mahkeme 2025/1990 E. 2025/2005 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1990

Karar No

2025/2005

Karar Tarihi

4 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/1990
KARAR NO:2025/2005
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/07/2025
NUMARASI:2025/502 E -
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:04/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket yetkililerince 26.07.2022 tarihinde borçluya ait mahalde yapılan kontrolde "şebeke hattından ek almak suretiyle harici hat üzerinden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti yapılarak karşı taraf hakkında ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanımın tespitine dair video kaydı da mevcut olduğunu, kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulduğunu, ihtiyati haciz yönünden haklılık tam olarak ispat edildiğini, alacağı muaccel olup; rehin ile de temin edilmediğini, İcra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, İ.İ.K. 257. ve devam eden maddeleri uyarınca dava takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 14/07/2025 tarihli ara karar ile; davacı tarafça, davalı hakkında kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali amacı ile eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Davaya konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde,HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Yine davacı tarafça alacağa dayanak yapılan faturalarda davacı tarafça tek taraflı düzenlenen evrak niteliğindedir. Dolayısıyla şu aşamada alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyeti yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı" " İİK 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmemiş olması" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; " somut uyuşmazlıkta ihtiyati haczin tüm şartları mevcut olup, yerel mahkeme tarafından verilen red kararı yerinde değildir.Bilindiği üzere İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz, muaccel ve rehinle temin edilmemiş para borçlarında alacaklının haklarının korunması için öngörülmüş geçici bir hukuki koruma tedbiridir.İhtiyati haciz talebinde, alacağın kesin ispatı değil; alacağın varlığına dair kuvvetli emarelerin mahkeme önüne sunulması yeterlidir.Somut uyuşmazlıkta;Müvekkil şirketin 26.07.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımına ilişkin resmi tespit tutanağı,Video kayıtları,Enerji tüketim raporları ve Tahakkuk fişi ile fatura örnekleri gibi somut ve ciddi deliller, alacağın hem varlığını hem muacceliyetini kuvvetli şekilde ortaya koymaktadır.Yerel mahkemece, kaçak elektrik kullanım tutanağının HMK m.204/2 kapsamında geçerli belge olmadığı, faturalara ilişkin evrakların ise tek taraflı düzenlenmiş belgeler olduğu gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı değerlendirilmiştir.Oysa İİK m.257 uyarınca ihtiyati haciz aşamasında kesin ispat değil; güçlü delil ve emarelerin varlığı yeterlidir. Mahkemenin, alacağın varlığı ve tahsilinin tehlikeye düşüp düşmediği somut olguları değerlendirmeden, yalnızca belge türüne dayanarak reddettiği karar, yasal düzenleme ve içtihatlarla bağdaşmamaktadır.Davalının kötü niyetli davranışı, alacağın tahsilini riske atmasının göstergesidir.Davalının ilamsız icra takibine itiraz ederek borcunu ödememesi ve yargı sürecini uzatma amacıyla hareket etmesi, açıkça usulün kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu tür davranışlar, alacaklının haklarının korunmasını sağlamak amacıyla öngörülen ihtiyati haciz tedbirinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.Bunun yanı sıra, dosya kapsamında borçlunun mal varlığını gizleme, adres değişikliği yapma veya mal kaçırma ihtimalini doğuracak davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, alacağın tahsilinin ciddi şekilde tehlikeye düştüğünü göstermekte olup, ihtiyati haciz kararının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.Yerel mahkemenin bu somut hususları değerlendirmeyerek sadece alacağa dayanak belgelerin hukuki niteliklerine odaklanması, ihtiyati haczin geçici ve koruyucu fonksiyonunu göz ardı etmek anlamına gelmektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise“İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir.Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”hükmünü içermektedir.Kaçak tutanağının incelenmesinde,sayacın kayıtlı olduğu, abonelik bulunduğu,harici hattan geçirilerek elektrik kullanıldığının belirtildiği, borçlu isminin yazıldığı,imzadan imtina edildiğinin belirtildiği ,ayrıca , işyerinde mevcut eşya ve cihazların belirtildiği ve video kaydı bulunduğunun belirtildiği görülmektedir.İlgili icra takip dosyasında 203.198,74 TL asıl alacak için takip yapıldığı,"Alacaklı tarafça icra dosyasına sunulan... numaralı 20.01.2021 tarihli sözleşme ve faturadan kaynaklandığı iddia edilen borç haksız ve hakkaniyete vicdani kanıya yasalara aykırı olup,hukuki dayanaktan yoksun olduğu kadar,neden ve niçin tanzim edildiği belirtilmemiş bir sözleşme ile düzenlenen faturadır.Zira tarafımca kullanılan tüm faturalar olan ödemeleri gerçekleştirilmiştir.İcra takip konusu borçla ilgili menfi tespit davası açılmıştır.Bu noktada böyle bir borcun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu,hem gerçekte asıl alacağın hem de düzenlenen ceza miktarı ile işletilen sözde faizin ve faiz oranının tüketici hukukuna.borç ilişkilerine aykırı olduğu izahtan varestedir.Alacaklı görünen tarafından aleyhime açılan 205.196.86TL olan borca itiraz ediyorum. Alacaklı görünene böyle bir miktarda borcum yoktur.Dolayısıyla bu bedel haksızdır. Aleyhime başlatılan icra takibinde borçlu olduğum gerçek anlamda kullanım miktarı gibi herhangi bir rakam bulunmamaktadır.Düzenlenen sözleşme ile faturadan kaynaklı olan tarafımdan talebi istenen borç tutarı fahiş miktarda olduğundan bu sebeple borca,faize ve her türlü fer'ilerine açıkça itiraz ediyorum " şeklinde borçlu/davalı tarafından itiraz edildiği,ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi, belgelere göre yapılan değerlendirmede; talebin para alacağına ilişkin bulunduğu, somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği, mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek, tarafların hak ve menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi de gözetilerek, ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre yargılamada sübut konusu ve varsa borç ve miktarı tesbit edileceğinden, yaklaşık ispat gözetilerek ,davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken ,reddine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmakla, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak, yeniden ,aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulüyle, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ara karar kaldırılarak yeniden ; Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı Takip dosyasına konu fatura ile ilgili olarak; 203.198,74 TL TL ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz konulmasına ,İş bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçluların ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun davacı tarafça işbu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde dosyaya sunulmasına,Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim