Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1425
2026/376
12 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1425
KARAR NO: 2026/376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2025
NUMARASI: 2023/944 E - 2025/313 K
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali
KARAR TARİHİ: 12/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/02/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile ... marka aracın tadilat tamirat ve yenilemesi için anlaşıldığını, müvekkilinin bunun için davalıdan avans ödemesi karşılığında teminat olarak davalı ile ....Şti. tarafından kendisine keşide edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin ../01/2024 tarihli ve 210.000,00 TL bedelli, ... no.lu çeki davalıya teminat olarak teslim edildiğini, taraflar arası ihtilaf doğunca davalının yapmış olduğu ödemenin iadesini ve aracın teslimini talep ettiğini, müvekkilinin de çek iadesi talebinde bulunmuşsa da davalının ekte sunulu dekont ile ../12/2023 tarihinde davalıya 199.500TL ödeme yapmışsa da aynı gün davalının kalabalık bir şekilde söz konusu aracın taminat-tadilat için bulunduğu "....Sitesi- . Mah. ..Sok.No:. . Ankara" adresine geldiğini, müvekkiline çeki de iade etmeden müvekkiline ait o anda atölyede bulunan söz konusu araç alındığını ve müvekkilinin yenileme için hazır ettiği ... lt ... ... marka 150.000TL motorun da çalınarak alınıp zorla götürüldüğünü, müvekkilinin hiçbir borcu yokken hatta alacağı varken hem motordan olduğunu hem de çekini iade almadan aldığı parayı da iade ettiğini, dekontta parayı gönderen kişinin müvekkilinin birlikte iş yaptığı ... olduğunu, müvekkilinin bu kişi ile birlikte bu gibi işler yaptığını, bu kişinin de bu konuda müvekkiline verdiği vekalet örneğinin dosyaya sunulduğunu, davaya konu çekin halen davalıda olduğunu, bu çeki de iadeye yanaşmadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....Şti. tarafından davacıya keşide edilen ve davalıya ciro edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin .../01/2024 tarihli ve 210.000TL bedelli, ... no.lu çek bedelinin 199.500TL'si davalıya ödendiğini ve kalan tutar karşılığından fazla malzeme de kendisine teslim edildiğini ve hatta müvekkilinin alacaklı konuma geçtiğini ve bu durumdan dolayı da davacının ve keşidecinin de borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından davaya konu çekin iptaline karar verilmesini, davanın kabulünü; çekler hakkında teminatsız olarak, kabul edilmez ise teminatlı olarak ödemeden men talimatı verilmesini, yargılama sonunda çekler hakkında iptal kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının niteliğinin anlaşılamadığını, davacının dava dilekçesinin konu ve netice talep kısmında çekin iptaline karar verilmesini talep ettiğini, iptal gerekçesi olarak da çeke karşı para ve mal cinsinden ödemeler yapılmasını gerekçe olarak ileri sürdüğünü, 6103 sayılı TTK'ya göre çek iptali çekişmesiz yargı işi olduğunu, herhangi bir kişiye karşı yöneltilmesi zorunluluğu olmadığını, çekin hak sahibi olan kişinin elinden rızası hilafına çıkması ve çekin nerede olduğunun bilinmemesi durumlarında çek iptali davası açılabileceğini, iş bu davada çekin kimin elinde olduğunun bilindiğini, davacının davalının çeki iktisap etmesinde kötü niyeti ve ağır kusurunun olduğunu ispatlamak suretiyle 6102 sayılı TTK'nın 792.maddesi uyarınca çek istirdatı davası açması gerektiğini, davacının dava dilekçesi incelendiğinde çekten dolayı olan borcu ödediğini, bu amaçla borcun olmadığını iddia etmiş olması nedeniyle bu anlamda açmış olduğu davanın kambiyo senedine karşı İİK 72.maddesi uyarınca menfi tespit davası mahiyetine girdiğini, dava dilekçesinin talep kısmı incelendiğinde keşidecinin de borçlu olmadığı ileri sürülerek davada olmayan keşideci adına da talepte bulunulduğu görüldüğünü, davacının açmış olduğu ve talepte bulunduğu çek iptali davası yönünden çekin müvekkilin elinde olmasının davacı tarafça bu durumun biliniyor olması nedeniyle hukuki yararı olmadığını, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkiline ait aracı onarıp yürür hale getirmek için kendisiyle anlaştığını, bunun için müvekkilinden 300.000,00 TL civarında hem para aldığını hem de belirlediği 3.kişilere göndertmek suretiyle paralar harcattığını, müvekkilinin aracın tamir edildiği Ankara'daki tamirhaneye gittiğinde aracın tamir edilmediğini gördüğünü, birçok parçanın aracın üstünde olmadığını farkettiğini, dolandırıldığını anlayan müvekkilinin davacıyı bulduğunda aralarında hesap gördüklerini, hem gönderilen paralar hem de araçta bulunmayan parçaların ederinin yaklaşık 500.000,00 TL'yi bulduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin davacı tarafından iyi niyeti suiistimal edilmek suretiyle ve hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu işlenmek suretiyle 500.000,00 TL zarara uğratıldığını, davacının bunun üzerine müvekkili ile anlaşma yoluna giderek müvekkiline 199.500,00 TL para iadesi yaptığını, kalan zarar için de ilgili çeki cirolayarak verdiğini, davacının çekin haksız ve kötü niyetle ibraz edildiğini ispatlaması gerektiğini, çekin davacı tarafından cirolanmış olması ödemenin çek keşide tarihinden önce yapılması, ödeme belgesinde çek ile ilgili hiçbir ibarenin olmaması dikkate alındığında davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, tedbir kararına itiraz ettiğini, tedbir kararının kaldırılması gerektiğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " davanın davacının ... Bankası ... Şubesi'ne ait, ... çek numaralı, ../01/2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi .... ve .... Şti, lehtarı ... olan, 210.000,00 TL bedelli çekten dolayı çekin teminat senedi olması ve bedelsiz olması nedenlerine dayalı davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, davacı taraf taraflar arasında tamir hususunda sözleşme bulunduğu, avans ödemesi aldığı, karşılığında teminat olarak dava konusu senedi verdiği, daha sonra davalının zorla hem araca hem motora hem de avansa el koyduğu, çeki de geri vermediği hususlarının ileri sürüldüğü, davalı tarafça da aracın onarılıp yürür hale getirilmesi için anlaşıldığı, davacının aracı söktüğü, 500.000,00 TL zararının bulunduğu, davacının anlaşma yoluna giderek 199.500,00 TL para iadesi yaptığı ve geri kalan zararlar için de dava konusu çekin cirolanarak verildiği hususunun savunulduğu, yukarıda atıf yapılan Yargıtay ilamı da dikkate alındığında davacının çekin teminat senedi olduğunu ve bedelsiz bulunduğunu ispatlamakla mükellef olduğu, dava konusu çek üzerinde belli bir ilişkinin teminatı olduğuna dair ibare bulunmadığı, yine taraflar arasında bunu gösteren bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, bu sebeple çekin teminat senedi olarak nitelendirilemeyeceği, çekin bedelsizliği yönünden ise davacının eldeki davada çekin zorla imzalatıldığı ve çeke zorla davalı tarafından el konulduğu (rızası dışında kendinden teslim alındığı) şeklinde bir iddiasının bulunmadığı, davacının bedelsizlik iddiasını ödenen avansın zorla alınmasına ve taraflar arasındaki tamir hususundaki sözleşmeye konu araç ve motora zorla el konulmasına dayandırdığı, davacının iddiasına göre ise çekin kendisine ödenen avans karşılığında verildiği, yine davacının çekin bedelsizliğini kesin delillerle ispatlaması gerektiği, bu hususta eldeki dava konusu ile doğrudan bağlantısı bulunmaması nedeniyle soruşturma dosyalarının beklenmesine gerek bulunmadığı, zira İstanbul Anadolu CBS'nin 2024/... Soruşturma sayılı dosyası yönünden şikayetin bedelsiz senedin kullanılması suçuna ilişkin olduğu, çekin bedelsiz olup olmadığının eldeki davanın konusu olduğu, Ankara Batı CBS'deki soruşturma yönünden ise şikayetin motora zorla el konulması nedeniyle hırsızlık suçundan yapıldığı ve yine bedelsiz çekin kullanılmasına ilişkin olduğu, belirtildiği gibi davacının iddiasının çekin ödenen avans bedeli karşılığında verildiği yönünde olduğu bu sebeple davalının kendisine ait olduğu anlaşılan motora/araca zorla el konulmasının çekin bedelsizliğini gerektirmeyeceği, tanık beyanlarının da dava konusu çekin bedelsiz olduğu yönünde bir sonuca gidilmesine katkısının bulunmadığı, tüm bu sebeplerle davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğunu ispatlayamadığı..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın hatalı değerlendirme sonucu verildiğini, dosya kapsamından da görüleceği üzere davalı taraf belinde silahla birlikte yanında getirdiği bir kaç kişi ile beraber müvekkilinin dükkanına gelerek müvekkilinin kendilerine borcu olduğunu belirterek aynı gün ödemesi için müvekkilini tehdit ettiklerini, müvekkilinin yanında silah bulunması sebebiyle tehlikeyi savuşturabilmek adına teminat çekini zorla vermek durumunda kaldığını, ertesi gün çekin bedeli dosyadaki tanık ve müvekkilinin iş arkadaşı olan ...'in hesabından davalının hesabına EFT işlemi yapılarak ödendiğini, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini, çekin müvekkilinin iradesi sakatlanarak (tehdit) zorla alındığını, dava dilekçemizdeki "davalıdan avans ödemesi karşılığında teminat olarak verilen çek" beyanından kastın tarafların arasındaki araç tamiri işi anlaşmasının bozulmasından sonra davalının başta verdiği avansı geri iade istemesi sebebiyle müvekkilinin dükkanını silahla basıp tehdit ederek aldığı çekten ibaret olduğunu, delillerin değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, davacı tarafından ciro edilerek davalıya verilen 210.000,00 TL bedelli çekten çekin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalıya ait motorun tamiri ve tadilat tamirat ve yenilemesi için anlaşma yapıldığını, davalıya dava konusu çekin teminat olarak verildiğini, aralarında ihtilaf doğduğunu, davalının ödemenin iadesi ile aracın teslimini talep ettiğini, davalıya ödeme yapıldığını, davalının yanındaki kişilerle beraber gelerek araç ve motoru zorla aldığını,davalıya banka havalesi yoluyla 199.500,00 TL ödeme yapıldığını, çekin iade edilmediğini, çekin teminat amacıyla verilmiş olduğunu ileri sürmektedir.Davalı ise, araç tamiri için davacı ile anlaşma yapıldığını, davacının bu iş için 300.000,00 TL civarında hem para aldığını hem de belirlediği 3.kişilere göndertmek suretiyle paralar harcattığını, aracın tamir edilmediğini, birçok parçanın aracın üstünde olmadığını, aralarında hesap gördüklerini, hem gönderilen paralar hem de araçta bulunmayan parçaların ederinin yaklaşık 500.000,00 TL'yi bulduğunu, anlaşma yoluna giderek199.500,00 TL para iadesi yaptığını, kalan zarar için de ilgili çeki cirolayarak verdiğini savunmaktadır.Dosya kapsamından davacının dava dilekçesinde çekin davalıya tamir sözleşmesi ile teminat olarak verildiğinin ileri sürüldüğü, bilahare bu beyanın davalının yanındakilerle gelerek çekin zorla alındığı şeklinde değiştirildiği, çek bedeli ile davalının çek karşılığı yaptığını ileri sürdüğü ödemenin miktar olarak örtüşmediği, çekin teminat senedi olarak verildiğinin ispat edilemediği, bedelinin ödenmek suretiyle bedelsiz kalıdğı noktasında da tanık beyanı hariç delil sunulamadığı anlaşılmış olmakla mahkemesince kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.