mahkeme 2025/268 E. 2025/2134 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/268

Karar No

2025/2134

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/268
KARAR NO:2025/2134
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/12/2024
NUMARASI:2023/794 E - 2024/1251 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 6/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili ile davalı şirket arasında ".. Mah. .. Cad. ...Sok. No: Güngören/İstanbul" adresindeki elektrik hizmetiyle ilgili olarak ...numaralı abonelik sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile 09.08.2023 tarih ve ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini ve müvekkili adına ... numaralı, 10.08.2023 tarihli, 460.017,14 TL tutarlı ve ... numaralı 10.08.2023 tarihli, 384.872,23 TL tutarlı faturaların tahakkuk edildiğini,Aboneliğin bulunduğu müvekkili şirkete ait iş yerinin, içerisinde onlarca işçi barındıran ve kullandıkları makinelerden kaynaklı olarak tamamen elektriğe ihtiyaç duyan ve onlarca makineye bağlı olarak iplik üretimi yapan bir tekstil firması olduğunu,Davalı şirketin 14.08.2023 tarihinde yapmış olduğu haksız elektrik kesintisi nedeniyle müvekkili şirketin ve işçilerinin çalışmasının tamamen durduğunu, şirketin üç gündür iş yapamaz hale geldiğini, bu kesintiye gerekçe olarak yaklaşık 2 ay önce müvekkilinin iş yerinde jeneratörün kablo- sunun yeni bağlanmış olmasının gösterildiğini, müvekkilinin 3 yıldır aktif bir şekilde iplik sektöründe üretim yaptığını, iş yerindeki bütün elektrik düzeneği usulüne uygun ve normal bir şekilde düzenlen- diğini, faturaların düzenli olarak ödendiğini, söz konusu jeneratörün 2 ay önce kurulduğunu ve kablo bağlantısının şirket çalışanları tarafından makinelerin gücünü artırmak üzere ve şirket yetkililerinin haberi olmadan kurulduğunu, uyuşmazlığa sebebiyet veren durumun jeneratör kablosunun yanlış bağ- lamasından kaynaklandığını, davalının adeta 20 yıllık elektrik tüketimi yapılmış ve tüm makineler aktif şekilde çalışıyormuş gibi haksız ve fahiş oranda ceza kestiğini,Müvekkilinin ilgili faturaların iptal edilmesi için davalı şirkete itirazda bulunduğunu, ancak itirazlarının reddedildiğini,İşbu davadan önce, 15.08.2023 tarihinde dava şartı kapsamında, Bakırköy Arabu- luculuk Bürosu'na başvuruda bulunduklarını (dosya numarasının ..., gelen dosya numara- sının ise... olduğunu,) beyanla;Fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla;Öncelikle ilgili iş yerinin bir tekstil firması olması ve iş yerinde yapılan tüm işlerin makineye bağlı olarak yapılması ve dolayısıyla işin devamlılığı için elektriğin şart olması sebebiyle işbu kesintinin teminatsız /veya aksi görüş halinde teminatlı olarak durdurulmasını ve tedbiren elektrik hizmetinin yeniden verilmesini,Müvekkili adına haksız şekilde kesilen .. numaralı, 10.08.2023 tarihli, 460.017,14 TL tutarlı fatura ile ... numaralı, 10.08.2023 tarihli, 384.872,23 TL tutarlı faturaların iptaline, müvekkilinin söz konusu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olma- dığının tespitine,Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket çalışanlarınca, davacının kullanı- mında olan "... Mah. .. Cad. .. Sok.No: .. Güngören/ İstanbul" adresinde 09.08.2024 tarihinde yapılan denetimler sonucu .. nolu tesisat üzerinden, EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.madde 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde, ''dağıtım sistemine müdahale ederek, ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullanıldığının'' tespit edildiğini, bu- nun üzerine davacı adına 09.08.2023 tarihli, .. seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzen- lendiğini, bilahare bu tutanak gereğince kaçak kullanım bedeli olarak .. fatura seri nolu 384.872,23 TL ve ... seri nolu 460.017,14 TL'lik fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve faturalama işlemlerinde her hangi bir hata bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediğini, tedbir kararı ile ölçülülük ilkesinin aşılacağını beyanla; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücre- tinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce:"DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;davacının 10.08.2023 tarihli ... numaralı 384.872,23 TL'lik fatura yönünden 177.131,69-TL, 10.08.2023 tarihli ... numaralı 460.017,14-TL'lik fatura yönünden 397.868,47-TL olmak üzere; toplam 844.889,37 TL fatura bedelinin 575.000,16-TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, " karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının 21.08.2023 tarihli 384.872,23 TL bedelli ve 460.017,14 TL iki adet fatura ile ilgili (toplam 844.889,37 TL üzerinden) 16.08.2023 tarihinde menfi tespit davası açtığını, dava açıldıktan sonra kurum tarafından 29.08.2023 tarihli komisyon kararı ile eski faturaların yerine 211.636,72 TL ve 62.148,64 TL’lik toplam 273.785,36 TL tutarında fatura düzenlendiğini, mahke- mece tek kişilik bilirkişi raporuna dayanılarak davacının 207.740,54 TL ve 62.148,65 TL olmak üzere toplamı 269.889,19 TL borçlu olduğuna ve 575.000,16 TL’lik kısmından ise borçlu olmadığına karar verildiğini, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini,ancak itirazları ile başka bir bilirkişiden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında, yapı- lan değerlendirmede müvekkilinden farklı olarak kaçak elektrik tüketim faturasının düşük kade- meden hesaplandığını, EPDK tarafından belirtilen birim fiyatlar için günlük 30 kW düşük kademe hakkı verildiğini, tüketicinin bu hakkını sayacın kayıt yaptığı ve tedarik şirketine bildirilen tüketimler için kullandığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kaçak tüketim faturasında aynı dönem için 2. defa düşük kademe uygulamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.1.KAÇAK KULLANIM OLGUSU:Dosya kapsamından;Davalı şirketin Kaçak Takip Müdürlüğü yetkililerince, davacının kullanımında bulunan "..Mah. ... Cad. .. Sk. No:.. Güngören" adresindeki “ticarethanede” 09.08.2023 tari- hinde yapılan kontroller sonucu "kumanda ile kontaktörü devreye alarak harici hat çekmek suretiyle” elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir.Tespit tarihinde yürürlükte bulunan EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. madde 1/b bendi gereğince ilgili kullanım yerinde, ''dağıtım sistemine müdahale ederek, ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullanılması'' kaçak elektrik tüketimi olarak tanımlanmıştır.Elektrik -Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ...'dan alınan kök raporda konu ile ilgili olarak;"Davacının tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıl- dığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (265,99 kwh/gün) ile bir önceki yıl sayacın doğru tüketim kayıt ettiği ihtilafsız dönem günlük tüketim ortalaması (563,18 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Tutanak tarihi esnasında sayaç üzerinde tespit edilen 0,30 kw x 30 = 9 kw güç değeri, davacının 75 kw sözleşme gücüne göre oldukça düşüktür Açıklanan gerekçelerle, tutanak tarihi itibariyle davacı tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olduğuna ilişkin tereddüt bulunmamaktadır. " şeklinde görüş bildirilmiştir.Bu durumda davacı adına 09.08.2023 tarihli,.. seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş olup davalının kaçak tespitine ilişkin işlemi yerindedir.2.TAHSİLİ GEREKEN FATURA BEDELİNE GELİNCE;Söz konusu tutanak gereğince davacı adına 384.872,23 TL. kaçak tahakkuku + 460.017,14 TL. Kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 844.899,37 TL tutarında fatura tahakkuk edilmiş ve bu faturalar menfi tespit davasına konu edilmiştir.Dava açıldıktan sonra davalı şirketin yetkili komisyonunun 29.08.2023 tarihli kararı ile eski faturaların yerine 211.636,72 TL ve 62.148,64 TL’lik toplam 273.785,36 TL tutarında fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından yapılan denetimler sonucu davacının söz konusu faturalar nedeniyle sorumlu tutulabileceği tutar kök rapor ile 207.740,54 TL kaçak tahakkuku + 62.148,65 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 269.889,19 TL olarak tespit edilmiştir.Bilirkişinin ek raporunda ise ;A-Davacı vekilinin itirazları ve Savcılık makamına sunulan bilirkişi raporunun değerlendirilmesi;Savcılık makamına sunulan bilirkişi raporu incelenmiş, ilgili raporda davalı dağıtım şirketinin normal tarifelerden gerçek zararının (cezasız) tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. İlgili bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda mevzuat uygulanmaksızın normal tarifelerden hesaplama yapılmıştır. Savcılık makamına sunulan bilirkişi raporundaki hesaplama, şayet davalı kurumun zararının karşılanması halinde (kaçak tarifesiz faturalama) Takipsizlik kararı verilip verlmeyeceğine ilişkindir. Oysa ki huzurdaki dava menfi tespit / tazminat davası olduğundan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekecektir.Ayrıca, yukarıda bilirkişinin toplam 1 hesaplamasına konu çizelgede, dağıtım bedelinin ... — 14325 kwh olarak alınması gerekirdi. Bu hal ile hesaplamanın hatalı olduğu kanaatindeyim.Yine, bilirkişinin toplam 2 hesaplamasına konu çizelgede, dağıtım bedelinin ... kwh olarak alınması gerekirdi. Bu hal ile de hesaplamanın hatalı olduğu kanaatindeyim.Yine ilgili bilirkişi tarafından davacı şirketin mesken tarifesi üzerinden faturalandırılmış olduğu anlaşılmakla, bu hal ile de rapordaki hesaplamaların hatalı olduğu kanaatindeyim .Yukarıda açıklanan gerekçelerle, savcılık makamına sunulan bilirkişi raporuna katılmam mümkün değildir. Savcılık makamınca davacı şirket yetkilisi adına ceza davası açılıp açılmayacağına karar verilmesi bakımından ilgili bilirkişiden normal tarifelerden hesaplama yapılması istenmiştir. İlgili bilirkişi tarafından hesaplamalarda dikkate alınan birim fiyatların gerek mesken tarifesi olarak dikkate alınmış olması gerekse tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmelik Hüküm- lerini barındırmaması nedeniyle, huzurdaki Ticaret- Hukuk Mahkemesinde açılan dava için kabul edilemez olduğu kanaatindeyim.
B-DAVALI VEKİLİNİN İTİRAZLARI BAKIMINDAN;İtiraz;Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede müvekkili kurumdan farklı olarak kaçak elektrik tüketim faturası için düşük kademe hesaplaması yapılmıştır.EPDK tarafından belirtilen birim fiyatlar için günlük 30 kW düşük kademe hakkı verildiğinden, tüketicinin bu hakkını sayacın kayıt yaptığı ve tedarik şirketine bildirilen tüketimler için kullandığından , kaçak tüketim faturasında aynı dönem için 2. defa düşük kademe uygulaması hatalı olduğundan bilirkişi raporuna itiraz ediyoruz.Yukarıda görüleceği üzere, kök raporumda sadece 90 gün üzerinden yapılan kaçak tahakkuk hesaplaması için düşük kademe bedeli uygulanmıştır. Davalı vekili her ne kadar ... EPDK tarafından belirtilen birim fiyatlar için günlük 30 kW düşük kademe hakkı verildiğinden, tüketicinin bu hakkını sayacın kayıt yaptığı ve tedarik şirketine bildirilen tüketimler için kullandığından , kaçak tüketim faturasında aynı dönem için 2. defa düşük kademe uygulaması hatalı olduğundan bilirkişi raporuna itiraz ediyoruz. şeklinde beyanda bulunmuşsa da 90 gün süre dahilinde yapılan hesaplama da 2.defa dikkate alınan hesaplamadır. (her ne kadardavacının tüketim düşümü yapılmış olsa da- üstelik 90 gün hesaplamasına ceza katsayısı dahildir - ceza katsayısı faturanın yükselmesine etkendir)Bu husus dikkate alındığında 90 gün süre dahilinde hesap edilen kaçak tahakkuku için düşük kademe üzerinden kaçak bedel hesaplamamda hata bulunmayacağı kanaatindeyim. SONUÇ; Savcılık makamına sunulan bilirkişi raporu ile taraf vekillerinin itirazları yukarıda ayrı başlıklar altında değerlendirilmiş olup, kök raporumdaki kanaat aynen devam etmektedir" şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu içerdiği teknik inceleme ve gerekçe itibariyle dosyadaki delillere uygun, itirazları karşılamaya, hükme ve yargısal denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.Ancak, -Davacı davasını 16.08.2023 tarihinde, 384.872,23 TL. kaçak tahakkuku + 460.017,14 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 844.899,37 TL üzerinden ikame etmiştir.- Davalı ise dava açıldıktan sonra 29.08.2023 tarihli komisyon kararı ile dava konusu eski faturaların yerine 211.636,72 TL ve 62.148,64 TL’lik toplam 273.785,36 TL tutarında fatura tahakkuk ederek düzenlemeye gitmiştir. Bu durumda davanın (844.899,37 TL- 273.785,36 TL) = 571.114,01 TL 'lik kısmı yargılama sırasında konusuz kalmıştır. O halde mahkemece, yargılamanın 273.785,36 TL'lik uyuşmazlık değeri üzerinden sürdürülmesi ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının toplam borcunun 207.740,54 TL kaçak tahakkuku + 62.148,65 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 269.889,19 TL olduğu, menfi tespite konu tutarın (273.785,36 TL - 269.889,19 TL) =3.896,17 TL olabileceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kabul ve red edilen ayrıca konusuz kalması gereken kısımlar yönünden hataya düşülerek yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kararın bu yönüyle düzeltilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Davanın kısmen kabulüne,a.) Davacının 384.872,23 TL. kaçak tahakkuku + 460.017,14 TL. kaçak ek tahakkukundan ibaret toplam 844.899,37 TL tutarındaki faturaların 3.896,17 TL'lık kısmı itibariyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,b.) Borçlu olduğu tespit edilen 269.889,19 TL'lik kısım yönünden menfi tespit talebinin reddine,c.) Yargılama sırasında konusuz kalan 571.114,01 TL'lık kısım yönünden esas hakkında karar tesisine yer olmadığına,2- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 14.428,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3- Davacıdan alınan 14.428,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5 Davacı tarafından yapılan toplam 3.682,00 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap edilen 2.505,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan toplam 329,00TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap edilen 105,09 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince red olunan dava değerine göre takdir olunan 43.182,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8- a- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince konusuz kalan miktara göre takdir olunan 89.667,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesineb- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 3.896,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan artan gider ve delil avansından arta kalan kısım var ise yatıran tarafa iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 504,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim