mahkeme 2021/1069 E. 2024/785 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1069

Karar No

2024/785

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1069
KARAR NO: 2024/785
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/01/2021
NUMARASI: 2016/171 Esas- 2021/94 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 21/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’e ait ... plakalı aracın davalı ... tarafından kasko sigortası ile sigortalandığını, kasko sigortalı aracın, İzmir'de bulunduğu sırada çalındığınının 11/04/2015 tarihinde öğrendiğini, davalı sigortacısının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik zarar bedeli 10.000 TL’nin çalınma fiilinin meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne davacının maddi tazminat (araç bedeli) talebinin kısmen kabulü ile 73.500 TL araç bedeline, taktiren %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 58.800 TL araç bedelinin 02/06/2015 temerrüt (TTK 1427 md gereği başvurudan itibaren 45 gün sonrası) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; davacının sigorta kapsamında ortaya çıkan riziko ile ilgili üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, davacının aracının çalınmasında bir kusuru bulunmadığını, aracı için alabileceği tüm önlemleri eksiksiz olarak aldığını, zararı derhal sigorta şirketine bildiren ve aracını sorunsuz bir yere bırakıp arkadaşına emanet eden iyi niyetli davacının tazminat miktarında indirim yapılamayacağını, sigorta şirketinin veya davacının bu durumda fazladan alabileceği bir önlem ya da zararı, hasar bedelini azaltabilecek bir durumu ve konumu olmadığını,davacının çalınma durumunu öğrendiğinde hiç vakit kaybetmeksizin durumu adli makamlara bildirdiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; poliçede ve ruhsatnamede de kayıtlandırıldığı gibi poliçenin menfaatdarı ve daini mürtehin hakkı sahibinin ... Bankası AŞ Sivas şubesi olduğunu, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını, hasar ihbarı yükümlülüğünün iyi niyetli ve gerçeğe uygun olarak yapılmadığını, davacı tarafın aracın çalınmasında (çalınmış ise) ağır kusurlu olduğunu, davacının ağır kusuru ile hasara sebebiyet verdiğini, sigorta mevzuatı ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde bir hasarın teminat harici kaldığının ispat külfetinin esasen sigortacıya düştüğünü, davacı tarafından kasko poliçesinde aracın çalınması durumunda ibraz edilmesi belirtilen evrakların da taraflarına iletilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava kasko sigortası kapsamında tazminat istemine ilişkindir. ... Bankası'nın 06/04/2017 tarihli rehinin devam etmediği yönündeki cevabı dikkate alındığında, davacının aktif husumet ehliyeti vardır. Davacıya ait aracın, davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kaskolu aracın gerçekten çalınıp çalınmadığına ve poliçede teminat verilen hırsızlık rizikosunun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ'nin A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davacının, sigortalı aracının 11/04/2015 tarihinden 8 ay önce park ettiği sokaktan çalındığını iddia ederek davalı sigortacıya hasar ihbarında bulunduğu, davacının hırsızlık iddiası ile başvurusu üzerine açılan soruşturma dosyasında faillerin bulunamadığı görülmektedir.Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nin B.1. maddesinde, rizikonun gerçekleşmesi halinde, sigortalının yükümlülükleri düzenlenmiş olup anılan maddenin 3. bendinde ise "aracın çalınması halinde, durumu öğrenir öğrenmez derhal yetkili makamlara bildirimde bulunmak" sigortalının yükümlülükleri arasında sayılmıştır. Bu düzenlemenin konuluş amacının, hırsızlık halinde yetkili makamların delillerin tespiti için bir an önce araştırma yapması ile gerçekleşen hırsızlığın failleri ile delillerinin sağlıklı biçimde tespitinin sağlanması olduğu açıktır. (Yargıtay 17. HD 2015/489 E. 2016/14936 K. Sayılı kararı)Yukarıda anılan Kanun hükümleri ve KSGŞ gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü kural olarak davalı sigortacı üzerindedir. Ancak, somut olayın özellikleri ve bilhassa davacının kendisi Samsun'da yaşadığı halde aracını iş için gittiği İzmir ilinde bilmediği bir sokakta (beyanına göre Sivaslıların yoğun olarak ikamet ettikleri bir yerde) kolluğa başvurduğu tarihten yaklaşık sekiz ay önce park edip bıraktığına, aracın bıraktığı yerinde olmadığını ne zaman çalındığını da tam olarak bilmediğine ilişkin beyanı göz önüne alındığında, hırsızlık rizikosunun gerçekleştiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alınmalıdır. Bu itibarla; rizikonun gerçekleşmesi halinde doğru ihbar ve rizikonun gerçekleştiğini ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı olduğu halde, zararın teminat dışı olduğunu ispat yükünün davalı sigortacıda olduğuna ilişkin mahkemenin kabulü yerinde değildir. Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.Bu durumda mahkemece; somut olayın özellikleri gereği, davacının sigorta kapsamında olduğunu iddia ettiği hırsızlık rizikosunun gerçekleştiğini ispatla mükellef olduğu ve davacının aracın çalındığı iddiasına ilişkin vakıaların hayatın olağan akışına aykırı olduğu; poliçe teminatı kapsamında kalan hırsızlığın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır. Dairemizin bu şekildeki kabulüne göre de davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine,B-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ileYukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL peşin harç ve 1.084,43 TL tamamlanma harcı olmak üzere toplam 1.255,21‬ TL'nin mahsubu ile 827,61‬ TL harcın davacıya iadesine,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarfedilen 50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran taraflara iadesine,B-İstinaf İncelemesi Bakımından;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı tarafından sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 48,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 210,6‬ TL yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek, davalıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile 368,3‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, 7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı ... AŞ tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, teminat mektubunun davalı ... AŞ'ye iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/5/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim