Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1181

Karar No

2026/264

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/1181
KARAR NO:2026/264
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2024
NUMARASI: 2016/1082 E - 2024/778 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 03/02/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin “... mahallesi, ... Ataşehir/ İstanbul” adresinde bulunan meskene ait ... numaralı sözleşme ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden elektrik tesisatının mükellefi olduğunu, bahse konu işyerinin dava dışı ...… A.Ş.’ye devredildiğini,bu şirket tarafından da dava dışı ...’e devredildiğini, 10.03.2015 tarihi itibariyle işyeri mal sahibi ... ile dava dışı ... arasında kira sözleşmesine istinaden dava dışı ... tarafından kullanılmaya başlandığını, dava dışı ...’in 14.03.2015 tarihinde davalı şirkete yazılı başvuruda bulunarak yeni elektrik saati bağlanmasını talep ettiğini, abonenin tüketim bedellerini içerir İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki borcun ödenmesi akabinde yeni saat bağlanabileceğinin söylendiğini, davalı ...ile müvekkili arasında İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından tanzim edilen protokol ile müvekkilinin toplam 32.098,02 TL elektrik tüketim bedeli borcunun müvekkilinden vekalet alan dava dışı ... tarafından ödendiğini, dava dışı ...’in parasının ise müvekkili vekili ... tarafından dört eşit taksit halinde ödendiğini, akabinde yeni elektrik sözleşmesi yapılmadığı ve yeni saat bağlanmadığı için ...’in 07.06.2016, 27.06.2016 ve 11.07.2016 tarihlerinde defaten yeni saat takılması hususunda davalı kuruma başvuruda bulunulmuş olduğunu, bu başvuruların neticesiz kaldığı gibi, davacının şahsına tahakkuk eden tüketim borçlarının ödenmesinden sonra dava dışı ...’in devam eden süreçte müvekkili ... adına tahakkuk eden tüketim elektrik borçlarını ödemek zorunda kaldığını, müvekkili adına düzenlenmiş ... numaralı Elektrik Enerji Satış Sözleşmesine ait geçmiş dönem borçlarının ödenmiş olmasına, aylık kullanım bedelini içerir faturaların ödeniyor olmasına ve müvekkili adına güncel borç bulunmamasına rağmen davalı ...ile dava dışı elektrik dağıtım şirketi olan ... arasında yaşanan iletişimsizlik nedeniyle dava dışı ... tarafından ödenmiş olan kullanım bedellerinin belirli aralıklarla mükerrer şekilde müvekkilinden tahsilinin talep edildiğini, 09.03.2016 tarihli Kaçak ve Usulsüz Kullanım Tutanağı düzenlendiğini ve elektrik kullanım bedeli ile kaçak kullanım cezasını içerir fatura düzenlendiğini, ilgili faturada 20.704,26 TL borç tespit edildiğini ve davalı tarafından müvekkili aleyhine ... numaralı müşteri ve ... numaralı sözleşme hesabına ait enerji tüketim ve kaçak kullanım bedeline ilişkin toplam 21.650,56 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, akabinde de yine 31.05.2016 tarihinde 11.123,46 TL meblağlı bir kaçak kullanım cezası daha tahakkuk ettirildiğini ve bu borca ilişkin olarak da 16.06.2016 tarihinde fatura düzenlendiğini, müvekkili ... ile davalı arasındaki ... numaralı sözleşmeye ait 20.704,26 TL enerji tüketim bedeli borcuna ilişkin hukuka, yasaya, usule aykırı şekilde İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olması, 09.03.2016 tarihinde kaçak kullanım yapıldığının tespit edildiği ve kaçak kullanıldığı belirlenen süreler belirtilmeksizin 20.704,26 TL miktarlı düzenlenen tutanağın hangi dönemlere ilişkin kaçak kullanım olduğu belirtilmeksizin düzenlenmiş olduğu, kaçak kullanım cezasının tarihi itibariyle bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak tahakkuk etmiş tüm elektrik harcamalarına ilişkin borcun ferileriyle birlikte İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ödendiği ve devam eden aylarda da kesilen faturaların ferileri ile birlikte dava dışı ... tarafından ödendiği, bu yönde davalı elektrik idaresi ile dava dışı ... arasında protokollerin yapılmış olduğu, 09.03.2016 tarihine kadar kaçak kullanımdan bahsedilebilmesinin mümkün olmaması gerektiği halde bu miktara ilişkin olarak İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile takibe girişilmiş olması, 16.06.2016 tarihinde sözde kaçak kullanım yapıldığı tespit edildiği ve kaçak kullanıldığı belirtilen süreler belirtilmeksizin 11.123,46 TL miktarlı düzenlenen tutanağın hangi dönemlere ilişkin kaçak kullanım olduğu belirtilmeksizin tutanak düzenlenmiş olduğu, tutanak düzenlenen döneme ilişkin tahakkuk eden elektrik faturalarının dava dışı ... tarafından ödenmiş olduğu, kaldı ki 3 ay gibi bir süre içinde işyerinin olağan faturalarıyla karşılaştırıldığında bu miktarda elektriğin harcanmasının mümkün olamayacağı, hukuka, usule ve yasaya aykırı olup davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 09.03.2016 tarihli kaçak kullanım tutanağı ile takibe esas alınan 20.704,26 TL’nin ve 16.06.2016 tarihli kaçak kullanım tutanağı ile kesilen 11.123,46 TL miktarlı borçlara ilişkin olarak müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı şeklide kaçak/usulsüz elektrik kullandığının tespit edildiğini ve hakkında kaçak/usulsüz elektrik kullanım tutanağı düzenlendiğini, yönetmeliğin 28.maddesine dayanılarak dava konusu borcun tahakkuk ettirildiğini, davaya konu fatura tutarların yönetmeliğin 30.maddesine göre tahakkuk ettirildiğini, davacının kendisine tahakkuk ettirilen fatura bedellerine ilişkin itirazının haksız olduğunu, davalı/borçlunun bakiye hesap özeti SAP sistemi kaydında da görüldüğü gibi hakkındaki kaçak tespit tutanağına dayanarak düzenlenen fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle davacı/borçlu aleyhine tahsil edilmeyen kaçak enerji tüketim bedeline karşılık 05.05.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından açılan işbu menfi tespit davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının müvekkilinin alacağını almasını engellemesi sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davacının davasının KABULÜNE,İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasından ve 16.06.2016 tarihli kaçak kullanım tutanağı ile kesilen 11.123,46- TL fatura bedeli yönünden davacıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, şeklinde karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; İlgili tesisatta 30.06.2024 tarihinde ... adına abonelik mevcut olup, ilgili tesisatta tutanak tarihinde ise müvekkil şirket kayıtlarında bulunmayan bir sayaçtan enerji tüketimi yapıldığı tespit edilmiş olup, tüketimin tutanak ile faturalandırıldığı, kayıtsız sayaç ile enerji tüketimi ... ’li veya ...’ siz enerji tüketimi yapılabilmesi anlamına gelmediği, yerel mahkemenin, hatalı ve eksik incelemeler neticesinde hareket etmekle davayı aydınlatma yükümlülüğünü açık şekilde ihmal etmiş olduğu, mahkemenin bu tutumunun, hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim haklarımızın ihlal edilmesine neden olduğu gibi, başta Anayasa'nın "Hak Arama Hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, oysa ki; HMK 31. maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunduğu, ayrıca 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 19.02.2024 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki söz konusu olduğu, 23.10.2019 Tarihli bilirkişi raporu sonucunda davacının müvekkili şirkete karşı borçlu olduğu kanaatine varılırken ,19.02.2024 tarihli bilirkişi raporu sonucunda ise müvekkili şirketin davacıdan alacağı olmadığı yönünde kanaatine varılmış olduğu, hal böyleyken yerel mahkemenin davanın kabulüne yönelik karar vermesinin yerinde olmadığı, eksik inceleme neticesinde verilmiş olan işbu kararın usul ve yasaya aykırı olup, hakkaniyet ilkesine ters düştüğü, dilekçede belirttikleri emsal Yargıtay kararlarının da iddialarını destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında ;... tarafından, ... aleyhine 09.07.2015 tarihli 22.997,26 TL Asıl Alacak, 1.083,95 TL gecikme faizi (14.07.2015 tarihine kadar), 195,10 TL KDV olmak üzere toplam 24.276,31 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip açıklamasının; “... no.lu müşteri, ... no.lu sözleşme hesabına ait enerji tüketin bedelidir.” şeklinde açıklandığı anlaşılmıştır. İş bu menfi tesbit davasının açılma tarihi 05/10/2016 olup, alacaklı-davalı vekili İstanbul Anadolu 4 .İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına verdiği 28/06/2016 tarihli dilekçe ile "Dosya borcu haricen tahsil edilmiştir. Gerekli harcın alınarak varsa hacizlerin fekkini ve dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ederim." şeklinde dava tarihinden önce beyanda bulunduğu, harici tahsil harcının 29/06/2016 tarihli makbuzla tahsil edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında; alacaklı ... A.Ş. tarafından ... aleyhine 05.05.2016 tarihinde 20.704,26 TL asıl alacak, 801,95 TL gecikme faizi (12.05.2016 tarihine kadar), 144,35 TL KDV olmak üzere toplam 21.650,56 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin “... no.lu müşteri, ... no.lu sözleşme hesabına ait enerji tüketim kaçak bedelidir.” olarak belirtildiği görülmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelere,... A.Ş.'nin müzekkere cevabına göre; davacı ...'a ait ... Müşteri Numaralı, ... Sayaç Seri Numaralı sayaç için 17.03.2015 tarihinde kayıtsız sayaçtan elektrik kullanmasından dolayı ... seri numaralı kaçak tutanağının, 16.12.2015 tarihinde kesilen elektriği açıp kullanmaktan dolayı ... seri numaralı kaçak tutanağının dava dışı ... adına düzenlendiği, 09.03.2016 tarihli fatura ile 17.545,98 TL kaçak-ceza; 3.158,28 TL KDV olmak üzere toplamda 20.704,26 TL'lik fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkemece yargılamada elektrik mühendisi bilirkişi raporu ile itiraz üzerine elektrik mühendisi ve hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişi kurulu oluşturmak suretiyle heyet raporu alınmıştır.
1- Elektrik mühendisi bilirkişi raporunda özetle;“Davacı tarafça sunulan ödeme kayıtlarına ilişkin olarak, davalı taraf kayıtlarında görülememiş olması bakımından, dosya muhteviyatı bakımından yapılmış olduğu iddia edilen ödemelerin davalı kurum hesaplarında görülememiş olduğu, yapıldığı iddia edilen ödemelerin resmi ödeme kanalları (davalı kurum veznesi veya banka kanalları) ile yapılmamış olması bakımından, ödemelerin davalı kuruma ulaşmamış olma ihtimali bulunmakta olduğu,davalı kuruma ait davacı ... adına (Sözleşme Hesap No: ..., Tesisat No:..., Tüketici ...) kayıtlı tüm elektrik aboneliği, fatura suret fotokopileri ve ödemeleri ait hesap dökümlerinin/hesap ekstrelerinin dava dosyasına dahil edilmesine muhtaç olduğu,davalı tarafça sunulan 21.11.2016 tarihli davaya cevap dilekçesi ekinde yer alan davacı ...'a ait davalı kurum ait hesap bakiyesinde 20.704,26 TL borç bakiyesi görülmekte olduğu, yukarıda sayılan maddeler bakımından da davacının davalı kuruma borçlu olduğu...” yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
2-Sözkonusu rapora itiraz edilmesi üzerine elektrik mühendisi ve hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişi kurulu oluşturmak suretiyle heyet raporunda ;"Davalı dağıtım şirketi tarafından kayıtsız sayaçtan herhangi bir sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile işlem yapıldığı iddia edilen ... nolu tesisatta dava dışı ...'tan gelen müzekkere cevabına göre, davacı adına abonelik bulunduğu, davaya konu edilen 17.03.2015 tarihli kaçak tutanağında; sözleşmesi olduğu ifade edilmiş, kayıtsız sayaçtan işlem yapıldığı belirtildiği, ilgili tesisata kayıtlı sayaç takmak, bunu periyodik okumak, tedarik şirketine sayaç okuma kayıtlarını bildirmenin davalı dağıtım şirketinin görevi olduğu, sayacın 13.03.2015'te davalı şirket tarafından değiştirildiği ve... Marka ... numaralı sayaç takıldığı, aradan 4 gün geçtikten sonra aynı sayaca kayıtsız sayaç gerekçesiyle işlem yapıldığı, yine takılan sayacın endeks kayıtları sayaç değişim tutanağında 0 görünmekte iken hemen 4 gün sonrasındaki ... nolu kaçak elektrik tüketim tutanağında TO endeksi ... göründüğü, bu nedenle davalı nezdinde düzenlenen sayaç değişim tutanağındaki endekslerin de hatalı olduğunun söylenebileceği, hem sözleşmesiz hemde kayıtsız sayaçtan olduğu iddiasıyla düzenlenmiş kaçak elektrik tüketim tutanağının hatalı tanzim edildiği, tutanağa gerekçe teşkil eden unsurların davalının gönderdiği kayıtlarla aksinin ispatlandığı görüldüğü, ilgili sayaç daha önce borçtan yada başka bir sebepten kesilmiş ise de bununla ilgili dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, Davalı dağıtım şirketi tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim tespitlerinin hatalı olduğu, davacının aktif aboneliği bulunan tesisatta sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle işlem yapıldığı, başka bir sebeple (borç - fesih) herhangi bir kesme işlemi dosyaya konu edilmediği, alacağa esas tüketim tahakkuku döneminde aynı tesisatın tedarik şirketine yapılmış birçok fatura ödemesi bulunduğu, davalı şirketin kaçak tüketim tespiti dava dışı ... adına düzenlenmişken, tahakkukun ... adına yapılmasının mevzuatta yeri bulunmadığı, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası yönünden davalı şirketin davacıdan alacağı bulunmadığı, 16.06.2016 tarih ve 01.07.2016 vadeli borç yönünden fatura muhatabı ... göründüğü bildirilmiştir.Davalı vekilince sözkonusu bilirkişi raporlarının çelişkili bulunduğu istinaf dilekçesinde ileri sürülmüş ise de,ilk bilirkişi raporunda eksik belgeler bulunduğu,mevcut dosya kapsamına göre hesaplama yapıldığı belirtilmiştir.Bilirkişi kurulu raporu ise ,eksik kayıtların ikmali ile inceleme ve değerlendirme yapıldığından,bu sebeple ulaşılan sonuçlar bakımından çelişki bulunduğundan bahsedilemeyecektir.Mevcut Protokol'e göre ; İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dava dosyasına konu davacı ...'un davalı şirkete olan borcunun, davacı ... ile davalı ... A.Ş. arasında “75.03.2016 tarihi itibariyle BORÇLU'nun (...) ALACAKLI 'ya (... A.Ş.) olan toplam 30.966,89 TL borcunun 15.03.2016 tarihinde 11.000,00 TL; 15.04.2016 tarihinde 7.032,69 TL; 15.05.2016 tarihinde 7.032,69 TL; 15.06.2016 tarihinde 7.032,69 TL olmak üzere toplamda 32.098,02 TL olarak dört taksit halinde ödenmesi” hususunda protokol düzenlendiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça ,anılan prokokol hükümlerine uyulmadığı hususunda harhangi bir beyan ve itiraz ileri sürülmemiştir.Dosya kapsamına göre ; 09.03.2016 tarihli Kaçak ve Usulsüz Kullanım Tutanağı ile elektrik kullanım bedeli ile kaçak kullanım cezasını içerir fatura düzenlendiği , ilgili faturada 20.704,26 TL borç tespit edildiği ve davalı tarafından davacı aleyhine ... numaralı müşteri ve ... numaralı sözleşme hesabına ait enerji tüketim ve kaçak kullanım bedeline ilişkin toplam 21.650,56 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, akabinde 31.05.2016 tarihinde 11.123,46 TL meblağlı bir kaçak kullanım cezası daha tahakkuk ettirildi ve bu borca ilişkin olarak da 16.06.2016 tarihinde fatura düzenlendiği, davacı ... ile davalı arasındaki ... numaralı sözleşmeye ait 20.704,26 TL enerji tüketim bedeli borcuna ilişkin İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, kaçak kullanıma ilişkin tutanak tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak tahakkuk etmiş elektrik harcamalarına ilişkin borcun ferileriyle birlikte İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ödendiği ve devam eden aylarda da kesilen faturaların ferileri ile birlikte dava dışı ... tarafından ödendiği, bu yönde davalı şirket ile dava dışı ... arasında protokollerin yapılmış olduğu, 09.03.2016 tarihine kadar kaçak kullanımdan bahsedilemeyeceği ,böylece ilgili takip dosyası ve dava konusu edilen fatura sebebiyle davacının borçlu olmadığı sonucuna verilmiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda , mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 759,84 TL karar ve ilam harcın, peşin alınan 1.375,24 TL harçtam mahsubu ile bakiye 615,40 TL'nin davalıya iadesine,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim