Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2295
2026/218
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2295
KARAR NO : 2026/218
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/05/2025
NUMARASI : 2024/998 E - 2025/381 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili ...'ün İstanbul İli Çekmeköy İlçesi ... Mahallesi ve kain tapunun 3 pafta ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek A Blok, B1 Blok B2 Blok ve C Blok binalara ilişkin önce sözlü olarak "Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" konusunda anlaştıklarını, akabinde taraflar 01.10.2017 Tarihinde bir araya gelerek "Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre "İstanbul İli Çekmeköy İlçesi ... Mah. 3 pafta ... parselde ... İnşaat tarafından yapılacak inşaatın bitiminde, ... İnşaata düşecek dairelerin %50'sinin davacı ...'e devredileceğinin" kararlaştırıldığını, yine tarafların 26.10.2018 Tarihinde bir araya gelerek ek sözleşme imzaladıklarını, bu ek sözleşmeye göre davacı ...'ün yaptığı ve yapacağı ödemeler karşılığında ...'ün hissesinin % 75 olacağı, inşaatlar bittikten sonra davalı ... İnşaata düşen dairelerin % 75'nin ...'e devredileceğinin" kararlaştırıldığını, bu inşaat sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirkete karşı İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 Esas sayılı dosyadan tapu tescil olmazsa alacak istemli dava açıldığını, yine davalı şirket ile davacı müvekkili arasında yapılan "26.10.2018 tarihli sözleşme" uyarınca İstanbul İli Kartal İlçesi ... Mah. ... Pafta ... Ada 1,2,8,10,14,15,16,17,18,20 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerin davacıya verilmemesinden dolayı İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/195 esas sayılı dosyadan tapu tescil davasının görülmekte olduğunu, davalı şirketin 26.01.2023 tarihinde Çekmeköy Tapu Müdürlüğünde, Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesinden kaynaklı bir kısım tapuları müvekkiline devrederken davalı şirket yetkilisi...'ın "... İnşaat'ın yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, ... gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara,yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak" müvekkiline alel acele 50.000 USD'lik bir senet imzalattığını, müvekkilinin söz konusu senedi defalarca davalı şirketten istemesine rağmen, davalı şirket yetkilisi... ve ...'ın , şirkete karşı İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 Esas sayılı dosyadan ve İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/195 esas sayılı dosyadan davalar açıldığını kastederek senedin fotokopisini dahi vermediklerini, davalı şirket tarafından İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/203 Esas sayılı dosyada davalı şirket tarafından verilen cevap dilekçesi ve ekinde 15.11.2022 tarihli bir sözleşme sunulduğunu, sözleşmenin 2 nolu bendinde bu proje ile doğabilecek her türlü sorun, ..., maliye, ceza, vergi, harç vesaire giderler için davacının 50.000 USD teminat vereceğinin belirtildiğini, kıymetli evrakta mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereği takibe konu senetlerin kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermesi gerektiğini, eğer senet borcunun sebebi belirli ise bu senedin artık kambiyo vasfı kalmadığını, yine teminat amaçlı verilen senedin, kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadini taşımadığını, diğer anlatımla senetlerin kambiyo vasfı kalmadığından geçersiz olduğunu, 15.11.2022 tarihli sözleşmedeki imza, yazı ve tarihin müvekkiline ait olmadığını, yine davacı müvekkili ile davalı taraf arasında derdest İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/203 Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından sunulan " 09.10.2022 tarihli yazılı belgenin sağ üst köşesinde yer alan imzanın "müvekkiline ait olmadığını tüm bu nedenlerle 01.10.2017 tarihli Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi ve 26.10.2018 Tarihinde bir araya gelerek ek sözleşme uyarınca inşa edilen İstanbul İli Çekmeköy İlçesi ... Mahallesi ve kain tapunun 3 pafta ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek A Blok, B1 Blok B2 Blok ve C Blok binalara ilişkin davalı ... İnşaat'ın yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, ... gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara,yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak verilen 26.01.2023 tarihinde Çekmeköy Tapu Müdürlüğünde verilen 50.000 USD miktarlı senedin, ilyetten mücerret olmaması, ve teminat senedi olması nedeniyle söz konusu senedin hükümsüzlüğünün ve bedelsizliğinin tespitine davalı şirkete verilen 50.000 USD miktarlı senedin 3. kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat senedinin şartlarının oluşmadığını, senedin teminat senedi olarak kabulünün mümkün olmadığını, bir senedin teminat kapsamında verilip verilmediğinin Yargıtay içtihatları ve doktrinde belirli çerçeve dahilinde ele alınmakta olduğunu, bilindiği üzere, teminat senedi bir anlaşma uyarınca işin, verilen sözün, mal veya hizmetin eksiksiz tamamlanacağını, taahhüdün sorun olmadan yerine getirileceğini, verilen taahhütlerin yerine getirilmediği takdirde, nasıl bir sorumlulukla karşı karşıya kalacağını beyan eden tarafın imzaladığı şartlı-bedeli senede denmekte olduğunu, yani teminat senedinin; bir işin, taahhüdün, alım-satımın veya hizmetin kararlaştırıldığı şekilde tamamlanacağının, aksi halde senette yazan parasal miktarın ödeneceğinin taahhüt edildiği yazılı belge olduğunu, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmesinin ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanması gerektiğini, senet üzerine yazılacak olan ‘’teminattır’’ ibaresinin tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmadığını, teminat senedidir, devredilemez, ciro edilemez ibareleri tek başına geçersiz, hiç yazılmamış kabul edildiğini, bu hususlarda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamlarının mevcut olduğunu, davacının, 50.000 USD lik bir senedin varlığını ve bu senedin teminat olarak verildiğini iddia etmekte olduğunu, davacının iddiasını destekler yazılı delil bulunmadığını, huzurdaki davanın menfi tespit talepli iddia olunan senedin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun iddia eden taraf Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi bu konuya ilişkin 1989/1254 E.,1989/3739 K. sayılı 21.09.1989 tarihli kararında aynen “Çekin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden taraf bu hususu ispat etmekle yükümlüdür” şeklinde içtihat ettiğini, teminat senedi kapsamında varlığı dahi ispatlanamayan senedin hükümsüzlüğünün tespitinin mümkün olmadığını, İspat külfeti altında olan taraf iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, çünkü HMK’da yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralı bulunduğunu, işbu hüküm gereğince senedin üzerine teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık bir şekilde yazılmalısı gerektiğini veyahut sözleşme üzerine teminat senedinin vasıf ve unsurları belirtilerek açıkça atıf yapılması gerektiğini, teminat kapsamında değerlendirilse dahi senedin hükümsüzlüğü mümkün olmadığını, taraflar arasında inşaat sözleşmelerinden dolayı bir kısım derdest davalar görülmekte olduğunu, davacının, müvekkilini ticari hayatını ve ihtilaf konusu edilen inşaat projesinin devamına mani olmak amacıyla kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, mevcut senedin varlığı dahi tartışmalı olduğunu, kaldı ki, mevcut bir senedin varlığı olsa dahi taraflar arasında yapılan ortaklık ve inşaat sözleşmelerinde yapılacak işlerin tamamen yerine getirildiğinde işin biteceğinin kararlaştırıldığının görülmekte olduğunu, şartlar oluşmadığından iadesi veya hükümsüzlüğünün mümkün olamayacağını, davacının davasının, samimiyetsiz ve haksız olduğunun açık olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Dava veya takibin konusunun bono ya da çek gibi bir kambiyo senedine dayalı olması tek başına davanın ticari dava olduğunu göstermez. Mahkemenin görevini tayin için tarafların her ikisinin de tacir olup olmadığı, uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olup olmadığı ve aralarındaki temel hukuki ilişkinin niteliğine bakılması gerekmektedir. Davalı şirket tacir ise de mahkememizce yapılan araştırmada, gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığı anlaşıldığından, davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Nitekim İstanbul BAM 15. HD'nin 2022/2338 Esas, 2022/1459 Karar sayılı ve 2020/1295 Esas, 2023/995 Karar sayılı ilamları da bu doğrultudadır. " gerekçeleriyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın asliye hukuk mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 12/12/2024 tarih ve 2024/2856 E- 2024/3427 K sayılı kararımızla " Somut olayda; davacı tarafça, senedin teminat amaçlı olarak verildiği iddiasıyla açılan geçersizliğinin tespiti talebine ilişkin olduğu, bu hususun 6102 sayılı TTK'nun 776. vd. maddelerinde düzenlenmiş olduğundan dava yukarıda anılan hüküm uyarınca mutlak ticari davadır. Bu durumda, mahkemece; davanın asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " ... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, YİBGK 2015/2 E. 2017/1 Karar ve 03.03.2017 tarihli ilamında belirttiği üzere davacı açıkça yemin deliline dayanmadığından yemin delili de hatırlatılamadığından ..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dava konusu senedin 26.01.2023 tarihinde Çekmeköy Tapu Müdürlüğünde 50.000 USD lik tek bir senet olup davalıya verildiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan whatsapp konuşmalarından da bunun belli olduğunu, davalının 2 adet senet verildiği iddiasının icra takibine konu 01.01.2023 tarihli 50.000 USD lik dava konusu senet olmadığı, bütün dilekçelerde davalının bas bas bağırarak iş bu dava konusu senedin 22/03/2027 Vade Tarihli Senet olduğu iddiası, mahkemece bu senet istenince de sözde zayi olduğu yalanı karşısında; 22/03/2027 vade tarihine senet verilmesinin olağan ticari akışa aykırı olduğunu, whatsapp konuşmasında müvekkili davacının ,davalı şirkete 1 adet senet verdiği , davalının bu senedi davacıya vermediğinin açık olduğunu, davalının İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 Esas sayılı dosyada verilen cevap dilekçesi ve ekinde 15.11.2022 tarihli bir sözleşme sunması ve sözleşmenin 2 nolu bendinde bu proje ile doğabilecek her türlü sorun, ... , maliye ,ceza,vergi, harç vesaire giderler için davacının 50.000 USD teminat vereceğine ilişkin senedin de tek senet verileceğinden aynı senet olduğu, mahkemenin de kabulünde olan İstanbul And. 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına takibe konu edilen 50.000 USD bedelli 01/03/2023 vade tarihli senedin verilen tek senet olduğu tespit edilmiş olduğunu, davalıya verilen senedin hukuki sebebi belirli olduğundan , dava konusu senet ilyetten mücerret olmadığını ve geçersiz olduğunu, İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 Esas sayılı dosyada davalının sunduğu cevap dilekçesindeki senetle ilgili beyanlar kendisini bağladığını, mahkemece davalıya verilen senedin İstanbul And. 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına takibe konu edilen 50.000 USD bedelli 01/03/2023 vade tarihli senet olduğu tespit edilmişken , davalıya başkaca da senet verilmemiş iken , mahkemece karar verilirken , davalının İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 Esas sayılı dosyadaki beyanını değerlendirilmediğini, davalıya verilen senet , teminat amaçlı verilmiş olup mahhkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, davalı tarafa 26.01.2023 tarihinde Çekmeköy Tapu Müdürlüğünde verilen 50.000 USD miktarlı senedi hükümsüzlüğüne ve bedelsizliğine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davacı, davalı ile 01.10.2017 tarihinde bir araya gelerek " Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmeye göre ... İnşaat tarafından yapılacak inşaatın bitiminde, ... İnşaata düşecek dairelerin % 50 sinin davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını 26.10.2018 tarihli ek sözleşmeye göre davacı ...'ün yaptığı ve yapacağı ödemeler karşılığında ...'ün hissesinin %75 olacağı, inşaatlar bittikten sonra davalı ... İnşaata düşen dairelerin %75'nin ...'e devredileceğinin" kararlaştırıldığını, sözleşme gereği tapuların devedilmemesi nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, bu sözleşmelere gereği ortak inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklı bir kısım tapuları müvekkiline devrederken 26.01.2023 tarihinde Çekmeköy Tapu Müdürlüğünde davalı şirket yetkilisi ... ...'ın "... İnşaat'ın yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, ... gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara, yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak" müvekkiline alel acele 50.000 USD 'lik bir senet imzalattığını, senedin verilme sebebinin davalı şirkette resmi kayıtlarda ortak olarak gözükmeyen davacı müvekkilinin, haricen ortak olduğu inşaattan dolayı davalı şirkete yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, ... gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara, tadilat projesi olması durumundan doğacak masraflara karşılık olmak üzere olduğunu, 15.11.2022 tarihli sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin kayıtsız ve şartsız borç ikrarını taşımadığını, senet tahsilinin yargılamayı gerektirdiği ileri sürmektedir.Davalı ise senedin teminat senedi olmadığını, mevcut senedin varlığının dahi tartışmalı olduğunu, kaldı ki, mevcut bir senedin varlığı olsa dahi taraflar arasında yapılan ortaklık ve inşaat sözleşmelerinde yapılacak işlerin tamamen yerine getirildiğinde işin biteceğinin kararlaştırıldığını savunmuştur.Mahkemesince senedin teminat senedi olduğunun yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 15.11.2022 tarihli sözleşmenin nicelenmesinde, sözleşmede işin bitiminde 50.000,00 USD tutarlı 22.03.2027 tarihli esnedin verileceğinin düzenlenmiş olduğu, davaya konu senedin ise tarihlerinin örtüşmediği, bu haliyle davacının senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasının kanıtlayamadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.