mahkeme 2025/2117 E. 2025/2128 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/2117

Karar No

2025/2128

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/2117
KARAR NO:2025/2128
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11.07.2025
NUMARASI:2025/334E.(derdest)
ASIL DAVADA DAVACI-
BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVA DAVALI
BİRL.DAVADA DAVACI:
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit / İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin şirket, 2022 yılından itibaren katı atık geri dönüşüm faaliyetinde bulunduğunu ve faaliyetlerini İstanbul ili Sarıyer ilçesi ... mahallesi sınırları içerisinde yer alan işyerinde sürdürdüğünü,:Söz konusu işyeri için 14.04.2022 tarihinde davalı ...’a başvuruda bulunularak, ilgili dağıtım şebekesinden müvekkili şirketin işyerine enerji nakil hattı tesis edilmesi ve elektrik bağlantısının sağlanmasının talep edildiğini, Başvurudan önce müvekkilinin, gerekli tüm yasal yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu kapsamda; emlak beyannamesi ve tapu senedi ile kira sözleşmesinin davalı kuruma ibraz edildiğini, elektrik iç tesisatı projesi hazırlandığını ve onaylandığını, ilgili tesisatın uygulamasının tamamlan- dığını,Davalı ... tarafından gerekli altyapının kontrol edildiğini, direk, pano, trafo gibi altyapı kurulumu için katılım bedeli (tesis bedeli)nin ...’a ödendiğini,17.06.2022 tarihinde davalı kurum ile Dağıtım bağlantı anlaşması (DBA) imzalanarak ...’a ibraz edildiğini, Tüm bu başvuru sürecinin ardından ... tarafından hattın çekilmesi, enerjinin bağlanması, sayacın takılması ve enerjinin verilmesi gerekirken, müvekkili tarafından yapılan tüm başvuru ve ödemelere, aradan geçen yaklaşık üç yıla rağmen halen bu başvurunun sonuçlanmadığını, müvekkilinin şirket, ticari faaliyetlerine devam edebilmesi için elektrik enerjisine fiili olarak ihtiyaç duyduğunu, ... tarafından bağlantı yapılmadığı için alternatif bir yol bulunmadığını ,neticede, usulsüz kullanım durumuna düşürüldüğünü, müvekkilinin 3 yıldır usulsüz elektrik kullanmış gibi görülmesinin tek sorumlusunun davalı ... olduğunu,Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 12. Maddesinde ;(3) Bağlantı talebinde bulunulan tüketim tesisleri açısından;a) Dağıtım sisteminin mevcut durumunun bağlantı talebinin karşılanması için uygun olması halinde, dağıtım şirketi ile başvuru sahibi arasında bağlantı anlaşması imzalanır.b) Dağıtım sisteminin mevcut durumunun bağlantı talebinin karşılanması için uygun olmaması ve genişleme yatırımı veya yeni yatırımın gerekli olması durumunda; saha etüdü gerektirmeyen hallerde başvuru tarihinden itibaren on iş günü, saha etüdü gerektiren hallerde ise başvuru tarihinden itibaren yirmi iş günü içerisinde, bağlantı talebinin karşılanabileceği makul bir süre, gerekçeleri ile birlikte başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir." denildiğini, Davalı ...'ın işbu madde gereği sunulan Bağlantı Görüşü konulu kararında "... nolu TM'nin boş hücresinden (boş hücra açık tip hücre olarak donatılacaktır.) itibaren yaklaşık 1700 metre 34.5 kV uygun iletkenli ENH/ uygun kesitli ... tesisi ve ... şirketimiz ile bağlantı anlaşmasının imzalan- masına müteakip 6 (altı) ay içerisinde tesis edilecektir. Trafo gücü şebeke ihtiyaçları da göz önüne alınarak proje safhasında belirlenecektir."açıklamasıyla altı ay içerisinde enerji tesisisin sağlanacağını belirttiğini,Ancak davalı şirketin, işlemleri sürüncemede bıraktığını ve kasıtlı olarak bağlantı tesi- sini yapmadığını, müvekkili adeta “kaçak elektrik kullanıcısı” durumuna düşürdüğünü, her ay haksız ve hukuka aykırı şekilde kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirdiğini, müvekkilinin, elektrik enerjisinin kesileceği korkusuyla düzenli olarak bu ödemeleri yaptığını, ancak müvekkili adına tahakkuk edilen fatura miktarlarının fahiş bir hal aldığını,her ay kullanım miktarına karşılık gelen bedelin 2.5 katını ceza olarak ödediğini,Bu sefer müvekkili tarafından enerji tesisi ile gerekli işlemlerin yapılmamasına ilişkin bilgi edinme talebi sunulmuşsa da bu bilgi edinme taleplerinin sonuçsuz kaldığını, nihai olarak davalı şirket 21.02.2025 tarihli cevapta tesis edilmesi gereken trafo merkezinin yeri için kamulaştırma sürecinin devam ettiğini bildirdiğini, 2022 yılında bağlantı anlaşması sırasında ... tarafından kamulaştırma ihtiyacının müvekkiline bildirilmediğini, gecikme sebebinin somut olarak açıklan- madığını, Gelinen aşamada; davalının elektrik faturalarının ödenmediğinden bahisle müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, müvekkilleri tarafından işbu icra takiplerine itiraz dilek- çeleri sunulmasıyla takibin durdurulmasına karar verilmişse de ,müvekkillerinin halen haciz tehdidi altında olduğunu,Davacılardan ... işbu bahsedilen icra dosyalarında borçlu sıfatıyla eklenmiş ise de , adı geçen müvekkilinin ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin borçlarından dolayı şahsen sorumlu tutulamayacağını beyanla; Müvekkilinin usulsüz elektrik kullanımı iddiası ile tahakkuk edilen 22.08.2024 tarihli ..seri no'lu 36.269,50-TL bedelli kaçak elektrik faturasının iptali ile borçlu olma- dığının tespitine, Davalı ...'ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacıların uğra- dığı zararın tazmini ve ek 1 'de sunulan tahakkuk edilen faturalardan sorumlu olmadığının tespitine, Keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacı müvekkilin usulsüz elektrik kullanıma dayalı olarak kusursuz olduğunun tespit edilmesini, Akabinde davalı kurum tarafından DBA tarihinden itibaren enerjinin tesis edileceğine dair verilen 6 aylık süre sonunda (EK.2 - 17.12.2022 tarihinde) enerji tesisi yapılmış olması halinde (bir başka deyişle müvekkil normal bir abone gibi usulüne uygun şekilde elektrik enerjisi almış olsaydı) öde- yeceği fatura bedellerinin tespiti ile ödenen tutarların tespit edilen fatura bedellerinden mahsubuyla 17.12.2022 tarihinden itibaren müvekkilden haksız olarak tahsil edilen bedellerin iadesine ve müvekkilin borçsuz olduğunun tespitine, .. Mah. .. Cad. .. Sarıyer/İstanbul adresinde bulunan müvekkiline ait iş yerinin elektrik enerjisinin, müvekkilinin davalı kuruma bir borcunun bulunmaması nedeniyle elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak icra takibine başlayan ve menfi tespit davası açıl- masına sebebiyet veren davalı kurumun %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili 26.05.2025 tarihli beyan dilekçesinde netice-i talebini;" Öncelikle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacı müvekkilinin usulsüz elektrik kulla- nıma dayalı olarak kusurunun bulunmadığının tespit edilmesini, Davalı ...'ın dilekçemizde ayrıntılı olarak açıklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve kusurlu ve ihmali davranışlarıyla davacı müvekkili şirketin usulsüz elektrik kullanımına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, Davalı kurum tarafından 17.06.2022 tarihli Dağıtım Bağlantısı Anlaşmasından itibaren enerjinin tesis edileceğine dair verilen 6 aylık süre sonunda (17.12.2022) enerji tesisi yapılmış olması halinde (bir başka deyişle davalı kurum tarafından taahhüt edildiği gibi enerji tesis edilmiş ve müvekkil usulüne uygun şekilde elektrik enerjisi almış olsaydı) ödeyeceği fatura bedellerinin tespiti ile ödenen tutarların tespit edilen fatura bedellerinden mahsubuna ve 17.12.2022 tarihinden itibaren müvekkilden haksız olarak tahsil edilen bilirkişi marifetiyle hesaplanacak olan fazla bedellerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin müvekkiline iadesine ve müvekkilinin borçsuz olduğunun tespitine,.. Mah. ... Cad. No: Sarıyer/İstanbul adresinde bulunan müvekkiline ait iş yerinin elektrik enerjisinin dava süresince kesilmesi halinde, faaliyetin tamamen duracak ve telafisi imkansız zararların doğacak olması sebebiyle ve müvekkilinin davalı kuruma bir borcunun bulunmaması nedeniyle elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak icra takibine başlayan ve menfi tespit davası açılmasına sebebiyet veren davalı kurumun %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi" şeklinde açıklamıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket görevlilerince 21.03.2024 tarihinde davacıya ait ticarethane işletmesinde yapılan kontrollerde ilgili kullanım yerinde , müvekkili şirket il ikili anlaşma olmaksızın mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketimi yapıldığının tespit edil- diğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi Halleri" başlıklı 42/1(a) maddesi gereğince ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlen- diğini, elektrik tespit tutanağına istinaden yönetmeliğin 44 ve devamı maddeleri uyarınca davalı adına 36.269,50 TL tutarında kaçak tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, bahse konu tutar ödenmediğinden İstanbul ... İcra Dairesi'nin... Esas numaralı icra dosyası üzerinden icra takibine konul- duğunu, Dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile davalının fatura ve kaçak elektrik borcuna istinaden tutulan tutanakların dilekçemiz ekinde sunulduğunu, ayrıca kaçak tespit anı video kaydına alınmış olup video kaydının bilahare sunulacağını,Kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tes- pitler içermediğini, aksi ispat oluncaya kadar geçerli belgelerden olup ispat yükünun, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu,Davacılar vekili dava dilekçesinin "sonuç ve istem" kısmında "davalı ...'ın dilekçede ayrıntılı olarak açıklanacak olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini ve (ek.1)'de tahakkuk edilen faturalardan sorumlu olmadığının tespitine," karar verilmesini talep ettiği, ek.1'de tahakkuk ettirilen faturadan kastın 36.269,50-TL tutarlı fatura olduğunun anlaşıldığını, huzurdaki dava ile yöneltilen "yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini" isteminin ise abesle iştigal niteliğinde olduğunu Kaçak elektrik tespiti ve tahakkuklandırmasının mevzuata uygun olarak yapıldığını, ilgili tüketim yerine elektrik enerjisi verilmesi noktasında müvekkili şirkete yöneltilecek herhangi bir kusurun olmadığını, ilgili kullanım yerinde kaçak elektrik tüketimi yaparak mevzuat hükümlerini ihlal eden davacının bunun sonuçlarına katlanmasının hukukun ve hakkaniyetin gereği olduğunu, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının bulunmadığını, kaldı ki davacı yanın zararın tazmini istemi konusunda somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Şirket yöneticisi davalı ...'in ise basiretli şirket yöneticisi olarak davaya konu haksız fiil borcundan sorumlu olduğunu, şirket yöneticisinin şirketinde kaçak elektrik kullanıldığından haberinin olmadığının düşünülemeyeceğini,Davalı yanın müvekkil aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve ihtiyati tedbinr koşullarını oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN İST. 21. ATM'NİN 2025/512 E. SAYILI DOSYASINDA:Davacı ... vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket görevlilerince 21.03.2024 tarihinde davalının kullanımında olan adreste yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerindeperakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmaksızın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davalı adına .. seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 36.269,50 TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları süresi içerisinde ödenmediğinden davalı/borçlular aleyhine İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ,iş bu davadan önce dava konusu fatura ile ilgili olarak davalıların İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkeme- si'nde 2025/334E. Sayılı menfi tespit davasını açtıklarını beyanla;Huzurdaki davanın tarafları ve konusu aynı olan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/334 Esas sayılı menfi tespit dosyası ile birleştirilmesine, akabinde;Davalıların İstanbul 32. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına vaki itiraz- larının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına,Davalıların %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine,Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 21. ATM'nce 2025/512 E., 2025/520 K. Nolu 11.08.2025 tarihli ilam ile ;"2025/512 E. Sayılı dosya ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/334 esas sayılı dosyası arasında şahsi, fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle her iki dava dosyasının HMK 166. Maddesi uyarınca birleştirilmesine,Yargılamanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/334 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine " karar verilmiştir.İstanbul 8. ATM'nin 2025/334 E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında 19.06.2025 tarihli ara karar ile;"1-Davacı tarafın elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; 02.09.2024 son ödeme tarihli ... Numaralı fatura bedeli olan 36.269,50 ‬-TL miktarda nakdi teminatın, mahkememiz veznesine yatırılması ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektu- bununun ibrazı halinde, davalı kurum tarafından, ... Hizmet Numaralı, ... Vergi Kimlik Numaralı ... A.Ş. adına düzenlenen ... Numaralı faturaya ilişkin olarak elektrik kesinti yapılmamasına dair İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,2-Teminat sunulduğunda, iş bu kararın infazı için davalı kuruma müzekkere yazılmasına" karar verilmiştir....'ın tedbire ilişkin itirazı 11.07.2025 tarihli ara karar ile reddedilmiştir.İstinaf Başvurusu: 11.07.2025 tarihli ara karar asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... tarafından istinaf edilmiştir.... vekili istinaf dilekçesinde:somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşma- dığını,davacının gerçeğe aykırı beyanları ihtiyati tedbir talebinde bulunarak zaman kazanmayı amaç- ladığını, mahkemece verilen bu tedbir kararı ile borçlunun elektriğinin kesilmeyeceği güvencesi ile kaçak elektrik kullanımına devam ettiğini , borcun tahsil imkanının ortadan kaldırıldığını, tedbir kara- rının tedbir isteyen tarafın tek yanlı beyanları doğrultusunda verildiğini, sadece borçlu davacının men- faatlerinin korunduğunu, müvekkili kurumun kaçak elektrik kullanımı neticesinde uğramış olduğu maddi zararın hiçe sayıldığını beyanla ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, aksi takdirde % 100 oranında teminat alınmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit, birleşen dava İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Her iki davaya konu borç kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmaktadır.Asıl davada elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve % 15 oranında teminat takdir edilmiş, davalı ...'ın tedbir kararına itirazı reddedilmiştir." İTİRAZIN REDDİNE " dair ara karar istinafa getirilmiş olmakla uyuşmazlık somut olay- da tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı ve "İTİRAZIN REDDİNE" dair ara kararın yerinde olup olma- dığı hususunda toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi,"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verile- bilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aran- mayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belir- tilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.Bundan başka, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memur- ların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzen- lenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatu- ralar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacak- lının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönüyle asıl dava dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır.3. Teminata ilişkin istinaf sebepleri yönünden ;ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde alınacak teminat miktarı mahkemenin takdirine bırakılmış olup mahkemece uyuşmazlığa konu dava değeri kadar (36.269,50 TL) teminat takdir edilmiş olup bu miktar dosya kapsamına göre az değildir. Ayrıca burada takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.4. Tedbirin uygulanması; HMK'nun "İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanması" başlıklı 393/1. Maddesinde "İhtiyati Tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar. " denilmiştir.Dosya kapsamında ,mahkemece takdir olunan teminatın nakdi olarak yatırıldığına dair makbuz/dekont görülemediği gibi, teminat mektubu sunulduğuna dair bilgi ve belge de bulunma- dığından ,bu husus mahkemeye müzekkere yazılarak sorulmuştur.İlk derece mahkemesinin 16.09.2025 tarihli cevabi yazısında;"Mahkemenin 2025/334 Esas sayılı dosyasından verilen 19.06.2025 tarihli tedbir kararına istinaden davacı tarafından mahkemeye sunulan herhangi bir teminat mektubu veya vezneye yatırılmış bir nakit teminat bulunmadığı " belirtilmiştir.Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince teminat süresinde yatırılmadığından tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmesi gerekirken tedbire itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinin 11.07.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına , tespit edilen eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden " teminat süresinde yatırılmadığından tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına " karar verilmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl dosya davalısı ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;Teminat süresinde yatırılmadığından tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim