Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/916
2024/1280
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/916
KARAR NO: 2024/1280
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/12/2023
NUMARASI: 2015/1179 (E) - 2023/1024 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile sigortasız ... plakalı aracın yaptığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, geçici ve sürekli iş kaybı olmak üzere şimdilik 3.000 TL maddi tazminatın davalıların sorumlulukları oranında kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 17/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 290.000 TL'ye yükselterek davalı ...'ndan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... Sigorta AŞ yönünden tarafların sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden 289.999 TL sürekli iş göremezlik, 1 TL geçici iş göremezlik olmak üzere 290.000 TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 02/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada mevcut 12/06/2017 tarihli raporda kusur oranlarının net olarak tespit edilemediğini, davacının kazadan hemen sonra yapılan müdahalesinde sağ kolunda deformite olduğu, kırık oluştuğuna dair tespit yapılamadığı, bu nedenle sağ kolundaki mevcut kırığın kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, 28/04/2023 tarihli maluliyet raporunun güncel muayene sonrası düzenlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti için ATK 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerekirken raporun ATK 2. İhtisas Dairesinden alınmış olduğunu, ıslah zamanaşımının gerçekleşmiş olduğunu, ... Yönetmeliği uyarınca yalnızca bedensel zararlardan sorumlu olan müvekkilinden geçici iş göremezlik tazminatı talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ticari faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ve SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkilince ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusurunun varlığı halinde hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, teknik faiz uygulanması gerektiğini, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, zorunlu başvurunun yapılmadığını, sigortasız araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkil kurum bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, teminat mektubunun iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde belirsiz alacak ifadesi de kullanarak, belirsiz alacak davası olarak tazminat talep etmiş, oluşan zarar, bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlenmiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24/06/2019 tarih, 2016/20495 Esas ve 2019/7842 Karar sayılı kararı). Bu itibarla, davalı vekilinin dava ve ıslah zamanaşımına ilişkin itirazı yerinde değildir. Bununla beraber, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Ancak somut olay (kaza) 04/04/2015 tarihinde gerçekleşmiş, eldeki dava da 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, "dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması" zorunluluğunu öngören değişik 97. maddesinin yürürlük tarihinden önce açılmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde değildir. Somut olay nedeniyle, ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/2014 Esas 2017/435 Karar sayılı dosyasına sunulmuş olan 06/05/2015 tarihli bilirkişi raporunun davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı araç sürücünün tali kusurlu, davalı ...na ilişkili araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu seçenek benimsenerek hükme esas alındığı kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. Bununla beraber Mahkemece alınan 08/07/2019 tarihli Adli Tıp Kurumunun raporunda, 1. seçenek; davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu, davalı ...na ilişkili araç sürücüsü kusursuz, 2. seçenek; davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı araç sürücüsü %30, davalı ...na ilişkili araç sürücüsü %70 oranında kusurlu, olduğu şekilde seçenekli tespit edilmiştir. Bu durumda ceza yargılamasında belirlenen maddi olgunun hukuk mahkemesi için bağlayıcı olacağı açıktır. Mahkemece ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporuyla uyumlu olarak davalı ...na ilişkili araç sürücüsü %70 oranında kusurlu seçeneğin hükme esas alınması yerindedir. Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin müterafik kusura yönelik itirazı ve dosya kapsamı itibarıyla hatır taşımasının varlığı kanıtlanamadığından hatır taşımasına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Somut olayda, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin 12/05/2023 tarihli raporunda "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" ve "Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetin belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına, raporun kaza tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre; bu konulardaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Ayrıca, 25/01/2016 tarihli müzekkere cevabına göre SGK davacının geçirdiği kaza neticesinde rücuya tabi ödeme yapılmadığı anlaşılmış olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir. Davalı aracın kullanım tarzının "ticari" olduğu tescil kayıtlarından görülmekle, avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 19.809,90 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.952,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.857,40 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ...nın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.