Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/350

Karar No

2026/297

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2026/350
KARAR NO:2026/297
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/01/2026
NUMARASI:2025/657 E -
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:05/02/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin... sözleşme numarası ile davalı...Genel Müdürlüğünden uzun yıllardan beri su ve kanalizasyon hizmeti almakta ve ödemelerini her ay düzenli yaptığını, müvekkilinin dönemsel borcuna ilişkin son ödeme tarihi 13.06.2025 olan ... numaralı su faturası 1.529.140,00 TL gibi çok fahiş bir bedel olarak düzenlendiğini, ödenememiş su faturası borcu olmayan müvekkiline son faturada 1.504.967,82 TL Geçmiş dönem borcu ve 18.962,59 TL Geçmiş dönem gecikme zammı olarak tahakkuk ettirildiğini, ibraz ettikleri son altı aylık su faturalarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin aylık su ve atık su bedeli ortalama 4.000 TL civarında olduğunu, davalı ... Genel Müdürlüğünün, davacı müvekkil şirket tarafından kaçak su kullanımı yapıldığının tespit edildiğine ilişkin iddiası ve düzenlemeleri dayanaksız olduğu gibi mefruz kaçak su bedelinin tayin ve hesaplanması da tamamen keyfi olduğunu, hangi kritere göre sözde kaçak su bedelinin tespit edildiği belirsiz olduğunu beyanla davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından, davacı müvekkili şirketin ... sözleşme numaralı su ve kanal aboneliği için tanzim edilen son ödeme tarihi 13.06.2025 olan ... numaralı su faturası için davalıya 1.529.140,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile su ve kanal hizmetlerinin devamı ,müvekkili şirket hakkında davalı tarafından icra takibi başlatılmaması, başlatılan icra takibi varsa durdurulması hususundaki ihtiyati tedbir kararının yargılama sonuçlanıncaya kadar devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından22.07.2025 tarihli tensip zaptı ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 2025/232 D. İş 2025/231 karar sayılı tedbir karırın aynen devamına, karar verilmiştir.Tedbir kararına itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda " Somut olayda; dava konusu yerin işyeri olması, davaya konu fatura borcunun ise işyerine ait bulunması nedeniyle, ...'nin 11/06/2025 ve 17/06/2025 tarihli yazıları, dosyaya ekli faturalar dikkate alınarak HMK'nın 389. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların gerçekleştiği kanaatine varıldığından telafisi güç zararların önlenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararının kabulü ve isteme konu faturaların tedbiren icra takibine konu edilmemesi, takibe konulması halinde takibin ve suyun kesintisiz verilmesi talebi yönünden tedbiren %20 teminat mukabilinde durdurulmasına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının fatura borcunun işyerine ait bulunması ve telafisi güç zararların önlenmesi için aynen devamı ile tedbire yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle
1-Tedbire itiraz eden vekilinin tedbir kararının mahkememiz dosyasında devamına karar verilmesi yönündeki kararın kaldırılması talepli tedbire itirazlarının reddine, karar verilmiştir.Mahkemenin 26/06/2025 tarih ve 2025/232 Değişik İş ve 2025/321 Karar sayılı kararında ise, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve suyun kesintisiz olarak verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; yapılan ihbar üzerine personellerinin yaptığı denetimler neticesinde davacı şirket yetkililerinin sayacı devre dışı bırakarak şube yolundan bağlantı yaparak usulsüz su kullandığı, direk bağlantı yapmak suretiyle gerçekleşen kullanımın su deposunun doldurulduğu ve bu suyun da imalatta kullanıldığının tespit edildiğini, bu denetim sonucu kaçak su tutanakları tanzim edildiğini ve bu tutanakların yargılama kapsamında tutanağın ekindeki resimler eşliğinde dosyaya sunulduğunu, dolayısıyla kaçak su kullanımına dair tüm deliller dosyada mevcut iken davacı taraf yüksek miktardaki usulsüz su kullanımına karşı idarenin önünü kesmek ve herhangi bir idari yaptırım ile karşılaşmamak için ihityati tedbir talebinde bulunduğunu, davacı tarafın haksız eylemi karşısında tedbir talebinde bulunması hukuken kabul edilebilir bir talep olmadığını, kamu zararına sebep olan eylemden dolayı hukuk ve yasalar karşısında herkesin eşit olduğu kabulünden yola çıkarak bu başvuru ve taleplerin iyi niyet ile açıklanması mümkün olamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Uyuşmazlık, kaçak su tahakkukuna karşı menfi tespit ve suyun kesilmemesi için talep edilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hallerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir."Buna göre, işin niteliği gereği su ihtiyacının yaşam için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının telafi edilemeyecek zararına sebep olacağı, esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu suyun kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı su kesintisinin önüne geçmek gerektiği, ihtiyati tedbir kararının verilmesinde her iki tarafın yararı bulunduğu, kullanılan suyun sayaçtan geçerek kullanılması nedeniyle kullanım bedelinin tespitinin yapılabileceği açıktır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerikmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim