mahkeme 2025/1979 E. 2025/1996 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1979
2025/1996
4 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/1979
KARAR NO:2025/1996
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/07/2025
NUMARASI:2023/99 E
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit /İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:04/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA: Davacı...vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticarethane grubu sözleş- meli abone olarak elektrik enerjisi kullandığını, davalı kurum tarafından müvekkilinin bu kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı iddiası ile 30.01.2023 tarih ve ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 478.539,54 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk edildiğini, tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olmadığı gibi kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata da elverişli/yeterli olmadığını, huzurdaki davada menfi tespit talebine konu borç miktarının tamamen ihtilaflı olup davacı yönünden belirlenebilir nitelik taşımadığını beyanla; HMK109. madde hükmü uyarınca kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı ... tarafından düzenlenen 01.02.2023 tarihli, ... nolu ve 478.539,54 TL'lik faturanın şimdilik 500,00 TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın arabuluculuk şartına tabi olduğunu, eldeki dosyada arabuluculuk yoluna başvuruya ilişkin dava şartının noksan olduğunu, müvekkili şirket personelince... hizmet numaralı adreste, 30.01.2023 tarihinde yapılan kontrolde,"dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek sureti ile elektrik enerjisi tüketildiği"nin tespiti üze- rine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetme- liği'nin 42/1-b maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 30/01/2023 tarihli ve ...seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini,... seri nolu tutanağa istinaden, müvekkili şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeli- ği'nin 43/1, 44/3 ve 45/1-b., 45/1-ç.3c maddeleri ışığında tespit edilen (12.12.2022- 30.01.2023=49 gün; 49 gün x 69,8 kw x 21h üzerinden) 71824 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46/1-2. maddesi ışı- ğında, 478.539,54 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, her ne kadar davacı dava dilekçe- sinde, kullanım yerindeki tüm elektrikli cihazların harici hattan geçtiği varsayımı ile hareket edilerek müvekkili şirket personelince, kaçak elektrik tespitinde bulunulduğunu iddia etmişse de ,müvekkili şirket personelince, yerinde gerçekleştirilen kontrolde,her bir elektronik cihaz üzerinde ölçüm yapı- larak her bir cihazın güç bilgisinin ayrı ayrı tespit tutanağına derc edildiğini, bu itibarla davacı yanın iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen tespit ve tahakkuk mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.Davacı iş bu davadan önce ,değişik yoluyla İstanbul 5. Asliye Ticaret mahkemesi'ne ibraz ettiği dilekçe ile; söz konusu 01.02.2023 tarihli ... numaralı 478.539,54 TL tutarlı kaçak elektrik faturası nedeniyle elektriğin kesilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı veril- mesini talep etmiş, bahsedilen mahkemece ;"1-01.02.2023 tarihli ...numaralı 478.539,54 TL tutarlı kaçak elektrik faturasından dolayı elektriğin kesilmemesinin durdurulması talebinin %25 teminat karşılığında kabulüne,2-Teminat yatırıldığında aleyhine tedbir kararı verilen şirkete müzekkere yazılmasına 3-Masrafların talep eden vekili üzerinde bırakılmasına," karar verilmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA:Davacı ... vekili İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde ; borçlu ...30.01.2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak tespit tutanağı kapsamında tahakkuk olunan 01.02.2023 tarihli ... numaralı 478.539,54 TL bedelli faturayı ödememesi nedeniyle ...Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girişildiğini, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliği arz ettiğini, kamu alacağı olan kaçak kullanım bedelinin haksız fiil (kaçak kulla- nım) tarihinde muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu beyanla;Öncelikle;davalı/borçlunun taşınır,taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, İş bu dilekçe ile açmış oldukları İtirazın İptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/99 E sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan menfi tespit davası ile birleştirilmesine,Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına,Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine,Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 3. ATM 'nin 2023/419 E., 2023/374 K. Nolu 03.07.2023 tarihli ilamı ile;aralarında hukuki ve bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine, yargılamaya mahkemenin 2023/99 E. Sayılı dosya üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. ... vekili bilahare İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce elektriğin kesilmemesi yönünde verilen 07.02.2023 tarihli karar ile ilgili olarak istinaf yoluna başvurmuş, dairemizce yapılan inceleme sonunda,2024/35 E., 2024/29 K. Nolu 05.01.2024 tarihli ilam ile, "dava konusu mahallin iş yeri ve alacağın yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararlarının doğacağına dair yaklaşık ispatın sağlandığı"gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 05.08.2024 tarihli ara karar ile;"Davalı-birleşen dosya davacı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin taleplerinin reddine, "karar verilmiştir.Bu ara kararın ... tarafından istinafı üzerine, dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/2727 E- 2024/2571 K. Nolu 08.10.2024 tarihli ilam ile;İhtiyati haciz kararı ile ilgili olarak;Birleşen davada asıl talep; kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup alacaklı vekili alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi 05.08.2024 tarihli ara karar ile reddedilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiştir.İstinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının olu- şup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir.Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.”hükmünü içermektedir.Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir;“...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır.Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa,o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir.Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken,haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “...” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954sayılı ilamları da aynı yöndedir.). ... vekilinin istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03. 2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanak- larının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı,kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilme- sinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilme- mesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvuru- larında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde ön- görülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği belirtilmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere,haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağından,koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi"de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta ; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi , hesaplamada esas alına- cak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün alacak iddiasında bulunan... üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. ... alacağını yaklaşık ispat noktasında ,kaçak tespit tutanaklarına, tahakkuk ve fatura- lara ,tespit anında çekilen video görüntülerine ve ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporuna dayanmaktadır.1. Alacağın dayanağını oluşturan ... nolu 30.01.2023 tarihli tutanağın tetkikinde; ... çalışanları tarafından ,davalı borçlunun örmeci olarak faaliyet gösteren işyerinde yapılan denetimler sonucu"kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ,ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçir- meksizin elektrik enerjisi tükettiği "nin tespit edildiği, tespit anında borçlu veya temsilcisinin hazır bulunduğu, imzadan imtina ettiğinin belirtildiği, tutanakta mahalde bulunan cihazların beyanına yer verildiği,2. İş bu tutanak gereğince borçlu adına dava konusu 478.539,54 TL tutarında 13.02. 2023 son ödeme tarihli faturanın düzenlendiği, bilahare faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği gerekçesiyle davalı borçlu aleyhine , İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiği, borçlunun icra dairesine ibraz ettiği dilekçe ile takip konusu borca itiraz ettiği ve ...'nce takibin durdurulmasına karar verildiği ,itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.3.Dava konusu olay ile ilgili olarak, ayrıca ... tarafından şikayet ve suç duyurusunda bulunulduğu, borçlu hakkında karşılıksız yararlanma suçundan soruşturma başlatıldığı, Bakırköy CBS'nın 2023/20123 nolu soruşturma evrakı üzerinden şüpheli sıfatıyla beyanına başvurulan ... ,Altınordu Polis Merkezi'nde alınan 22.06.2023 tarihli ifadesinde;"Tarihini tam olarak bilmediğim 2023 yılının ocak ayı içerisinde kaçak elektrik kontrol için '...Bağcılar İstanbul' adresinde bulunan benim üzerime kayıtlı bulunan iş yerime gelindi. Gerekli kontroller bina içi ve bina dışında yapıldı. Görevliler yapılan araştırmada herhangi bir kaçak elektrik bulunmadığını söyleyip iş yerimden ayrıldılar.Bunun üzerine iş yerimden ayrıl- dım. Yaklaşık bir saat sonra yan tarafımda bulunan iş yeri çalışanı beni aradı ve bana kaçak elektrik olduğuna dair bir belgenin bırakıldığını söyledi.Bende zaman kaybetmeden iş yerime tekrar geldim belgeyi aldım ve Bayrampaşa kaçak elektrik birimine usulsüz yazılmış olan belgenin iptal edilmesi için itiraz ettim. Bir hafta içerisinde itiraz edebileceği, henüz o belgenin sistemlerinde olmadığını belirttiler.Bende avukatıma danışıp bu konu ile ilgili iptal işlemi için mahkemeye başvuru yaptım ve kaçak elektrik olmadığını söyledikleri anda yanımda bulunan şahitlerimi mahkemeye bildirdim.Şuan açılan dava süreci devam etmekte ve benim kaçak elektrik kullanımın söz konusu olmadığı için bana bildirilen ve tebliğ edilen miktarı ödemesini yapmayacağım ve bu konu ile ilgili olarak üzerime atılı kaçak elektrik kullanımı hususunu kesinlikle kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.İş bu soruşturma kapsamında CBS tarafından aldırılan bilirkişi raporunda;"dava konusu tutanak kapsamında borçlunun cezasız/ çıplak olarak 280.131,30 TL borçlu olduğu"nun tespit edildiği, kamu davasının Bakırköy 26. Asliye CM'nin 2023/421 E sayılı dosyası üzerinden görüldüğü ve davanın halen derdest olduğu,eldeki davada 14.05.2024 tarihli duruşmada"Bakırköy 26. Asliye CM'nin 2023/ 421 E sayılı dosyasının celbi hususunda müzekkere yazılmasına, ceza dosyası geldikten sonra talep edilmesi halinde bilir- kişi raporu alınıp alınmayacağının celse arasında değerlendirilmesine "karar verildiği, iş bu dosya kapsamında henüz bilirkişi incelemesine dair bir ara karar oluşturulmadığı görülmüştür.Takip ve dava konusu alacak ihtilaflı ve yargılamaya muhtaç olup, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve ihtiyati haciz yönünden diğer yasal koşulların oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle,ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın ihtiyati haczin reddine dair ara karar hakkındaki istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. " şeklinde hüküm tesis edilmiştir.Bu ilamdan sonra, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış ve Elektrik Mühendisi ve SMMM 'den oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen 25.02.2025 tarihli raporda;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 31.01.2023 tutanakta tespit edildiği şekliyle harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ile, davacının bu müdahaleden ve kaçak elektrik tüketiminden sorumlu olup olmadığının ve tüketim miktarı, tahakkuk hesaplamalarında hata olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı Davacının kaçak kullanımı yapılmadığı yönünde beyanları olmasına rağmen, sunulan video kaydından da açıkça görüldüğü üzere, harici hat çekilerek Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesinde tanımlandığı şekliyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı ve davacının kaçak elektrik kullanımından ve tahakkuk edecek fatura bedellerinden sorumlu olduğu, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereği yapılan hesaplamalar sonucunda, davalı kurum hesap- lamalarında bir hata olmadığı anlaşılmış kaçak tüketim fatura bedeli 478.539,57.-TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Bu raporun ibrazından sonra, ...'ın talebi üzerine,mahkemece, 01.07.2025 tarihli duruşmada 3. Nolu ara karar ile;"Davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin kabulü ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep edenin ileride ihtiyati haciz de haksız çıkması halinde borçlu/borçlular ile üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydı ile ihtiyati haciz isteyen alacaklının şimdilik talebe konu alacak olan 478.539,57 -TL'nin %15 (yüzde onbeş) oranınına isabet eden 71.780,93 -TL miktarındaki nakdi teminat tutarını veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki bir başka bankaya ait teminat mektubu olmak kaydı ile) mahkememize yatırdığında veya ibraz ettiğinde davacı-birleşen davalının gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının İHTİYATEN HACZİNE, teminat yatırıldığında kararın infazı için ...'ne gönderilmesine,Davacı-birleşen davanın davalısının ihtiyati hacze itirazı üzerine, 10.07.2025 tarihli duruşmada "İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN REDDİNE" karar verilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, beyan ve itiraz dilekçelerinin sunulduğu, itirazların henüz değerlendirilmediği, mahkemece bekletici mesele yapılan Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/ 421 Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği, ancak İlk Derece Mahke- mesi'nce toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve yargılamanın geldiği aşamaya göre, birleşen davanın davacısı ...'ın alacağı yönünden yaklaşık ispat sağlanmıştır.Diğer yandan kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olup kaçak kullanımdan kaynaklanan alacak kaçak kullanımın tarihinde muaccel olmuştur, ayrıca alacak rehin ile temin edilmemiştir.Hal böyle olunca, mahkemece bilirkişi raporu ile tespit edilen 478.539,57 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, asıl davada davacı/birleşen davada davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl davada davacı -birleşen davanın davalısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.