Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/255
2026/212
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/255
KARAR NO : 2026/212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/10/2025
NUMARASI : 2025/393 D.İŞ - 2025/396 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... Limited Şirketi, Bağlar Mahallesi Koçman Caddesi ... Bağcılar/İstanbul adresinde uzun yıllardır yasal ve kesintisiz bir şekilde faaliyet gösteren bir tekstil yıkama işletmesi olduğunu, işletmede kullanılan elektrik enerjisi, ilgili ... şirketi olan ...... A.Ş. (...) tarafından ... sayılı hesap numarası, ... numaralı hizmet noktası ve .../... numaralı elektrik sayacı üzerinden sağlandığını, ... şirketi yetkilileri, 26/08/2025 tarihinde davacı işletmeye gelerek yaptıkları denetimde, tesisatta kullanılan elektriğin ölçümünün yapılamadığını, mevcut sistemin sayaç okumalarına uygun olmadığını belirttiklerini, bu durumun giderilebilmesi amacıyla işletme ile ... hattı arasına akım trafosu ve ölçüm cihazı takılması gerektiğinin bildirildiğini, söz konusu cihazın temini, montajı, bağlantısı ve mühürlenmesi işlemleri tamamen ...... A.Ş.’nin yetkili teknik personeli tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu süreçte herhangi bir müdahalesi, katkısı veya yönlendirmesi kesinlikle söz konusu olmadığını, yalnızca kurum personelinin talebi üzerine işletmeye giriş ve kurulum izni vermiş, teknik hiçbir işlemde yer almadığını, akabinde, aradan bir süre geçtikten sonra kurum yetkilileri yeniden müvekkili işletmeye gelmiş ve yaptıkları kontrol sonucunda akım trafosu bağlantı uçlarının ters bağlandığını ileri sürdüklerini, bu durumun müvekkili tarafından gerçekleştirildiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmamasına rağmen, kurum yetkilileri bu teknik hatayı gerekçe göstererek müvekkilinin kaçak elektrik kullandığını iddia etmiş ve söz konusu fiili müvekkile atfettiğini, kurum tarafından müvekkili aleyhine 20/10/2025 son ödeme tarihli, 1.818.105,54-TL tutarında “kaçak elektrik kullanımı” konulu bir fatura/ceza tahakkuk ettirildiğini, ödeme süresi henüz dolmamış olmasına rağmen 13/10/2025 tarihi itibariyle elektriğin kesileceğini bildirmiş ve bu doğrultuda fiili kesme yönünde girişimde bulunulduğunu, ödeme süresi devam ederken müvekkilinin hukuki güvenliğini zedelemekte ve ticari faaliyetlerini ciddi biçimde riske attığını, . telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracağını, Bakırköy 14. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde ikame edilen 2025/62 Değişik İş sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi henüz yapılmamış olup bu aşamada elektriğin kesilmesi ve kurum yetkililerince ölçüm veya sayaç sistemlerine müdahalede bulunulması, bilirkişi incelemesinin sağlıklı ve objektif biçimde yürütülmesini imkânsız hale getirecek ve mevcut teknik durumun tespiti bakımından telafisi güç sonuçlara yol açacağını, bu nedenle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını istemiştir.İlk derece mahkemesi tarafından; "Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; ticari şirketin faaliyetinin devamının esas olması ve borcun elektrikten kaynaklı olması göz önüne alındığında fatura bedeli olan 1.818.105,54-TL üzerinden %50 teminat yatırılmak koşuluyla elektriklerin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi karar oluşturulmuştur." gerekçeleriyle
1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; dava konusu ... hizmet noktalı, ... hesap numaralı, 08/10/2025 fatura tarihli, 594822707004 fatura / olay k. numaralı, 20/10/2025 ödeme tarihli, 1.818.105,54-TL bedelli faturadan dolayı, devam eden sözleşmede sonraya ilişkin kullanımdan ötürü düzenlenecek fatura ve ödemeler ayrı tutularak, isteme konu faturaya dayalı olarak yapılacak elektriği kesme işleminin faturadaki aboneliğin istemde bulunana ait olması halinde fatura tutarının %50'si oranında teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, fatura bedelinin %50'si oranında teminat yatırıldığında ilgili kuruma yazı yazılmasına,
2-Kararın uygulanmasının tebliğden itibaren HMK'nin 393/1 maddesi hükmü gereğince 1 hafta içinde talep edilmesi gerektiği, aksi halde tedbirin kendiliğinden kalkacağının ihtarına, karar verilmiştir.
Karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, " talep dilekçesi ve ekindeki yer alan belgeler ile yaklaşık ispat koşulları gerçekleştiği kanaatiyle Mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verildiği, uyuşmazlık konusu olan talep edene ait elektriğin kesilmesi halinde telafisi güç veya imkansız bir zararın sözkonusu olabileceği, toplanacak deliller ve değişen koşullar gözetilerek haklılık durumuna göre esas mahkemesince her zaman tedbir kararının kaldırılmasının veya değiştirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, talep ve delil durumu dikkate alınarak itiraz edenin ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, ayrıca teminatın %100 oranında alınması talep edilmiş ise de, bunun yargılama yapmadan hüküm mahiyetinde alacağın tahsili anlamına geleceği..." gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine tedbir istenen tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise % 100 oranında teminat alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, kaçak tahakkukuna dayalı menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, karşı taraf ...'ın elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Karşı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.