekkiline usulüne uygun tebliğ etmediğini, ödeme emri ekinde yer alan tek sayfalık cari hesap ekstresi ile müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit etmediğini, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle itirazın zorunlu hale geldiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ürünlerin ayıplı olduğunu,davacı tarafa bildirimde bulunduğunu,ayıplı mallar yerine ikame tedarik zorunluluğu hasıl olduğunu ve reklamasyon faturası kestiklerini, davacının davasında haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda "...Davacının davalı aleyhine 18.717,16 TL tutarında toplam 18 adet faturanın ödenmeyen 12.726,71 TL üzerinden Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı ve de yapılan itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı , taraflar arasında ticari ilişki gereği davalı tarafın davacı taraftan kumaş satın aldığı,faturalara konu ürünler sebebi ile davalının ayıp iddiasında bulunduğu ve reklamasyon faturası kestiğini beyan ettiği, reklamasyon faturası incelendiğinde ... seri nolu 27/06/2018 tarihli ve KDV dahil 9.849,84 TL olduğu bu faturanın davacı ticari defterinde kayıtlı olmadığı ancak ayıplı ürünler ile tarafların ticari defterleri üzerinde Endüstri Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi eşliğinde yapılan inceleme sonucunda davalının düzenlediği 9.849,84 TL lik reklamasyon faturası ve de davacının düzenlediği ancak teslim alan imzasının yer almadığı davalı yanca da inkar edildiği üzere 141,70 TL lik fatura haricinde taraf kayıtlarının örtüştüğü, 141,70 TL lik faturanın tebliği ve içeriği ıspatlanamadığından hesaplamaya alınmadığı, 9.849,84 TL lik reklamasyon faturası ise her ne kadar tebliğ edilememiş ve de davacının kabulünde değil ise de dosyada yer alan sipariş kartelası ve ayıplı ürünler üzerinde yapılan inceleme sonucunda boyahanede yapılan ön fikse işleminden dolayı likraları bozulmuş olan dantellerin 3 renginin de ayıplı olduğu, bu hususun davacı yana mail yazışmaları ile iletildiği, bunun üzerine davalının davacıdan 2.kez üretim talep ettiği ve de davacının 2.kez üretimi 2 renk olarak ifa ettiği, davacı yan 2.kez üretimi kabul edip üretip ürünleri göndermekle ayıp iddiasını kabul ettiğinin anlaşıldığı sipariş formu sözleşme kabul edilerek ve de gönderilen 1.üretimdeki ürün çeşitlerinden de anlaşılacağı üzere davacı yan 3.renk ürünü 2.kez üretimde ifadan kaçındığı hal böyle iken bilirkişilerce de tespit edildiği üzere davalının 3. rengi ... satın aldığı anlaşılmış olup, siparişin ayıplı olup gecikmesinden dolayı ve davalının kendi müşterisine teslim edilecek imalatın da paralel olarak geç kaldığı ,geciken imalatın hızlı bir şekilde müşteriye ulaşması adına uçak ile gönderildiği, müşterisi tarafından davalıya navlun farkı faturası düzenlendiği ve %10 iskonto, ile mallarını göndermiş olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile tespit edilen bu hususların reklamasyon faturası içeriği ile örtüştüğü, davacının ifada kusurlu addedildiği 3. renk üretilmeyen ve 3.şahıstan satın alınan kumaş bedeli,kendi imalatının gecikmesinden kaynaklı bedel,navlun farkı bedeli ve de davalının iskontolu satış bedeli farkına havi reklamasyon faturasından sorumlu olduğu kanaati ile 18 adet faturanın ödenmeyen 12.726,71 TL - 141.70 TL lik ıspatlanamayan ve 9.849,84 TL lik reklamasyon faturası sonucu 3.095,17 TL sinden davalının sorumlu olduğu" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, ayıplı hizmet iddiasında bulunduğunu reklamasyon fatura bedelinin mahsubunu istediğini , mahkemenin de reklamasyon fatura bedelini mahsup ettikten sonra kalan bakiye üzerinden itirazın iptaline hükmettiğini, davalının, ihracatçı firma sıfatı ile müvekkiline ürün siparişi verdiğini, elde edilen ürünlerin ithalatçı firmaya gönderildiğini, bu üçlü ticari ve hukuki ilişkide, davacı ile davalı arasında bir eser sözleşmesi, davalı iş sahibi ile üçüncü şahıs ithalatçı firma arasında alım satım sözleşmesi olduğunu, Bilirkişi raporunda ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olarak nitelendirildiğini, davalının tüm bu ihracatçı kimliğine uygun davranışları sergilemeyip, teslim aldığı tüm ürünleri kestiğini, kesimi yapılan ürünler sonrası 20 gün sonra müvekkiline sözlü olarak durumu bildirdiğini, tüm mallar kesildiği için işi alan davacı müvekkilinin yapacağı bir şey de olmadığını, bunun üzerine yeniden işin yapılması adına ilkinden farklı kalite ve desenden oluşan ürünlerin hazırlanmasının 12.05.2018’de istendiğini, müvekkilinin de istenilen ürünleri 15.05.2018’de boyadan teslim alarak davalı firmaya teslim ettiğini, davalı tarafından kesilen reklamasyon faturasının müvekkiline tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporunda davacının davalıya düzenlemiş olduğu 141,70 TL’lik faturanın teslim alındığına dair bir imzanın olmadığının belirtildiğini, hükümde de bu tespitin aynen yer aldığını, 141,70 TL’lik faturanın davacının ticari defterlerinde yer aldığının atlanıldığını, hükümde bu fatura miktarını toplam alacak miktarlarından mahsup edilmesine de itiraz ettiklerini, istinaf taleplerinin kabulüne, hükmün bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine aksi halde hükmün ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının takip dayanağı olduğunu iddia ettiği faturaları müvekkili şirkete usulune uygun tebliğ etmediğini, davacı şirketin malları ayıplı olup bu hususta şirket çalışanlarından ... davacı çalışanları ... ve ... 16.05.2018-17.05.2018 tarihlerinde mevcut mail yazışmaları mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının bu noktada tüm istinaf başvuru itirazlarının yersiz olup yeni itirazlar da olmadığını, yargılamanın başında bu yana aynı itirazlar hem mahkemece hem de bilirkişice incelendiğini ve gerekçeleri de açıklanmak suretiyle reddedildiğini, mevcut bilirkişi raporu ve Mahkeme gerekçeli kararı da nazara alınarak davacının istinaf dilekçesinde beyan ettiği itirazların reddi ile davanın beyanları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haksız olan karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı olarak faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında eser sözleşmesi olmayıp, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki yazılı olmayan satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususu tartışmasızdır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "12.726,71 TL fatura" sebebine dayalı olarak 12.726,71‬ TL asıl alacağın tahsili istemiyle 05/07/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça, satıma konu ürünlerin ayıplı olduğu, davacıya reklamasyon faturası düzenlendiği, bu nedenle borcun bulunmadığı savunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı ve davalının reklamasyon faturası düzenlemesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre 141,70 TL tutarında fatura dışında davacının takibe konu faturalarının, davalının ticari defterinde kayıtlı olduğu, 141,70 TL tutarlı fatura dışında davacının, ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 12.586,35 TL alacaklı; davalının, ticari defter kayıtlarına göre reklamasyon faturası öncesinde davacıya 12.585,01 TL borçlu olduğu, 9.489,84 TL tutarındaki davalının reklamasyon faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.Reklamasyon faturası, satışı gerçekleştirilen malın yeterli özellik, nitelik, kalite ve belirlenen standarda uygun olmaması nedeniyle alıcı ve satıcının uzlaşarak belirlediği yeni duruma uygun olarak, alıcı tarafından düzenlenen belgedir. Reklamasyon faturasının yapılan işin hacmi ve mahiyetine, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun olması ve tevsik edici belgelerle dayanması gerekmektedir.Davalı taraf, ürünlerin ayıplı gönderilmesi nedeniyle ikinci kez üretiminin istenilmesi sonrasında ürünlerin eksik gelmesi, eksik gelen ürünün başka firmadan tedarik edilmesi ve yaşanan gecikme nedeniyle ürünlerin ihracatını yapan firmaya hem %10 indirim yaparak hem de ürünleri uçakla göndermesi nedeniyle oluşan navlun nakliye bedeli faturasını yansıtarak reklamasyon faturası düzenlediğini beyan etmiştir. Davalı defterinde kayıtlı olan reklamasyon faturası davacıya tebliğ edilememiş olup, davacının kabulünde değildir.Dosyada yer alan sipariş kartelası ve davalı şirketin deposundaki ayıplı olduğu iddia edilen 25/04/2018 tarihli faturaya konu ürünler üzerinde bilirkişi eşliğinde yapılan incelemede boyahanede yapılan ön fikse işleminden dolayı likraları bozulmuş olan dantellerin 3 renginin de ayıplı olduğu tespit edilmiştir.Ayıp, aynı nitelikte, cinste normal bir eşyada bulunması gerekli olan iyi niteliklerin satılan malda bulunmaması ya da bulunmaması gereken kötü niteliklerin ise satılan malda bulunması olarak tanımlanabilir. Satıcının satılan mallardaki ayıplardan sorumlu olabilmesi için kanunun alıcıya yüklemiş olduğu yükümlülükler satılanı gözden geçirme, muayene etme ve var olan ayıpları satıcıya bildirme (ayıp ihbarında bulunma) yükümlülüğüdür. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan sorumlu olmayacaktır. Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı TTK.'nun 23/1-c maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. TTK'nun 23. maddesi uyarınca, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Ayıp açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde hakkını korumak için durumu aynı süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. Mahkemece davacıya gönderilen 20.03.2018 tarihli kartelada dantellerin üç renk olması sebebiyle ikinci kez üretilen dantellerin üç renk olduğu kabul edilmiş ise de davalı, 25.04.2018 tarihli faturaya konu olup, teslim alınan dantellerin ayıplı olduğundan bahisle ikinci kez üretilmesini istediği ve ikinci kez üretilecek ürünlerin üç renk olarak teslim edileceği yönünde herhangi bir yazılı delil sunmamıştır. Kaldı ki 07.03.2018 tarihli kartelada ve davalının davacıya göndermiş olduğu 16.04.2018 tarihli mail yazışmasında iki renk dantel istenildiği de görülmektedir. Davacının, 15.05.2018 tarihinde düzenlediği faturaya konu dantellerin üç renk olduğuna ilişkin bir kabulü de bulunmamaktadır. Dosyada alınan teknik bilirkişi raporunda satıma konu dantellerdeki ayıbın muayene ile ortaya çıkabilecek açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmekle birlikte tacir olan davalının muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zararına kendi kusuru ile yol açtığı anlaşılmaktadır. Davacının ayıbı kabul ettiğine dair beyanı bulunmadığı, ayıp ihbarına dayanak yapılan e-mail yazışmalarının davacı ile değil, davalı şirket temsilcisi ile dava dışı ihracatçı firma çalışanları arasında olduğu gözetildiğinde Mahkemenin ürünlerin ayıplı olduğunun davacıya mail yazışmaları ile iletildiğine, davacının 2. kez üretimi kabul edip, ürettiği ürünleri göndermekle ayıp iddiasını kabul etmiş olduğuna dair gerekçesinde isabet görülmemiştir. Bu nedenlerle davalı vekilinin, teslim alınan ürünlerin ayıplı olduğuna, bu hususta şirket çalışanlarından ...'nin davacı çalışanları ... ve ...'la 16.05.2018-17.05.2018 tarihlerinde mevcut mail yazışmaları mevcut olduğuna, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığına yönelik istinafı yerinde görülmemiştir.Davalı, reklamasyon faturasında belirttiği zararını ispat noktasında e-posta yazışmaları, navlun faturaları ve numunelere dayanmış, başkaca ispat sunmamıştır. Sunulan deliller, davalının müşterisi olan dava dışı ithalatçı firmanın zarara uğramasının, taraflar arasındaki anlaşmaya konu kumaşların davacı tarafından ayıplı olmasından kaynaklandığını ispata yeter nitelikte değildir. Başka bir anlatımla davalının zarara uğraması ile ayıplı teslim arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabit olup, taraf ticari defterleri arasındaki uyumsuzluğa yol açan reklamasyon faturasının düzenleme koşullarının oluştuğunun dosya kapsamındaki dellilerle ispat edilememiş olması karşısında mahkemece davacının, ifada kusurlu addedildiği 3.renk üretilmeyen ve 3. şahıstan satın alınan kumaş bedeli, kendi imalatının gecikmesinden kaynaklı bedel, navlun farkı bedeli ve de davalının iskontolu satış bedeli farkına havi reklamasyon faturasından sorumlu olduğuna dair gerekçesinde isabet görülmemiştir.Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 141,70 TL tutarlı faturaya konu ürünlerin davacı tarafından teslim edildiğinin yazılı delil ile ispat edilmediği, davacının açıkça yemin deliline de dayanmadığı gözetildiğinde mahkemece 141,70 TL tutarlı faturanın alacak hesabında dikkate alınmaması isabetli ise de davalı tarafça düzenlenen reklamasyon fatura bedelinin davacı alacağından mahsup edilmeden, taraf defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafından ödemesi yapılmayan 17 adet fatura bedeli olan 12.585,01 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken 9.849,84 TL tutarlı reklamasyon faturası nedeniyle 3.095,17 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE davalı-takip borçlusunun Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan icra takibine vaki itirazının 12.585,01 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,4-Reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyeti sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminatın isteminin reddine, 5-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 859,68 TL'den dava açılırken yatırılan 217,35 TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 63,63 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 578,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafında yatırılan toplam 217,35 TL peşin harç ve 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 253,25 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7 -Davacı tarafça sarf edilen 314,00 TL keşif harcı ile 1.714,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.286,95 TL yargılama giderinin kabul (%98,88) oranına göre hesaplanan 2.261,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına 8-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Davacının kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşılmakla, dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca, kabul edilen miktar üzerinden takdir ve tayin olunan 12.585,01 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 141,70 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,11-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masraflarıa-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 54,40TL harcın, alınması gerekli olan 859,68 TL harçtan mahsubu ile eksik 805,28 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,b-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ve posta gideri 65,00 TL olmak üzere toplam 213,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim