mahkeme 2021/902 E. 2024/446 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/902

Karar No

2024/446

Karar Tarihi

19 Mart 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/902
KARAR NO: 2024/446
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 11/02/2021
NUMARASI: 2015/1096 (E) - 2021/138 (K)
DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ: 19/03/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yola çıktığı sırada aniden alev alarak infilak ettiğini, olay sonrası jandarma ekipleri tarafından Olay Yeri Tespit Tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirkete ihbar edilen yangın olayı ile ilgili olarak Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/6 D. İş sayılı dosyasıyla tespit edilen hasar bedelinin 25.490 TL olduğunu, hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... (E) sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının haksız ve dayanaksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı borçlunun itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, TTK'nin 5. maddesi uyarınca tacir olan taraflar hakkındaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin (24.200 TL asıl alacak, 3.090,97 TL işlemiş faiz olmak üzere) 27.290,97 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu olayın 11/07/2012 tarihinde gerçekleşmiş olup davanın 19/11/2015 tarihinde açılmış olduğunu, tazminat davalarında sürenin 1 yıl olduğunu, 3 yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkilinin aracın üreticisi, imalatçısı olmayıp genel distribütör olduğunu, yangından 3 yıl sonra açılan tazminat davasının araç ve parçalarının ortadan kalkmış olması ve araç üzerinde inceleme yapılması imkânının ortadan kalkması nedeniyle reddi gerektiğini, dosyada mübrez raporların birbiriyle çelişkili olduğunu, poliçede yazılı teminat bedelinin sigortacının sorumlu olduğu bedel olmayıp davacının araç ile ilgili kesin tespite ulaşmadan sigortalısına ödemeyi yaparak aracı hurdaya ayırarak sovtaj bedelinden satttığını, sovtaj bedelini mahsuplamadan alacak bedelinin hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 11/07/2012 tarihinde davacıya kasko sigortalı ... plakalı aracın aniden alev alarak infilak etmesi sonucu oluşan maddi hasarın, araçtaki zararın imalat hatasından kaynaklandığını belirterek, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına 12/09/2012 tarihinde ödediği tazminat bedeli ile ilgili olarak, halefiyet hakkını kullanarak davalıdan rücuan tahsili istemi ile 12/02/2014 tarihinde başlattığı takibe yapılan itirazın iptali talep edildiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109. madde hükmü: “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” şeklindedir. Davaya konu olay 11/07/2012 tarihinde gerçekleşmiş, sigorta şirketi bakımından zamanaşımı süresi başlangıç tarihi olan ödeme tarihinden (12/09/2012) itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde icra takibi (12/02/2014) yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle zamanaşımı savunmasına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. İlk derece mahkemesince; üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ilk alınan heyet kök ve ek raporu ile ikinci heyetten alınan kök ve ek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik üçüncü bir heyetten 03/03/2020 tarihli kök rapor alınmış, bilirkişi kurulu raporunda; önceki alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında tamamı ile aralarında çelişkili sonuçlara ulaşmadıklarının sadece ifadelerdeki anlam yüklemelerinde farklı kelimeleri tercih ettikleri, yangının gevşek bağlantı noktasına bağlı (montaj hatasından) kaynaklı olduğu, tüm heyet raporlarında farklı ifadeler kullanılsa da yangın olayının arıza temelli olduğu, dava konusu ... plakalı aracın yangın nedeniyle toplam zarar ve ziyanın 25.400 TL, aracın hasarlı durumdaki değerinin ise 100 TL olduğu, davalının bu bedelin tamamından sorumlu olduğu yönünde tespit yapılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesine ekli Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/6 Değişik İş sayılı 04/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda da aynı yönde tespit yapıldığı, dolayısıyla mahkemece dosya kapsamı ile uyumlu, çelişki içermeyen, ayrıntılı ve denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusundaki itirazlarının reddi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.864,25 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 466,06‬ TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.398,19‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim