mahkeme 2020/1809 E. 2023/1344 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1809

Karar No

2023/1344

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2020/1809
KARAR NO: 2023/1344
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/02/2020
NUMARASI: 2017/754 Esas - 2020/123 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak(Riziko Bedeli)
KARAR TARİHİ: 17/10/2023
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2017 tarihinde davacının maliki, davalının sigortacısı, ...'nun sürücüsü olduğu ... plakalı otomobilin park halindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, sigorta şirketinin kasko sigortası sözleşmesini ihlal ettiği belirtilerek onarım ve riziko bedelinin ödemesini reddettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL alacağın temerrüt tarihi olan 06/04/2017 itibaren tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin sürücünün kaza yerini terk etmesinden dolayı mevzuat gereği teminat dışı kaldığını, kaza tespit tutanağında tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, araç sürücüsünün alkollü veya ehliyetsiz olduğunu gizlemek için kaza mahallini terk ettiğini, ihbar yükümlülüğünü iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihlal ettiğini, kasko sigortası genel şartlarının A.5.10 maddesi gereğince hasarın teminat dışı olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, sürücü ...’nun kaza sonrasında bir süre aracının başında beklediğini, telefon ile kaza mahalline yakın yerde oturan ablasına ulaşmaya çalıştığını ancak ulaşmadığını, başında ağrı hissetmesi üzerine yakında oturan ablasının evine gittiğini, yaklaşık 20 dakika sonra tekrar kaza mahalline geldiğinde tutanak düzenleyen polisleri gördüğünü, sürücü olduğunu beyan ettiğini, ancak polislerin kabul etmediğini, tutanak tanzimine dahil edilmediğini, bu nedenle rapora itiraz ettiklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko poliçesi kapsamında güvence altına alınan riziko bedelinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın 1.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Bunların yanında genel şartların 5.10. maddesinde, zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması hali teminat dışı bir hal olarak sayılmıştır. Olaya ilişin 12/04/2019 tarihli makina mühendisi- trafik kazaları uzmanı ve hesap uzmanından alınan raporda, hatalı parkın kazanın oluşuna neden olmadığı, trafik polis ekipleri geldiğinde kaza yerinde sürücünün olmadığı, tam kusurlu olan sürücünün firari olmasının hasarın teminat dışı kalması için yeterli olmadığı, sürücünün kimliğinin tespit edilmesinin engellemeye çalıştığının ispatının gerektiği, 06/11/2019 tarihli taşımacılık ve hesap uzmanından alınan ek raporda kamera görüntüleri değerlendirilmiş ve sürücünün tutum ve davranışlarından kaza mahallini genel şartların 5.4 maddesinde yer alan nedenler ile terk etmediğini ispat edemediğini ve zararın teminat dışında kaldığı ortaya konulmuştur. İlk Derece Mahkemesince hasarın teminat kapsamında olup olmadığının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporlarında polis kaza tespit tutanakları, sürücünün aynı gün olaydan çok sonra saat 23.21'de hastaneye girişine dair Devlet Hastanesi raporu, olay yeri görüntüleri, dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı davacı vekilinin bilirkişi raporuna ve kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde olmadığı gibi olay yerinde ayrılan davacı kaza mahallini genel şartların 5.4 ve 5.5 maddesinde yer alan nedenler ile terk etmediğini ispat edememiştir. Bu nedenle usul ve yasaya uygun olan hükme ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim