mahkeme 2025/1904 E. 2025/2022 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1904

Karar No

2025/2022

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1904
KARAR NO: 2025/2022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 04/06/2025
NUMARASI: 2025/75 Esas
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından sunulan 08/12/2024 tarihli dilekçe ile; davacı şirketin ... Mah. ... Sk. No: ... Beyoğlu/İstanbul adresinde kısmen üretim yaptığı, bu adresin daha çok şirket ofisi olarak kullanıldığını, elektrik idaresi yetkilileri birkaç hafta önce iş yerine geldiğini, sayaç üzerinde bazı işlemler yaptığını, bir kaç gün sonra ise kaçak elektrik kullandığından bahisle şirket yetkilisi telefonuna mesaj geldiğini, davacı şirket yetkilisi davalı kurum ile görüşmeye gittiğinde ... numaralı fatura ile 432.172.95 TL fatura tahakkukunun yapıldığını öğrenmiş ve ekteki faturayı aldığını, fatura açıklamasından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1-c maddesi uyarınca bu iki faturanın düzenlendiğinin anlaşıldığını, yani davacının elektrik sayacına müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellediğinin iddia edildiğini, davacının 1,5 yıldır bu iş yerini yoğun olarak ofis olarak kullandığını aylık ortalama 1.000,00 - 1.500,00 TL TL arasında elektrik faturası geldiğini, davacı elektrik sayacına bugüne kadar hiç bir müdahalede bulunmadığı gibi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesinde belirtilen yollara da asla tevessül etmediğini, davacının bahse konu iş yerinde 1,5 yıllık süre boyunca toplam sarfiyatı, yazılan cezanın 1/10'una bile tekabül ettiğini, sayaç üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine aykırı bir kullanım olmadığı ortaya çıkacağını, ancak menfi tespit davası için arabuluculuk başvurusu dava şartı olduğundan arabuluculuk süreci tamamlanıncaya kadar, davacı iş yerinde elektrik enerjisi kesilecek, bu durum davacının ekonomik olarak mahvına neden olacağından bu başvuruyu yaptıklarını, davalı taraf kaçak elektrik tahakkukunu sanki iş yerinde 3 vardiya halinde çalışma yapılıyormuş gibi 21 saat üzerinden hesaplandığını, bu hesaplama Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiğini, ilgili Yönetmelik 45. Maade 3/c fıkra "Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, olarak kabul edilir." bir an davalı idarece yapılan tespitin doğru olduğu kabul edilse bile davacı tek vardiya halinde çalıştığından hesaplamanın 7 saat üzerinden yapılmasının gerektiğini, bu yönüyle de düzenlenen dava konusu faturanın hukuka aykırı olduğunu, davacının gerçeğe aykırı bir tespit nedeniyle elektrik enerjisi kesilmiş olduğunu, bu durum küçük bir üretici olan davacının ticari olarak mahvına neden olacak nitelikte olduğunu, bu nedenle menfi tespit davası açılıncaya kadar ... numaralı 432.172.95 TL'lik faturaya dayanılarak davacının elektrik enerjisinin kesilmemesi ve kesintiye son verilmesi yönünde mümkünse teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/602 D.İş E.ve K.sayılı dosyasında mahkemece, somut durumda, tedbir talep eden vekili talep konusu ... tesisat/hizmet noktası no'lu kullanım yerinin elektrik enerjisinin; 11/11/2024 tarihli, 432.172,95-TL bedelli faturanın borcundan dolayı kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olmakla, talep dilekçesinde ileri sürülen hususlar dilekçe ekindeki belgeler birlikte değerlendirildiğinde, talep konusu faturanın ihtilaf konusu olması bu faturalardan kaynaklı elektrik kesintisi yapılması halinde tedbir talep eden açısından ileride telafisi imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile; "1-Tedbir talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE; takdiren talebe konu fatura bedeli olan 432.172,95-TL'nin %30'u oranında 129.651,88-TL nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde talep konusu aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketi tarafından tedbir talep edenin 11/11/2024 tarihli, 432.172,95-TL bedelli fatura borcundan dolayı tedbir talep edenin ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİNE VEYA ELEKTRİK KESİLMİŞSE ELEKTRİĞİN VERİLMESİNE yönelik ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına, 2-Kararın taraflara tebliğine, masrafın dosyada mevcut talep edenin gider avansından karşılanmasına, 3-6100 sayılı yasanın 392. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olmakla 129.651,88-TL nakdi veya gayri nakdi teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir kararının geçerli olduğunun işbu kararın tebliği ihtar edilmesine, 4-6100 sayılı yasanın 393. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olunmakla aksi durumda tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının kararın ihtarına" dair itirazı kabil olarak 10/12/2024 tarihinde karar verilmiştir.Karara davalı ... vekili tarafından itiraz edildiği,mahkemece ; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih ve 2024/602 D. İş 2024/602 Karar sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz sonrası mürafaa duruşmasında ;tedbir kararı uyuşmazlık yargılama sonucu neticelenenince kadar davacıya elektrik arzının kesilmemesine ilişkin olup, aksi durum davacı yönünden telafisi imkansız zararlar oluşturabileceği gerekçesi ile;"1-İhtiyati tedbire karşı yapılan itirazın reddine, 2-İş bu kararın taraf vekillerine tebliğine" dair kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere 04/06/2025 tarihinde karar verilmiştir. Kararı davalı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının kaçak elektrik tüketiminin dosya içeriği ile sabit olduğunu, kaçak elektrik tüketimine rağmen elektrik almaya devam ettiğini, EPTHY'nin 36. Md gereğince %100 oranında teminat alınmasının gerektiğini, mahkemece davacının “ticari faaliyetinin aksamaması” gibi genel ve belirsiz bir gerekçeyle elektrik kesintisinin önlenmesine karar verildiğini,bu durumda davalının zarara uğradığını ,ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Talep,elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi,"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati ted- bir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verile- bilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. Bundan başka, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatura- lar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacak- lının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu açıktır. İş bu davadan önce davacı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarih ve 2024/602 D. İş sayılı dosyası üzerinden tedbir talebinde bulunmuş mahkemece % 30 teminat karşılığında ve dava konusu faturalar ile sınırlı olarak tedbir kararı verildiği ve teminatın süresi içinde yatırıldığı anlaşılmıştır. Takdir olunan teminat dosya kapsamına uygun olup değişen durumlara göre teminat oranının her zaman değerlendirilmesi mümkündür.Ayrıca burada takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalı ...'ın ihtiyati tedbire itirazının reddi yönündeki ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim