Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1719
2025/257
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1719
KARAR NO: 2025/257
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/06/2021
NUMARASI: 2018/863 (E) - 2021/438 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında dava dışı ...ın vefat ettiğini, müvekkillerinin meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığını belirterek, her bir davacı için 10 TL olmak üzere toplam 90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 22/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için 82.830,20 TL, davacı ... için 3.803,16 TL, davacı ... için 2.124,31 TL, davacı ... için 6.156,02 TL, davacı ... için 7.991,16 TL, davacı ... için 6.156,02 TL, davacı ... için 8.341,73 TL, davacı ... için 16.115,21 TL, davacı ... için 20.555,42 TL olmak üzere toplam 154.083,23 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile davacı ... için 82.830,20 TL, davacı ... için 3.803,16 TL, davacı ... için 2.124,31 TL, davacı ... için 6.156,02 TL, davacı ... için 7.991,16 TL, davacı ... için 6.156,02 TL, davacı ... için 8.341,73 TL, davacı ... için 16.115,21 TL ve davacı ... için 20.565,42 TL olmak üzere toplam 154.083,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; muris maktule %75 oranında kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, kazanın karşı tarafın kusurlu davranışı ile meydana gelmiş olduğunu, mahkemece 9 davacı için 9 ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir toplam vekâlet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmışsa da teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, başvurunun eksik belgelerle yapıldığını, kazanın meydana geldiği yerin tarla olması sebebiyle meydana gelen zararın teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu kazanın iş kazası olduğunun kabulü halinde dahi davacı tazminat tutarı hesaplamasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin dikkate alınması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Karayolları üçlü bilirkişi heyetinden alınan 21.12.2020 tarihli kusur raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun denetlenebilir olduğu, dosya içerisindeki kusur raporlarının irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'nun (KTK) 2. maddesinde bu Kanun'un, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur. (Yargıtay 17.HD, 21.12.2020 T, 2020/174 E, 2020/8794 K, 16.12.2020 T, 2019/6624 E, 2020/8529 K bu yöndedir.) KTK'nin uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (HGK'nin 28.09.2011 tarihli, 2011/17-499-2011/557 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut olayda kaza yerinin bir şekilde karayolu ile bağlantısı bulunmaktadır. Bu nedenle davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin KTK'nin 2. maddesi gereğince karayolu sayılan yerlerden olduğu yönündeki kabul yerindedir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalının bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup bu yöndeki istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. Ancak, ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı için hükmedilen maddi tazminat miktarları üzerinden her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekâlet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: Davanın kabulü ile, 1-Davacı ... için 82.830,20 TL, davacı ... için 3.803,16 TL, davacı ... için 2.124,31 TL, davacı ... için 6.156,02 TL, davacı ... için 7.991,16 TL, davacı ... için 6.156,02 TL, davacı ... için 8.341,73 TL, davacı ... için 16.115,21 TL ve davacı ... için 20.565,42 TL olmak üzere toplam 154.083,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 10.525,42 TL harçtan, davacı tarafça dava esnasında yatırılan 526 TL ıslah harcından mahsubu ile arta kalan 9.999,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına 3-Davacı tarafça dava esnasında yatırılan 526 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 1.933 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 11.567,93 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.803,16 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.124,31 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 8-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 9-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 10-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 11-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 12-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 13-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 14-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.525,42 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 2.631,40 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 7.894,02 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 33 TL posta ve tebligat gideri ile 1.458,90 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.