mahkeme 2025/644 E. 2025/1200 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/644

Karar No

2025/1200

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/644
KARAR NO: 2025/1200
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/1/2023
NUMARASI: 2022/433 (E) - 2023/12 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı aracın sürücüsünün asli kusuruyla neden olduğu 10/7/2021 günü meydana gelen kazada, tali kusurlu olan müvekkilinin adına kayıtlı ... plakalı aracın hasar gördüğünü Sigorta Tahkim Komisyonunda yapılan yargılamada 39.589,54 TL tutarında hasar gördüğü belirlenen aracın TRAMER kaydına bu durumun işlenmesi nedeniyle aracın değer kaybına uğradığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası niteliğinde 10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, aynı kazaya ilişkin tarafları ve konusu aynı olan Sigorta Tahkim Komisyonunun ...(E) sayılı dosyasının gizlenerek, yargı mercilerini kandırma çabasında bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davaya konu taleple ilgili davacının aynı davalıya karşı sigorta tahkim Komisyonuna başvurması üzerine kesin karar verildiği, böylece verilen kararın kesinleşmesinden sonra, aynı konuda, aynı dava nedenine dayanılarak yargı yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114'üncü maddesinin, 1'inci fıkrasının, "i" bendi ile 115'inci maddesinin, 2'nci fıkrası uyarınca, davanın usulden reddine karar vermiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın sürücüsünün asli kusuruyla neden olduğu 10/7/2021 günü meydana gelen kazada, tali kusurlu olan müvekkilinin adına kayıtlı ... plakalı aracın hasar gördüğünü; Sigorta Tahkim Komisyonunda yapılan yargılamada araçta 39.589,54 TL tutarında hasar tespit edildiğini, ağır hasar gördüğü TRAMER kaydına işlenen müvekkiline ait aracın uğradığı değer kaybının giderilmesi için başvurulan davalı sigorta şirketinin hiçbir yanıt vermeyip istemi örtülü olarak reddettiğini, mahkemenin kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin davaya konu zararının giderilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulmasına karşın, yapılan hesaplamadan sonra ıslah için taraflarına süre verilmediğini, bu nedenle müvekkilinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme bağlanmayan kısım için eldeki davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır. Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Öte yandan dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması da dava şartlarındandır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır. Aynı dava (uyuşmazlık) yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hüküm varlığını kendiliğinden gözeterek davayı esasa girmeden (usulden) reddetmesi gerekir. HMK'nin 303'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca bir davaya şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarının, her iki davanın dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması zorunludur. Bu nedenle maddi anlamda kesin hükmün varlığının belirlenmesi bakımından eski (ilk) dava ile yeni (ikinci) davanın, konularının aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski (ilk) davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni (ikinci) davanın talep sonucunu karşılaştırması gerekir. İkisi aynı ise dava konularının aynı olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "i" bendinde belirtilen dava şartlarından olan aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması koşulunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için eski (ilk) davanın biçimsel anlamda da kesinleşmiş olması da gerekmektedir. Diğer yandan HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Dosyaya eklenen Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ... (E) sayılı dosyasının incelenmesinde; talep eden ... vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna 11/11/2021 günü sunulan dilekçeyle, müvekkili davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın 10/7/2021 günü trafik kazasına karıştığını belirterek, 100 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; taraflara 12/4/2022 günü tebliğ edilen Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 7/4/2022 gün ve ... (E) - ... (K) sayılı kararıyla, talebin kabulüne, değer kaybına ilişkin 100 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 7/4/2022 gün ve ... (E) - ... (K) sayılı kararının, eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.Yukarıda da açıklandığı gibi Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 7/4/2022 gün ve 2021/234157 (E) - 2022/69466 (K) sayılı kararıyla, davalı ... Sigorta AŞ aleyhine değer kaybına ilişkin 100 TL maddi tazminata hükmolunmuş; eldeki davada da davacı vekili, davalı sigorta şirketine karşı belirsiz alacak davası niteliğinde araç değer kaybına ilişkin maddi tazminat davasını açmıştır. Bu itibarla Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 7/4/2022 gün ve 2021/234157 (E) - 2022/69466 (K) ile eldeki davanın taraflarının, dava sebebinin ve davanın konusunun aynı olduğunun anlaşılması karşısında, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde dava şartları arasında öngörülen "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" koşulunun gerçekleşmediği kabul edilerek, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından, bakiye karar ve ilam harcına hükmolunmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/9/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim