Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/361

Karar No

2025/440

Karar Tarihi

18 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/361
KARAR NO: 2025/440
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/04/2024
NUMARASI: 2024/308 E - 2024/321 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı Şirket, müvekkilinin satın almış olduğu elektrik enerjisinin miktarını tespit etmek ve faturalandırmak üzere sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler hizmetler karşılığında “Perakende Satış Hizmet Bedeli” “”fatura/sayaç okuma/ Hizmet Bedeli” tahsil ettiğini, ancak bu “Perakende Satış Hizmet Bedeli” “”fatura/sayaç okuma Hizmet Bedeli” hem yasal düzenlemeler hem de akdedilen sözleşmeler uyarınca, sabit bir ücret olması gerekirken davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı kwh üzerinden nispi olarak, sözleşmelere, yargı kararlarına, mevzuata ve hukuka aykırı olarak fazla tahsilat yaptığını, taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi, bağlantı anlaşması ve davalı taraflarca düzenlenen faturalar uyarınca, müvekkil şirkete ait ... ait abone / tesisat numaralı Sayaç ID: ... ve bu abone numaraları ile sınırlı olmamak ve sayaç ve sözleşme kapsamında olan ve tespit edilemeyen abone numaraları da dahil olmak üzere; elektrik aboneliğine ilişkin olarak 2011 Ocak (Ocak ayı dahil) - 2015 Aralık (Aralık ayı dahil) yıllarına ait tüm faturalar kapsamında; Danıştay'ın ilgili iptal kararları gereğince ve Tarafların anlaşmalarına, 4628 sayılı ve 6446 sayılı yasa ve bağlı mevzuatına, EPDK Kurul kararlarına aykırı şekilde hatalı, fazla ve haksız tahsil edilen Perakende Satış Hizmet Bedelinin (farklı tarife bileşenleri ve/veya aktif enerji bedeli ve/veya diğer fatura kalemleri içerisinde yer alan PSHB dahil olmak üzere) ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV tutarı dâhil toplam alacak tutarının 10.000,00-TL tutarın (HMK uyarınca toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi neticesinde yapılacak tespitle müddeabihin artırılması, ıslah, evvele, atiye ve fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla); her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile (her bir tarafın sözleşmesinde düzenleme esas alınarak ticari avans ve amme alacaklarına uygulanacak faiz) beraber iadesini talep ettiklerini, dava konusu alacakların, davalı Tarafların her birinin için ilgili oldukları dönem ve faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen olacak şekilde fazlaya ilişkin her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla iadesini istemiş ve dava etmişlerdir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi"nin "Anlaşmazlıkların Çözümü" başlıklı 13.maddesinde sözleşmeden kaynaklı doğmuş veya doğabilecek her türlü uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin İstanbul Adliyesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu doğrultuda her iki tarafın da tacir olduğu göz önüne alındığında işbu yetki kuralının HMK madde 17 kapsamında yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup yetkili mahkemenin yetki sözleşmesi ile belirlendiği, bu sebeplerle işbu dava konusu uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunun kabulü gerekmekte, işbu davada müvekkil şirket yönünden yetkisizlik kararı verilmesi gerekmektedir istemiştir. İlk derece mahkemesince "1-Davalının yetki ilk itirazının KABULÜ ile; HMK'nin 17/1 maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE," Yetkili ve görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna, Karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, HMK'nin 20/1 maddesi gereğince süresinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Yargılama giderlerinin mahkemesince değerlendirilmesine, ''karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince25/09/2024 tarihli ek karar ile ''Talep eden tarafından açılan iş bu davanın HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, dair karar verilmiştir Uyap sisteminden yapılan incelemede kararın yazım tarihinin 07/10/2024 olup 16/10/2024 tarihinde onaylama işlemlerinin tamamlandığı görülmüştür. Davacı vekilinin 25/09/2024 tarihinde sağlık mazeretini ileri sürerek mahkemenin 03/04/2024 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilen dava dosyasının yetkili Istanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmitir. İlk derece mahkemesinceiş bu talep dilekçesi üzerine 16/10/2024 tarihli ek karar ile; "Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile; HMK'nin 17/1 maddesi uyarınca Mahkememizin yetkisizliğine,Yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,Karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nin 20/1 maddesi gereğince süresinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına," karar verildiği; kararın taraf vekillerine 26/08/2024 tarihinde tebliğ edilerek 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği taraflarca süresi içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talep de sunulmaması üzerine 25/09/2024 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 25/09/2024 tarihli talep dilekçesi ile yaşadığı sağlık sorunlarından bahisle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin talep süresini kaçırdığını bu sebeple dava dosyasının yetkili mahkemesine gönderilmesi ve HMK 95. Madde kapsamında eski hale getirme talebinde bulunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin talebi sunması gerektiği tarihin son gününün 24/09/2024 olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz iş bu dava dosyasının 2023/647 Esas sayılı dosyadan tefrik edilerek mahkememiz iş bu esasına kaydı yapıldığı ve yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. HMK'nun 95. Md. ile;"(1)Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.(2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz." şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu gerekçesiyle Davacı vekilinin eski hale getirme talebinin Reddine,''dair karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiş olup, dilekçesinde özetle; mahkemesinin dayanak olarak gerekçesinde yer verdiği dosyanın ayrıldığı, ... esas sayılı dosyaya 09/09/2024 tarihinde verilen beyan dilekçesi, "e-duruşmaya katılma ve sağlıksal nedenler ile katılamam halinde de mazeretli kabul edilmeme" dair bir dilekçe olup, dilekçe içeriğinde de doğum yaptığım için bu talebi sunduğum da beyan edilmektedir. Mazeret dilekçesinin bulunduğu, kaldı ki mazeretimi bildirdiğim 12.09.2024 tarihli duruşmaya da katılamadığı, bu nedenle mazeretimi bildirir bir dilekçenin sanki esaslı bir beyan dilekçesi olarak değerlendirilerek iş göremezlik halimin yok sayılmasının hem hukuk hem hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu, davanın açılmamış sayılması kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK 'NIN 355 VE 357 .maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözeterek yapılan inceleme neticesinde; 6100 HMK'nın 95. maddesinde; elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimsenin, eski hâle getirme talebinde bulunabileceği, süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 96. maddesine göre ise eski hale getirme isteminin, engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılabileceği belirtilmiştir. Düşen bir hakkın eski hale getirilmesine karar verilebilmesi için, belli süre içerisinde işlem yapmaya mecbur olan kimsenin veya vekilinin, arzu ve isteği dışında o işlemi yapmaktan aciz olduğu kanıtlanmış olmalıdır. Somut olayda; ilk derece mahkemesinin 03/04/2024 tarihli görevsizlik kararının davacı vekiline 26/08/2024tarihinde e-tebliğ ile tebliğ edildiği, mahkemenin 03/10/2024 tarihli kesinleşme şerhi ile hükmün 10/09/2024 tarihinde kesinleştiğinin tasdik edildiği, ilk derece mahkemesince 25/09/2024 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 29/01/2024 tarihli vekaletname ile başka bir avukatı yetkilendirdiği ve davacının yeni vekilinin 25/09/2024 tarihli eski hale getirme dilekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına yönelik ek karardan rücu edilmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi ile kesinleşme kararının kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemece bu kez16/10/2024 tarihli ek kararla; "eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince ibraz olunan belgelerin incelenmesinde; ... Üniversitesinin 26/0872024 tarihli raporunun incelenmesinde 26/08/2024 tarihinde sezeryan ile doğum yaptığı ve 28/08/2024 tarihli raporun incelenmesinde 26/08/2024 tarihinden itibaren doğum sonrası yasal istirahati, istirahat sonunda çalışmasının uygun olduğunun belirtildiği; ... üniversitesinin 08/11/2024 tarihli raporunun incelenmesinde''....doğum sonrası yasal istirahatle beraber ,mymektomi ameliyatı nedeniyle 26/08/2024 tarihinden itibaren 30 gün yatarak istirahatinin uygun olduğunun ''belirtildiği görülmüştür. Davacı vekilinin eski hale getirme talebi süresinde olup eski hale getirme koşulları oluşmuştur.Mahkemece davacının eski hale getirme talebinin HMK'nın 95 ve devamı maddeleri uyarınca kabulüne, davacı vekilinin eski hale getirme talebi ile birlikte dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini de talep ettiği göz önüne alınarak dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 16/10/2024 tarihli eski hale getirme isteminin reddine dair ek kararın ve 25/09/2024 tarihli davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/02/202

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim