mahkeme 2021/1103 E. 2025/1556 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1103

Karar No

2025/1556

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1103
KARAR NO : 2025/1556
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03/11/2020
NUMARASI : 2019/980 (E) - 2020/548 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 28/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/08/2017 tarihinde, davacının desteği (babası) ...'ın yolcu olarak bulunduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olarak ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda vefat ettiğini, bu kaza nedeniyle destek ...'ın vefatı nedeniyle daha önce müteveffanın eşi ..., çocuğu Mehmet, annesi Hacer ve babası Mehmet tarafından İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/900 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle ... Hesabına karşı açılan davanın kabulüne karar verildiğini, dosya istinaf incelemesinde iken anılan davadaki davacılar ile davalı ... Hesabının sulh olması üzerine davacılara asıl alacak olarak 155.281,45 TL ödendiğini, davacı ...'ın, babası ...'ın vefatından sonra doğduğunu ve davacının destekten yoksun kalma tazminatı için bakiye poliçe limiti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30/06/2020 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini 58.420,19 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın mirasçıları ile müvekkilinin sulh olduğunu ve müvekkili kurumun ibra edildiğini, taşımanın hatır için yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davanın kabulü ile davacı ...'a velayeten ... ... için 58.420,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan davanın usulden reddi gerektiğini, motosiklette yolcu olduğu sabit olan müteveffanın gerekli güvenlik önlemlerini aldığının (kask takma vs) ispat edilemediğini, müteveffanın ehliyetsiz ve alkollü sürücüyle seyahat etmesi nedeniyle de müterafik kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, aynı kazayla ilgili olarak İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/900 E. 2018/579 K. sayılı ilamının müvekkili tarafından istinaf edildiğini, istinaf aşamasında müvekkili kurum ile davanın taraflarının sulh olduğunu, dosyanın feragat nedeniyle kapatıldığını ve müvekkili kurumun ibra edildiğini, bu nedenle davacının müvekkili kurumdan tazminat talep etme hakkı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekirken esasa geçilerek karar verilmesini hatalı olduğunu, aksinin kabulü halinde yukarıda belirtilen 2017/900 Esas ve 2018/579 Karar sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın annesi, babası, eşi ve oğlu Mehmet yönünden hesaplama yapılmış olup yeni doğmuş ... yönünden pay ayrılarak hesaplama yapılmadığını, huzurdaki yargılamada alınan hesap raporunda 2017/900 E-2018/579 K. sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporu güncellenerek iş bu davada hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini, yargılama öncesi müvekkili kuruma yapılan geçerli bir başvuru bulunmadığından müvekkilinin temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilebilecekken 14/10/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan müvekkili kurumun yalnızca yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi halinde ek hesap raporu alınmasına karar verilmesini, sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasında bilinen dönemde bilinen dönem verileri, bilinmeyen dönemde hesap tarihi verilerinin esas alınmakta olduğunu, bu sebeple yeniden yargılama yapılması halinde asgari ücret artmış olacağından tazminat hesabında karar tarihine en yakın ücret verilerinin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği kanaatinin oluşması halinde yerleşmiş içtihatlar gereği indirimlerin %20'yi aşmamasını ve indirimin toplanarak değil, sıra ile yapılması gerektiğini, böylece hesaplanan 58.420,19 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle 46.736,15 TL olarak belirlenecek, bu miktardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması sonucunda 37.388,92 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekeceğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi halinde davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 24/08/2017 günü, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmayan ... plakalı motosikletin ... plakalı araca arkadan çarparak ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının babası ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, davacı ...'ın 24/08/2017 tarihinde meydana gelen ölüm olayından (haksız fiilden) sonra 08/05/2018 tarihinde doğduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesi gereğince hak ehliyetine sahip olduğu anlaşılmıştır. Aynı kaza nedeniyle diğer hak sahipleri (müteveffanın eşi, diğer çocuğu, anne ve babası) tarafından davalı ... aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/900 E. 2018/379 K. sayılı kararıyla davacı ... ... için 103.997,29 TL, Mehmet ...'a velayeten ... ... için 37.145,19 TL, Hacer ... için 57.731,91 TL, Mehmet ... (T.C. No:...) için 44.983,71 TL'nin 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine" karar verilmiş, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/2405 E. 2019/35 K. sayılı ilamı ile davanın feragat nedeniyle reddine, istinaf talebi konusuz kaldığından istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, karara karşı temyiz yoluna başvurulmaması üzerine karar 10/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/900 E. 2018/379 K. sayılı dosyasında davacıların davalı ... Hesabını sulh ve ibralarının, belirtilen davada taraf olmayan eldeki davanın davacısı ... yönünden bağlayıcılığından söz edilemeyecektir.Davalı ..., desteğin geride kalan tüm hak sahipleri yönünden kaza tarihinde geçerli olan 330.000 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olup, davalının sorumlu olduğu poliçe teminat limitinden İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/900 E. 2018/379 K. sayılı dosyasında desteğin eşi, diğer çocuğu, anne ve babası lehine hükmedilen ve davalı tarafından davacılara 24/09/2019 tarihinde ödenen 155.281,45 TL (asıl alacak) indirildikten sonra bakiye (330.000-155.281,45)= 174.718,56 TL teminat limiti üzerinden davalının sorumluluğu devam ettiğinden bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 24/06/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacının destek zararının 58.420,19 TL olduğu ve poliçe limitleri içinde kaldığı tespit edilmiştir.Bilirkişi raporunun HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Kaldı kiHMK'nin 357. maddesinde bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenilemeyeceği düzenlenmiş olup davalı tarafça bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itiraz edilmemiştir.Rapordaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabul edilmemiştir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nin 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Somut olayda; desteğin yolcu olduğu motosikletin sürücüsü dava dışı ...'nin soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra alınan doktor raporunda 1,23 promil alkollü olduğu tespit edilmiş, adı geçen sürücünün soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde destek ... ile arkadaş olduğunu, birlikte saat 21.00 sıralarında alkol aldıklarını akabinde...'ı ikametine bırakmak için idaresindeki motosikletle seyir halindeyken kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Bu durumda dava dışı sürücü...ile birlikte alkol alan ve alkolün etkisi altında olduğunu bildiği sürücünün kullandığı araca binen desteğin müterafik kusurlu olması nedeniyle hükmedilen tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekirken müterafik kusur indirimi yapılmaması doğru olmamıştır.Ceza soruşturması içeriğine göre destek ile yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve birlikte alkol aldıktan sonra seyahat ettikleri sabit olduğuna göre desteğin taşıma için ücret ödemesi hayatın olağan akışına aykırı olup davalı vekilinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiğinin dosya içeriği itibarıyla sabit olmasına, davacı tarafça davalıya 01/10/2019 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 14/10/2019 tarihinde temerrüt gerçekleştiğinden bu tarihten itibaren faize karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi;İlk derece mahkemesince 58.420,19 TL üzerinden davanın tam kabulüne karar verildiğine göre davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karar için HMK'nın 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, ilk derece mahkemesince alınan 24/06/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının destek zararı 58.420,19 TL hesaplandığına göre bu miktardan desteğin müterafik kusuru nedeniyle % 20 oranında ve hatır taşıması nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak davacı lehine 37.388,92 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmiş, takdiri indirim yapılan kısım bakımından karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine,B-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davanın kısmen kabulü ile 37.388,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.554,04 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harç ile 200 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 244,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.309,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından peşin yatırılan 44,40 TL peşin harç, 200 TL tamamlama harcı ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 288,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 700 TL bilirkişi ücreti, 200 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 900 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının davasının reddedilen kısmı takdiri indirim nedenine dayandığından, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,C-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-Davacı vekilinin istinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince davacıya iadesine,3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 32,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/10/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim