Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1711
2025/256
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1711
KARAR NO: 2025/256
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/04/2021
NUMARASI: 2016/167 (E) - 2021/320 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların çarpışması sonucu meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000 TL daimi iş göremezlik tazminatının 500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta AŞ'den, 500 TL'sinin ise davalı ... Sigorta AŞ'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 09/12/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği 500 TL tazminatı 40.902,28 TL'ye, 4.709,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 36.192,44 TL'sinin ise sürekli işgücü kaybı tazminatı olarak kaza tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalı .. Sigorta AŞ bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine, davanın davalı ... Sigorta AŞ bakımından kabulü ile 40.902,28 TL'nin 18/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçelerinde özetle; müvekkilinin poliçe dahilinde geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartlarına geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı giderleri ile sağlık harcamalarının sağlık gideri teminatı kapsamında olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 98. maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da SGK'nin sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/Güvence Hesabı'nın geçici iş göremezlik zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da getirebilir. Somut uyuşmazlıkta, kaza tespit tutanağında davacının bulunduğu yerin (1) işaretiyle ön koltuk, emniyet kemeri takılıp takmadığının (4) işaretiyle belirsiz olarak işaretlendiği görülmektedir. Bu durumda davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından müterafik kusur indirimine yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Herhangi bir çıkar karşılığı olmayan hatır taşıması nedeniyle TBK'nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Yakın aile bireylerinde olduğu gibi maddi ve manevi menfaatin bulunduğu akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, davacının yolcu konumunda olduğu araç sürücüsü ile karı-koca yakınlığı olduğundan belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz. Yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına göre mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamakta olup davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi hükmü gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.794,03 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 757,80 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.036,23 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.