mahkeme 2021/1055 E. 2024/784 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1055
2024/784
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1055
KARAR NO: 2024/784
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ 18/02/2021
NUMARASI: 2020/448 Esas - 2021/186 Karar
DAVANIN KONUSU: Rücuen tazminat
KARAR TARİHİ: 21/05/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... AŞ'nin kasko poliçesi ile sigortalı oladuğu ... plakalı araç ile davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın yaptığı kaza sonucu, davacı sigortalı aracın hasara uğradığını ve ödemelerin tenzili ile şimdilik 20.150 TL hasar tazminatının, ödeme tarihi olan 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davanın davalıların ikametgahı mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu kazada davalının bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 37.200 TL'nin ödeme tarihi olan 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı ... vekili; davacının davasına dayanak yaptığı eksper raporunda zararının hesaplandığını, bu doğrultuda 68.200 TL hasar ödemesi yapıldığını, bu bedelden 31.000 TL ZMMS sigortacısından tahsil edildiğini beyan etmiş olmasına rağmen yani oluşan zararını belirlediği halde belirsiz alacak davası ikame ettiğini, zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın ikame edildiğini, dava konusu kazada davalıya ait aracın herhangi bir kusuru bulunmadığını, herhangi bir neden belirtmeden ve gerekçe açıklamadan kaza tespit tutanağında belirtilen oranlardan farklı kusur tespiti içeren bilirkişi raporunun dayanak yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu aracın bedeli gerçek değerinin çok üzerinde, pert bedeli ise normal değerinin çok altında olacak şekilde belirlendiğini, davacının ıslah olarak değerlendirilen dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğu halde bu husus gözetilmeden karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.11.2020 tarih, 2017/17-1102 E. ve 2020/905 K. sayılı kararında "... Davacıya ait, davalıya kasko sigortalı araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı, aracın onarımının olanaklı olup olmadığı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Sonuç, 6100 sayılı HMK’nın 266 vd. maddeleri ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3/3. maddesi uyarınca yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacaktır. Eş söyleyişle davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan hasar bedelinin varlığının ve miktarının belirlenebilmesi, ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabileceğinden davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. " yönünde karar verilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde belirsiz alacak ifadesi de kullanarak, belirsiz alacak davası olarak tazminat talep etmiş, zararını bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak öğrenmiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarih, 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı). Bu nedenlerle, davalı vekilinin belirsiz alacak davasına ve ıslah zamanaşımına ilişkin itirazları yerinde değildir.7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Somut olaya ilişkin 20/04/8/2018 tarihli dilekçesi ile dava açılmakla zorunlu arabuluculuk koşulu bulunmamaktadır.Somut olaya ilişkin hazırlanan raporda; davalı araç sürücüsü ...'ın asli ve %100 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'nun kusursuz olduğu, aracın eksper sonucu ön hasar tespitine göre yedek parça, anlaşmalı servis işçilik ücretinin 83.796 TL olduğu, serbest piyasada 2. el değerinin 133.200 TL belirlendiği, aracın hasarlı hali ile sovtaj değerinin 66.000 TL olduğu, sonuç zararın 68.204,90 TL hesaplandığı kazaya ve zarar sebebiyet veren davalı aracın dava dışı zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta Şirketi azami poliçe sorumluluk tutarı olan 31.000 TL'nin ödendiği anlaşılmıştır.Bu nedenle, davacı sigortalı aracının hasar aldığı olaya ilişkin konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporunun Mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.541,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 635,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.905,85 TL karar ve ilam harcının davalı ... tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ... istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.