Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/387

Karar No

2025/361

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/387
KARAR NO:2025/361
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/12/2024
NUMARASI:2024/746 E
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:11/02/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının kullanımında olan tesisatta müvekkili şirket çalışanları tarafından 17.01.2024 tarihinde yapılan kontrolde, "kayıtsız sayaç üzerinden , perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmak- sızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerji tüketildiği" tespit edilmekle davalı adına... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanak gereğince ... seri numaralı fatura ile 265.947,77 TL tutarında kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk edildiğini, faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle 265.947,77-TL kaçak elektrik fatura bedeline, 4.343,81 TL gecikmiş gün faizi ve 868,76 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 271.160,34 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıl- dığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla;Öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerine İİK m. 257 gereği htiyati haciz konulmasına, Yargılama sonunda davalının İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı takip dosya- sına yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama gider- leri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalıya dava dilekçesi 13.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesi'nce 05.12.2024 tarihinde "yaklaşık ispat"ın sağlanmadığı gerekçesi ile "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Davalı/borçlunun kullanımında olan"... ... Dükkan Bahçelievler/İstanbul" adresinde bulunan tüketim nokta- sında 17.01.2024 tarihinde müvekkili şirket saha ekiplerince kontrol gerçekleştirildiğini, işbu kontrol neticesinde "ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde sayaç ölçü devresine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle bu tespite istinaden davalı/borçlu adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, bilahare iş bu tutanağa dayalı olarak 17.01.2023 - 17.01.2024 tarihleri arası 31.536 kwh karşılığı 265.947,77 TL kaçak elektrik kullanım faturası düzen- lendiğini , kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 271.160,34 TL'nin tahsili amacıyla ... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, Davacının kaçak elektrik kullanımının dosya kapsamında sunulmuş olan tutanaklar ve fotoğraflar ile ispatlandığını, yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini,Ayrıca davalı adına... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı da tanzim edildiğini, davalının kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini,Müvekkil şirket ekiplerince EPTHY hükümlerine uygun olarak düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca "aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge" niteliğinde olduğunu, Dava konusu alacak kalemlerinin ''kamu alacağı'' niteliği taşıdığını temin edilme aşa- masındaki her türlü olumsuz ilerleyişin kamu zararına sebebiyet verdiğini , ihtiyati haciz kararının kabulü yargılama sürecinin bu aşamasında son derece önem arz ettiğini beyanla ara kararın kaldırıl- masını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup davacı vekili alacaklarını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Takip ve davalara konu borç kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K).Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına dayanmaktadır.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda;1... görevlilerince "... Bahçelievler/İstanbul" adresinde "..." olarak faaliyet gösteren işyerinde 17.01.2024 tarihinde yapılan kontrol neticesinde "ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde sayaç ölçü devresine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" tespit edilmekle davalı borçlu adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği,Tutanak sırasında davalı veya temsilcisinin hazır olmadığı, 2.Bilahare iş bu tutanağa dayalı olarak 17.01.2023 - 17.01.2024 tarihleri arası 31.536 kwh karşılığı 265.947,77 TL kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiği ,3.Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle kaçak elektrik bedeline gecik- miş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 271.160,34-TL'nin tahsili talebiyle davalı aleyhine ... sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı,4. Borçlunun 20.06.2024 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçede :" Ödeme emrine konu edildiği şekilde alacaklı görünen şirkete kaçak elektrik kullanımından kaynaklı herhangi bir borcum bulunmamaktadır. Takibin dayanağı olarak gösterilen adresle benim hiçbir ilgim yoktur. Benim daha öncesinden işyerim vardı. Var olan bu iş yerine ilişkin olarak işletme adresim ...'dir.Bu işyerinde faaliyet göstermiş olduğum dönemde var olan aboneliğim daha sonrasında iş yerinin maliki tarafından buranın satılması nedeniyle alacaklı şirket tarafından aboneliğim sonlandırılmıştır. Aboneli- ğimin sonlandırılmasından sonra işletmememde kullanmış olduğum elektrik bedellerine ilişkin tüm borçlar tarafımdan kurum nezdinde yapılandırılmış ve ödenmiştir. Benim her ne kadar devam eden bir işletme ruhsatım var ise de iş yerinin satılmasının akabinde tarafımdan fiili olarak çalıştırılan ve devam eden bir işletmem yoktur. Benim bahsedildiği şekilde hiç bir surette takibe konu edilmiş olduğu şekilde kaçak elektrik kullanımım sözkonusu değildir. Benim alacaklı şirket nezdinde ki tüm borçlarımı iş yerimin bulunduğu yerin başkasına satılması nedeniyle yapılandırdım ve ödedim. Benim alacaklı şirkete herhangi bir borcu olmadığından takibe , takip konusu borca, faiz ve fer'ilere , ödeme emrine açıkça itiraz etmekteyim." şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takiplerin durdurulmasına karar verildiği, İtirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı,5. Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı,6. İtirazın iptali talebiyle açılan iş bu davada yargılamanın ön inceleme aşamasında ve ön inceleme duruşmasının 16.04.2025 gününe erteli olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre, tutanak tarihi itibariyle davalı tarafça sözleşmesiz olarak kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı yargılamaya muhtaç olup mevcut delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati haciz yönünden "yaklaşık ispat"ın sağlanmadığı ve diğer koşulların oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının 05.12.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim