Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1193
2024/1732
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/1193
KARAR NO: 2024/1732
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/3/2024
NUMARASI: 2023/715 (E) - 2024/206 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 4/12/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/3/2013 günü sürücü ...'nun yönetimindeki ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı traktörün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen kazada adı geçen sürücünün ölmesi nedeniyle, davacı ...'nun destekten yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 50 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50 TL cenaze gideri tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından zamanaşımını kesen veya durduran nedenler olup olmadığı incelenmeden karar verildiğini, davaya konu trafik kazasında uzamış ceza zamanaşımının 15 yıl olarak uygulanması gerektiği kanısında olduklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanunu'nun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkûmiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.06.2015 gün ve 2014/17-2198 (E) - 2015/1495 (K), 16.09.2015 gün ve 2014/17-116 (E) - 2015/1771 (K) sayılı kararlarıyla da aynı ilkeler benimsenmiştir. Eldeki davada, dosyaya sunulan nüfus kaydı içeriğine göre aynı zamanda davacı Hatice Uslu'nun eşi olduğu anlaşılan ...'nun yönetimindeki ... plakalı traktörle 27/3/2013 günü seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı kazada öldüğü ileri sürülerek, destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri tazminatı talebinde bulunulmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, ceza zamanaşımının uygulanması için kamu davasının açılmış olması veya mahkûmiyet hükmü verilmesi aranmamakta olup cezayı gerektiren fiilin varlığı yeterlidir. Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan dava konusu trafik kazası da bu anlamda cezayı gerektiren bir fiil niteliğindedir. Yasa koyucunun amacı KTK uyarınca tehlike sorumluluğunu doğuran olaylarda sorumlulara karşı daha uzun zamanaşımı içinde dava açılması olanağını sağlamaktır. Kaldı ki, KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrasındaki "cezayı gerektiren fiil" ifadesinin seçilmesi de zamanaşımı yönünden yukarıda da açıklandığı gibi soruşturma veya kovuşturma yapılması koşullarının aranmadığı sonucunu doğurmaktadır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılana açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davacı Hatice Uslu'nun desteği olduğu ileri sürülen sürücü ...'nun 27/3/2013 günü meydana gelen trafik kazasında ölümünden kaynaklanan maddi tazminat davasının, KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin, 1'inci fıkrasının "d" bendinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı içinde belirsiz alacak davası niteliğinde, dava zamanaşımı geçmeden 2/11/2023 günü açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemece işin esasına girilip tarafların ileri sürdükleri kanıtlar toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımının geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 4/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.