Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2232

Karar No

2024/1755

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/2232
KARAR NO: 2024/1755
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 4/10/2024
NUMARASI: 2024/384 (E) - Derdest
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in eşi, ... ve ...'in babası mütevefa ...'in 8/5/2024 tarihinde ... Sigorta Şirketinin sigortalısı, ...'ün sahibi olduğu, sürücü ...'ın sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğini, kaza sonucunda müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik maddi tazminat kapsamında 100.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 2.000.000 TL, ... için 3.000.000 TL, ... için 5.000.000 TL olmak üzere toplam 10.000.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mal kaçırmanın önlenmesi amacıyla davalıların bir kısım taşınır ve taşınmazları ile banka hesapları için uygun görülecek oranda teminatsız olarak ihtiyati tedbir uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin her bir talep yönünden ayrı ayrı hükmedilmek üzere davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 04/10/2024 tarihli ara kararıyla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacılar ...ve ... vekili dilekçesinde özetle; davaya konu somut olayda, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tüm şartların oluşmasına rağmen ilk derece mahkemesince taleplerinin reddedildiğini, hakkın temininin ilerleyen zamanlarda imkansız veya zorlaşacak olması nedeniyle ihtiyati tadbir talebinin kabulüne karar verilmesini ve bu doğrultuda ilk derece mahkemesinin 04/10/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak istinaf mahkemesinde yeniden değerlendirilmesini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Diğer bir anlatımla, dava görülmekte iken davalının, dava konusunu başkasına devretmesi olanağı bulunduğundan, davacının davayı kazanması durumunda dava konusu şeye kavuşması tehlikeye girebilir. İşte, davacının davayı kazanması durumunda dava konusuna kavuşmasını, daha dava sırasında (hatta davadan bile önce) güvence altına almaya yarayan geçici hukuki korumalara da ihtiyati tedbir denir. İhtiyati tedbirde dava konusu olan şey, söz gelimi taşınır veya taşınmaz mal için önleyici veya koruyucu tedbir alınır. Çünkü davanın konusu ihtiyati tedbire konu olan şeyin kendisidir. İhtiyati tedbirin özel bir türü olan ihtiyati haciz ise konusu ve tabi olduğu hükümler yönünden ihtiyati tedbirden farklıdır. Yalnızca para alacaklarına ilişkin davalarda (veya icra takiplerinde) söz konusu olan ihtiyati haciz, alacaklıya henüz kesin haciz isteminin yetkisinin gelmediği bir dönemde, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmak suretiyle alacaklının para alacağının zamanında (dava veya icra takibi sonunda) ödenmesini güvence altına alır. İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mallar, alacaklının açtığı veya yaptığı (veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibini konusu değildir (davanın veya icra takibinin konu para alacağıdır) ve borçlunun herhangi bir malıdır (alacağı, hakkı vb.). Oysa ihtiyati tedbirde üzerine ihtiyati tedbir konulan mallar, davacı ve davalı arasında çekişmeli olup davacının açtığı veya ileride açmayı düşündüğü bir davanın konusudur. İhtiyati tedbirle, dava konusu olan ve kime ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunan mal için koruma tedbiri alınır; ihtiyati haciz de ise, dava (veya icra takibi) konusu olan para alacağının ileride dava (veya icra takibi) sonunda ödenmesini güvence altına almak için, dava (veya icra takibi) konusu olan para ile hiçbir ilgisi olmayıp ve davalıya (borçluya) ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunmayan mallara el konulur (bu mallar ihtiyaten haczedilir). (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, sayfa 558 vd.) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 20/12/2013 gün 2013/21-179 (E) -2013/1676 (K) sayılı kararında da açıklandığı gibi konuları bakımından ihtiyati haciz sadece taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklara ilişkin olabildiği halde, ihtiyati tedbirin konusu daha geniştir. Gerçekten ihtiyati hacze konu teşkil eden şeyler dışında bir şeyin yapılması veya yapılmamasına dair eylemler ile bir şeyin teslimi veya bir paranın ödenmesi veya ödenmemesi gibi yükümlülükler de ihtiyati tedbirin konusunu oluşturabilir. Uygulamada, somut olayda olduğu gibi, para alacağına ilişkin davada ihtiyati tedbir talep edilmesi durumunda, davacının amacının para alacağını teminat altına almak olduğu dikkate alınarak talebin HMK'nin 33. maddesi uyarınca ihtiyati haciz hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim yukarıda açıklanan YHGK kararın da, HMK'nin 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbirin sadece "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebilmesi nedeniyle para alacağına ilişkin davadaki talebin ihtiyati tedbir olarak kabul edilmesi olanağının bulunmadığı da açıkça vurgulanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı eldeki davayı, davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla açmıştır. Bu nedenle uyuşmazlığın konusu, davalıya ait mal varlığı olmayıp maddi tazminatın karşılığı paradır. Bu itibarla, davacının talebinin ihtiyati haciz niteliğinde olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler de nazara alındığında haksız fiil (yaralanma) tarihi itibarıyla davacıların maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep edilen davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının kesin olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünü içermektedir. Bu açıklamalar ışığında dosyanın incelenmesinde; Biga 2. ACM 2024/574 E. sayılı dosya içeriği manevi tazminat istemi bakımından, alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek; manevi tazminat davası yönünden, İİK'nin 257. maddesinin 1. fıkrası kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu yönden kaldırılarak, sadece istinaf eden davacılar yönünden manevi tazminat talebi doğrultusunda tarafların hak ve menfaatleri ile orantılılık ilkesi gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir.Davacılar tarafından açılan maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden ise, uğranılan maddi zararlardan ötürü tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, davanın geldiği aşamada trafik kazasından kaynaklanan maddi zararlar nedeniyle istenen tazminatın kapsamı (destekten yoksun kalma tazminatı) itibarıyla tazminat hesabının bilirkişi incelemesine muhtaç olması ve hak edilen tutarın yaklaşık olarak dahi henüz belli olmaması göz önüne alınarak, ihtiyati haciz talebinin maddi tazminat davası yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davacılar ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesinin 04/10/2024 tarihli ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacılar ...ve ... vekilinin ihtiyati tedbir (haciz) talebinin kabulü ile davacı ...yönünden 100.000 TL, davacı ... yönünden 100.000 TL manevi tazminat alacağını karşılayacak biçimde davacı ...tarafından 1.000 TL, davacı ... tarafından da 1.000 TL nakdi teminat yatırıldığında veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda davalıların taşınır ve taşınmazları ile banka hesapları üzerine (ihtiyati haciz konulacak araçlar hakkında yakalama ve muhafaza işlemi yapılmamak kaydıyla) ihtiyati haciz konulmasına,2-Müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar ...ve ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 635 TL posta ve tebligat gideri ile toplam 2.338,8‬0 TL istinaf başvuru harçlarının, mahkemece esasa ilişkin karar verilirken nazara alınmasına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim