Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/3114
2026/395
12 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/3114
KARAR NO: 2026/395
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/06/2025
NUMARASI: 2018/836 E - 2025/406 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Birleşen İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/534 esas sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 12/02/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 26.01.2015 tarihli “Elektrik Satış Sözleşmesi” imzalandığını, faturaların çok yüksek olması ve tüketim miktarlarının daha çok farklı kalemlerin faturaya eklenmesi sebebiyle uzun süre yüksek meblağlı fatura ödemek zorunda kaldığını, davalı tarafa müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 21.03.2018 tarihli mail ile sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, davalının bu maile cevap vermediği gibi, elektriği kesme gibi teknik yükümlülüğü yerine getirmemesi üzerine müvekkilin sözleşmenin 7. maddesine ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği Hükümlerine dayanarak fesih hakkını kullandığını, İzmir .... Noterliği ....05.2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalıya sözleşmenin feshini içeren ihtarnamenin gönderildiğini, davalı tarafça fesih bildiriminin işleme konmadığını, sözleşmenin sonlandırılmadığını, uzatıldı gerekçesiyle yüksek meblağ içeren faturaların gönderilmeye devam ettiğini, müvekkilin kullanmadığı elektriğin faturasını ödemek zorunda kaldığını, müvekkiline 14.06.2018 son ödeme tarihi olan 6.533,86 TL faturaya ilişkin icra takibi başlatıldığını, sözleşmenin feshine rağmen 12.07.2018 son ödeme tarihli bu faturanın da müvekkil tarafından ödenmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi feshettiğinden başka bir elektrik dağıtım şirketi ile anlaşma yaptığını, ancak davalı tarafça sözleşme uzatıldığı gerekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak davacı adına düzenlenmiş 13.08.2018 tarihli faturanın gönderildiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin fesih beyanını yok sayarak sözleşmeyi sona erdirmediğini, müvekkilinin şikayetine rağmen YEK Bedeli, Dağıtım Bedeli, gecikme bedeli, piyasa maliyet bedeli adı altında maliyetler içeren faturalar göndermeye devam ettiğini, davalı şirketin en son 16.364,36 TL fatura gönderdiğini beyanla sözleşmenin süre sonunda fesih nedeniyle sona erdiğinin, müvekkil şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti, fesih sonrası müvekkilinin ödediği faturaların bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın sözleşmeyi 21.03.2018 tarihinde mail üzerinden feshettiklerini beyan ettiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan 26.01.2015 imza tarihli, 01.08.2015 tedarik başlangıç tarihli elektrik tedarik sözleşmesinin 7.1 maddesine göre davacı tarafından mail üzerinden sözleşmenin yenilenmemesi beyanı (fesih beyanı) yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın, 14.06.2018 son ödeme tarihli fatura için haksız olarak takip başlatılmış olduğunu ve anılan faturanın icra baskısı ile ödenmek zorunda kalındığını beyan ettiğini, davacı tarafın beyan etmiş olduğu faturanın ... sıra numaralı, 07.06.2018 tarihli, 6.533,85 TL bedelli fatura olduğunu ve davacının tüketimine ilişkin olarak düzenlendiğini, davacı tarafından ... sıra numaralı, 07.06.2018 tarihli, 6.533,85 TL bedelli faturanın vadesi olan 14.06.2018 tarihinde ödenmemesi üzerine de müvekkili şirket tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı işyeri için indirimli elektrik enerjisi tedarik edilmesine rağmen davalı borçlunun taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca belirlenen fatura ödeme günlerinde borcunu ödemediği tespit edildiğini, davalı/borçlunun müvekkili şirket nezdindeki ödenmeyen 07.06.2018 tarihli elektrik enerjisi tüketim faturası esas alınarak aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı icra dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı, söz konusu takibe borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takipten sonra yapılmış olan ödemelerin icra kapak hesabından mahsup edilmesini, davalı/borçlu aleyhine takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/836 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosyanın taraflarının aynı olduğunu beyan ederek davanın İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/836 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkeme;
"Asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede; davacı faturalara fazla bedel tahakkuk ettirildiği iddiası ile fazla yapılan ödemelerin iadesini ayrıca davalı tarafından tahakkuk ettirilen cezai şart faturasından dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş isede; davacının asıl davadaki fazla ödemeye ilişkin iddiasının ve davacının ödediği fatura bedellerinin iadesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından bu istemin reddi gerektiği,
Davacının asıl davadaki diğer talebine ilişkin, davalı tarafça tahakkuk ettirilen cezai şart faturasına yönelik menfi tespit istemi yönünden ise; taraflar arasındaki Sözleşmenin “Sözleşmenin Sona Ermesi” konulu 7. Maddesi kapsamında davacının teminat alınmaması nedeniyle her hangi bir zararının oluştuğuna yönelik bir delil ve emare bulunmadığından sözleşmenin feshinden sonra teminat verilmemesini gerekçe göstererek cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmayacağı, bu nedenlerle davacının feshinin usulüne uygun olduğu ve davalının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesi ile, davacının cezai şart faturasına ilişkin menfi tespit talebinin kabulü gerektiği,
Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı , davalının 07/06/2018 tarihli fatura alacağının ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini, takip açıldıktan sonra davalının, davacı şirket hesabına bir kısım ödeme yaptığını beyan etmiş kısmi itirazın iptali isteminde bulunduğundan da,valının takibe konu fatura alacağını süresinde ödemeyerek icra takibine sebebiyet verdiği, takip açıldıktan sonra takibe konu fatura tutarının (asıl alacak) birleşen davacı şirkete ödendiği, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Ödeme ve Garanti” başlıklı 4. Maddesinde abonenin icra takibine sebebiyet vermesi halinde ödenmeyen her faturanın yüzde on ikisinin ceza şart olarak talep edileceği, takibe konu söz konusu faturanın zamanında ödenmemesi nedeniyle davacının cezai şart ve faiz talep edebileceği, bilirkişi raporu ile belirlendiği gibi birleşen davacının 784,02 TL cezai şart ve 176,41 TL gecikme zammı talep edebileceği , birleşen davanın kabulü gerektiği, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile;
"A- Mahkemenin asıl dosyası bakımından;
1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacının 05/09/2018 tarihli, 13/09/2018 son ödeme tarihli ve 16.364,36-TL bedelli sözleşme ceza tutarına ilişkin fatura yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının ve taraflar arasındaki sözleşmenin süre sonunda fesih ile sona erdiğinin tespitine,
2- Davacının fesih sonrası ödediği fatura bedellerinin iadesine ilişkin talebinin reddine,
B- Birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası bakımından;
1-Davacının kısmi itirazın iptali davasının kabulü ile; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 784,02-TL cezai şart ve 176,41-TL gecikme zammı olmak üzere 960,43-TL üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına,
2- Asıl alacak miktarı davadan önce ödenmiş olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Kararı asıl dava yönünden davalı vekili istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde;"asıl davada davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yönünden hukuka aykırıdır. Şöyle ki; Taraflarca imzalanmış olan sözleşmenin feshine ilişkin olarak Sözleşme madde 7.1'de aynen "(...)Sözleşmeden kaynaklanan fesih hakları saklı olmak kaydıyla, herhangi bir Taraf işbu sözleşme süresinin dolmasından en az üç (3) ay önceden sözleşmenin yenilenmeyeceği madde 4.6'daki teminatını tamamlayarak noter kanalı ile bildirmediği takdirde taraflarca sözleşme madde 3.5'teki şekilde %1 indirim tarifesi uygulanarak bir yıl daha uzamış kabul edilir." karalaştırılmıştır. Davacı abone teminatı tamamlayarak yenilememe bildirimini göndermemiştir. Bu durumda sözleşme hükümlerine göre davacının geçerli bir fesih bildirimi bulunmamaktadır. Zaten düzenleme olmasa dahi TTK m 18/3'de aynen "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Sözleşmede ise mail ile fehse izin veren bir madde bulunmamaktadır. Bu durumda mail ile yapılan fesih bildirimi yok hükmündedir. Mahkeme hakimi gerekçeli kararınında anılan hukuki sebebe dayanmış olmasına rağmen, adi bir mail iletisinin feshin geçerliliği için yeterli bulunması hukuki değildir.Sözleşme incelenmiş olduğunda sözleşmenin süresinin 01.08.2018'de sona ereceği ortada olup, sözleşmenin 7.1 maddesine göre 1 sene uzamış olduğu ihtilafsızdır. Buna göre sözleşme 1.08.2019 tarihine kadar ayaktadır. Davacı abone tarafından sözleşmenin 7.1. Maddesi gereği en geç 01.05.2018 tarihine kadar noter aracılığıyla fesih bildirimi yapılarak sözleşme feshedilebilecekken, ihtarname 07.05.2018 tarihinde gönderilmiştir. Yani fesih ihbarnamesi 3 aydan kısa bir süre kaldığında gönderilmiştir. Bu durumda müvekkil tarafından sözleşme devam ettirilmiş ve sonraki aylara ilişkin tüketim faturaları düzenlenmiştir.Ayrıca davacı-birleşen davalı abone sözleşmenin 7.2 maddesine göre de davaya konu ceza faturasını ödemek ile yükümlüdür. Birleşen davanın konusu edilmiş olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı doyasına tüketim faturası konu edilmiş olup, anılan faturanın abone tarafından ödenmemiş olduğu, faturanın hukuki olduğu işbu yargılamada tespit edilmiştir. Aynı anda hem ödenmemiş tüketim faturasından sözleşmenin ihlal edilmiş olduğu tespit edilirken hem de ceza koşulunu içeren faturanın hukuka aykırı olduğunu tespit etmek çelişki yaratmaktadır.Sonuç olarak davacı tarafça feshin sözleşme ve TTK hükümlerine uygun olarak süresi içinde yapılmadığı açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar hukuka aykırı olduğundan işbu kanun yoluna başvurma zarureti doğmuştur." şeklinde kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Asıl davada fazla yapılan ödemelerin ve fesihten sonra düzenlenen fatura bedellerinin iadesi ile sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart alacağına ilişkin davalının düzenlediği 16.364,36 TL bedelli faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada ödenmeyen fatura alacağının tahsili için yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Asıl davada davacı .... .... Şti. ile davalı ... Anonim Şirketi arasında 26.01.2015 tatihinde “Elektrik Satış Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmede göre tedarik başlangıç tarihi: 01.08.2015 ve sözleşme bitiş tarihi: 01.08.2017 olarak belirtilmiş, taraflar arasındaki sözleşmeye göre “herhangi bir taraf işbu sözleşme süresinin dolmasından en az üç ay önceden sözleşmenin yenilenmeyeceği,m. 4.6'da belirtilen teminatı tamamlayarak noter kanalı ile bildirmediği takdirde taraflarca sözleşmenin , 3.5'deki şekilde standart %l indirim tarifesi uygulanarak bir yıl daha uzamış kabul edilir şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür.
Asıl davada davacı taraf sözleşmenin başlangıç tarihini 26.01.2015 kabul ederek davacı ........ şirket yetkilisi ... tarafından 21.03.2018 tarihli mail ile sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiği, davalının bu maile cevap vermediği, elektriği de kesmediğinde davacı .....şirketinin bu kez sözleşmenin 7. maddesine ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği Hükümlerine dayanarak fesih hakkını kullanarak İzmir .... Noterliği ...05.2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalıya sözleşmenin feshini içeren ihtarnamenin gönderildiği anlaşılmıştır.
Sözleşme hernekadar 26.01.2015 tarihinde imzalanmış ise de, tedarık başlangıç tarihi: 01.08.2015 ve sözleşme bitiş tarihi: 01.08.2017 olarak belirtildiğinden,tedarik başlangıç tarihinin baz alınarak sözleşmenin 01/08/2017 tarihinde sona ereceği kabul edilmelidir.
Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmeye göre “herhangi bir taraf işbu sözleşme süresinin dolmasından en az üç ay önceden sözleşmenin yenilenmeyeceği,m. 4.6'da belirtilen teminatı tamamlayarak noter kanalı ile bildirmediği taktirde sözleşme 1 yıl uzamış sayılacağından,asıl dava davacısı Pasaport..şirketince noterden davalı şirkete , İzmir ... Noterliği ...05.2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalıya sözleşmenin feshini içeren ihtarname gönderilmiş isede sözleşme bitimine 3 aydan az zaman kaldığı sürede sözleşmenin noterden feshedildiği anlaşılmakla,sözleşme asıl davada süresinde usule uygun feshedilmemiştir.
Ayrıca e-mail ile sözleşme feshine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı görülmüştür.
O halde asıl davada davacının sözleşmenin feshedilmiş sayılması talebinin reddi gerektiği gibi cezai şart bedelinde de sorumlu olacağı açıktır.Buna göre asıl davada davacının tüm taleplerinin ve davasının reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu nedenle asıl davada davalının istinaf talebinin kabulü ile karar asıl dava yönünden HMK 353/1b-2.made gereği kaldırılarak;(birleşen davadaki kesinleşen hükmün tekrarı ile) asıl davada davacının tüm taleplerinin ve bunlara dair davasının reddine ilişkin aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl davada davalının istinaf talebinin kabulü ile karar asıl dava yönünden HMK 353/1b-2.made gereği kaldırılarak;
Asıl davada yeniden esas hakkında;
" 1-Asıl davada davacının tüm taleplerinin ve bunlara dair davasının reddine,
2-(Birleşen davadaki kesinleşen hükmün tekrarı ile)
- Birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası bakımından;
1-Davacının kısmi itirazın iptali davasının kabulü ile; davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 784,02-TL cezai şart ve 176,41-TL gecikme zammı olmak üzere 960,43-TL üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına,
2- Asıl alacak miktarı davadan önce ödenmiş olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
Asıl dava bakımından;
A-3) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan toplam peşin alınan 681,90 TL harcın ( 35,90 TL dava açılırken + 646,00 TL tamamlama harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 50,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
A-4) Davalı tarafça yapılan 750,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
A-5)Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 22.898,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
A-6) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası bakımından;
B-4) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00 TL harcın birleşen dosya davalısından tahsili ile hazineye irat kaydına.
B-5) Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL harcın birleşen dosya davalısından tahsili ile davacıya verilmesine,
B-6) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 960,43 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalısından alınıp birleşen dosya davacısına verilmesine,
B-7) Davacı tarafça yapılan 50,80 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı) ve 25,20 TL müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 76,00 TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine,
B-8)Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak;
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden asıl davada davalı ... Anonim Şirketine isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Davalı ... Anonim Şirketinin istinaf sebebiyle yapmış olduğu 600,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.