mahkeme 2025/2057 E. 2025/2127 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2057
2025/2127
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2057
KARAR NO: 2025/2127
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/05/2025
NUMARASI:2025/273D.İş -2025/277K
DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ:16/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde; Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'nın İzmir ... Noterliği'nin 20.01.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" satın almış olduğu İzmir .. ilçesi, ... Mah., ... ada, .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan "... İzmir" projesi, .. blok, ... Kat, .. numaralı mesken nitelikli taşınmazı, müvekkili ...'e 20.05.2024 tarihinde 450.000 USD (dörtyüzellibin Amerikan Doları) bedel karşılığı sattığını, anılan bedelin nakit (döviz) olarak ...'na ödendiğini, sözleşmenin taraflarca imza altına alındığını, anılan sözleşmenin teminatı olarak ... tarafından müvekkili ...'e 20.05.2024 düzenleme tarihli, 01.06. 2027 vadeli, 450.000 USD bedelli ve düzenleme yeri İstanbul olan bono imzalanarak teslim edildiğini,İzmir 14. Noterliği'nin 20.01.2017 tarih ve ..yevmiye numaralı "Düzenleme Şek- linde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi"nin 6.5. Maddesinde "alıcı, satıcının yazılı onayını almaksızın işbu sözleşmeyi üçüncü kişilere devir edemez" düzenlemesi bulunduğunu, Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen ...'nın, anılan taşınmazın kendi adına tapuya kayıt ve tescili için müteaahhit firma aleyhine İzmir 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/173 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, dosyanın karar aşamasına geldiğini,Satışa konu dairenin müvekkili ... adına tapuya kayıt ve tescili için İzmir 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/173 E. sayılı dosyasında 11.03.2025 tarihinde asli müdahale talebinde bulunulduğunu, ancak ... tarafından bu talebe muvafakat verilmediğini,Taraflar arasında düzenlenen 20.05.2024 tarihli satış sözleşmesinin resmi şekilde yapıl- maması ve İzmir 1. Tüketici Mahkemesi 'nin 2024/173 Esas sayılı dosyasında, ... tarafından asli müdahale talebine olumlu cevap verilmemesi nedeniyle taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz hale geldiğini,Müvekkilinin 450.000 USD alacağının ödenmesi için borçlu ...'na İstanbul 34. Noterliği vasıtası ile 08.05.2025 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamenin tebliğ edildiğini,Bu ihtarnameye karşılık borçlu ... tarafından gönderilen Marmaris 5. Noterliği'nin 16.05.2025 tarih,... yevmiye nolu ihtarnamesi ile,taraflar arasında imzalanan 20.05. 2024 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ve altındaki imzanın,ayrıca 20.05.2024 düzenleme tarihli, 450.000 USD bedelli bononun kabul ve ikrar edildiğini,Her ne kadar borçlu ... tarafından 16.05.2025 tarihli cevabi ihtarna- mede " 20.05.2024 tarihli protokole konu 450.000 USD bedelin 300.000 USD 'lik kısmının müvekkili ... tarafından kendisine ödenmediği" beyan edilmiş ise de, bu beyanın basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne, imzaya bağlılık ve ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, ayrıca doğru olmadığını, 20.05.2024 tarihli Protokol'ün 3. Maddesinde ...'nın 450.000 USD'yi tahsil ettiği ve bunun karşılığında müvekkil ...'e 01.06.2027 vadeli, 450.000 USD bedelli bono verdiğinin açık bir şekilde yazılı olduğunu,Borçlu ...'nın gerek İzmir 1. Tüketici Mahkemesi 2024/173 Esas sayılı dosyasındaki tutum ve davranışları , gerekse İstanbul 34.Noterliği'nin 08.05.2025 tarih, ... Yevmiye nolu ihtarnamesine vermiş olduğu cevap gözönüne alındığında sözleşmeye konu daireyi müvekkili ...'e vermekten imtina ettiği, bu durumda borçlunun geçersiz sözleşme nedeniyle almış olduğu 450.000 USD'yi iade ile yükümlü olduğu, İstanbul ... Noterliği'nin 08.05.2025 tarih, .. yevmiye nolu ihtarnamesi ile tanınan 1 haftalık sürenin sona erdiği,borçlunun 16.05.2025 tarihi itiba- riyle temerrüde düştüğünü,Ayrıca, borçlunun gerek sözleşmeye konu daireyi devir ve temlik etmemek ve gerekse bedeli olan 450.000 USD'yi ödememek için sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerini muvazalı olarak yakınları üzerine devrederek mal kaçırdığını beyanla;İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince mahkemece uygun görülecek teminat kar- şılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile deniz ve karayolu araçları ve 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin ve araçların muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini , mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 22.05.2025 tarihinde ," Talep konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; 17.505.000,00 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 2.625.750,00 TL teminat karşılığında İİK”nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE" 20.06.2025 tarihli ek karar ile ; " BORÇLUNUN İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZIN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: 20.06.2025 tarihli ek karar borçlu tarafından istinaf edilmiştir.Borçlu vekili istinaf dilekçesinde: İhtiyati hacze konu senedin, taraflar arasında 20.05.2024 tarihli adi satış sözleşmesine dayalı olarak, sadece teminat amacıyla ve 01.06.2027 vade tarihiyle düzenlendiğini, sözleşmenin 6. maddesinde de, senedin taşınmazın devir tarihi olan 2027 yılına istinaden düzenlendiğinin açıkça yazıldığını, senedin vadesinin gelmediğini, sözleşmenin de taraflarca feshedilmediğini, müvekkili ... ile müteahhit firma arasında akdedilen antlaşmaya göre müteahhidin rızası olmadan taşınmazın 3. Kişilere devredilemeyeceğini, kaldı ki protokole göre taşınmazın davacı ... devredilmesi gereken vadenin bile gelmediğini, dava- cının ihtarnamesine cevaben " sözleşmenin feshedilmediği, vadenin henüz gelmediği ve kalan ödemeleri tamamlamalarının gerektiği"nin bildirildiğini, davacı tarafın sadece sadece 150 bin USD ödeme yaptı- ğını, taşınmaz bedelinin tamamını ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ihtiyati haciz koşulla- rının oluşmadığını beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşıl- ması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K).Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyati haciz talep eden vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan 20.05.2024 tarihli protokolde;"1. Satıcı ... (eski soyadı ...), İzmir ... Noterliği(nin 20.01.2017 tarih ve ...yevmiye numaralı, "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" ile "İZMİR ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, .. ada,.. parsel” sayılı taşınmaz üzerinde yapılan "..." projesinden, .. blok, ... Kat, ... numaralı mesken nitelikli taşınmazı satın almıştır.2. Satış işleminin kat irtifakı kurulmadan, inşaatın proje aşamasında yapılmış olması nedeniyle daire numarası ... Kat ... olarak sözleşmeye yazılmış ise de, inşaat tamamlandıktan sonra satışı yapılan dairenin numarası tapuya .. blok, .... Kat, No:..olarak kaydedilmiştir.Söz konusu bu daire satıcı tarafından alıcı ...'e satılmış ve bedeli olan 450.000.-USD (dörtyüz elli bin Amerikan Doları) döviz olarak tahsil edilmiştir.4. Tapu henüz satıcının üzerine tescil edilmemiş olduğundan satış işlemi noterde düzenleme şeklinde yapılmak istenmiş ise de önceki sözleşmede devir yasağı bulunması nedeniyle resmi şekilde sözleşme yapılamamıştır.5. Satıcı ... alıcı ...'e satışa konu “İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel" sayılı taşınmaz üzerinde tapuya kayıtlı bulunan, ".. . Kat, ...numa- ralı” taşınmazın tapusunu 01.06.2027 tarihine kadar devretmeyi kabul ve taahhüt eder.6. Devir yapılmasını teminen satıcı tarafından alıcıya 01.06.2027 vade tarihli 450.000.- USD (dörtyüz elli bin Amerikan Doları) bedelli kambiyo senedi niteliğinde senet verilmiştir." şeklinde düzenleme yapılmış, iş bu protokol alıcı ... ise satıcı ... tarafından imza altına alınmıştır.İş bu protokolde teminat olarak verildiği belirtilen -dilekçeye ekli - "SENET"te ise;"İşbu emre muharrer senet karşılığında sayın ... veya emru havalesine 01.06.2027 tarihinde 450.000.-USD (dörtyüz elli bin Amerikan Doları) ödeyeceğim. Bedeli nakden alınmıştır. Senet İstan- bul'da düzenlenmiş olup İhtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri görevli ve yetkilidir. 20.05.2024 " denilmiş ve ... tarafından imzalanmış, ihtiyati haciz talep edene teslim edilmiştir.İhtiyati haciz talep eden 08.05.2025 tarihli ihtarname ile " taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması ve İzmir 1. Tüketici Mahkemesi 2024/173 E, sayılı dosyada asli müdahillik talebi dilekçesine kabul beyanı verilmemesi nedeni ile sözleşmenin geçersiz hale geldiğini" beyanla ödenen bedelin 1 haftalık süre içerisinde iadesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "Taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmamış olması, ihtarname ile sözleşmenin geçersizliğinin belirtilmesi, protokol içeriğinde 450.000,00 USD nin tahsil edildi- ğinin yazılı olması, talep eden tarafa aynı miktarlı senet düzenlenerek verilmesinin protokol içeriği ile uyumlu olması ve 08.05.2025 tarihli ihtarname ile muacceliyet şartının sağlandığı, talep edenin 450.000,00 USD alacaklı olduğu hususunda yaklaşık ispat koşulu ve İİK md 257 de düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu " gerekçesi ile ihtiyati hacze itiraz reddedilmiştirDavacı ihtiyati haciz yoluyla davalı tarafa ödediği satış bedelinin- sebepsiz zengin- leşme hükümlerine göre- iadesini talep etmektedir.Taraflar arasındaki sözleşme adi yazılı şekilde yapılmış olup , resmi şekil şartına uyulmamıştır.Ayrıca taşınmazın devrine ilişkin resmi işlem de gerçekleştirilmemiştir.Dava konusu uyuşmazlık bir miktar para borcuna ilişkin olup, alacak muacceldir ve rehin ile temin edilmemiştir.Somut olay bazında 450.000,00 USD tutarındaki ödeme yönünden "yaklaşık ispat" ve diğer ihtiyati haciz koşulları oluşmuş olmakla mahkemece bu tutar ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi ve ihtiyati haciz talebine itirazın reddi yerindedir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.