mahkeme 2025/2109 E. 2025/2099 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2109
2025/2099
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/2109
KARAR NO 2025/2099
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/05/2025
NUMARASI:2023/725E
DAVA:Menfi Tespit
BİRLEŞEN 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/690 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle;davalı borçlunun "... Mahallesi ...Sokak No:.. Mahallesi .. Caddesi Sokak No:..Bayrampaşa/İstanbul" adresinde ticari faaliyette bulunduğunu, sayaç ölçü sistemine müdahale ederek (sayacın hafıza okumalarına mıknatıs ile müdahale edilmiş olduğunu ve bu hususun sayaç ekranında mıknatısla müdahale ikazı ile görüldüğünü) kaçak elektrik kullanımı 09/10/2023 tarihli ... seri numaralı kaçak/usulsüz kullanım tespit tutanağı ile tespit edildiğini, söz konusu tespit tutanağına istinaden 20/10/2023 son ödeme tarihli 515.064,86 TL bedelli fatura ve 20/10/2023 son ödeme tarihli 9858,01 TL bedelli 2 adet fatura tanzim edildiğini, faturaların süresi içerisinde ödenmemesi üzerine İstanbul İcra Dairesi E. Sayılı dosya ile takip başlatıldığını ve davalı borçlu tarafından 03/11/2023 tarihinde hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz şekilde ödeme emrine itiraz edildiğini, öncelikle usul ekonomi gereğince İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/725 E sayılı dosya ile işbu davanın birleştirilmesini ve 20/10/2023 son ödeme tarihli 515.064,86 TL bedelli fatura ve 20/10/2023 son ödeme tarihli 9858,01 TL bedelli 2 adet fatura alacakları tamamı yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise ölçülülük ilkesi gereğince mahkemece tespit edilecek oran yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 12/12/2024 tarihli ara karar ile ; Mahkememizce benzer dosyalarda yapılan yargılamalar ve alınan bilirkişi raporlarına göre kaçak/usulsüz elektrik kullanımından dolayı düzenlenen faturalarda zaman zaman hesaplama hataları bulunmaktadır. Bu husus ve karşı tarafın elektrik kullanımına devam ettiği hususu gözetilerek mevcut dosya kapsamında bu aşamada futaralardan dolayı alacağın miktarı bakımından takdiren %70 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun olacağı kabul edilmiştir. Haciz talebinin tümden reddi halinde talep edenin varlığını yaklaşık ispat ölçüsünde ispatladığı, kaçak kullanımdan kaynaklı muhtemel alacağını tahsil etmesi imkansız hale gelebilecektir.Bu kapsamda ihtiyati haciz talebinin hakkaniyet ve ölçülülük ilkesi uyarınca talep edilen miktar olan 529.647,19 TL üzerinden takdiren uygulanan % 70 oranında indirim ile hesaplanan 158.902,25 TL nin % 15 oranında teminat karşılığı kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dosyadaki davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine ,Mahkemece 07/05/2025 tarihli ara karar ile; " itiraz eden vekilinin kaçak elektrik kullanımı yapılmadığından bahisle borçlu olmadıkları bu hususta menfi tespit davası ikame edildiği yönündeki esasa ilişkin itirazlarının yasada tahdidi olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmaması ve ancak yargılama sonucunda değerlendirmeye konu olabileceği gözetilerek" ihtiyati hacze itirazın reddine " karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, birleşen dosyadaki davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili açısından kesinleşen bir borç bulunmadığı, müvekkili tarafından hiçbir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığı, Yerel Mahkemede dava konusu faturalardan dolayı davalının borçlu olmadığının tespiti ile işbu faturaların iptali için ihtiyati tedbir talepli İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/725 Esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını,asözkonusu dava dosyasına müvekkilin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığına ilişkin tüm delillerin sunulmuş olduğunu, davacı şirket tarafından tek taraflı olarak oluşturulan hukuki dayanaklardan yoksun tüm belgelere süreleri içinde davalı şirket nezdinde itiraz edildiğini, Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine de müvekkili tarafından süresinde itiraz edildiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını dava konusu fatura içeriklerini zımnen kabul anlamına gelmeksizin,emsal istinaf kararları da dikkate alınarak,yerel mahkemenin tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı dava konusu fatura sebebiyle verdiği ihtiyati haciz kararına karşı tarafımızdan yapılan itirazı reddetmesinin usul ve yasalara aykırı olduğu, müvekkilinin mal kaçırma veya adres değiştirme ihtimali bulunmadığı, davacı tarafın alacağının kesin bir alacak olmadığı, diğer yandan davacı şirketin bir kamu kuruluşu olmadığı ,kar ve gelir elde eden bir özel şirket olduğu, ayrıca dava konusu alacağın da "kamu alacağı" olmadığı şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl dava dava menfi tesbit ve birleşen dava ise itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan ; İstanbul ... İcra Dairesi ....E. Sayılı dosya ile başlatılan ilamsız takipte borca itiraz edildiği görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;davacı tarafça, davalı borçlunun "... Mahallesi ..Sokak No:..Bayrampaşa/İSTANBUL" adresindeki işyerinde sayaç ölçü sistemine müdahale ederek (sayacın hafıza okumalarına mıknatıs ile müdahale edilmiş olup bu husus sayaç ekranında mıknatısla müdahale ikazı ile görülmektedir) gerekçesiyle , 09/10/2023 tarihli ... seri numaralı kaçak/usulsüz kullanım tespit tutanağı düzenlenmiş, tutanağına istinaden 20/10/2023 son ödeme tarihli 515.064,86 TL bedelli fatura ve 20/10/2023 son ödeme tarihli 9858,01 TL bedelli 2 adet fatura tanzim edilmiştir.şyerindeki mevcut sayaç davacı yetkilileri tarafında 07.10.2023 tarihinde laboratuvarda incelenmek üzere sökülerek yerine ... seri nolu yeni bir sayaç takılıp konuya ilişkin 07.10.2023 tarih ve ... seri nolu “Sayaç Değiştirme Tutanağı” düzenlendiği, sökülen sayaca ilişkin 09.10.2023 tarih ve ... sayılı laboratuvar incelenmesinin neticesinde tanzim edilen sayaç bulgularına ilişkin “...Sayacın hafıza okumalarından mıknatıs ile müdahale edildiği tespit edilmiştirSayacın ekranında mıknatıs müdahale ikazı bulunmaktadır...” şeklinde düzenlendiği görülmektedir.Davacı tarafça , 02/01/2025 tarihinde teminatın yatırılmış olduğu görülmüştür.Mahkemece yargılamada bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi tarafından borç hesaplaması yapıldığı,rapora itiraz edilmiş olduğu görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Davacı tarafça dosyaya sunulan tutanak,laboratuvar sonuç tutanağı gibi belge içeriklerine göre, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu, somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği, bu aşamada mevcut delil durumuna göre, İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, mahkemece hak ve menfaat dengesine uygun şekilde talebin kısmen kabulünde ve yazılı gerekçeler ile itirazın reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen dosyadaki davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Birleşen dosya davalısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.