Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/800
2024/1742
9 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/800
KARAR NO: 2024/1742
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 7/11/2023
NUMARASI: 2022/693 (E) - 2023/865 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 9/12/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ...'e ait, davalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı aracın, ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için de 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 6/10/2021 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 80.989,76 TL'ye; davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 1.243,83 TL'ye; davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 977,76 TL'ye; davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 40.566,53 TL'ye yükseltmiş; 21/9/2023 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesiyle davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 439.072,80 TL'ye; davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 1.037,97 TL'ye; davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 1.840,35 TL'ye; davacı ... mirasçıları için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 5.443,21 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 80.989,76 TL, davacı ... için 1.477,76 TL, davacı ... için 1.243,83 TL, davacı ... için 40.566,53 TL olmak üzere toplam 124.277,88 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 17.500,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için ise 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin ilk derece mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2015/554 (E) - 2021/1242 (K) sayılı kararı, davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin 13/9/2022 gün ve 2022/1507 (E) - 2022/1511 (K) sayılı kararıyla, dava görülmekte iken karar verilmeden önce 15/10/2021 günü ölen davacı ...'in taraf ehliyetinin sona ermesi nedeniyle, veraset ilamından anlaşılan mirasçılarına tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, ölü kişi hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-a/4'üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kararından sonra sürdürülen yargılamada ilk derece mahkemesinin 7/11/2023 gün ve 2022/693 (E) - 2023/865 (K) sayılı hükmüyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 439.072,80 TL, davacı ... için 1.037,97 TL, davacı ... için 1.840,35 TL, davacı ... mirasçıları için 5.443,21 TL olmak üzere toplam 447.394,33 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 24/8/2013 gününden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 16/4/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinin 215.837,42 TL'den sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adları geçen davacılara verilmesine; manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 18.000 TL, davacı ... için 18.000 TL, davacı ... için 18.000 TL, davacı ... mirasçıları için 10.000 TL olmak üzere toplam 89.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adları geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; manevi tazminatın yüksek belirlenmesi gerektiğini, reddedilen manevi tazminat talebi nedeniyle, davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinden daha yüksek olacak biçimde davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 3'üncü maddesinin 2'nci fıkrasına aykırı olduğunu; davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarı düşük olup, ilgili kuruluşlardan getirtilen emsal ücretler dikkate alınmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığını; üç çocuk annesi olan ve yeniden evlenme olasılığı bulunmayan davacı ... lehine hükmolunan tazminattan %1 oranında evlenme indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu; davalı sigorta şirketinin 5/3/2015 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü dikkate alınarak faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'in veraset ilamı sunulmadan ve bu konuda yetki verilmeden, tüm miraçsıların davaya dahil edilip edilmediği bilinmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu; bir davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği dikkate alınmadan ikinci kez verilen ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilemeyeceğini; mahkemenin ilk kararını yalnızca manevi tazminat yönünden istinaf eden davacıların, maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunda bulunmadıklarını, istinaf kararından sonra yapılan yeni yargılamada ise davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hak dikkate alınmadan tazminatın artırılarak ve ikinci ıslah dilekçesine itibar edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; davada davacıların desteği ölen ...'in gelirinin asgari ücret düzeyi üzerinde günlük 50 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, bu nedenle davacı vekilinin asgari ücretin usulî müktesep hakkın istisnasını oluşturduğuna ilişkin iddiasının dayanağının bulunmadığını; eldeki davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 110'uncu maddesinde belirtilen davaların yığılması durumu olduğu, istinaf mahkemesi tarafından yalnızca ... yönünden hükmün kaldırıldığı gözetilmeden, diğer davalar yönünden ayrıca yeniden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu; resmi kayıtlar dikkate alınmadan, davacının gelirinin günlük 50 TL, devam eden yıllarda ise asgari ücretin 2,0540 katı gelir elde edeceği kabul edilip asgari ücret ile oranlanarak hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını; kaza tarihinde 21 yaşında ve üniversite son sınıf öğrencisi olan davacı ... lehine, mezun olduğu tarihe kadar destek tazminatı hesaplaması yapılması gerekirken, mezun olduktan sonraki tarihler için tazminat hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu; davalılar lehine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının da fazla olduğu gibi istinaf kararından önce daha az tazminata hükmedilmesine karşın, sebep gösterilmeden gerekçesiz biçimde manevi tazminat miktarlarının kendiliğinden artırılarak hukuka aykırı davranıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu olay itibarıyla hüküm anındaki bakiye poliçe limitinin belirlenmesi yönünden bir tespit ve değerlendirme yapılmadan, müşterek müteselsil sorumluluk konusunda belirsizliğe, karışıklığa ve infazda duraksamaya neden olacak biçimde verilen kararın bozulması gerektiğini; bilirkişi raporundaki hesaplamalara ilişkin ileri sürdükleri itirazların dikkate alınmadan eksik ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğunu; 1/9/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan aleyhe tüm hususlara itiraz ettiklerini, istinaf dilekçesindeki itirazlarında davaya konu olayın iş kazası olduğu yönündeki itirazlar hâlen dikkate alınmamasının hatalı olduğunu; davacının ilk derece mahkemesi hükmünü yalnızca manevi tazminat yönünden istinaf ettiği gözetilerek, müvekkili sigorta şirketi lehine kazanılmış hakları korunup aleyhe kabul anlamına gelmemesi koşuluyla davanın reddi taleplerinin aksine bir kanıya varılması durumunda, hükme esas alınan bilirkişi raporuna nispeten daha doğru hesaplamaların yapıldığı bilirkişi raporunda yer alan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilamından önce hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre davacıların nihai ve gerçek maddi zararlarına ilişkin hesap tablosunun dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekilinin 11/1/2022 günü verdiği dilekçe ekinde sunduğu davacı ...'in mirasçılarını gösteren veraset ilamınında mirasçı olarak yer verilen ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin 17/7/2023 günü sunduğu dilekçeyle adı geçen mirasçıların davaya dahil edilmesini talep etmesi, diğer mirasçılar ..., ... ve ...'nun da eldeki davanın davacıları olması; davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan ve Yalova ... Noterliğinde 1/3/2023 günü düzenlenen ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile nüfus kayıtları içeriğine göre, davacı ... mirasçılarından olan ve 19/1/2023 günü bekâr ve çocuksuz öldüğü anlaşılan ...'in yasal mirasçıları ile ... mirasçılarının aynı kişiler olduklarının anlaşılması; HMK'nin 107'nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açılan eldeki destekten yoksun kalma tazminatı davasında davacılar vekili tarafından sunulan 6/10/2021 tarihli dilekçenin talep artırım dilekçesi, 21/9/2023 günü sunulan dilekçesinin ise talep edilen miktar yönünden ıslah dilekçesi niteliğini taşıması; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 34.162,58 TL'nin poliçe limitinden mahsup edilerek hesaplanması ve nihai hükümde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu maddi tazminat tutarının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde gösterilmesi; ölen desteğin iş verenine karşı açılmayan eldeki davada, davaya konu olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığı yönünden inceleme yapılmasına gerek olmadığının; kabule ve uygulamaya göre, nüfus kaydı içeriğine göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği 1/9/2023 günü itibarıyla 53 yaşını tamamladığı ve 18 yaşından küçük çocuğu bulunmadığı anlaşılan davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminattan, %1 evlenme olasılığı indirimi yapılmasının doğru olduğunu anlaşılması karşısında davalılar vekillerinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; Tüm Taşıma İşçileri Sendikasının 29/12/2016 tarihli yazısında yaptıkları çalışmalar sonucunda elde ettikleri resmi belgelere göre şoför olarak çalışan taşımacılık işçisinin 2013 yılında alabileceği ortalama net ücretin 1.600 TL düzeyinde olduğunun bildirilmesi, ölen desteğin şoför olarak çalıştığı minibüsün sahibi olduğunu beyan eden ... tarafından verilen dilekçede adı geçen desteğin günlük kazancının 50 TL olduğunun belirtilmesi gözetildiğinde, desteğin aylık gelirin asgari ücretin 2,0540 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiş; ilk derece mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2015/554 (E) - 2021/1242 (K) sayılı kararının, davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin 13/9/2022 gün ve 2022/1507 (E) - 2022/1511 (K) sayılı kararıyla, HMK'nin 353/1-a/4'üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesinin ardından sürdürülen yargılama sonucunda, anılan ilk derece mahkemesi hükmünün hukuken ortadan kalktığı gibi davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı manevi tazminatın miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu gözetilerek, taleplerin tümü yönünden karar verilmesinde ve manevi tazminatların arttırılarak hüküm kurulmasında; nüfus kaydı içeriğine göre 10/8/1992 doğumlu olup destek ...'in öldüğü, 25/8/2013 günü itibarıyla 21 yaşını tamamlayan ve 12/11/2017 günü evlendiği anlaşılan davacı ...'in kaza tarihi itibarıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi iktisat bölümünde öğrenim görmesi nedeniyle, desteğin 25 yaşını tamamlayıncaya kadar devam edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmasında; her bir davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat talepleri bakımından davacılar lehine, reddine karar verilen manevi tazminat talepleri bakımından ise vekille temsil edilen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmolunmasında isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, ilk derece mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2015/554 (E) - 2021/1242 (K) sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 80.989,76 TL, davacı ... için 1.477,76 TL, davacı ... için 1.243,83 TL, davacı ... için 40.566,53 TL olmak üzere toplam 124.277,88 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 17.500 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için ise 7.500 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmolunmuş; bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili hükmolunan destekten yoksun kalma tazminatlarına karşı, davacılar vekili ise yalnızca manevi tazminatların miktarı ile reddine karar verilen manevi tazminat talepleri bakımından davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuş; ilk derece mahkemesinin anılan hükmün Dairemizin 13/9/2022 gün ve 2022/1507 (E) - 2022/1511 (K) sayılı kararıyla, dava görülmekte iken karar verilmeden önce 15/10/2021 günü ölen davacı ...'in taraf ehliyetinin sona ermesi nedeniyle, veraset ilamından anlaşılan mirasçılarına tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, ölü kişi hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, HMK'nin 353/1-a/4'üncü maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesinin ardından sürdürülen yargılamada ise, davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2015/554 (E) - 2021/1242 (K) sayılı kararıyla hükmolunan maddi tazminatlara yönelik istinaf başvurusunda bulunmamasına karşın, davacı ... için 439.072,80 TL destekten yoksun kalma tazminatına, davacı ... için ise 1.840,35 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmolunarak, adları geçen davacılar lehine önceki kararla hükmolunan maddi tazminatların artırıldığı anlaşılmıştır. HMK'de düzenlenmeyen usulî kazanılmış hak kurumu Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 9/5/1960 gün ve 21 (E) - 9 (K) sayılı kararına göre; "Bir mahkemenin Temyiz Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir, meğer ki bu aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kaidesine ilişkin bulunsun ve son kararın neticesini değiştirecek bir mahiyet arz etmesin. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir. Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir. Gerçekten, mahkemenin doğru bularak uyduğu ve yahut kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile dava, usul ve kanuna uygun bir çığıra sokulmuş demektir. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması manasına gelir ki, böyle bir netice asla kabul edilemez." Bu içtihadı birleştirme kararından sonraki Yargıtay kararları hep bu içtihadı birleştirme kararına uygun olarak ve çoğunlukla atıf yaparak usulü kazanılmış hakkı çeşitli olaylara aynı biçimde uygulamıştır. Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen usuli kazanılmış hak olgusunun bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Söz gelimi mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması; bozmaya uyulmasından sonra o konuda yeni Kanun'un yürürlüğe girmesi; uygulanması gereken kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi; mahkemenin görevli olması; hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı ve harç gibi kamu düzenine ilişkin aykırılıkların bulunması; maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması durumunda usulü kazanılmış haktan söz edilemeyecektir. Bütün bunların yanında usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada, ya taraflar, ya mahkeme veya Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemiyle taraflardan birilerine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilmesi gerekir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2015/554 (E) - 2021/1242 (K) sayılı kararıyla hükmolunan maddi tazminatlara yönelik istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle, davalılar lehine maddi tazminat hükümleri yönünden usulî kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak, Dairemizin 13/9/2022 gün ve 2022/1507 (E) - 2022/1511 (K) sayılı kararından sonra sürdürülen yargılamada, davacılar ... ve ... lehine hükmolunan destekten yoksun kalma tazminatları tutarların ilk derece mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2015/554 (E) - 2021/1242 (K) sayılı ilamıyla hükmolunan destekten yoksun kalma tazminatların tutarını geçemeyeceği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Diğer yandan, davacılar ile davalılar ... ve ...'nın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, İstanbul Anadolu 17'nci Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/176 (E) sayılı davasında düzenlenen, davalı sürücü ...'nın tali kusurlu, davacıların desteği ...'in ise asli kusurlu olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 19/11/2014 gün ve 9578 sayılı raporu ile eldeki davada düzenlenen davalı sürücü ...'nın %25 oranında tali, davacıların desteği ...'in ise %75 oranında asli kusurlu olduğuna ilişkin raporundan anlaşılan kusur oranlarına, olayın meydana geldiği tarih ile paranın satın alma gücüne göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatların miktarlarının yetersiz olduğu; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıların uğradığı maddi zararın giderilmesi için bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirdiği 26/8/2016 tarihli dilekçe ekinde sunduğu belgeye göre davalı ... Sigorta Şirketine 24/2/2015 günü ulaşan dilekçeyle başvurduğunun anlaşılması karşısında, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99'uncu maddesinin, 1'inci fıkrası ile davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, tazminatın ve giderlerin ödenmesine ilişkin B.2'nci maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği günden başlayan 8 iş gününü kapsayan ödeme süresinin sona erdiği 9/3/2015 gününden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacılar ..., ..., ... ve ... mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne, a-80.979,76 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise temerrüde düştüğü 9/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-1.477,76 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise temerrüde düştüğü 9/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c-1.037,97 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise temerrüde düştüğü 9/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'na verilmesine, ç-5.443,21 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise temerrüde düştüğü 9/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ... mirasçılarına verilmesine, 2-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... mirasçılarının manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulüne, a-50.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'e verilmesine, b-30.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'ya verilmesine, c-30.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'na verilmesine, ç-30.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'na verilmesine, d-30.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 24/8/2013 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ... mirasçılarına verilmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 6.075,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 8,53 TL, tamamlama harcı olarak alınan 416 TL, ıslah harcı olarak alınan 1.093 TL olmak üzere toplam 1.517,53 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 4.557,87 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 11.612,70 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 580,65 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 11.032,05 TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Kısmen kabulüne karar verilen maddi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen, a-30.000 TL maktu vekâlet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine, b-1.477,76 TL vekâlet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'ya verilmesine, 6-Kısmen kabulüne karar verilen maddi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen, a-1.037,97 TL vekâlet ücretinin, davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, b-5.443,21 TL vekâlet ücretinin, davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ... mirasçılarına verilmesine, 7-Kısmen reddine karar verilen maddi tazminat talebi bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 1'inci, 2'nci ve 3'üncü fıkraları uyarınca belirlenen, a-30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davacı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketine verilmesine,b-362,59 TL vekâlet ücretinin, davacı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketine verilmesine,8-İlk derece mahkemesinin 7/11/2023 gün ve 2022/693 (E) - 2023/865 (K) sayılı nihai kararında kısmen reddine karar verilen maddi tazminat taleplerinden dolayı davacılar ... mirasçıları ile ... aleyhine vekâlet ücretine karar verilmediği gözetilerek, davalılar vekillerinin dilekçelerinde ileri sürdükleri istinaf nedenlerinin kapsamına göre, davacılar ... mirasçıları ile ...'nun kısmen reddine karar verilen maddi tazminat taleplerinden ötürü vekille temsil edilen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına, 9-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen, a-30.000 TL maktu vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine,b-30.000 TL maktu vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine,c-30.000 TL maktu vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'ya verilmesine, ç-30.000 TL maktu vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, d-30.000 TL maktu vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ... mirasçılarına verilmesine, 10-Davacılar tarafından harcanan 7.950 TL bilirkişilerin rapor ücretleri, 1.285,50 TL tebligat ve posta masrafı, vekâletname harcı 135,30 TL, başvurma harcı 27,70 TL, önceki istinaf başvurma harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 9.619,20 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen (258.938,70/654.563,86) 3.805,25 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine, davalı ... Sigorta Şirketinin kabulüne karar verilen maddi tazminat davasına göre isabet eden 1.307 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 11-Davacılar tarafından peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 1.517,53 TL karar ve ilam harcının, davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine, 12-Davacı tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 580,65 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, 13-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sarf edilen, 163,90 TL posta ve tebligat ücreti, önceki istinaf başvurma harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 384,60 TL yargılama giderlerinden, adı geçen davalı sigorta şirketi aleyhine hükmolunan maddi tazminatların toplamı gözetilerek, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen (88.938,70/654.563,86) 332,34 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davalı ... Sigorta Şirketine verilmesine, bakiye yargılama giderinin adı geçen davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına, 14-Davalı ... tarafından sarf edilen, 150 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama giderlerinden, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen (258.938,70/654.563,86) 90,66 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davalı ...'e verilmesine, bakiye yargılama giderinin adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına, 15-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, II-İstinaf incelemesi bakımından; 1-Davacılar ile davalılar tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran taraflara ayrı ayrı geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle, a-Davacılar tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 242 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı (5x 1.169,40 TL) 5.847 TL olmak üzere toplam 6.089 TL yargılama giderinin, davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine, b-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.169,40 TL'den ibaret yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adı geçen davalı sigorta şirketine verilmesine, c-Davalı ... tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.169,40 TL'den ibaret yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adı geçen davalıya verilmesine, ç-Davalı ... tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.169,40 TL'den ibaret yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adı geçen davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 9/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.