mahkeme 2020/2547 E. 2023/1826 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2547

Karar No

2023/1826

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2020/2547
KARAR NO: 2023/1826
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/10/2020
NUMARASI: 2018/338 (E) - 2020/671 (K)
DAVA KONUSU: İtirazın İptali
Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1339 Esas Sayılı Dosyasında
DAVA KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı ... Sigorta AŞ vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 16/03/2016 tarihinde park halinde olduğu sırada, üretim hatasına bağlı olarak çıkan yangın nedeniyle hasara uğradığını, ekspertiz çalışması sonucu tespit olunan 109.345 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... Makina San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ödendiğini, hasar dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre aracın kullanım süresinin 17-18 gün olduğunu, yangının kablo kısa devresi ve yakıttan değil, aracın motor sol tarafında bulunan elektronik kartlardan kaynaklandığını, aracın üreticisi ve/veya ithalatçısı olan davalı ... AŞ'nin bu zarardan sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen tazminatın rücu talebinin sonuçsuz kalması üzerine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, davalı/borçlunun haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davacının dava dilekçesindeki tüm talep ve haklarının zamanaşımına uğradığını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu araçta imalattan kaynaklanan açık/veya gizli ayıbın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı ... AŞ vekili dava dilekçesinde özetle; ... AŞ'nin yetkili bayii olan müvekkili şirket tarafından 26/02/2016 tarihinde dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ... marka 2016 model otomobilin satıldığını, ... Sigorta AŞ tarafından söz konusu aracın park halinde olduğu sırada çıkan yangın sonucu hasara uğradığından bahisle ve rücuen tazminat talebiyle müvekkili şirket aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, müvekkilinin söz konusu hasar nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca hasar ile ilgili olarak müvekkili şirkete bildirimde bulunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olay ile ilgili olarak bildirimde bulunulmadığına dair iddia ve beyanların asılsız olduğunu, üretici durumundaki ... AŞ ile satıcı durumundaki ... AŞ'nin oluşan zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla birleşen davanın reddini savunmuş, davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davacı ... Sigorta AŞ'nin davalı ... AŞ aleyhine mahkememizin 2018/338 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı asıl davanın kabulüne, davalı/borçlu ... AŞ'nin Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu 117.732,36 TL'lik borca vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu asıl alacağa -davacının talebi aşılmamak üzere- takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2.md gereğince T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz oranları dikkate alınarak yıllık %9.75 ve değişen oranlarda basit usulde (3095 S.K. m. 3.) temerrüt faizi uygulanmasına, Yasal şartlar oluşmadığından davacı lehine icra-inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, 2-Davacı ... AŞ tarafından davalı ... Sigorta AŞ aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1339 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan birleşen davanın reddine, Yasal şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına" karar verilmiştir. Birleşen dava davacısı ... AŞ vekili, aracın müvekkili şirkette servis hizmeti almadığını, dolayısıyla satışı yapılan araca yönelik hizmet kusuru bulunmadığı gibi zarardan sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, davalı tarafından sunulan teknik görüş raporunda kazaya konu araçta yangına sebep olabilecek hallerin incelendiğini ve yangının imalat kaynaklı bir kusura dayanabileceğine dair hiçbir bulguya rastlanmadığını, imalatçı firmadan sonra müvekkili şirket tarafından araç için herhangi bir servis hizmeti verilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişiler tarafından yeterli şekilde inceleme yapılmadan ihtimali görüşlerle rapor tanzim edildiğinden bu şekilde hazırlanan raporun hükme esas alınamayacağını, dolayısıyla kesin teknik verilerle yangının neden kaynaklandığına ilişkin bir tespitte bulunulamazken raporda aracın yangın tarihinde garanti kapsamında yeni bir araç olduğu gerekçesiyle yangının aracın gizli ayıbından kaynaklandığına ilişkin tespitin teknik yeterliliğe haiz bir tespit olmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen ve hangi verilere istinaden belirtildiği belli olmayan 109.345 TL'nin tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki ekspertiz raporunda yapılan hesaplama ve 158.947,86 TL hasar kalemlerinin gerçekten değiştirilip değiştirilmemesi ya da onarılması gereken parçalar mı olduğunun bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, araca pert işlemi uygulanmasının doğru olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, bilirkişiler tarafından detaylı inceleme yapılmadan sigorta şirketinin olay günü dahi değil olaydan bir ay sonra otomotiv konusunda uzman olmayan bilirkişiler tarafından alınan 20/04/2016 tarihli ekspertiz raporuna dayanarak değerlendirme yapıldığını, yangının çıkış sebebinin dış kaynaklı veya aracın kullanımından kaynaklı hata olamayacağı yorumunun sigorta şirketi birimleri tarafından hazırlanan raporda belirtildiğini, gizli ayıba yönelik müvekkil şirkete kusur sorumluluğu yüklenemeyeceğini, müvekkilinin söz konusu aracın satışını yapan yetkili bayii olduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı araçların ... AŞ tarafından ithal edildiğini, servis hizmeti dahi almamış araç için taraflarına sorumluluk yüklenmesi ve zarardan müteselsilen sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kabul etmemekle birlikte araçtaki kusurun üretimden kaynaklı olması halinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan araca ilişkin ayıp ihbarı bulunmadığını, sigorta şirketinin derhal ihbar yükümlülüğüne de uygun davranmadığını, takibe konu aracın satışında tarafların tacir olması sebebiyle talep edilen tazminata ilişkin TTK ve TBK hükümlerine göre ayıba karşı tekeffüle ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, usule uygun ve süresi içerisinde bir bildirim bulunmadığından davalının takip talebinde belirtmiş olduğu takip öncesi faizi talep etmesinin mümkün olmadığını, iddia edilen ayıp için bildirim olmadığından temerrüde düşülmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl dava davalısı ... AŞ vekili, ilk derece mahkemesi tarafından yetki itirazının reddinin usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin adresinin Esenyurt/İstanbul olması nedeniyle Büyükçekmece İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, mahkemece zamanaşımı def'i ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yangının 16/03/2016 tarihinde gerçekleştiğini, dava tarihi itibariyle TBK'nin rücu isteminde zamanaşımını düzenleyen 73. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca ayıpla ilgili itirazları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın ayıpla ilgili talep haklarının da zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın garanti süresinin 2 yıl olduğunu, bu nedenle müvekkilinin garanti mükellefiyetinin sona erdiğini, TTK'nin 23/1 hükmü gereğince tacirler arasındaki ticari satım akitlerinde TBK'nin 231. maddesi uyarınca zamanaşımı hükümleri uygulanacağından kabul anlamına gelmemekle birlikte satılan maldaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sözü edilen zamanaşımı süresinin satılanın alıcıya teslim edildiği andan itibaren işlemeye başlayacağını, İİK'nin 67. maddesi hükmü gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mahkemece TBK'nin 223/2. maddesi gereğince zamanında ihbar yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı hususu incelenmediği gibi davacı tarafından ihbar yapılmamasına rağmen temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı taraf 16/03/2016 tarihli yangın raporu ile kabul etmemekle birlikte gizli ayıptan haberdar olmalarına rağmen TBK'nin 223/2. maddesi gereğince derhal ihbar yükümlülüğüne uymadıklarını, mahkemece eksik, hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak itirazları karşılanmaksızın karar verildiğini, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası, açık/gizli ayıp söz konusu olmadığını, dosyaya sunmuş oldukları teknik görüş raporunun bilirkişiler tarafından yeterince incelenmediğini ve ihtimali görüşlerle rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunda kesin teknik verilerle yangının neden kaynaklandığına ilişkin bir tespitte bulunulamazken "araç yangın tarihinde garanti kapsamında yeni bir araç olduğu" gerekçesiyle yangının aracın gizli ayıbından kaynaklandığına ilişkin tespitin teknik yeterliliğe haiz olmadığını, teknik görüş raporunda iki yangın noktası olduğu tespit edildiğini, fotoğraflarla da desteklenen olan iki ayrı yangın noktası olduğu iddialarının bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, davacının talebi üzerine 20/04/2016 tarihli ekspertiz raporuna esas inceleme yapılırken müvekkilinin hazır bulunmasının sağlanmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını, aracın olay tarihinden bir ay sonra ekspertiz tarafından incelendiğini, dava konusu aracın ayıplı olduğunu tespit eden eksik, hatalı ve varsayımsal tespitler içeren, otomotiv konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilmemiş olan 20/04/2016 tarihli ekspertiz raporunun, 11/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda mezkur hatalar ve eksiklikler nedeniyle dikkate alınmaması gerekirken itirazlarının göz ardı edilere ekspertiz raporuna istinaden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Asıl dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortasıyla teminat altına alınan aracın, üretim hatasından kaynaklı yanması sonucu ortaya çıktığı iddia edilen hasarın, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyete dayalı olarak aracın üreticisi olan davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine, birleşen dava ise dava konusu yangın dolayısıyla sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacı satıcının İİK 72. maddesi uyarınca borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1-Davalı ... AŞ vekilinin yetkiye, hak düşürücü süreye, zamanaşımına ve garanti süresine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; Davaya dayanak Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının borçluları asıl davanın davalısı ... AŞ ile birleşen davanın davacısı ... AŞ olup, davalı ... AŞ vekili yasal süresi içinde borca itiraz ederken icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş ise de borçlu ... AŞ’nin ticaret siciline kayıtlı olduğu Avcılar/İstanbul adresi Küçükçekmece adli yargı alanı içerisinde kaldığından İİK 50, HMK'nin 6 ve 7/1 maddeleri gereğince mahkemece davalı ... AŞ'nin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İİK'nin 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. İtiraz dilekçesi tebliğ edilmediği sürece 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamaz. Eldeki davanın ilk olarak 04/01/2018 tarihinde açıldığı Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/7-3 E.K sayılı dosyası ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine görevli mahkeme olan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda yazılı esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Davalı ... AŞ tarafından takibe 14/02/2017 tarihinde itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı ... Sigorta AŞ'ye tebliğ edilmediği, buna göre davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde değildir. 16/03/2016 tarihinde meydana gelen yangın sebebi ile sigorta şirketi tarafından 10/05/2016 tarihinde ödenen sigorta hasar bedelinin, 03/02/2017 tarihinde icra takibi ile rücuen tahsili talep edildiği göz önüne alındığında, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Sigortalı araç satış bayii tarafından 26/02/2016 tarihinde dava dışı sigortalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye satılmış, trafiğe çıkış tarihi olan 26/02/2016 tarihinden 18 gün sonra (16/03/2016 tarihinde) garanti süresi içerisinde aracın motor kısmından başlayan yangın sonucu hasar gördüğü dikkate alındığında garanti süresinin dolduğuna yönelik itirazı da yerinde görülmemiştir. 2-Esasa yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi; Birleşen dosya davacısı ... Otomotiv vekili sigortalı aracın satışını yapan yetkili bayii olduğunu bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de satıcı olarak meydana gelen zarardan, üretici/ithal eden ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan 11/06/2020 tarihli raporda, davalı tarafça sunulan 26/02/2016 tarihli teknik rapor ve ekindeki fotoğraflar, kasko kesin ekspertiz raporu, 20/04/2016 tarihli bilirkişi raporu ve yangın itfaiye raporu değerlendirilmek suretiyle, hasarın garanti süresi içerisinde gerçekleştiği, yangının dışarıdan müdahale ile başlatılmadığı, aracın motor bölgesindeki bir arızadan kaynaklı olarak başladığı, dosyada mevcut her iki raporda da aracın orijinal halini korumadığı yönünde bir tespit bulunmadığı, yangının aracın yeni satın alındığı tarihten yaklaşık 20 gün sonra meydana geldiği de göz önüne alındığında yangının ve dolayısıyla dava konusu hasarın araçtaki gizli ayıptan kaynaklandığı, ekspertiz raporunda belirlenen 141.947,86 TL toplam yedek parça bedeli, 15.000 TL işçilik olmak üzere toplam 158.947,86 TL hasarın olay ile uyumlu ve olay tarihi itibarıyla piyasa rayicine uygun olduğu, aracın kazadan önceki rayiç değerinin 155.000 TL olarak kabul edilebileceğini, onarım bedeli rayiç bedelinin çok üstünde olduğundan tam ziya (pert total) kabul edilmesinin uygun olacağı, sovtaj değerinin yaklaşık 45.555 TL olabileceği, bu durumda zararın 109.345 TL olduğu, davacı ... Sigorta AŞ'nın bu bedeli dava dışı sigortalısına ödediği tespit edilmiştir.Raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. İşlemiş faize yönelik istinaf itirazlarına gelince; sigortacı sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihten itibaren zarar sorumlusuna rücu edebilir.Davacının sigortalısına 10/05/2016 tarihinde hasar tazminatını ödediği ve takip talebinde ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edildiği gözönüne alındığında bu yöne ilişkin istinaf itirazları da kabul edilmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava davalısı ... Anonim Şirketi vekili ve birleşen dava davacısı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL karar ve ilam harcının birleşen dosya davacısı ... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 8.042,22 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.010,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.031,66 TL karar ve ilam harcının davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... Anonim Şirketi ve birleşen dosya davacısı ... Anonim Şirketinin istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim